MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Yeni Yıl, Yeni Başarılar

Yeni yıl geldi! Yeni yıl ile birlikte yeni dilekler de bizimle! Peki ne dileyeceksin? Dünya barışı?

Evet, dünya barışı; dilekler sorulduğunda pekçok kişinin cevabı oluyor. Tabii kalabalık ortamlarda... Oysa her kişinin kendine özel dilekleri daima vardır. Bu yeni yıl, sana istediğin ne varsa onu getirsin!

Yeni yıldan en büyük dileğimiz "sağlıklı olmak" ve sonra "daha başarılı olmak" olsun. Her şeyin başının sağlık olduğunu unutmamalısın. Sağlık olduktan sonra gerisi de rahatlıkla gelecektir.

Daha başarılı olabilmek için ne yapmak gerekir?
Başarı, kolay kazanılabilen bir durum değildir. Başarılı olabilmek biraz zaman ve biraz da acı gerektirir. Kolay olmayacaktır. Başarıya giden yollar bazen çok dar, çok virajlı olacak veya uçurumla sonlanacak... Önemli olan bu yoldaki tüm zorluklara göğüs gerip sabrederek yola devam etmek. Zorluklara karşı daha temkinli yaklaşmak gerekir. Bunun yanı sıra başarıya giden yolda düştüysek aynı şekilde kalkmayı ve toparlanmayı da bilmeliyiz.

Hayatın içinde düşmek de var kalkmak da ve durmak ile yola devam etmek de var. Hangi aşamada olacağına karar vermelisin. Ne yapmak istiyorsun? Amacın, hedefin ne? Bu hedefe ulaşmak için neler yapman gerekir? Bu soruların cevaplarını henüz bilmiyorsan, kendine öncelik olarak bunu seçebilirsin. Yola başlamadan önce plan yapmakta fayda var. Nasıl bir yol izlemen gerektiği ile ilgili sana yardımcı olur. Kafanda yaptığın planlar veya yazıya döktüğün şemalara göre yola başladığında daha doğru adımlar atabilirsin.

Yaptığın planlar içerisinde mutlaka B ve C planı denebilecek ikinci ve üçüncü planlar da olsun. Bu planlar, başarıya doğru çıktığın yolda herhangi bir olumsuz sonuçla karşılaştığında pes etmeden toparlanmanı sağlayacak. Odak noktamız tek bir alan olabilir ancak o odağa giden pek çok yol mevcut. Dolayısıyla birinci yol olmadıysa ikinci, üçüncü veya dördüncü yol izlenebilir. Olumsuz koşullara önceden hazırlık yapman seni durdurmadan yalnızca kısa bir duraklama ile yoluna devam etmeni sağlar.

Özetle; daha başarılı olabilmek için planlar yapmak gerekir. Bu planlara göre çalışmalara yönelmek ve kendini geliştirmek gerekir.

Hedefe gidilen yolda izlenecek şema nasıl olmalı?
Hedefi belirle
Hedefe yönelik araştırma yap
Hedefe ulaşman için gerekli olan malzeme veya donanımları belirle
Araştırma sonuçlarının tümünü veya bir kısmını kısa notlar halinde elinde tut
Alınması, yapılması gerekenler varsa bunları tespit et
Kendini bu yolda geliştir
Pes etme
Mücade Et
Tekrar ve tekrar dene

Belirli bir şema ile yola başladığında işler daha kolaylaşır. En basit haliyle önünü görebilirsin. Bir sonraki hamlede ne yapman gerektiğine daha hakim olursun. Hedefe ulaşman için kendini hangi alanda geliştirmen gerekiyorsa mutlaka bunu tespit edip hemen yola koyulman gerekir. Okul, iş veya özel yaşantındaki herhangi bir konu için de bu böyledir. Olmasını istediğin her ne ise ona ulaşman için yapman gereken, kendinde değiştirmen veya geliştirmen gereken davranışlar ve özellikler olabilir. Bu alanlara yönelerek çalışmalarına devam ettiğinde hedefine ulaşman da daha rahat olur.

Yeni Yıl, Yeni Başarılar
Yeni yıl ile birlikte yenilenmeye hazır olmalısın. Bu kez gerçekten!

