SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

TATİL İÇİN BODRUM CİVARINDA OLANLAR...

.

Milliyet Haber

Bayramı geride bıraksak da tatili devam ediyor gibi; resmi olarak dokuz gün tatil ilan edilmese de çoğunluk, yıllık iziniyle birleştirerek tatilini uzattı. Bu sene, genellikle yaz tatili-bayram tatili, bir arada planlandı. Elbette Bodrum’da plajlar da yeme-içme-eğlenme mekanları da bir anda kalabalıklaştı ama yine de eskisi kadar bir doluluk yok. İşin ilginci, İstanbul sokakları da boşalmış, bu durumda insanlar nereye gittiler bilmiyorum?

Bodrum’da sanırım hep belli yerlere yığılma var. Yalıkavak Marina örneğin, iğne atsan yere düşmez halde ama asıl keyifli ve güzel olan eski Yalıkavak Çarşısı ve ileri doğru uzanan muhteşem sahili gece yarısı olunca birden tenhalaşıyor. Eskiden sabahlara kadar İngilizler’i eğlenirken gördüğümüz mekanlar, şimdi sakin. Herkesin aynı popüler yerlerde görülme isteğindeki artış, sanırım biraz da sosyal medyanın eseri... Püfür püfür esen, gürültüsüz, deniz şıkırtısı-mehtap-tuz kokusuyla bezenmiş yerler varken, marinada kucak kucağa oturmak için, yapış yapış bir havada, saatlerce kuyrukta bekleyenleri anlamak kolay değil. Yine de dediğim gibi, eskiden her yer tıkış tıkış olurken, bayramda sadece belirli yerlerde doluluk var. Bayramdan önce hele, Bodrum sanki haziran rehavetinde gibi, aheste bir uyanış içindeydi. Bekleyip görelim; ya bu sene ekonomik krizdi seçim kaosuydu derken yaz pas geçecek Türkiye’yi ya da okulların açılışına aldırış etmeden eylüle kayacak tatil havaları.
Eğer şu anda Bodrum civarındaysanız ve dön dolaş aynı şeyler yapmak yerine, yeni keşiflere ve keyiflere açıksanız, buralara kadar gelmişken size yakınlarda mutlaka görülmesi gereken 1-2 yer tavsiye etmek isterim. Hele otomobille geldiyseniz, dönerken vakitli çıkıp, mutlaka yol üzeri durağı yapmalısınız.
Elbette toplu taşıtla da gidip gezmek mümkün. İster uğrayın, ister konaklayın, ister denizden ya da karadan araba ya da dolmuşla günübirlik tur yapın ama bu doğal köylerle muhakkak kucaklaşın.


VARAN 1: KAPIKIRI

Bodrum’a 80 kilometre mesafede Kapıkırı Köyü... Milattan önceden kalma Herakleia kenti üzerinde kurulu olan ve o günden kalma yapılarla iç içe yaşayan masalsı bir köy... İlginçtir ki; Ege Bölgesi’nin en büyük gölü Bafa Gölü, bir zamanlar körfezmiş. Büyük Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlarla koca bir ekosistem oluşmuş ve bugünkü denizden uzak halini almış. Beşparmak Dağları’nın eteğindeki bu coğrafyayı yabancı turistler çoktan keşfetmiş. Gerek karavanlarla, gerek köy evlerinde misafir olarak doğayla iç içe pek çok aktivite yapmak için geliyorlar bölgedeki köylere... Her yer serbest dolaşımda hayvan dolu, bu durumun rahatsız edici geldiğini duyuyorum ama bence köyün şahaneliği tam da bu doğallığında. Bizans döneminden günümüze gelen manastır kalıntıları, gölün üzerindeki adacıklara bir mücevher gibi serpilmiş durumda. Binlerce yıl öncesinin liman kenti Heraklia’dan kalan Kaya mezarları, Athena Tapınağı, Antik tiyatro, şehir surları ise köye bambaşka bir değer katıyor. İster geçerken bir çay-kahve molası için uğrayın, isterseniz tarih ve doğayla buluşmak için uzun zaman ayırın ama Kapıkırı ve Komşusu Gölyaka köylerini mutlaka ziyaret edin. Pek çok pansiyon, kahvaltı mekanı ve yerel lokantalar da bulunuyor.


VARAN 2: ÇÖKERTME

Doğal güzelliklere düşkünseniz, “Of yahu Bodrum kalabalık, çok ev var, ben doğa seviyorum” diyorsanız, işte size bir adım ötedeki cennet... Mazı ve Çökertme aynı güzergahta iki başka koy. Mazı, zeytin ağaçları arasında, 1-2 lokal aile işletmesinin bulunduğu sakin bir köy.
Ben, Çökertme aşığıyım; denizin o mavi tonu her yerde rastlanır türden değil. Kıyıdaki, küçük ama Ege’nin o kendine ait şık dokunuşunu taşıyan lokantaları harika. Muğla’dan 109, Milas’tan 52 km. uzaklıkta. Köyü, denizden 1 km. kadar içerde yer alır. Daha çok mübadeleyle gelenlerin yerleştiği bir bölge olduğu için Yunan Adası havası taşır. Bodrum’dan, Çamlık Köyü üzerinden giderken yolda Zıp-zıp isimli, sahipleri dünya tatlısı, yerli köklü Bodrumlu olan çok eski bir aile işletmesi var. Harika ev yemekleri ve değişik bir sobada yaptıkları teneke tavuk yemenizi öneririm. Kendi zeytinyağları da nefis... Tam karşısında bulunan Kır Sofrası ise kahvaltıdan mangala, günün her saati için geniş bir bahçede, çoluk-çocuk-hayvan keyifli vakit geçirilecek, doğal sebzeler yetiştirlen, misafirperver sahipleriyle harika bir mekan.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. FESTİVAL MEVSİMİ
  2. Hayatımıza dokunan iki yıldız
  3. RAP DEYİP GEÇMEYİN...
  4. Yaz tatilinize 'yabancı' olun...
  5. Patmos...
  6. BİR KÂBUSUN İÇİNDE YAŞAMAK...
  7. SAĞIM SOLUM, ÖNÜM ARKAM PLASTİK!
  8. TATİL İÇİN BODRUM CİVARINDA OLANLAR...
  9. EVLİLİK TEKLİFLERİNDEN SOĞUDUK!
  10. BAYRAMLIK TAVSİYE

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.