SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

BEYKOZ SOKAK HAYVANLARI BİRER MELEKTİR!

.

Milliyet Haber

Öncelikle şunu belirtmem lazım ki hayvanlarla bir arada yaşamaya tahammülü olmayan insanlara da benim hiç tahammülüm yok. Sevin-sevmeyin ama sokak hayvanlarının yaşam hakkına saygı göstermek; ‘insan olmak’ tanımının değiştirilemez gerekliliklerinden biridir. Gazeteci İclal Yalçınlar’ın; Beykoz Göksu Evleri’nde yaşayan sokak canlarıyla ilgili yayınladığı provokatif yazısını dehşet içinde okudum. Melek gibi hayvanları birer canavar olarak göstermeye çalışmakla kalmamış; bir de Museviler’in sokak köpeklerini Müslümanlar’ın üzerine saldığını iddia ederek, ırkçılığın da dibine vurmuş. Bu toplumu böyle saçmalıklarla ayrıştıramazsınız, sonsuza kadar kardeşçe yaşamaya, birbirimizin dini değerlerine saygılı olmaya devam edeceğiz. Boşa kürek çekmeyi kesin!

Dehşet verici provokasyon!
Ben de Beykoz’da oturuyorum ve yıllardır haftanın birkaç günü Göksu Evleri’ndeki bir spor salonuna gidiyorum. Oradaki sokak köpeklerinin uysallığını bizim civarda yaşayan herkes bilir. Bunca yıldır karşıma çıkan bütün köpekleri sevdim, okşadım, besledim; daha bir kere bile değil saldırmak, hırlayanını görmedim! Üzerime Müslüman olduğum için köpek salan kimse de olmadı! (Bu nasıl hasta bir zihniyetin ürünüdür, yazarken utanıyorum ya!) Yani yazının alenen yalan olduğuna bizzat şahidim ve bu çirkinliği şiddetle kınıyorum! Bizim ilçede annemin de aktif olarak çalıştığı hayvan dostu topluluklar var. Ve sadece sitelerde yaşayan sokak canları değil; ormanlara atılıp insanlardan uzak kalan köpekler bile, onlara mama dağıtmak için gidenleri büyük bir sevgiyle karşılıyorlar. Söylediklerime kanıt olarak sayısız video var elimizde, peki onun kanıtı var mı? Hiç sanmıyorum! Bizim birlikte yaşamaktan son derece mutlu olduğumuz sokak hayvanlarımızdan ve hangi dinden olursak olalım bir arada dostça, barış içinde yaşama sevdamızdan uzak durun! Allah’tan Beykoz Belediyesi’nin hayvanlar hakkında böyle dehşet verici bir provokasyona gelmeyeceğine inancım tam.

Hayvan sevmeyen işletmeler...
Hazır hayvan düşmanlarından konu açılmışken, Bodrum Bitez’de gittiğim bir restoranda gördüklerimden bahsedeceğim. Mekan sahibinin el kadar yavru kedinin üstüne koca bir bardak suyu boca edişi rüyalarıma girdi! Masalara yaklaşıyorlarmış da müşteriler rahatsız oluyormuş. Yahu bağ bahçe içindeki mekanlarda tabii ki sokak hayvanı olur, biz gelip onların yaşam alanlarına kuruluyoruz. Üstelik o masumların bizi kovma lüksü de yok!
Garsonlar, ayaklarıyla nasıl ittiriyorlar küçücük bebeleri, yeminle cinnet geçirecektim! Dünyanın en güzel restoranı olsa, hayvan sevmeyen hiç bir işletmeye adım atmam! Yemeğimi kediciklerle paylaştım, nasıl açlardı anlatamam. Ne olur bir köşeye su ve artık yemek koysanız, insaflı olmak bu kadar mı imkansız? Herkesi hayvan sevmeyen işletmeleri protesto etmeye davet ediyorum.

JENNIFER, SEN MİSİN?
Hande Yener’in yeni şarkısı için çektirdiği imaj fotoğraflarına bakarken; “Bu pırıltılı peruğu ve kostümü bir yerden gözüm ısırıyor” dedim ve bir de baktım ki ne göreyim? Jennifer Lopez’in Met Gala 2019’daki tarzı kopyala-yapıştır şeklinde karşımda! Özgünlükte son nokta... Jennifer Lopez de çok yakında Türkiye’ye geliyor malum, umarım fotoğraflara denk gelmez ve bu taklit aramızda kalır.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Kendi kendini imha edenler!
  2. Lise gelenekleri eğlencelidir!
  3. Sonbahar rehaveti...
  4. Müjdat Gezen'in eğlence dünyası
  5. YANLIŞ ADRES…
  6. HER ZAMANKİ GİBİ EFSANE BİR KONSER!
  7. YAZ BİTERKEN…
  8. KAÇIRILMAYACAK AÇIK HAVA KONSERLERİ...
  9. FARKINI FARK ETMEMEK İMKANSIZ!
  10. RÜYA GİBİ BİR AKŞAM...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.