Özellikle okul dönemlerinde ikinci döneme geçilirken yapılan bir plan vardır. "Gelecek dönem daha çok çalışacağım." ve " Sınav ertelenirse daha iyi hazırlanacağım." örnekleri yapılan planların başında gelir. Bu sözleri söyleyen öğrencilerin pek çoğu ise hayatında bir şey değiştirmeden daha çok çalışmadan veya daha iyi hazırlanmadan hayatlarına devam ederler. Yapılan plan boşa gider. Bu örnekleri günlük hayatta da sıklıkla görürüz. "Pazartesi diyete başlayacağım.", "Sabahları erken kalkacağım.", "Spor yapacağım.", "Bir daha asla aşık olmayacağım"... Daha pek çok örnek sıralanabilir. Görüldüğü gibi günlük yaşamda bilinçli veya bilinçsiz küçük de olsa planlar yaparız. Peki kaçımız bu söylediklerimizi gerçekleştirebiliyoruz? Bu sayı gerçekten az...

Yeni yılda tabuları yıkmaya var mısın? Bu yıl yaptığın planları gerçekleştirebilmek adına en azından adımlar atmaya başla. Sözde kalmasın. Bunu kimse için değil yalnızca kendin için yapacaksın. Bugüne kadar hedeflediğin başarıya ulaşamadıysan bir eksiklik var demektir. Geri dönüp öncelikle yanlış veya eksik yaptığın şeyi bulmalı ve bunu düzeltmek için yeni çalışmalara başlamalısın.

Doğru ve düzenli çalışma ile yeni başarılar da seninle olacak. Kendine inan, güven, pes etme, ilerle...

Yazının devamı...

Yenilenmeye Var mısın?

Hayat sürprizlerle dolu…

Nerede, ne zaman, kimin başına ne geleceği hiçbir zaman belli olmaz.

Benim bunları söylüyor oluşum da bir sürpriz, sizin bunları takip ediyor oluşunuz da…

Nerede ne yaşayacağınız da bir sürpriz, ne zaman ne diyeceğiniz de…

Peki, bu hayatta her şey sürprizse nasıl yaklaşmak gerekir?

Şöyle ki her zaman planlı yaklaşmakta tabii ki de yarar var. Siz bir plan tutturun kendinize o plana göre ilerleyin, daha sonra ‘sürprizlere karşı yönetimi nasıl sağlayabilirim?’i de öyle düşünürüz…

Planlarınız her zaman olsun. Ne yapmak istiyorsanız, nereye gitmek istiyorsanız, hangi işte ne şekilde, ne pozisyonlarda çalışmak istiyorsanız veya kiminle birlikte olmak istiyorsanız bunların hepsi aklınızda olsun; olsun ki ne yapacağınızı rahatlıkla bilebilesiniz.

Çalışmaktan asla vazgeçmeyin!

Pes etmeyin!

Her şey senin çalışmana bağlı. Sen ne kadar çalışırsan ne kadar çabalarsan o kadar gelecek hayat sana. İşte sürprizler ne zaman gelecek diye düşünüyorsan, sürprizler sen çalışmaya devam ettikçe gelecek.

Asla pes etmeyeceksin. Kim ne derse dinlemeyeceksin; çünkü herkes konuşuyor… Herkesi dinlersen asla bir adım ileriye gidemezsin.

Dinlemeyeceksin!

Yerli yersiz konuşanlar olacak, onlara takılmayacaksın.

Yapamazsın diyecekler sana, dinlemeyeceksin asla onları.

Bazen ‘hı hı’ deyip geçmek çok rahat olacak senin için. Belirli bir zaman sonra bunların hepsi oturacak beyninde. Onları dinlersen asla kazanamayacaksın…

Onları dinlemeyeceksin!

Senin her şeyin şu beynin, kalbin, sen nasıl hissediyorsan öyle davranacaksın.

Gerek aşk, gerek iş, ne olarak düşünüyorsan hayatına bu şekilde devam et.

Kalbine güven, o sana doğru yolu gösterecek. Kalbin ne diyorsa onu yap, eğer git diyorsa o yoldan git; dur diyorsa kalbini dinle. Çünkü bir bildiği vardır yine…

İş konusuna gelelim, “yapamazsın” diyen gerçekten çok fazla olacak sana. “Onu sen beceremezsin”, “o iş sana göre değil”, “o okulu okuma”… Kime ne, bu senin hayatın!

