SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

YİNE DENİZ AKKAYA, YİNE HAKSIZLIK...

.

Milliyet Haber

Deniz Akkaya ve kızının bir bikini markasının reklamları için kamera karşısına geçmesini konuşuyoruz 1-2 gündür.
Bu sadece Türkiye’de ve ilk kez yaşanan bir durum değil.
Anne-kız çocuklarının bir örnek kıyafet ya da bikini giymesi, dünyada çok uzun zamandır geçerli olan bir akım aslında...
Akım güçlendikçe, bu iş için ayrılan reklam bütçeleri de artıyor haliyle...
Önce “Çocuk çalıştırılır mı?” kısmından başlayalım: Dizilerde, filmlerde, bir çocuğun, yaşamına hiç de uygun olmayacak şartlarda, saatlerde, çalıştırıldığını düşününce, tek bir reklam çekiminin önemi kalmıyor.
Eğer mesele reklamı yapılan ürünün elbise değil de bikini olmasıysa, orada da söylenmesi gereken şeyler var:
Geçtiğimiz sene, 15 yaşında olan Derin Talu’nun, bikinili fotoğraflarını sayfalarına taşıyan medya kuruluşlarını eleştiren bir tek ben olmuştum! Burada dokuz yaşında bir çocuktan söz ediyoruz...
Oysa 15 yaşında Elite Model Look birincisi seçilip, ‘Lolita manken’ diye anılan ünlü isimleri vardı bu ülkenin.
Türkçe bir karşılığı yok ‘Lolita’ kelimesinin, önce Nabokov’un roman kahramanının adıydı, sonra Melanie Griffith’in filmiyle tüm dünyada bilinen bir kelime oldu.
Başka dillerde “Cinsel cazibe sahibi küçük kız çocuğu” diye tanımlanmış anlamı ki, dokuz yaşında bir minik o sınıfa girmiyor.
Uzatmayım, Akkaya, geçmişte çok medya mağduru olmuş isimlerden biridir bana göre.
Gençlik döneminde başkaları gibi sinsi bir hayat yaşamak yerine içinden geldiği gibi davrandı.
Kedi uzanamadığı ciğere murdar dermiş misali, kimi çapkınların yalan haberlerinin de hedefi oldu.
Şimdi tek başına kızını büyütmeye çalışan bir anne o, yaptığında da bu kadar tartışmaya neden olacak bir gariplik yok aslında...

Bu fotoğrafın maliyeti
Bodrum’da çekilen, bu gördüğünüz Süreyya Yalçın karesinin maliyeti, geçtiğimiz sene Bodrum’da çekilenden daha az...
Geçtiğimiz sene, Bodrum sıcağında, toplam ağırlığı 7 kilogram olan ünlü bir markaya ait taşlarla süslenmiş plaj elbisesi giyiyordu Yalçın. Bu yıl Bodrum sıcağında, ayağındaki çizmelerle dolaşıyor, fotoğrafları her yeri kaplıyor. Yedi kiloluk elbiseden sonra çizmeyle dolaşmanın maliyeti, devede kulak bile
sayılmaz aslında...

YEME BİZİ METİN!
Adriana Lima, bir başka Türk vatandaşıyla yeni bir aşka yelken açınca, gözler Metin Hara’ya çevrildi... O da YouTube kanalından bir açıklama yaptı konuya dair, hatta son derece aklı başında cümleler de kurdu.
Ancak o açıklamanın bir yerine takıldım fena halde: “Ben çok fazla özel hayatla ilgili konuşmuyorum, bugüne kadar da konuşmadım” demiş Hara. Belki kendi konuşmadı ama modelle attıkları her adımı, bir ajans bülten olarak tüm medya kuruluşlarına geçiyordu.
“Romantik bir yemek yediler” falan gibi içi boş, ama Lima olduğu için fotoğraflarından dolayı haber olan işlerdi.
Özel hayatın üzerine konuşma yapmak istemiyorsan, PR ajansından hizmet de almazsın değil mi?

Bu uçaklar da yerde maalesef
Geçtiğimiz hafta, ormanlar yanarken Türk Hava Kurumu’nun uçakları nasıl yerde durur diye çok konuştuk.
Yangın esnasında geç hazırlandığı söylenen, sonra da müdahale talebi geri çevrilen uçaklar, CL-215 tipi...
Biz bu uçakları konuşuyoruz ama asıl konuşmamız gereken şu an uçamayan ve atıl durumda kalan tek motorlu Polonya yapımı, M-18 Dromader olanlar.
Tam 11 tane var; Türk Hava Kurumu’nun elinde, binlerce yedek parçası da var ama yerden kalkamıyor bu uçaklar.
Görünen o ki, Türk Hava Kurumu’na ya maddi destek verip, kurtulmasını sağlamak ya da çok değerli yangın söndürme uçağı envanterinin bir protokol ya da benzeri yöntemle Orman Genel Müdürlüğü yönetimine alınması gerekiyor.

YEDİ ALIK FAİZİ...
Milli Piyango’nun yılbaşı büyük ikramiyesinin sahibi yedi ay sonra ortaya çıktı.
70 milyon TL’nin yedi aylık faizini hesaplayınca insan şaşırıyor talihlinin kaybettiği paraya...
Ancak yurt dışında yaşayan bu talihli, Üsküdar’dan satıldığı açıklanan biletini hiç takip etmemiş belli ki.
Düşünsenize, Üsküdar’dan tam bilet alıyorsunuz, büyük ikramiye satılan bu bilete çıkıyor ve aylarca para alınmıyor. İnsan bunları bilse, atlar gelir biletine bir bakar.
Belli ki ‘Bana çıkmaz ama alayım bir bilet’ diyen, sonra da hiç takip etmeyen bir vatandaş var karşımızda...

Yazarın Diğer Yazıları

  1. BİR KADIN EVDEN GİDERKEN
  2. MUHALEFETİN MAGAZİN HALİ...
  3. SAPYOSEKSÜELLİK VE DENİZ AKKAYA
  4. YOUTUBER ÇOCUKLAR, MİLYON DOLARLAR...
  5. LENİN VE BAYRAM NAMAZI...
  6. ‘BİZİMKİLER’ BUGÜN YAYINLANSA...
  7. OKAN ASMACA OYNAYALIM MI?
  8. SİNEK KÜÇÜK AMA YAZISI UZUN...
  9. HA LAHMACUN HA JENNIFER LOPEZ...
  10. EV ALMA, STAR AL!

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.