MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Diyabetik ayak yaralarında "Hiperbarik Oksijen Tedavisi"

Diyabet hastalarının ayaklarında yaşadıkları yaralanmaların geç farkedilmesi başta uzuv kayıpları olmak üzere daha birçok büyük sağlık sorununa yol açıyor.

Bu anlamda son dönemde hiperbarik oksijen tedavisinin diyabetik ayak yaralarının tedavisinde önem kazanıyor.

Hiperbarik oksijen tedavisi yara tedavilerinde süreyi kısaltıyor

Hiperbarik oksijen tedavisinde, basınçlandırılabilinen çelik bir kabin içerisinde, hastayı deniz seviyesindeki atmosferik basınçtan 2-3 kat daha fazla bir basınca maruz bırakarak yüzde 100 oksijen solutulması esasına dayanıyor. Bu sayede hedef dokularda azalmış olan oksijen miktarı kullanılan kabin basıncına bağlı olarak 20 kata kadar yükseltilebilirken, kontrolsüz diyabet sonucu meydana gelen diyabetik ayak ve spor yaralanmalarında iyileşme sürecini de büyük ölçüde kısaltıyor.

Hiperbarik oksijen tedavisi; kronikleşen yaralarda ve özellikle zor iyileşen yaralarda kullanılıyor. Hiperbarik oksijen tedavi yönteminde basınç altında solunan saf oksijen, kandaki erimiş oksijen miktarını artırıyor ve kılcal damar dolaşımını da canlandırmak suretiyle iyileşmeyen yaralarda büyük oranda etkili olabiliyor.

Diyabetik ayak yaralarının tedavisi için yara içerisine epidermal büyüme faktörü, çeşitli yara örtüleri, hiperbarik oksijen tedavisi ve vakum destekli kapama gibi değişik tedavi yöntemlerinin her hasta için ayrı ayrı değerlendirilerek kullanılıyor. Bir hiperbarik oksijen tedavisi seansı, olguya göre değişmekle birlikte, genellikle 1,5 ile 2,5 saat arası sürüyor.

Hiperbarik oksijen tedavisinin hastalar üzerinde ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır. En sık görülen yan etki basınç değişikliğinin kulak boşluğunda yaptığı etkidir. Bu durum tehlikeli olmayıp, basınç eşitleme yöntemlerinin öğrenilmesiyle önlenebilir.

Deniz Yahcı
Yara Bakım Hemşiresi / Epion Yara Bakım Koordinatörü


İletişim için
Websitesi: http://denizyahci.com/
Mail: deniz@denizyahci.com
Facebook: https://www.facebook.com/denizyahci/
İnstagram: https://www.instagram.com/denizyahci/

Yazının devamı...

İltihaplı Bir Yara Nasıl Anlaşılır?

İltihaplı yani enfeksiyon kapmış yaralara müdahale edilip tedavi edilmesi son derece önemlidir.

İltihaplı yara, bakım ve tedavi sürecinde oldukça hassas davranılması gereken yara tiplerindendir. Yara sebebiyle yeterince hasar gören vücut bölgesi, iltihabın yayılma olasılığından dolayı iltihaplı yaralar sayesinde daha da riskli bir alan haline geliyor.

İltihaplı yara, genel olarak vücudumuzu çevreleyen derinin şekil bütünlüğü olarak hasar görmesi sonucu deri kısımında bütünlük olarak parçalanması ve tahrip görmesi sonucu oluşan yaralardır. Virüsler, bazı mantar türleri, ve bakteriler gibi canlı organizmaların etkisiyle ya da bazı ilaçlar, asitler ve zehirler gibi kimyasal etmenler sebebiyle vücutta oluşan zararın göstergesidir. Bu etmenler belli bir süre sonra dokulara zarar vermeye başlar. Dokular da bu zarara karşı yanıt verir. Verilen bu yanıt iltihap oluşumudur.

