SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Karanlıktan aydınlığa

Başakşehir’i geçen hafta deplasmanda 2-0 yenen ve şeytanın bacağını kırarak kâbustan uyanan Göztepe, evinde Antalyaspor’u da 4-1’lik skorla geçti. Derin bir ‘oh’ çeken sarı kırmızılıları değerlendiren usta kalemlerimiz, “Bu inanmışlıkla bu takım düşmez” dedi

Milliyet Haber

Bülent Buda: ‘‘Biz ne sarsıntılardan geçtik. Omzumuzdan düşmedi ceketimiz’’ demiş şair. Serdar ile Deniz Kadah atmaya başlamışsa, durmak yok yürüyelim arkadaşlar. Bu evrede ayrıntılı maç yorumları zorluyor. Oyuna gergin başladılar, giderek de açıldılar. Böyle günleri aşmak, kasların gücü kadar zihinsel odaklanmayı da gerekli kılıyor. Deniz harika penaltı kullanıyor. Serdar iki sanatsal golüyle sahalara, daha doğrusu kendine geri döndü. Zorlu bir gündü. Antalya’nın bir eksikle olduğu sürece doğru kullandılar. Tüm takım maçın bitimine değin diri, istekli, coşkuluydu. O coşku, ligin bitimine değin sürdürülecek. Karanlıktan aydınlığa çıkmanın başka yolu yok.
Fatih Tanfer: Spor Müdürüm Mehmet Demirtaş kardeşim, maç sonrası yazıma bence şahane bir başlık atmış. ‘Haber salın 4-1 yana düşmeyecekler’ Attığı bu başlık, sadece bir temenni değil. Yüreğinden fışkıran bir çığlıktı. Bir de ilavem var... Göztepe’yi Antalyaspor maçında seyredip de mutlu olanların duygularına tercüman olan bir başlıktı. Göztepe, Antalyaspor karşısında ilk düdükten itibaren oyunun hakimiydi. Önde Jerome ile öyle bir baskı yaptı ki, son haftaların formda oyuncusu Deniz Kadah boşalttığı alanlara öyle akıllıca girdi ki, Antalyaspor orta alandan 20 numaralı Chico dörtlü defans bloğunun arasına çekti. Ancak öyle güçlü, öyle oyun aklı üst düzeydeydi ki; Antalyaspor’un aradığı hiçbir çözüm Göztepe’yi durdurmaya yetmedi. Öncelikle rakibin geriden oyun kurmasına müsaade etmediler. Böyle olunca Antalyaspor uzun toplarla kendi alanından çıkmaya çalıştı. Tamer hocaya da özel bir tebriğim var. Öncelikle takımını zihinsel olarak maça çok iyi hazırlamıştı. Taktik olarak da anlık yaptığı hamleler yerindeydi. Örneğin Serdar’ın Nazım’ı gölgeleyip etkisiz bırakması gibi. Rakibine ikili sıkıştırmalar yaptı. Kısacası Göztepe, Antalyaspor’u pasifize etti. Maç içinde Castro’ya, ‘Koş Castro koş’ dedim. Öyle doğru koştu ki, savunmaya ve hücuma yardım etti ve asla pes etmeyen savaşçı bir yapısı vardı. Serdar’da hem taktiksel olarak verilen görevi başarıyla yerine getirirken iki de şahane gol attı. Heyecanlı bir maçtı. Mücadele gücü üst düzeydeydi. Ancak Göztepe’nin bu etkili futboluyla maç beklenenden daha kolay geçti. Gerekçesi de belli. Göztepe’nin üst düzey doğru futbol oynamasıydı. Göztepe’de maç öncesinden yayılan enerji, hırs ve inanç üst düzeydeydi. Seyirci ise tek kelime ile inanılmazdı. Gönül birliği üst düzeye çıktı ve 3 puanda geldi. Bu hafta Sivasspor ile yine evinde oynuyor. 3 maçın 2’si içeride. Kurtuluş için ışık göründü. En önemlisi de her şey artık Göztepe’nin elinde.
Mehmet Demirtaş: Göztepe’nin Antalyaspor galibiyeti ile ilgili geniş çaplı görüşlerimi dünkü köşemde belirttim. Detaylara tekrar girmeye gerek yok. Geçtiğimiz hafta lider Başakşehir galibiyetiyle moral depolandı. Antalyaspor’u da farklı galibiyetle geçerek hepimize derin bir ‘oh’ çektirdiler. Sarı kırmızılı ekipde kazanma alışkanlığından çok daha ötesi takım ruhu, takımdaşlık ve ‘‘Biz bu iş daha bitti demedik’’ dercesine sahada verdikleri mücadele muhteşem. Ayrıca bu sezon ilk kez 4 gollü galibiyete de imza atmış oldular. Tam 270 dakika kaldı. Şimdi daha fazla kenetlenerek Süper Lig’de İzmir’in tek temsilcisi olan Göztepe’nin lige tutunması için seferberlik ilan edilip, İzmirliyim diyen herkesin tam destek vermesi en önemli öncelik. Bu hafta rakip Sivas. Artık rüzgarı arkasına alan Göztepe’nin hata yapmayacağına inanıyorum.

