SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Diploma dönemi sona erdi

Ek yerleştirmede 280 bin boş kontenjan var, sayı her geçen yıl artıyor. Uzmanlara göre bu sonuçta barajı aşan yeterli sayıda adayın olmaması, geçen yılki taban puanlara göre tercihlerin yapılması, diplomanın işe girişlerde önemini yitirmesi, ülke ihtiyaçları ve adayların tercihlerinin dikkate alınmaması etkili oldu

Mine Özdemir

Son yıllarda üniversitelerde oluşan boş kontenjanlar rekor seviyeye ulaştı. Bu yıl merkezi yerleştirme sonuçlarına göre 89 bin 686’sı lisans, 38 bin 822’si ön lisans programlarında olmak üzere 128 bin 508 kontenjan boş kaldı. Bir yükseköğretim programını kazanıp da kayıt yaptırmayanlarla birlikte sayı 280 bine yükseldi. Önceki yıllarda merkezi yerleştirmeler sonrasında kazanıp da kayıt yaptırmayanlarla birlikte boş kontenjan sayısı 2015’te 209 bin 223, 2016’da 186 bin 868, 2017’de 273 bini bulmuştu. Uzmanlar gerekli önlemler alınmazsa gelecek yıllarda boş kontenjan sayısının daha da artacağına dikkat çekiyorlar. Peki üniversiteler neden dolmuyor?

Bu sorunun birçok nedeni var. Sınav sistemi sürekli değişiyor. Bazı fakülteler, bu yıl ilk kez uygulanan YKS’de ilgili puan türünde, barajı aşan yeterli sayıda aday olmadığı için kontenjanını dolduramadı. Yüz binlerce mezunu işsiz olan fakültelere ilgi her geçen gün azalıyor. Kontenjanlar her ne kadar azaltılsa da hâlâ sayı fazla. Ülke ihtiyaçlarına yönelik bir insan gücü planlaması yapılmıyor. Meslek çeşitliliği Batılı ülkelerin onda biri kadar. Üniversite diploması artık işe girişlerde anahtar rolü üstlenmiyor. Bu nedenlerin yanı sıra MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut kontenjanların dolmamasının arkasında yatan nedenleri şöyle sıralıyor:

‘Taban puanlar yanılttı’

- Türkiye’de üniversite kapasite arzı doygunluğa ulaştı. 1980’de sınava giren 467 bin öğrencinin sadece 42 bini yani yüzde 9’u üniversiteye girebilirken, 2010’da sınava giren 1 milyon 588 bin öğrencinin 874 bini yani yüzde 55’i girebildi. 2018’de ise açıköğretim ve uzaktan öğretim dahil toplam kontenjan 910 bin 680’di.

- Özellikle devlet üniversitelerinde kontenjanlar belirlenirken ne adayların tercihleri ne de ülkenin gelecekteki ihtiyaçları göz önünde bulunduruluyor ve bazı programlarda açıklanması zor şişmeler oluşuyor. Örneğin siyaset bilimi ve türevlerindeki (Uluslararası ilişkiler, kamu yönetimi vs.) bölümlerde toplam kontenjan 20 bin. Ne ülkenin bu kadar çok siyaset bilimi mezununa ihtiyacı var ne de bu programlara bu kadar talep var.

- Üniversitelerde kapasite planlaması, gelecekteki olası talep yerine geçmişteki talebe göre yapılıyor. Örneğin, vakıf üniversitelerinde kapasitesi en yüksek bölüm hukuk, çünkü geçmişte en yüksek talebin görüldüğü program hukuktu. Fakat dünyada popülaritesi geriliyor. Örneğin ABD’deki hukuk fakülteleri öğrenci bulmakta zorlanıyorlar ve ülkedeki işsiz hukuk mezunu sayısı artıyor ve bu Türkiye’ye de yansıyor.

- Adaylar tercih yaparken maalesef çok miyopik davranıyor ve günümüzün şartlarını düşünüyor. Halbuki üniversite eğitimi, 5 yıl sürecek ve adayların 5 yıl sonrasını düşünmesi gerek. Örneğin, geçtiğimiz yıllarda inşaat sektörü ülkenin ekonomisinin lokomotifiyken, inşaat mühendisliği ve mimarlık programlarının talepleri ciddi olarak arttı. Fakat bu yıl inşaat sektörünün yavaşlamış olması bu yılın taleplerini olumsuz etkiledi. Ancak dünyada ve ülkemizde inşaat hiçbir zaman bitmeyecek.

- Bu yıl hem birçok puan türü birleştirildi hem de farklı gruplardaki adayların sıralamaları birleştirildi. Bunun sonucu olarak geçen yılki taban puan sıralamaları anlamsızlaştı. Geçen yılki taban puan sıralamasına bakarak tercih yapmaya alışmış adaylar, tercih hataları yaptılar ve aslında yerleşebilecekleri bazı programları, “nasılsa yerleşemeyiz” diye tercihlerinin dışında bıraktılar.