Hijyenik olmayan durumlar iltihabı artırıyor

Cilt üzerinde oluşan iltihaplı yaraların belirgin sebepleri arasında hijyen kurallarına dikkat edilmemesinden geçer. Cerrahi müdahale gören bir hastanın ameliyatında kullanılan malzemelerin steril koşullara uygun olmaması, hasta tedavi sürecinde taburcu olmadan önce hastane enfeksiyonu gibi riskler, taburculuk sonrası ev bakımında yetersizlikler ciltteki yaranın enfeksiyon kapmasına sebep olabilir. Hasar görmüş cilt dokusu bazı bakteri türleri için oldukça elverişli bir besiyeri gibidir. Çünkü bakteri ihtiyaç duyduğu besine açık cilt dokusundan ve oksijene de kısa yoldan atmosferden ulaşabilmektedir. Kesici alet yaralanmalarında ise bahsi geçen bu bakteriler cilt altı dokusuna kadar yerleşim gösterebilmekte ve ileri süreçte tedavi konusu ciddi sıkıntılar oluşturabilmektedir. Çünkü bakterilerin çoğalma hızı, uygun koşullar elde edildiğinde inanılmaz seviyelere yükselmektedir. Hayvan ısırması sonucu da bakteriler ve sonrası iltihap oluşabilmektedir. En büyük risk grubunu kedilerden bulaşan bakteriler oluşturur. Kedilerin ağız kısmında bol miktarda bakteri florası vardır. Alınan ısırık darbesiyle hemen enfeksiyon kapma riskiniz vardır. Bu tip durumlarda iltihaplı yara oluşumunu beklemeden hemen en yakın sağlık kuruluşuna gidip destek almalısınız.

Hangi durumlarda iltihap artabilir?

-Diyabet hastalarında

-Hayvan ısırıklarında

-Kesici ve delici alet yaralanmalarında

-Cerrahi operasyonlar sonrasında hastanede

-Hijyenik olmayan her ortam ve yaranın temiz tutulmaması

İltihap tedavisi

İltihaplı yaraların, genel olarak iyileşme süreçlerine bağlı olarak çeşitlendirilmesi yapılmaktadır. Bu iyileşme süreçleri ilk olarak bakterileri yok etmek amacıyla antibiyotik tedavisiyle gerçekleşir. Ve bu süreç uygun görülen antibiyotik tedavisinden cerrahi müdahalelere kadar ilerleyebilmektedir. İltihabın antibiyotik tedavisi sonrası kapanmaması durumunda yara bakım tedavisi için en yakın sağlık kuruluşundan destek almanız gerekmektedir.

Deniz Yahcı
Yara Bakım Hemşiresi / Epion Yara Bakım Koordinatörü


İletişim için
Websitesi: http://denizyahci.com/
Mail: deniz@denizyahci.com
Facebook: https://www.facebook.com/denizyahci/
İnstagram: https://www.instagram.com/denizyahci/

Yazının devamı...

Yanlış Adım Ayakta Nasırlaşmaya Yol Açıyor

Nasır, derinin katmanlaşıp, sertleşmesi neticesinde ortaya çıkan ve özellikle kadınların sıkça şikayetçi olduğu bir hastalık. Çorapsız ayakkabı giymek, çok fazla yürümek veya el emeği gerektiren ağır işler nasıra yol açarken, özellikle "ayak nasırları konusunda nelere dikkat etmeliyiz?

Basma bozukluklarına dikkat!

Ayakkabıların uygunsuzluğu ayaklarda fazladan sürtünmeye yol açacaktır ve buna bağlı olarak deride sertleşme ardından nasırlaşma gözlenecektir. Bir diğer nedeni olarak ayaklardaki basma bozukluklarını söyleyebiliriz. Ayak tabanlarında vücudun ağırlığının eşit dağılmaması nedeniyle fazla basınç alan yerde nasırlaşma olacaktır.

Kış aylarında nasır oluşumları artarken nasırların oluşmasını engellemek için nasırı oluşturan problemi ortadan kaldırmak gerekiyor.

Ayak tabanında basınç dağılımındaki bozukluğa bağlı olan nasırlaşma var ise bu problemi tedavi etmeden nasırdan kurtulmak mümkün değildir. Nasırları engellemek için nasırı oluşturan nedene odaklanmak gerekmektedir. Nasırın oluştuğu bölgeler oluşturan nedene göre farklılık gösterecektir. Yanlış ayakkabının yaptığı nasırlar farklı bölgelerde, basma bozukluğunun yaptığı nasırlar farklı bölgelerde lokalize olmaktadır. Ayaktaki şekil bozuklukları nasırlaşmaları arttıran bir diğer etkendir ve özellikle kadın ya da erkek fark etmeksizin sivri burun ayakkabı tercih eden bireylerde gözlenmektedir.