İçimiz yanıyor Akigo!

Bülent Buda: İnsan suya düştüğü için değil, çıkamadığı için boğulur. Yeşil siyahlılar çıkamadılar. Maçın yorumuna gerek yok. Özellikle ilk yarıda Akhisar kalesini neredeyse hiç ziyaret etmeyen Malatyaspor ikinci yarıda basınca tutunamadılar, teslim oldular. Skor 2’den farklı da olabilirdi. Hiç beklenmedik biçimde seçenekli kadro, geniş olanaklar, yeni stada rağmen bence bütünüyle özellikle de teknik adamların seçimindeydi yanlışlar. Takımdan eksilenler ile yaşanan sakatlıklar, cezalar savrulmalar düşmenin temel nedenleri oldu. Neyse ki önümüzde bir kupa finali var. Oradan çıkacak iyi sonuç en azından teselli ikramiyesi olur. Futbol yaşamın bir parçası. İçinde çok şeyi barındırıyor. Akhisar hep doğru kararlar, doğru seçimlerle başarıya ulaştı. Buda geçecek aşılacaktır elbette. Zaman dediğiniz ne ki akıp geçiyor. Ardında da tortusunu bırakıyor.
Fatih Tanfer: Yıllardır kendisinden övgüyle söz ettiğimiz büyük gurur duyduğumuz Akhisarspor ile ilgili bu analizimin bence adı kahır mektubudur. Büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Malatyaspor maçı bitene kadar hala düşeceğine inanmıyordum. Belki de inanmak istemiyordum. Yani kabullenemiyordum. Ancak gelinen nokta belli, acı gerçek karşımızda duruyor. Galiba bundan sonra Bülent abimin ifade ettiği gibi Türkiye Kupası finalinde Galatasaray karşısında geçen seneki başarısını tekrar edip kupayı kazanırsa taraftarına herhalde bir teselli ikramiyesi olur. İlerleyen haftalarda Akhisarspor, neden bu sonuçla karşılaştı, ligler bitince daha geniş bir biçimde değerlendireceğiz. Şuan Akhisar’da herkesin yüreğinin yangın yerine döndüğü gerçeğini biliyoruz.