Kimseyi dinlememen gerektiğini zamanla öğreneceksin. Belki de bugünden başlaman gerekiyor kimseyi dinlememeye…

Çünkü anlayacaksın zamanla, herkes ne kadar da boş konuşuyorlar… Tabii ki dolu konuşanlar da var, tabii ki gerçekten senin iyiliğini isteyenler de var ama hepsi değil. Ya da bugün iyiliğini isteyen yarın kötülüğünü isteyebilecek ya da bugün kötüyse yarın iyi olabilecek. Bunu bilemiyoruz. O yüzden temkinli yaklaşmakta her zaman fayda var. Evet, dinleyelim herkesi onu da dinleyelim, onu da dinleyelim ama kendimize, kalbimize güvenelim.

Eğer yapmak istiyorsak, o yoldan gitmek istiyorsak o yoldan gidelim. Pişman olacaksak “ben yaptım, bu benim pişmanlığım” diyebilelim… ki hiçbir şeyden de pişman olmamalıyız. Biz istedik onu, onu orada, o şekilde yapmayı biz istediysek bundan asla hiçbir zaman pişmanlık duymamalıyız.

Her gün yeni bir gün başlıyor. Yeni bir güne uyanıyorsun. Yeni bir gün seni bekliyor ve yeni gelecek sürprizler de seni bekliyor. O sürprizlere hazır mısın? Ne yapıyorsun geleceğin için? Çalışıyor musun?

Yazar olmak istiyorsun ve yazıyor musun? Film çekmek istiyorsun ve çekiyor musun? Mimar olmak istiyorsun ve çiziyor musun acaba? Elini geliştiriyor musun, sesini geliştiriyor musun, ne yapıyorsun sen? Bunları hiç düşündün mü? Düşünmeye ne dersin? Bugün düşünmeye başlayalım mı seninle birlikte?

Bugünden itibaren düşünelim ve yarın bambaşka bir güne uyanalım. Daha pozitif daha mutlu bir güne uyanalım. Çok daha güzel olsun, çok daha mutlu olsun. Hayallerimize bir adım daha yaklaşalım.

Onu, bunu beklemeyelim. Çünkü onlar hiçbir zaman olmayacaklar, sen yalnızsın. Bu hayatta bir arada olabiliyorsun insanlarla ama maalesef başarı tek başına kazanılıyor. Evet, destek olacaklar sana ama isteklerinde yanında her zaman birilerini bulamayacaksın. Onlar olmuyor diye başlamayıp ertelediğin şeylere bugün başlamaya ne dersin? Bence güzel bir fikir.

Bugün başlayalım, bugün ben de başlayım, sen de başla, herkes başlasın! Kendi kaderimizi bugün değiştirebiliriz, bizim elimizde. Kaderimizi değiştirmekten ziyade yön verelim. Hangi yönde gitmek istiyorsak oraya doğru yönelelim. İyi mi, kötü mü? Bunu bilmiyoruz ama denemeden bilemeyiz tabii ki… Denemeye ne dersin? Benimle birlikte değişime hazır mısın?

Devamlı olarak birlikte hem gelişelim hem de yenilenelim istiyorum.

Benimle yenilenmeye var mısın?

Yazının devamı...

Kendime Notlar

Herkesin kendine notları vardır. Planları vardır. Bir türlü gerçekleştirmeye fırsat bulunmayan... Kendi listeni hazırla. Değişim başlıyor!

Kendine güven.
Pozitif ol.
İstediklerin gerçekleşecek buna inan.

Çalış, çabala ve sabret. Bolca sabret. İstediklerin hemen olmayacak,

Pes etme.
Yeniden dene.
Tekrar tekrar dene.
Her seferinde sıfırdan başla ya da üzerine koyarak git.

Sev.
Kendini sev.
Hayatı sev.
İnsanları sev.
Doğayı ve hayvanları sev.

Kuşları dinle, su seslerini dinle.
Kapat gözlerini ve istediklerini, sevdiklerini düşün.