Düz ve çukur tabanlı ayaklar nasıra davetiye çıkarıyor

Ayak tabanındaki deri veya kas yapısında değişiklik olması vücudun farklı tepkiler vermesine buna bağlı olarak da nasırlaşmaların kolaylaşmasına neden olur. Kalıtsal olarak başka bir deformasyona sahip olan ayaklar (düz taban, çukur taban vs.) nasıra yatkın ayaklardır. Nasırın oluşma nedeni kişiden kişiye değişmektedir ve mutlaka bir podolog kontrolü gerektirmektedir.

Nasır bir deri deformasyonudur ve hafife alınmaması gerekmektedir. Nasırlar türleri açısından farklılık gösterse de yeni oluşan bir nasır öncelikle deride sertlikle başlayacaktır. Her hastalıkta olduğu gibi nasır için de erken müdahale çok önemlidir. Ne kadar erken müdahale edilirse iyileşme süreci o kadar hızlı ve başarılı gidecektir. Öncelikle yapılması gereken şey, nasırı oluşturan problemi ortadan kaldırmaktır. Daha sonrasında derideki nasırlı doku bölgeden uzaklaştırılmalı ve altta kalan sağlıklı derinin ortaya çıkması sağlanmalıdır. Uzun süreli nasırlarda derinleşme riski vardır ve diyabet gibi, böbrek yetmezliği ya da kalp damar hastalıkları gibi kronik hastalığı olanlarda bu derinleşen nasırların tek başlarına yara oluşturma potansiyeli vardır. Sağlıklı bireylerde ise nasır derinleşmesi, basma anında acı duyulmasına, yürümede zorlanmaya, iş gücü kaybına ve sonucunda ağrılı cerrahi operasyonlara varan bir sürece gitmektedir. Nasır tedavi süreleri nasır derinliğine, boyutuna, bölgesine ve oluşturan nedene göre farklılık göstermektedir. Tedaviye başlanan ilk andan itibaren rahatlama hisseden hastada, neden ortadan kaybolduktan sonra nasırda tekrarlama görülmez.

Deniz Yahcı
Yara Bakım Hemşiresi / Epion Yara Bakım Koordinatörü


İletişim için
Websitesi: http://denizyahci.com/
Mail: deniz@denizyahci.com
Facebook: https://www.facebook.com/denizyahci/
İnstagram: https://www.instagram.com/denizyahci/

Yazının devamı...

Tırnak Mantarı Kangrene Davetiye Çıkarıyor!

Çok basit sorunlar olarak görülen tırnak mantarları, tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık problemlerine yol açıyor.

Genelde tırnakta beyaz ve sarı lekelerle başlayan tırnak mantarı enfeksiyonunun tırnaklarda küçümsenmeyecek kadar büyük bir hasara yol açabileceğini belirten Yara Bakım Hemşiresi Deniz Yahcı, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde tırnak mantarı enfeksiyonunun kangren gibi çok önemli sağlık sorunlarına bile davetiye çıkardığını vurguluyor. Tırnak mantarı hastalığının tedavisi konusunda ise önemli noktaları şöyle özetliyor;

Tırnak mantarı daha çok ayaklarda görülüyor!

Tırnağın mantar enfeksiyonu nedir?


Tırnak Mantarı (Onikomikoz); bir hastalık olan tırnak mantar enfeksiyonu esas olarak dermatofid adı verilen organizmalar tarafından oluşturulur. Tırnak yatağını ve plağını tutan bir enfeksiyondur. Tüm tırnak hastalığının yaklaşık %50'sini oluşturur.
•Yaygın olarak ayak tırnaklarında, nadiren el tırnaklarında görülür.
•Tırnak mantarı genellikle tırnak altında başlar, tırnağın köküne çizgisel olarak yayılır, kalınlaşır, tırnağı gevşetir ve ayrılmalara sebep olur. En sonunda tırnak tamamen hasar görür.

Onikomikozun (tırnak mantar enfeksiyonunun) nedenleri nedir?