Altay için daha fazlası seneye

Bülent Buda: Marco, bir golcüden çok fazlası. Alanda yapılabilecek her şeyin üstesinden gelen bir futbol sanatçısı. Puan sıkıntısı olmayan iki takımdan seyirlik bir futbol kalitesi. Hızla geçilen orta alanlar karşı kalelerde tükenmeyen arayışlar. Murat ile Özgür sağlı sollu akışkan futbolun içindeler. Tavares, orta alanda müthiş işler yapıyor. Hüsamettin gerçek kimliğinin sinyallerini veriyor. Tatos, orkestra şefi. İbrahim Akın oyuna katılıyor, gençleri besliyor. Furkan’ın golle buluşması kendine dönüşünün ilk adımları. Bu yıl olmadı. Gelecek yıl Süper Lig’in öncü adaylarındandır Altay.
Fatih Tanfer: Ligin en keyifli oyun oynayan, taraftarlarına ve futbolseverlere büyük mutluluk veren Altay’ı izliyoruz. Hızlı hücuma çıkıyor, fizik kondisyonunun iyi olması nedeniyle orta sahada pres yapıyor ve en önemlisi üretken bir oyuncu grubu var. İşte Eskişehir maçında Marco’nun attığı ilk gol. Tek kelimeyle sanat eseri. İşte büyük usta İbrahim Akın’ın yaptığı asist. Gerçekten Altay çok farklı oynuyor. Üzüntümde şu. Böylesine doğru oynayan bir Altay Play Off yarışı içinde olmalıydı. Bu sene olmadı seneye mutlaka başaracaklar.
Mehmet Demirtaş: Altay, ligin ikinci yarısında yakaladığı performansı ilk yarıda göstermiş olsa Spor Toto 1. Lig’e çıktığı ilk yılda Play Off oynaması hayal bile değildi. Genç Başkan Özgür Ekmekçioğlu’nun bazı önemli kararlarda geç kalmasının ceremesini çekiyor Altay sevdalıları. Er ya da geç farkına varıldı ve yanlıştan dönüldü. Özellikle Sait Hoca ile birlikte takım kazanma arzusu ve ruhu, yani yeni bir kimlik kazandı. Bu kez olmadı, ancak önümüzdeki sezon için şimdiden hazırlıklara başlanmalı. Büyük Altay, Süper Lig’i hak ediyor...

Rota belirlendi hedef Play Off

Bülent Buda: Çok güzel, hareketlerin olduğu bir futbol akşamı. Futbolcular birbirlerine saygılı. Hakem bir ara korneri gösteriyor, korneri atacak futbolcu benden çıktı diyor. Top Adanaspor antrenörü Eyüp Arı’nın önünden taça çıkıyor, hoca topu eline alıyor veriyor Altınordulu futbolcuya. Hakem Yaşar Kemal Uğurlu, sarı kart gösterdiği Adanasporlu genç oyuncunun gülümseyerek başını okşuyor. Ne çok özlemişiz futboldaki güzellikleri. Altınordu, ilk 7 dakikada maçı bitirecekti neredeyse. Adana’nın eksikleri var golü erken yiyor. Kalecisi penaltıyı kurtarıyor, açılıyor geliyor Altınordu’nun üzerine eşitliğe ulaşıyor. Hüseyin Hoca, oyalanmadan ilk yarıda başlayıp ikinci yarının başında ve 72. dakikada hamleleri yapıyor. Murat oyuna katılıyor, devinimlerine bakıyorsunuz neden kulübede acaba? Oyunun bitimine doğru Altınordu’nun kas gücüyle teknik üstünlüğü gözlenirken Okan’ın sihirli soluyla tabela değişiyor. Hadi çocuklar bu sene bu özlem son bulacak galiba.
Fatih Tanfer: Altınordu’nun oynadığı, ofansif özelliği üst düzeyde çabuk ve direkt kaleye giden oyun yapısı ile son düdüğe kadar bitmeyen arzusunu görünce futbol adına mutlu olmamak elde değil. Adana’da alınan galibiyet sonrası puanı 54’e çıktı. Artık her şey Altınordu’nun elinde. İki maçta alınacak 6 puan, özlenen Play Off yolunu açabilir. Kimse, hayal görüyorsun demesin. Altınordu Play Off’a kalırsa, bunun camia ve İzmir adına mutluluk olacağının bir kenara not edilmesini rica ediyorum.
Mehmet Demirtaş: Geride bıraktıkları üç haftada çok büyük bir özveri ve varlık gösterdiler. Hedeflerinin gerçekten Play Off olduğunu ve sadece bir sistem takımı olmadıklarını herkese kanıtladılar. Sezon başından bu yana sahada futbolun doğrularını yaptılar. Puan kayıpları ve tökezlemeleri gayet doğal olandı. Ama şu son haftalarda Play Off adına gösterdikleri performans alkışı hak ediyor. Son olarak deplasmanda Adanaspor’a karşı alınan galibiyet de Play Off adına çok değerliydi. Umarım önlerindeki Boluspor ve Giresunspor maçlarını da en iyi şekilde değerlendirerek Play Off’taki yerlerini korur, kendilerini herkese ispatlamak için büyük bir şansı tepmezler. Bu genç aslan yürekler Süper Lig’i sonuna kadar hak ediyor.