Planlar yap kendin için.
Küçük çaplı olsun.
Mesela daha çok kitap okumak gibi...

Kitap oku.
Film izle.
Belgeselleri ve tarihi yapıtları incele.
Gelecek için kendine yatırım yap.

Geliş ve geliştir.
Kendine yeni donanımlar kat.

Az konuş.
Çok dinle.
Düşün.
Şimdiyi ve geleceği düşün.

Geçmişe takılma.
Geçmişten dersler al.
Geçmişler önünde engel olmasın.

Mutlu olmaya çalışma.
Anı yaşa.
Yaşadığın ana şükret.
Her anına şükret.
Hala gözlerini açabiliyorsan bir umut var demektir.

İsyan etme.
Kıymet bil.
Kendi kıymetini ve çevrendekilerin kıymetini bil.
Bulunduğun konuma gelmende kimin faydası olduysa sırt çevirme onlara.
Onlara sıkıca sarıl.
Teşekkür et.
Hayatında olduğu için minnettar olduklarını düşün.
Yanlarında olmanın verdiği mutluluğu paylaş.
Seni seviyorum de.

Sev.
Her canlıyı sev.
En çok kendini sev...

Her ne yaşarsan yaşa yolundan ayrılma.
Doğru bildiklerin senin rotan olsun.
Kimseye aldırış etme.

Güçlü ol.
Kendine güven.
Güven ki kimse yıkamasın seni...
Hayatta daima sağlam adımlarla bas yere.
Güç içinde.
Kendini keşfet.

Yazının devamı...

Hisset, Yenilen, İlerle...

Huzur aradığın yerde başarı da öyle...

Her şey sende, içinde gizli...

Bir şey olduysa da senden, olmadıysa da... Kulak ver kendine.

Çık dışarı, doğaya karış...

Rüzgar savursun saçlarını, işlesin iyice yüzüne ve tüm tenine...

Hisset...

Sessizliğin sesini dinle, doğayı dinle... Sana anlattığı bir şeyler olacak, fark edeceksin...

Yenilen.

Kır kabuklarını yavaşça. Her adımda ilmek ilmek işle kendini. Emin ve doğru adımlarla ilerle.

Yapamazsın diyenleri dinleme. Sen yapabilirsin inan kendine.

Kendini en iyi nerede hissediyorsan oraya git. Kendinle vakit geçir. Belki doğa içinde bir yürüyüş, belki bir sahil kenarı, belki bir müzik ve belki de kalabalığın içi... Şu an nerede, nasıl olmak istiyorsan bir adım at isteklerine.

Hiçbir şey dört dörtlük olmak zorunda değil, olamaz da zaten... Kendini çok fazla şartlandırma. Evet, en iyisini hedefle ama olmayınca yıkık hayaller kalmasın ortada. Gerekirse enkazın altından yeni umutlarını tut çıkar, yeşersinler...

Her ne yaparsan yap ama lütfen yap... Hiçbir anını boşa geçirme. Değerlendir. Geliştir kendini. Daha vaktim var diye düşünme. Yok çünkü... Tek gerçek an, içinde bulunduğun şu an. Öyleyse bu anını en iyi şekilde değerlendir.

Sen var olduğun sürece gelişimin biyolojik ve fizyolojik olarak devam edecek. Sen de ya bu gelişimi desteklecek ve kendini daha ilerlere taşıyacaksın ya da hiçbir şey yapmayıp yerinde sayacaksın.

Seçim senin.

Harekete geçmeye hazır mısın?

Bence en azından bir denemelisin...

Yazının devamı...

18 Mart'ı Anlamak...

18 Mart...

Çanakkale Zaferi'nin günü bugün!

Osmanlı Ordusu ile yabancı güçlerin savaşlarının bizim galibiyetimizle sonuçlandığının günü...

Sene 1914... Çanakkele Savaşları başgösteriyor. Hedef Osmanlı topraklarını, Türkiye topraklarını ele geçirmek. Gözler İstanbul'da... Önce Çanakkale'yi boğazdan geçecek sonra İstabul'a ulaşacaklardı.