Dermatofit tipi mantarlar tırnak mantar hastalığına en sık neden olan durumdur. Tırnak mantar hastalığının daha az görülen diğer sebepleri ise maya adı verilen mantar tipleridir. Maya mantarları genellikle eskiden olan bir travma sonrası zayıflamış tırnaklara yerleşirler. Bunların dışında Şeker hastalığı olanlarda ve ayakları çok terleyenlerde de mantar hastalığı daha sık görülür. Ayak tırnaklarında mantar enfeksiyonu oldukça sık görülür, el tırnaklarında ise daha nadir görülmektedir.

Tırnağın mantar enfeksiyonlarının belirtileri nelerdir?

•Tırnaklarda kalınlaşma
•Renk ve şekillerinde bozulma
•Ayakkabı basısına bağlı olarak ağrı
•Kalınlaşır ve ufalanırlar
•Tırnağın kesiminde güçlük

Tırnak mantarı tedavisinde tanı önemli

Tırnağın mantar enfeksiyonlarına nasıl tanı konulur?


Birçok tırnak hastalığının görünümü başlangıçta mantar hastalığına benzer; Bu nedenle mantar hastalığının tanısı tedaviye başlamadan önce kesinleştirilmelidir. Tırnağın ufalanan kısmından bir örnek alınarak laboratuvarda mikroskop altında bakılarak veya kültür ortamında üreterek kesin tanı koyulur.

Tırnak mantarı enfeksiyonu nelere yol açabilir?

Tırnak mantarı enfeksiyonu tırnaklarda küçümsenmeyecek kadar büyük bir hasara yol açabilir. Diyabet hastalarında, ilaç tedavisi uygulanan kişilerde ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde tırnak mantarı enfeksiyonu kangren gibi çok önemli sağlık sorunlarına yol açabilir.Tırnağın mantar enfeksiyonları kendi kendine iyileşmez, mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Tedavi edilmezse yumuşak doku enfeksiyonlarına (selülit, erizipel gibi) sebebiyet verebilir. Tedavinin amacı tırnak mantarından kurtulmaktır. Tırnaklar sonra normal görünümüne kavuşacaktır. Ancak eğer tırnak mantara yakalanmadan önce de anormal yapıda ise tamamen temizlenmesi ve ilk halini alması oldukça zordur.

Tırnak mantarı tek seansta tedavi eedilecek bir hastalık değil

Enfekte olmuş tırnak yapıları uzman kişiler tarafından steril cihazlar ve frezeler ile temizledikten sonra hastanın ikinci seansa kadar uzmanların önerdiği uygun bakım ve tedavi edici ilaçlarla hasta takip altına alınır. Tırnak mantarı tek seans uygulama ile tedavi edilecek bir hastalık değildir.

Deniz Yahcı
Yara Bakım Hemşiresi / Epion Yara Bakım Koordinatörü


İletişim için
Websitesi: http://denizyahci.com/
Mail: deniz@denizyahci.com
Facebook: https://www.facebook.com/denizyahci/
İnstagram: https://www.instagram.com/denizyahci/

Yazının devamı...

Tırnağınız Batıyorsa Çektirmeyin!

Tırnak batması tırnağın normalde uzaması gereken kanalın dışına çıkmasıyla oluşan bir sağlık problemidir. Tırnak batması her yaştan insanın yaşayabileceği ve küçük başlayıp devasa sağlık problemlerine dönen bir olaydır.

Günlük hayatta özellikle yürümeyi, ayakkabı giymeyi zorlaştıran batık tırnak problemlerinde halk genelde yanlış bilgilere sahiptir. Tırnak batmasına karşı tırnak çekme işlemi uygulamak çözüm değildir. Çünkü çekme işleminden sonra arkadan gelen tırnak ya deforme olarak ya da yeniden batık oluşturarak gelecektir.

TIRNAK BATMASI NEDEN OLUŞUR?

Tırnak batmasının pek çok nedeni vardır. Birçok hastada farklı nedenlerden dolayı batık oluşabilir.

1)Yanlış ayakkabı ve ayakkabı seçimi

2) Yanlış kesim

3)Yanlış pedikür

4)Tırnak Mantarı ve Tırnak Kalınlaşması

5)Kötü kontrollü diyabet

6)Tiroit bezi hastalıkları

TIRNAK BATMASI NELERE SEBEP OLABİLİR?

