MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Düşünmek Zor Bir Sanattır

(Carl Gustav Jung)

Düşünmek derken ezbere, öğrenilmiş, kendini tekrar eden düşünce kalıplarından bahsetmiyor C.Jung. Yeniden, sıfırdan düşünerek yeni fikirler üretebilmekten bahsediyor. Ve de bu düşünceleri cesaretle hayata geçirebilmekten…

Oysa çoğu insan düşünmekten zihin boğulması geçiriyor ama hiçbiri yeni bir düşünce değil. Sadece öğrenilmiş düşünce kalıplarını sağdan sola, soldan sağa, yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı, sonra biraz da çaprazdan evirip çevirip duruyor. Yeniden, sıfırdan düşünebilmek için önce gözlemci pozisyonuna geçip, bu zihinsel düşüncelere bir refleksiyon yapabilmeyi öğrenmeliyiz. Düşüncelerle özdeşleşmekten çıkıp bir üst bilince bağlanabilmeyi öğrenen insan da olgunlaşır. Olgun insan da hayatında fark yaratır.?

İlk adım; durmadan dolanıp duran düşüncelerin siz olmadığınızı fark edin. Onlar sadece otomatiğe bağlanmış kalıp düşünceler. Düşünceyle özdeşleşmekten vazgeçerseniz bir üst bilinçten gözlemci pozisyonuna geçebilirsiniz ve bu da yeniden düşünme etkinliğinizi başlatmak için size bir alan yaratır. İşte koçluk da bu alanda çalışır. Yazılarımla ve küçük post paylaşımlarımla mümkün olduğu kadar koçluk zihniyetini ve refleksiyon yapabilmeyi sizlere yansıtmaya çalışıyorum. Daha fazlası için “Fark et Uygula Değiş”, “Değişim Seansları” ve “Mutluluk Arzusu” adındaki uygulama kitaplarımdan faydalanabilirsiniz. Daha da fazlası için grup koçluğu çalışmalarıma ya da bireysel seanslara katılabilirsiniz. Ya da hoşunuza giden inandığınız başka bir yöntemden yararlanabilirsiniz… Niyet ederseniz ve içinizdeki rehberi dinlerseniz, size sizin için en iyi olan yolu zaten o söyleyecektir. İçsel rehberinizle temasta olduğunuz bir gün olsun...

Yazının devamı...

Neyi Sıkıntı Yapıyorsun?

Her an farkındalığa ihtiyacımız var. Günün akışında ne düşünüyorsun, ne konuşuyorsun bil, bil ki biraz sonra hayatında olacakları nasıl yarattığının farkında ol. Bile bile kimse hayatına sıkıntı çekmek istemez; ama sorun, bunu bilememekten kaynaklanır. Hani, insan her şeyi bildiğini sanır da aslında hiçbir şeyi bilmiyordur aslında. Farkındalık, aydınlanma, öğrenme hiçbir zaman tam olarak olmaz. Her an yeninden fark etmek, yeniden bilmek ve öğrenmek gerekir. Hayat, yaşam okulumuzdur. Farkında olarak, öğrenerek, gelişerek yaşadığımız bir okul. Hayata olan bakış açımız, bizim yaşam felsefemizdir. Ağzımızdan çıkanlar da içimizde var olanın yansıması…

Mevlana'nın çok anlamlı sözlerinden birisi şöyledir: "Kalp denizdir, dil kıyı. Denizde ne varsa kıyıya o vurur." Ne konuşuyoruz, ne dile getiriyoruz; farkında olmak gerekir. Bazen öyle küçük şeylere takılıyor ki insan, kendini parçalıyor, içinden öfke yansıyor. Neyin öfkesi bu?

Genç bir arkadaşın çok sevdiği terliği kopmuştu sahilde. Dakikalarca isyan etti en sevdiği, değerli terliği koptu diye. Etrafına söylendi "terliğim koptu, terliğim koptu" diye. Olayı seyrederken kendimi tutamayıp "biliyor musun şu an belki de dünyanın başka bir yerinde, başka bir insanın da parmağı koptu" dedim. Terliğin kopmasına bu kadar can sıkmak niye? Ben bu yöntemi kendim için de hep kullanırım. Kullandıkça da pek ihtiyacım kalmadı artık. Küçük bir şeyi kaybettiğin ya da olmadığı için kızmak, öfkelenmek hem yaşanan anın güzelliğini kaybettiriyor hem de evrene olumsuz frekans yayarak, benzer bir durumu hayata davet ettiriyor. Tabii ki bazı şeyleri kaybettiğimizde üzülebiliriz. Canımız sıkılabilir; ama neye, ne kadar sıkıldığımızı seçmek bizim elimizde. Bu da farkındalık ile oluyor.