Zafere bir adım

Bülent Buda: Deniz’in gol siftahı, öyle bir günde oldu ki Ankara’nın bozkırında çiçekler açtı. Kehinde, oyuna girdi 10 dakikaya 1 asist, 1 de gol sıkıştırdı. Özellikle Oğuz futbol yaşamının en nitelikli günlerinden birini sergiledi. Yücel Hoca ve arkadaşlarıyla başlayan süreç gerçekten göz alıcıydı. Hiç abartmadan, engin bir alçak yüreklilikle ulaşılan başarı. Gerçekten hak ettiler doğrusu. Taraftarın Eryaman tribünlerindeki duruşu, alana seslenişi muhteşemdi. Büyük şölen Denizli’de.
Fatih Tanfer: Yüzlerce taşıt ve binlerce seyirci Eryaman Stadı’na aktı. Maç başladı, Deniz’in ayağından golünü buldu ve sonrasında takım halinde büyük direnç gösterdiler. Kehinde’nin oyuna girdikten sonra 1 asit ve 1 golünü izledik. Defans hattı hatasız oynadı. Hücum planında baskı ile rakipten kazanılan toplar Recep Niyaz’a buluşturuldu. Tek kelimeyle sahada inanmış, formasını son dakikaya kadar ıslatan ve lideri evinde 3-0 yenen bir takım vardı. Bu hafta Karabükspor’u yenin ve bu başarınızı taçlandırın. Biz de haftaya, “Şampiyon Denizli hoş geldin” diyelim.
Mehmet Demirtaş: Denizlispor için söylenecek o kadar çok şey var ki... Sezonun başında lige şampiyonluk parolasıyla çıktılar. İnandılar, yılmadılar, istediler ve artık başardılar. Şimdi sadece bir adım kaldı. Deplasman fatihi en yakın takipçisi Gençlerbirliği’ni de yenerek şampiyonluğu nasıl ve ne kadar istediklerini ortaya koydu. Hücum hattı orta alan ve defans teker teker kutlanmalı. Yönetimin kararlılığı ise kesinlikle göz ardı edilmemeli. En büyük alkışta Süper Lig hasretiyle yanıp tutuşan, ve Ankara’ya akın eden Denizlispor taraftarına, Eryaman Stadyumu’na akın ettiler ve galibiyet sonrası orayı ‘Şampiyon Horoz’ tezahüratlarıyla inlettiler. İşte şehrinin takımına sahip çıkanların onurlu mücadelesi bu...

Diğer Haberler

  1. Edremit’e Avrupa Şeref Bayrağı!
  2. Narlıdere’de emin adımlarla hedefe
  3. Kruvaziyerde rota Türkiye
  4. Önce üzüldü sonra sevindi
  5. 'Dünyaya açılacağız'
  6. Çamdibi esnafı dertli
  7. ‘Gelir artışı’ çağrısı
  8. Bornova’da bal hasadı başladı
  9. Çocukların sütü Başkan Doğan’dan
  10. Milliyet yine kazandı

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.