Özellikle dolaşım bozukluğu, damar yapısı bozuklukluları ve kötü kontrollü şeker hastalığı olanlarda enfeksiyon ilerleyerek kemik iltihabı uzuv kayıplarına sebep olabilir.

TIRNAK BATMASI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Ayakkabı değişikliği, tırnağın uygun kesimi, tırnak mantarı, tırnak kalınlaşması ve tırnak deformelerinin tedavisi.

BATIK TIRNAK TEDAVİSİNDE 3TO

Cerrahi işlem ile tırnak çekilmesine gerek kalmadan 3TO tel sistemi ile batık tedavi edilmektedir. Batık tırnağın yatağına ve çevresine yapılan bakımdan sonra belli tekniklerle ince tel kancalar tırnak altına yerleştirilir ve üstten bir ara tel yardımıyla gerdirilerek yanlardan açılma sağlanır. Uygulanması kolay ve ağrısızdır. Tel takıldıktan sonra gündelik yaşama devam edilebilir.

Deniz Yahcı
Yara Bakım Hemşiresi / Epion Yara Bakım Koordinatörü


İletişim için
Websitesi: http://denizyahci.com/
Mail: deniz@denizyahci.com
Facebook: https://www.facebook.com/denizyahci/

Yazının devamı...

Varis yaralarını önlemek için Varisten korunmanın 7 temel ilkesi

Varis oluştuğunda çoğu zaman hastalar bu problemi önemsiz gibi görmektedirler...

Türkiye’de varis hastalığından etkilenen 10 milyon kişi olduğu belirtiliyor. Peki varisten korunmak için ne yapmalıyız?

Varis oluşumunda ve tedavinin seyrinde günlük yaşantımızda aslında önemsiz gibi gözüken bazı hareket ve yaşam tarzlarımızın varis oluşumunda oldukça önemi vardır. Bu nedenle tedavinin seyrini ve hastalığın ilerlemesini önlemek için dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var. Sebebi ise varis yaralarının daha kötü sağlık sorunlarına yol açacak olması...

Varisi önlemek için ne yapmalıyız?

1-Hareketli bir yaşam

Vücudun varis oluşturmaması anlamında her hareket yararlıdır. Varisi engelleyen sporlar arasında ise yürüme, yüzme, bisiklet gibi sürekliliği olan hareketler vardır. Varis için önermediğimiz tek spor bacaklarla ağırlık çalışmalarıdır.

2-Soğuk suyla bacaklara duş

Cilde uygulanan soğuk su ile venler büzülür ve kan daha çabuk kalbe akar. Bu amaçla banyo küvetini üçte birine kadar soğuk su ile doldurun (14-16 derece). Bu su içinde on dakika dolaşın. Her adımda ayağınızı tamamen sudan çıkartıp sonra tekrar sokun. Diğer bir yöntem de sabah ve akşam bacaklara ayaklardan başlayıp yukarı doğru soğuk su duşu uygulamaktır.

3-Rahat ve bol giysileri tercih edin

Varis oluşumunda sıkı kıyafet ve aksesuarları tercih etmeyin. Dar streçler ,streç pantolanlar, korseler, korse özellikli çoraplar, venler üzerine yaptıkları basınçlarla dolaşımı olumsuz etkiler ve varislere neden olurlar.

4-Ayakkabı topukları uzun olmamalı

Varis açısından topuklar ne kadar yüksekse bacak kaslarının pompalama işlevi o kadar zayıf olmaktadır. Giydiğiniz ayakkabıyı her gün değiştirmenizde yarar var. Değişik yükseklikteki topuklar kan pompasına uyarıcı etki yapar.

5-Doğru beslenme

Vücutta varis oluşmaması için doğru beslenme önemlidir. Örneğin bağ dokusunun dayanıklılık ve esnekliğini sağlayan kollajen ve elastin liflerinin azalması bir çok organda yetmezliğe yol açar. Bağ dokusu zayıflığı varis oluşumuna neden olur. Doğru beslenme bağ dokusunu güçlendirir ve aşırı kikoyu önler. Günde en azından iki litre sıvı tüketilmelidir.

6-Varis çorapları

Varisin aşamalarına göre doktorunuzun önerisi doğrultusundaki farklı basınçlardaki varis çorapları mutlaka giyilmelidir. Venlere uygulanan doğru basınçla kanın göllenmesine engel olan varis çorapları hastalığın ilerlememesine yapacağın katkının yanında bacak ağrılarınada olumlu etkileri vardır.