Başkasının yaptığı hata ya da davranış şekli, gün boyunca dilinizde geziyor mu? Başkasının olumsuzluklarını saatlerce düşünerek, konuşarak, ondan şikâyet ederek kaç saatinizi harcıyorsunuz? O sırada içinde bulunduğunuz duygu durumu neyse evrene yine o frekansı yolluyorsunuz. Her zaman şunu hatırlayın: Bizden hangi duygu çıkıyorsa o frekansta çekim alanı yaratıyoruz. Neyi çekmek istiyorsanız frekansınızı ona göre ayarlayın. Ayrıca zaman o kadar kıymetli ki zamanınızı neyle geçirdiğinizin farkında olun. Dedikodu, şikâyet, yakınmalar, yargılamalar için kullanılan zaman ancak bu konulara yapılan yatırımlardır. Ve kişiye olumsuz duygu dolu anlar yaşatır. Bu hafta zamanı daha iyi frekanslar üretmek için kullanmaya ne dersiniz? Ben güzel olur derim… Güzel haftalar…

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu
NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

Yazının devamı...

Yüksek Bilinç İnsanı

1) Kendi dahil herkesi affedebilen, bağışlayan

2) Ölçülü düşünce ve davranışlar sergileyen

3) Hayatta bir ideolojisini olan

4) Gülümseyen

5) Ahlaki cesaret gösterebilen

6) Başkalarının yapmasını istediği davranışı önce kendi yapan, örnek olan

7) Başkalarını ya da kendini suçlamaktan uzak duran

8) Yargılamaktan uzak duran

9) Dürüst ve samimi konuşan

10) Tüm canlılara, varoluşa saygı duyan

11) İstemeden ya da dikkatsizce bir hata işlerse özür dileyen ve telafi eden

12) Gevezelik etmeyen, yerinde, yeteri kadar konuşan

13) Öz disiplini gelişmiş

14) Sorumluluk hissi gelişmiş

15) Empati kurabilen

16) Korkularını gelişim süreci olarak gören

17) Kibrin yerine eşitlik, adalet, birlik bilincini koyabilmiş

18) Nefret yerine hoşgörü sahibi olmuş

19) Korkunun yerine sevgiyi koyabilmiş

20) Utangaçlık yerine güveni ve açık olabilmeyi koymuş

21) Fiziksel arzu ve tutkuların yerine manevi arzu ve tutkular koymuş

22) Kızgınlık yerine kabulu koymuş

23) Açgözlülük yerine kanaat etme ve cömertlik geliştirmiş

24 ) Kendini beğenmişlik yerine özsevgi ve özdeğer geliştirmiş

25) Kıskançlık, haset yerine takdir edebilen

26) Kontrolcülük yerine esnek düşünce- davranış geliştirebilen

27) Elinden gelenin en iyisini yapıp sonra da evrensel yasalara güvenle teslim olabilmeyi başarabilmiş kişi yüksek bilinç seviyesinde yaşamını deneyimlemeye başlamıştır.

Ve tüm bunlarla birlikte kendisini zihniyle ya da bedeniyle özdeşleştirmeden insan olmayı deneyimleyen ölümsüz, Sonsuz Ruh’un parçası olduğunun farkındadır. İnsanın bu bilinç seviyesine gelebilmesi için kendi üzerinde ince ince çalışması, pek çok pratik yapması gerekir. (Zihin ve bedeni arındırıp ruhunu uyandırarak açığa çıkartma çalışması) Yeni düzeni kuracak ve yeni çağı başlatacak olanlar bu bilinç seviyesine ulaşmış insanlardır. Dünyaya, insanlığa ve kendine bir iyilik yapmak istiyorsan bilinç seviyeni yükseltmek için çalış… Çok çalış… Eğer bu yazıyla karşılaştıysan ve bu satırlara kadar okuduysan sen de o insanlardan birisi olmak için adaysın. Yolumuz açık olsun, ışıkla dolsun…

ICF PCC Profesyonel Koç & NLP Eğitmeni

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

+90-543-655-50-51

www.arzubiyiklioglu.com

instagram.com/arzu.biyiklioglu/

facebook.com/arzubiyikliogluofficial/

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.