Yani hayaller böyleydi. (Asla gerçekleşmeyecek hayaller)

Düşman boğazdan deniz yoluyla dev gemileriyle saldırıyordu. Türk Ordusu onlara göre sayıca azdı... Zor bir savaş gibi görünüyordu ama Türkler pes etmediler.

İngiliz komutanlar 18 Mart 1915 sabahında Çanakkale'ye boğazdan bir kez daha saldırma planları yapıyordu. Gemiler hazırlanıyordu. Osmanlı zayıflamış, yorulmuştu 'bugün bu iş biter' diye düşünüyorlardı.

Düşman cephesi hain planlar yaparken Türk Ordusu da savunmalarını hazırlıyordu. 17'yi 18'e bağlayan gecede Nusret Mayın Gemisi ile Çanakkale Boğazına mayınlar döşendi. Yeni döşenen mayınlarla boğazdaki mayınların sayısı 400ü aşmıştı.

Sabah olduğunda saldırı başladı. Boğazdan geçmeye çalışan düşman gemileri bir bir patladı... Karadan da toplar ile diğer kalanlar bombalanıyordu.

Çanakkale Cephesinde karadan saldıranlar arasından unutulmayan da bir isim vardı; Seyit Onbaşı... Seyit Onbaşı savaş sırasında içindeki Allah aşkı, inancı, vatan, millet sevgisiyle ancak vinçlerle kaldırılabilecek ağırlıkta olan 275 kilogramlık mermiyi tek başına kaldırdı ve topu ateşledi.

Tek seferde koca bir gemiyi patlatmayı, batırmayı başarmıştı Seyit Onbaşı...

Seyit Onbaşı en bilinenleri... O ve diğer kahraman askerlerimiz ve şehitlerimiz ile birlikte 18 Mart 1915 günü düşman ağır bozguna uğratıldı. İşte o gün Çanakkale'nin Boğazından geçemeyeceklerini, Çanakkele'yi geçemeyeceklerini ağır kayıplarla öğrenmiş oldular.

18 Mart işte bu günün yadigarı... Kahraman askerlerimizin canlarını ortaya koyarak büyük bir inançla korudukları bu vatan topraklarının mimarı...

Savaş 18 Mart 1915'te maalesef sonlanmadı. 2-3 yıl daha karadan savaşlar devam etti.

Çanakkale Zaferi olarak 18 Mart'ın kutlanılmasının sebebi ise düşmanı en çok hasara uğrattığımız ve boğazımızdan, denizimizden geri çekilmek zorunda bıraktığımız gün olmasıdır.

Çanakkele geçilmedi, geçilemeyecek...

Yazının devamı...

Hoşgörü Nedir, Nasıl Olur?

Hoşgörülü müsün? Cevabın evet mi? Ya öyle olduğunu sanıyorsan peki?

Çevremizde onlarca insan yer alıyor ve her birinin de kendine ait bir fikri, sahip olduğu bir görüş, bir düşünce var. Buraya kadar her şey normal görünüyor. Bu insanların çoğunluğu kendi görüşünü başkalarına da kabul ettirmeye çalışıyor. Ve bunların da çoğunluğu yalnızca kendi görüşünün doğruluğuna emin olarak karşı tarafı dinlemiyor, dinlese de inanmıyor... Görüşünü kabul etmeyeni zorluyor... Peki hoşgörü? Hala hoşgörülü olduğunu savunabiliyor...

Bilgi paylaşımı güzeldir. Karşılıklı anlayış halinde yapıldığında ise daha etkili bir iletişim kurulmuş olur. Tek tarafın baskın olmaya çalıştığı durumlarda karşılıklı iletişimden bahsetmek söz konusu dahi değildir. Bu tip durumlarda tek taraflı ve tek yönlü iletişim vardır diyebiliriz.

Kendi tanımımdan ziyade Türk Dil Kurumunun yaptığı tanıma bakalım.

Kendine aykırı gelse de her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiğince hoş görme durumu.

Felsefe Terimi

Kendisininkilerle çelişse bile, başkalarının düşünce ve kanılarını özgürce dile getirmelerinden rahatsız olmama, onların geçerliliklerine karşı tepki göstermeme tutumu.

olerans

Evet, hoşgörülü müyüz peki?

