Moda
Sağlık
Foto Galeri
Yazarlar

Vira bismillah!

.

Milliyet Haber

Yine büyük nutuklarla balık mevsimini açtık. Zaman zaman umudumuzu kaybetsek de, ‘tahmin etmediğimiz sonuçlar kanunu’ devreye giriyor. İmralı civarında uygulanan av yasağı, denizdeki popülasyonu tahmin etmediğimiz şekilde artırıyor. Örneğin uskumru gibi... 1965 yılında denizlerimizi terk eden uskumru geri döndü. 1950’li yıllarda bolluğundan Arnavutköy’de zıpkınla vurulan orkinosta, son yıllarda büyük artış var. Nedim Anbar gibi bir çılgın çıktı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki kariyerini bırakıp, Çeşme-Ildırı’da dünyanın en iyi orkinos çiftliğini kurdu. Orkinosları korumaya aldı. Herkesi bilinçlendirdi. Sonuç çok iyi!

Av yasağı mı, denizlerin korunması mı?

Deniz ürünleri konusunda ülkemizin önde gelen uzun soluklu duayenlerinden, ömrünü sektörün gelişmesine adayan Kocaman Balıkçılık’ın sahibi Osman Kocaman, 15 Nisan-1 Eylül tarihleri arasında uygulanan av yasağının sürdürülebilir balıkçılık açısından çok önemli olduğunu söylüyor ama su altı popülasyonun da devam edebilmesi için av yasağından çok daha fazlasının yapılması gerekliliğini de vurguluyor.
Çocuklarımız, dünyanın en kıymetli hayvansal proteini olan balıktan gelecekte mahrum kalacak. Çünkü onların stoklarını tüketiyoruz. Zamansız ve usulsüz avlanma, av yasağında sadece gırgır ile avlanmanın yasaklanması, tek başına elbette yeterli değil. Kocaman, ‘Denizlerin Korunması’ konseptine geçilmesi gerektiğini her fırsatta söylüyor. Bunun için de iklim değişikliği, deniz kirliliği, deniz trafiği, av gereçleri, avlanma metotları, hamsi kotası, tekne boyları ve yapay resifle koruma alanları gibi birçok konunun masaya yatırılması gerektiğini ifade ediyor.

Marmara’ya dikkat

Sürdürülebilir balıkçılık için Marmara Denizi’nin önemi büyük. Av döneminde İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinin uzatma ağlarına kapatılması gerektiğinden bahseden Kocaman, ilgili bölgenin balıkların göç yolu olduğunu ve bu durumun özellikle palamut gibi balıkların göçünü engellediğini söylüyor. Balıkçılarımıza kural dışı avlanmanın yarattığı zararları eğitimle anlatmamız ve balıkçılık sertifikası uygulamasına geçmemiz gerektiğini söyleyen Kocaman, tedbirler alınırsa balıkçılığımızın önü açılır diye benim gibi umudunu yitirmeyenlerden... Günü kurtarmak için çabalayan bir toplum olduk maalesef... Para kaybedersen, tekrar kazanma şansın var. Küllerinden yaratılan çok insan gördük. Hastalığa yakalanırsan, tedavi şansın var. Ama umudunu kaybedersen her şeyini kaybedersin!
Vira bismillah! Bol balıklı bir sezon olsun...

Soslu fener şiş

Malzemeler:
- 200 gr fener balığı
- 2 yemek kaşığı istiridye sos
- Yarım su bardağı su
- 1 çay kaşığı zencefil
- 1 çay kaşığı karabiber
- 1 yemek kaşığı kavrulmuş susam
- 1 yemek kaşığı soya sosu
- Yarım adet kuru soğan
- Yarım çay bardağı zeytinyağı
- 2 dal taze soğan

Yapılışı: İstiridye sos, su, soya sosu, zeytinyağ, karabiber, ince doğranmış kuru soğan, zencefil ve taze soğanı, mikserde çekin. Küp kesilmiş fener balığını şişe geçirip, sosun içinde iki dakika bekletin. Kızgın tavada pişirdikten sonra üzerine susam serpiştirin. Afiyet olsun.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. TURİZMDE YENİ UMUTLAR
  2. İstanbul’daki Viyanalı
  3. BERLİN’DE BALIK
  4. BERLİN’İN İDDİALI MEKANI
  5. BAŞKENT’İN KAFELERİ
  6. DÜNYAYI KİM KURTARACAK?
  7. Uluslararası Meze Festivali
  8. Butcha'nın yükselişi
  9. Boğaz'da iki balıkçı
  10. Düzce'nin sır mutfağı

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.