‘Gelecek planlanmıyor’

- Puan türlerindeki sıralamaların birleştirilmesi barajları çok etkiledi. Bu etkiyi ortadan kaldırmak için YÖK tercih dönemi içinde barajları değiştirdi. Örneğin, Mühendislik barajı 240,000’den 300,000’e çekildi. Fakat yaptığımız hesaplara göre, geçen yılın 240,000 sıralaması bu yılın 320,000 sıralamasına denk geliyor. Barajın yüksek tutulmasının sonucu olarak, mühendislik programları ne devlette ne de vakıflarda doldu.

- Son aylardaki döviz hareketliliği ve fiyat artışları adayların ailelerini ürküttü. Devlet üniversitesine bile gitseniz eğitimin ciddi bir maliyeti var. Bu yıl tüm üniversitelere talep azaldı.

- Adaylar “iş garantili” programların peşinde. Örneğin sağlık bilimlerindeki talep güçlü kalırken iktisat ve siyaset bilimindeki talep azalıyor.

- Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması’na göre ülkemizdeki üniversitelerin öğrenci memnuniyeti genelde çok düşük. Memnuniyetin en yüksek olduğu alanlar tıp ve diş hekimliğinde kontenjanların dolu olması, memnuniyetin daha düşük olduğu alanlarda (Örneğin İktisadi ve idari Bilimler Fakültesi veya İletişim) işe dolulukların daha düşük olması, öğrenci memnuniyeti ile doluluklar arasında bir ilişki olduğu önermesini destekliyor.

- Öğrenciler, üniversitenin her derde deva olmadığını fark ettiler ve “herhangi” bir programa girmeyi reddediyorlar. Kanımca üniversiteler öğrencilerin ve iş dünyasının beklentisine cevap veremiyorlar ve toplum bunun yavaş yavaş farkına varıyor. Üniversiteler hâlâ geçen yüzyıldaki gibi içerik odaklı eğitim veriyor ve öğrencilerin 21. yüzyıl yetkinliklerini geliştirmek için gerekeni yapmıyor. Bunun yanında müfredatlarda gereken değişiklikler de gereken hızda yapılmıyor ve birçok programın müfredatı gelecek yerine geçmişe mezun yetiştirmeye yönelik.

Özel koşullara dikkat

Üniversite ek yerleştirme tercihleri 20 Eylül’e kadar devam ediyor. Temel Yeterlilik Testi (TYT) puanı 150 ve üzerinde olan adaylar Ek Yerleştirme Kılavuzu’nda Tablo 3’te yer alan ön lisans programlarını, Alan Yeterlilik Testleri (AYT) / Yabancı Dil Testi (YDT) puanı 180 ve üzerinde olanlar da Tablo 4’te yer alan lisans programlarını tercih edebilecek. 15 TL olan ek yerleştirme ücreti, 21 Eylül saat 23.59’a kadar yatırılabilecek. Adayların 24 tercih hakkı var.

Merkezi yerleştirmede bir yükseköğretim programını tercih edip de yerleşemeyen adayların yararlanabileceği ek yerleştirmede ön lisans ve lisans programlarına merkezi yerleştirmedeki en küçük puanlarının altında puanı olan adaylar yerleştirilmeyecek.

Adayların tercih yaparken, Ek Yerleştirme Kılavuzu’nda yer alan programların özel koşullarını iyi okuması ve ona göre tercih yapması gerekiyor. Aksi takdirde koşulları taşımadığı tespit edilmeyen bir programa puanı elverişli olduğu için yerleşen adayların kaydı yapılmayacak. Ek yerleştirme işlemine alınan tüm adayların sonuçları, http://sonuc.osym.gov.tr adresinden duyurulacak. Bir programa kayıt hakkı kazananların kayıt işlemleri üniversite tarafından 1-5 Ekim tarihleri arasında yapılacak.

Diğer Haberler

  1. Meteoroloji yeni haftanın raporunu yayımladı! Çarşamba günü...
  2. Mahershala Ali kimdir, kaç yaşında, nereli? Mahershala Ali'nin hayat hikayesi
  3. Hayalet Avcıları filmi konusu nedir? Hayalet Avcıları filmi oyuncuları kimlerdir?
  4. Ölümcül Uçuş filmi konusu nedir? Ölümcül Uçuş filmi oyuncu kadrosu
  5. Korkunç cinayeti tişört aydınlatacak
  6. Mad Men dizisi hangi sektörde yaşanan rekabeti anlatıyordu? 21 Temmuz ipucu sorusu
  7. Küçükçekmece'de iş aramaya çıktı, cesedi Avcılar'da sahile vurdu
  8. Pendik'te korkutan yangın! Ekipler olay yerinde
  9. Sokak ortasında kız kardeşini bıçakladı
  10. O anlar kamerada! Önce öpüp kokladılar, sonra...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.