Karşımızdaki insanı ne oranda dinliyor, sözlerine saygı duyuyoruz? Aynı fikirde olmadığımızda dahi tartışma ortamı yaratmadan ve karşılıklı olarak birbirimizi dinleyip konuşabiliyor muyuz?

Birçoğumuz ego kaynaklı olarak hep kendi fikrinin onaylanmasını ister. Halbuki gerçek hayatta böyle bir şey olamaz. Çoğu konuda tek bir doğru yoktur. Tek doğrunun olduğu durumlarda da karşı tarafı aşağılamadan, uygun bir üslup ile doğruyu anlatmak gerekir.

Bu sözün doğruluğunu birçok kişi hayatında yaşamıştır. Bir konuda ne kadar zorlarsan o denli başarılı olmazsın. İş konusunda bireyin kendi kendini zorlaması doğrudur ancak burada ele aldığımız konu karşılıklı ilişkilerdeki zorlamalar. Karşındaki kişiyi zorla sevemezsiz, zorla saygı duyamazsın, zorla güvenemezsin ve herbirini karşılıklı düşünün sevdiremezein, saygı duyduramazsın, güvendiremezsin ve birçoğu...

Olacak olan her neyse bir şekilde olur. Zorladıkça aslında daha çok ters teper olacak olanlar. Kendine inanmaya zorlayamazsın mesela zorladıkça karşındakini bunaltırsın ve inanqcağı da varsa inanmaz, güvenmez sana...

Aşağılayamazsın kimsenin kişiliğini, görüşünü, inancını, bilgilerini... Bilemezsin senden daha üstün olup olmadığını... Karşındakinin sessiz kalışı bilmediğinden değil belki de seninle laf dalaşına girmek istemeyişindendir.

Kendini Kimsenden Üstün Görme

Üstün değilsin de çünkü... Herkesin bilgisi birikimi kendinedir.

Tek taraflı iletişim değil çift yönlü iletişimi sağlıklı bir şekilde kurmaya çalışın.

Anlayışlı olun.

Baskı yapmayın.

Saygı duyun.

Susmanız ve durmanız gereken yeri bilin.

Zorlamayın.

Hoşgörülü olun.

Yazının devamı...

Harekete Geç!

Selam dostum, bu yazım hala harekete geçemeyenler için...

Senin de yaptığın birçok plan var değil mi? Hepsi bir gün hayata geçirilmeyi bekliyor. Peki ne zaman?

Kendini ertelemeyi bırak. Ne yapmak istiyorsan bugün yap. Başarabilirsin. İnan bana. Sen çok güçlüsün ve istediğin ne varsa yapabilirsin. Belki harekete geçmek için bir işaret bekliyordun ve o işaret bu yazı olacak. Bugün harekete geç! Erteleme! Erteledikçe ulaşmak istediğine daha geç ulaşacaksın veya hiç ulaşamayacaksın.

Kendini topla. Biraz özgüven, çalışma, azim ve istikrar gerekli senin için. Asla yapamıyorum deme. Kendini engelleme. Eğer işe yarayacak, harekete geçirecekse seni başkalarını incele. Onlar yapabildiyse sen de yapabilirsin. İnan kendine!

Sen en değerlisin. Birsin, biriciksin. Her ne istersen yapabilecek güce sahipsin. Kendini hiçbir zaman küçümseme, eksik ve yetersiz görme. Bazen zaman gerekebiliyor bazı şeylerin gerçekleşmesi için. Sen de zamanı bekle… Beklerken de kendini ve yapacaklarını düşün ve tabii sonunda elde edeceğin başarıyı da…

Yapılacaklar listeni hazırla ve bir bir gerçekleştirmeye başla. İlmek ilmek işle hayallerini… Yaşamını yavaşça şekillendir. Göreceksin her şey nasıl da yerli yerini bulacak…

Harekete geç! Hemen başla isteklerin için. Erteleme daha fazla! Erteledikçe sonu olmaz bir girdaba giriyorsun, kendine bunu yapma! Ertelemelerin sonu yok. Bugün başla, çalış, çabala…

Yarınlar çok daha güzel olacak, inan bana ve en çok da kendine… Kendine inandığın müddetçe hiçbir şey sana engel olamayacak…

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.