7-Sigarayı bırakın

Sigara damar duvarına zarar vererek damar hastalıklarının oluşmasını çabuklaştırır ve bunun sonucunda varis daha hızlı oluşur.

Varisten korunmak için 7 temel noktayı uygulamanıza rağmen varis oluşumu ardından varis yaraları belirdiyse yara bakım tedavi merkezlerine uğramanızı tavsiye ediyoruz.

Deniz Yahcı
Yara Bakım Hemşiresi / Epion Yara Bakım Koordinatörü


İletişim için
Websitesi: http://denizyahci.com/
Mail: deniz@denizyahci.com
Facebook: https://www.facebook.com/denizyahci/

Yazının devamı...

Tırnak Mantarından Korunmanız İçin 8 Yöntem

Kalınlaşmış Mantarlı Tırnak yani bir diğer tabiri ile "Onikomikoz" halk arasında çok fazla görünen bir tırnak rahatsızlığıdır.

Tırnak hastalıklarının özellikle yaz aylarında artar.

Tırnak mantarı yalnızca bir kozmetik sorunu değil!

Tırnak mantarının yalnızca bir kozmetik sorunu değildir. Tırnak mantarı travma sonucunda tırnağa geçer. Tırnağa geçen dermatofit organizması tırnak yatağını ve plağını tutan bir enfeksiyondur. Mantar, sporlar halinde üremektedir ve korunmaya alınması gerekmektedir.

Temizlik önemli

Tırnak mantarının oluşma sebepleri çeşitlilik gösterirken en büyük nedeni ise bu konuda tırnak mantarının oluştuğu bölgenin havasız kalması ve temiz bakım yapılmaması şeklinde sıralama yapmak mümkündür. Havasız kalan bir bölgede tırnak mantarının oluşma ihtimali oldukça fazladır. Tırnak mantarları, belirli bir tedavi yöntemi ile yaklaşık 6 ay gibi bir süreçte iyileştirilebilir.

Tırnak mantarı ne gibi rahatsızlıklara yol açar?

Tırnakta bir mantar enfeksiyonu varsa bu görülebilir, kokusu veya ağrısı hissedilebilir. Hastalığın, tırnaklarda sarı, yeşil veya kahverengi renklenme, tırnaklarda pul pul kalkma, tırnak altında kir birikmesi, ayaklarda kötü koku ve ayak tırnaklarında otaya çıkardığı acı bu rahatsızlığın belirtileridir. bunların yanısıra, farklı belirtiler ile ortaya çıkabilir. Kişiden kişiye belirtiler farklılık gösterse de herkeste aynı anda çıkabilecek belirtiler de vardır bu belirtiler sırasıyla şöyledir.

1– Tırnaklarda kırılganlık
2– Tırnaklarda kalınlaşma
3– Renk ve şekil bozuklukları
4– Tırnakların parlaklığını kaybetmesi sonucu matlık oluşması
5– Enfeksiyon nedeni ile hasara uğramış tırnakların tamamen çıkması

Tırnak mantarı hastalığından korunmak için 8 yöntem

1– El ve ayaklarınızı olabildiğince temiz ve kuru tutun.
2– Halka açık yüzme havuzu ve duş alanlarında terlik kullanın.
3– Ayak tırnaklarınızı, parmağın ucunu geçmeyecek şekilde düz olarak kesin.
4– Manikür ve pedikür için sterilize aletler veya en iyisi kendi aletlerinizi kullandırın.
5– Ayağınıza uyan, sivri burunlu olmayan rahat ayakkabılar giyin.
6– Ev içinde kullanılan havluların kişiye özel olmasına dikkat edin.
7– Ayaklarınız çok fazla terliyor veya nemli kalıyor ise gün içinde çoraplarınızı değiştirin.
8– Kendi ayak bilek ölçülerimize göre tasarlanıp üretilmemiş ayakkabıları tercih edin.

Deniz Yahcı
Yara Bakım Koordinatörü


İletişim için
Websitesi: http://denizyahci.com/
Mail: deniz@denizyahci.com
Facebook: https://www.facebook.com/denizyahci/

Yazının devamı...

Yatak Yaraları Nasıl Önlenir?

