SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Bergüzar soslu temizlikçi abla

.

Milliyet Haber

‘Bergüzar Korel’in ablası Zeynep Korel, ABD’de gündelikçi olmuş, evlere temizliğe gidiyormuş.’‘Bergüzar Korel’in ablası Zeynep Korel, ABD’de gündelikçi olmuş, evlere temizliğe gidiyormuş.’Kanal D’de ekrana gelen ‘2. Sayfa’ programının bu özel haberini herkes aldı, fotoğraflarla galeriler yaptı.Okumayı sevmeyen, başlığa bakıp, fotoğraf kareleriyle fikir sahibi olmayı tercih eden insanlarız maalesef. Öyle olduğu için de yaşam mücadelesi veren bir kadın portresi olarak algıladık Zeynep Korel’i, hatta “Ablasına yardım etmiyor mu?” diye Bergüzar Korel’e söylenenleri de gördüm sosyal medyada...Oysa kendi sınırlarını ve sabrını deneyen bir kadın var karşımızda.Röportajında ikinci bir Martha Stewart olmaktan söz ediyor ya Zeynep Korel, kimse dönüp bakmadı ‘Kim bu kadın?’ diye.10 yaşında çocuk bakmaya başlayan, üniversite eğitimi için modellik yapan, evlendikten ve kısa süren borsa kariyerinden sonra bir arkadaşıyla evinin bodrum katında milyon dolar’lık yemek şirketi kuran, profesyonel yaşama dönen, borsa yolsuzluğu nedeniyle bir süre hapis yatan ama küllerinden doğan bir kadın Stewart.Kurduğu şirketi 353 milyon dolar’a sattı ama ABD’nin iş gurusu olarak tanınıyor.Her neyse bir hedeften söz etmiş Zeynep Korel. Maddi sıkıntı içinde olmadığını da, saati ve çantasıyla anlatmış aslında.Kendi sınırları ve sabrını test etme sınavında olan bir insandan söz ediyoruz, kardeşi iyi bir ekonomik güce sahip olduğu halde, ABD’de evlere temizliğe giden bir hayat garibanından değil...Başlık okumak ve fotoğrafa bakmakla yetinenler için, konuyu açayım istedim...

Yakışıklı diye değil...

Kenan İmirzalıoğlu’nun, ‘Kim Milyoner Olmak İster?’ programında sunucu koltuğuna oturmasına, çeşit çeşit yorum yapılıyor.
Meseleye yakışıklılık üzerinden yaklaşan da var, 1 milyon TL’lik ödülün yarattığı ilgi üzerinden bakan da...
Herkes fikrinde özgür ama haksızlık da yapmamak lazım.
Ankara Bala’da başlayan ve hep devlet okullarında devam eden bir eğitim sürecinin ardından, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde matematik eğitimi aldı oyuncu.
Asıl önemlisi para ve şöhret kazandıktan sonra kendine yaptığı yatırım...
“Hazır akarken kovamı doldurayım” demek yerine, kalkıp ABD’de dil eğitimi almaya gitti.
Hem bu haliyle hem de magazin dünyasında skandalların adamı olmamayı seçen duruşuyla o koltuğa yakışıyor İmirzalıoğlu.
Kenan Işık’ın ardından ekranda doldurması en zor koltuğa bir başka Kenan oturuyor şimdi.
Yakıştı mı? Bana göre yakıştı.

DURDURUN BUNLARI SAYIN VALİ!

İstanbul’da 07.15 ila 08.00 arası, öğrenci servislerinin en yoğun olarak kullanıldığı saatler.
Aynı saatte, dev bir vinç Etiler sokaklarında çalışacağı yere gidiyordu, arkasında dev bir araç kuyruğu oluşturarak...
Aynı saatte, bir sürü ilçe belediyesi çöp topluyor sokaklarda.
Aynı saatte, personelini işe erken getiren dev şirketler Maslak’taki üç şeridin birini kapatıyor, servisleri içeri almayıp, kapıya dizerek.
Aynı saatte, Büyükşehir’e bağlı süpürme araçları tünellerde çalışıyor, başka bir saat yokmuş gibi.
Sayın Vali, çocuklar kar yağdığında “Ali amca okulları tatil etsene” diye yazabilirler ama onlar için en doğrusu bu hoyrat ve isteyenin istediği saatte trafiği kilitlediği düzeni değiştirmek...

Her zaman çocuklar kazanır

Geçtiğimiz cuma, çok iddialı iki film vizyona girdi. Biri ‘Kral Şakir Korsanlar Diyarı’, diğeri de ‘Joker’...
İkisi de çok iyi gişe yaptı, sinema seyircisini salonlara döndürdü ama ortaya ciddi bir fark çıktı.
‘Kral Şakir Korsanlar Diyarı’, 504 bin 303 kişi tarafından seyredilirken, ‘Joker’ seyircisi 385 bin 488’de kaldı.
Böyle olacağı belliydi, ‘Kral Şakir’ serisinin İstanbul galasında, tam 11 salon birden ağzına kadar doluydu.
İlginç olan çocuklar için yapılan bir animasyon filmin,
aslında büyüklere de kahkaha attıran unsurlar taşıması...
Mezdeke gibi dans eden robottan tutun da, ‘Karayip Korsanları’ serisine hafiften göndermeler içeren sahneleri ya da Fil Necati’nin “Denizden babam çıksa yerim” sözünü alıp, kendine göre yorumladığı yerlere bakınca insan sonuca şaşırmıyor.
Hem ‘Çocuklar her zaman kazanır’ ilkesi hem de Varol Yaşaroğlu ve ekibinin mizah zekası ‘Joker’i yendi mi? Evet, yendi...

 

Olmadı bu Gönül Hanım

“Zerrin Özer’in eşi beni de yokladı.” Gönül Yazar’ın ekranda söylediği bu cümleyi okuduğum an, hem şaşırdım hem de üzüldüm.
Şaşırdım, çok sevdiğinizi söylediğiniz biri, kötü niyetli olduğunu bildiğiniz biri tarafından evliliğe ikna ediliyorsa, müdahale etmeniz gerekir.
Hadi yanlış anlaşılma endişesini doğru kabul edelim Yazar’ın.
Olayın üzerinden bunca zaman geçtikten sonra konuyu tekrar gündeme getirmek, hem Özer’e hem de kamuoyuna aynı günleri hatırlatmak, kime ne fayda sağladı acaba?
Kapanmış defterleri, kameralar önünde yeniden açmak bu haliyle sadece Yazar’a yaradı, her yerde haber oldu.
Bir insana travmasını hatırlatmak ile 12 saat kadar gündemde kalmak arasında yapılan bir tercih aslında yaşanan. Bence değmez birisini yeniden üzmeye...

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Yakışıklı olmak, centilmen olmak...
  2. Ne çok borcumuz var terör örgütüne...
  3. Kimileri unutulur, kimileri unutulmaz
  4. Bergüzar soslu temizlikçi abla
  5. Terör örgütü neyi değiştirdi?..
  6. Ceza mı ödül mü?
  7. Aman Can, ego kaslara benzemez
  8. İstanbul depreme ne kadar hazır testi
  9. Yaşar Kemal'den Nusret'e
  10. NE KADAR YAŞADIĞIN DEĞİL, NASIL YAŞADIĞIN ÖNEMLİ

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.