SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Dev adamların mönüsü

2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda en çok basketbol takımını ağırlayan Renaissance Polat İstanbul Hotel’de her gün 10 tepsi baklava silip süpürülüyor. Şampiyona bitimine yani 12 Eylül’e kadar 1 ton makarna, 500 kilo bonfile tüketileceği tahmin ediliyor

SELMA DURDURAN

Dünya Basketbol Şampiyonası’nda Türkiye’ye gelen takımlara İstanbul dışında ev sahipliği yapan oteller Kayseri Hilton, İzmir Swissotel ve Ankara Hilton’du. Grup maçları bitti, ikinci tur maçları başladı. Takımlar şu an İstanbul’da altın madalya için mücadelede. Amerikan Basketbol Takımı Four Seasons Bosphorus’ta kalıyor. Yemekleri beraberlerinde getirdikleri aşçıları pişiriyor.

“Yatak boyları 20 santimetre uzadı, duş başlıkları yükseldi”
Türk Milli Takımı Sheraton Ataköy’de konaklamayı tercih ederken Yeşilköy’deki Renaissance Polat İstanbul Hotel şampiyonada en çok sayıda takımı ağırlayan otel. 3 Eylül’e kadar beş takımı ağırlayan otel, 3 Eylül’den itibaren bu sayıyı 14’e çıkardı.
Otelde basketbolcuların kaldığı odalar “dev adamların” boylarına göre ayarlandı. Yatak boyları 2 metreden 2,20 santime uzatıldı. Duş başlıkları yükseltildi.
14 takım Türkiye’ye gelirken kendi şeflerini getirmedikleri için otellerdeki mönüden seçim yaptılar. FIBA’ya onaylatılan mönüler karbonhidrat ağırlıklıydı.
Renaissance Polat’ın executive chef’i Yücel Dereyayla FIBA’ya gönderdikleri mönüden sadece arabbiata sosun çıkarıldığını anlatıyor: “Bizim mönü FIBA’dan geçer not aldı çünkü daha önce bizim futbol milli takımıyla çalışmıştım. Sporcuların ne yiyip yiyemediğini biliyorum. Arabbiata sosunu çıkarmalarının nedeni de acı olabileceği ihtimali. Acı yemekler sporculara yasak çünkü terle vücuttan suyu hızlıca atıyor.”
Sporcular çok tuzlu ya da gaz yapabilecek yemek ve içeceklerden de uzak duruyor: “Pilav, bulgur, kuru fasulye ve kola mönüde yok. Favori içecekleri elma suyu.”
Otelde basketbolculara sunulan mönü Türk ve Akdeniz mutfağından oluşuyor. Mönüde istim kebabı, fava, Çerkes tavuğu, rosto köfte, kuzu kavurma, piliç ızgara gibi yemekler var. Tatlı listesinde ise sütlü nuriye, kadayıf, kabak ve ayva tatlısı yer alıyor.
Dereyayla “Basketbolcular özellikle kuru patlıcanla yapılan dolma, zeytinyağlılar ve ev baklavasını sevdiler. Günde yaklaşık 10 tepsi baklava silip süpürülüyor. Maç sonrasında saat 22.00’den sonra orta acılı Adana siparişi verdiler. Takım doktorundan izin çıkınca yaptık. O kadar beğendiler ki oyunculara kalsa her gün kebap yiyecekler” diyor.
“Basketbolcular çok yakan, sekiz silindirli araba gibiler”
Basketbolculara günde beş öğün servis ediliyor. Protein ihtiyacını öğle ve akşam yemeklerindeki kırmızı ve beyaz etle karşılıyorlar. Öğle ve akşam yemeği mönüsünün vazgeçilmezi karbonhidrat deposu makarna. Dereyayla turnuva bitene kadar bir ton makarna, 500 kilo bonfile tüketimi olacağını tahmin ettiklerini söylüyor: “Öğleden sonra tost ve kek saatleri var.
Bir sporcu üç-dört tost yiyor. Akşam yemeği sonrasında bir ara öğün daha veriyoruz.
Bu kadar çok yemelerinin nedeni günlük aldıkları kalori miktarlarının 10 bine yakın olması. Normal bir insanın günlük kalori ihtiyacı 2-3 bin arasındayken 100 kiloluk bir sporcu bunun üç katı kadar kalori almak zorunda. Basketbolcular çok yakan, sekiz silindirli bir araba gibiler”.

“Futbolcular garsona el altından para verip menemen istiyordu”
Yücel Dereyayla: “Basketbolcuların yemek ve yatma saatleri hep programlı. Hiç şaşma olmuyor. 12.00’de öğle yemeği varsa üç saat sonra çay saati servisi başlıyor. Odalara servis yaptırmaları yasak. Açık büfede ne varsa onunla yetinmek zorundalar. Kimse kuralları çiğnemiyor. Bu bilince sahipler. Mesela A Milli Futbol Takımı kamplarından biliyorum. Futbolcular garsona el altından 20 TL verip gece yarısı menemen istiyorlardı.”

Diğer Haberler

  1. 'Hayatı basit ve sade yaşıyorum'
  2. “Türkiye’nin Kızıldenizi Ayvalık”
  3. “Benimki gibi kararlar emsal olsun”
  4. Sirkte aşk başkadır
  5. Şimdiki Zamanın Hikayesi
  6. 'Tatilcilerin değişmeyen adresi Bodrum'
  7. En yeşil seyahat trendi
  8. Şampiyonları ‘madam’ hakem yönetecek
  9. “Değişime kendimizde başlamalıyız”
  10. Şimdiki zamanın hikayesi

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.