Yatağa bağımlı ya da pek fazla hareket edemeyen hastalarda sık karşılaşılan durumlardan biri de bası yaralarıdır. Halk arasında yatak yaraları olarakta bilinen bası yaraları neden oluşur ve bu bası yaraları nasıl önlenir? Hem hastalara hem de hasta yakınlarına özel olarak hazırladığım bu yazıda bası yaralarına dair detayları anlatacağım.

Bası Yarası: Vücudun özellikle kemik çıkıntılarının bulunduğu yerlerinde, tek başına basınç ya da sürtünme ile basıncın birlikte sebep olması sonucunda, dokunun oksijensiz kalarak beslenememesine bağlı oluşan doku hasarı ve yara oluşmasıdır.

Bası Yarasının Nedenleri;

1)Hastaya bağlı nedenler


-Hareket azlığı/hareketsizlik
-Kas aktivite kaybı
-Yetersiz ve dengesiz beslenme
-İdrar veya dışkı tutama
-Yetersiz sıvı alımı
-Yaş
-Duygusal algılama bozuklukları
-Aşırı kilo yada çok zayıf olma

Hareket azlığı

Hareket azlığına bağlı olarak kan dolaşımı yavaşlar ve dokuların oksijenizasyonun yeteri kadar sağlanamamasına neden olur. Bu durum bası yarası riskini arttırdığını göstermektedir.

Hareket kısıtlılığına yol açan hastalıkları genel olarak belirtmek gerekirse; tekerlekli sandalyeye bağımlı olan felçli hastalar, kalça kırığı nedeni ile yatağa bağımlı olan hastalarda dokulara yeterli kan ve oksijen gitmediği için bası yarası gelişim süreci hızlanmaktadır. Ayrıca hareket azlığı kasların kullanılamaması nedeni ile zayıflamasına ve şiddetli kas ve vücut ağrılarına neden olmaktadır.

Yetersiz ve dengesiz beslenme

Yara iyileşmesinde beslenme yetersizliği süreci olumsuz etkilemektedir.Proteinler, arjinin ve glutaminin yanı sıra çinko, bakır, A vitamini ve C vitamini yara iyileşmesinde etkin olan besin öğeleridir. Özellikle protein ve albümün eksikliğinde yaralar çok daha hızlı açılır ve geç iyileşir.

Yetersiz sıvı alımı

Yeterli sıvı alımının sağlanması yara iyileşmesinde büyük önem taşımaktadır. Sıvı azlığı kan volümü düşüklüğüne neden olmakta ve O2, besin öğeleri ve immün hücreler hasarlı dokuya taşınmamaktadır.

2)Çevreye Bağlı Nedenler

•Basınç
•Sürtünme
•Yırtılma
•Isı
•Nem (cildin ıslak kalması)
•Temizlik eksikliği
•Bakım ve davranış hataları (yatma ve oturma pozisyonunun yanlış olması)
•Yardımcı malzemeler
•İlaçlar

Çevreye bağlı nedenler aslında kaliteli bir bakım ile ortadan kalkabilecek sorunlardır. Hastanın vücut bakımının düzenli yapılması, hastanın cildinin ıslak kalmaması, cildin nem dengesinin korunması için düzenli olarak bakım kremleri kullanılması risk altında olan bölgeler için bariyer krem ya da koruyucu ürünlerin kullanılması önerilmektedir. Ayrıca hastanın düzenli olarak pozisyon değiştirmesi uzun süre aynı pozisyonda kalmaması gerekir.

Hastanın yatağa temas eden vücut bölgeleri ve yan yatan hastada dizler gibi vücudun birbirine temas eden bölgeleri kızarıklık açısından sık sık kontrol edilmelidir. Geçmeyen kızarıklığın basınç ülserinin başlangıç aşaması olduğu unutulmamalıdır.

Hasta sırt üstü pozisyonda ya da oturur pozisyonda ise topuklardaki basıyı ortadan kaldırmak için mutlaka bacakların altına, yan yatan hastada ise dizlerin arasına yastık konulmalıdır.

Deniz Yahcı
Yara Bakım Koordinatörü


İletişim için
Websitesi: http://denizyahci.com/
Mail: deniz@denizyahci.com
Facebook: https://www.facebook.com/denizyahci/

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.