MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Ameliyatsız Yüz Gençleştirme

Plastik cerrahlar uzun zamandır cerrahi olmayan yüz gençleştirme işlemleri gerçekleştiriyorlar. Son yıllarda etkinliği kanıtlanmış ürünlerin geç dönem sonuçlarının da ortaya çıkmasıyla, yüz germe gibi klasik yöntemlerin haricindeki yüz gençleştirme yöntemlerine rağbet arttı.

Antiaging Etkileri Olan Yöntemler

Yeni yöntemler daha az invaziv, çoğu ofis bazlı olarak uygulanabiliyor. Kişilerin günlük hayata dönüş süreleri klasik yüz germe ameliyatlarına göre çok daha kısa. ‘Antiaging’ etkileri olan bu yöntemlere kısaca bakalım..

Yüz germe gibi klasik cerrahiler içermeyen yüz gençleştirme yöntemleri de tıpkı cerrahiler gibi her kişinin ihtiyacına göre ‘custom tailored’ olarak belirleniyor.

Derin veya ince çizgilerin varlığı, deri gevşekliği, por belirginliği, akne izleri, incelmiş dudaklar ve yüzde hacim kaybı gibi cerrahi olmayan yüz gençleştirme yöntemleriyle giderilebiliyor veya daha az belirgin hale getirilebiliyor. Genel olarak yüz gençleştirmede bu spektrumda kullanılabilecek ürünler şu şöyle:

Dermal Dolgular: Cerrahi olmayan yüz gençleştirme yöntemlerinin mihenk noktası olarak kabul edilebilir. Dolgular şakak, yanak, yanak-dudak arası oluk, dudak ve çene ucu gibi yüzün çeşitli yerlerindeki hacim kayıplarını giderebilir.

Profil görüntüsünü iyileştirir. Yeni jenerasyon dolgular botoksla tam giderilemeyen kaz ayağı bölgesindeki ince kırışıklıkları hafifletebilir. Göz altı morluklarını azaltabilir, göz altı oluğunu doldurabilir. Hacim etkileri 6 ay ile 1-2 sene arasında değişir.

Botulinum toksini: Günümüzde kırışıklıkları azaltmada kullanılan bir numaralı ürün olarak kabul ediliyor. Alın, kaz ayağı, kaş arası, üst dudak ve bazen yanak bölgesindeki kırışıklıkları azaltmada kullanılıyor. Ortalama etkinliğinin devam süresi 3-4 ay kadar sürüyor.

Yağ enjeksiyonları: Yarı invaziv bir girişim olarak kabul görüyor artık. Hastanede yatış gerektirmeyen, kısa süreli sedasyon ve lokal anestezi ile gerçekleştirilebilen bir işlem olan yağ enjeksiyonu, vücutta hangi bölgede yağ fazlası varsa, o bölgeden alınan yağ dokusunun yüzde hacim ve deri kalitesini artırmada kullanılan bir yöntem olarak kabul ediliyor.

Önemli bir kısmı kalıcı olduğundan uzun dönemde aslında dermal dolgulardan daha hesaplı ve kalıcı sonuçları oluyor.

İğnesiz yöntemler: Modern kimyasal soyma yapan ürünler por daraltmada, deri kalitesini artırmada, ince kırışıklıkların giderilmesinde, bazı yara izlerinin belirginliğinin ve pigmentasyon bozukluklarının azaltılmasında kullanılıyor.

Ultrason ve lazer temelli cihazlar yaşla beraber gevşeyen deri ve deri altı dokusunun gerginleşmesine yardımcı oluyor.

Kalıcılık Oranları Nedir?

Cerrahi olmayan yüz gençleştirme yöntemleriyle ilgili en sık sorulan sorulardan biri kalıcılık oranları. Bütün cerrahi olmayan işlemlerin cerrahi işlemlere göre çok daha kısa aralıklarla tekrar edilmesi gerekiyor.

Tekrarları düzenli ve her ürüne uygun aralıklarla yapılırsa, tekrarlama sıklığı azalıyor. Tekrarlayan uygulamalarla, daha uzun aralıklarla aynı sonucu almak mümkün olabiliyor. Çoğu ürün deri kalitesini uyarıcı, kolajeni tetikleyici etkiye sahip olduğundan, yaşlanma süreci devam etse de, yaşından daha genç bir deri kalitesine sahip olmak mümkün olabiliyor.

Tabii cerrahi olmayan işlemlerin etkinlikleri belli bir yere kadar oluyor. Uygulamaların ve ürünlerin yetmediği noktada cerrahi yöntemlere başvurmak gerekiyor.

Cerrahi olmayan yöntemler zamanında uygulandığında uzun süre kalıcılığı olmakla beraber, gerektiği zaman da cerrahi yöntemlerden faydalanmak gerekiyor.

Doç. Dr. Çiğdem Ünal

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

www.drcigdemunal.com

Instagram: @drcigdemunal

Facebook: @drcigdemunal

YouTube-Doç. Dr. Çiğdem Ünal

Yazının devamı...

Meme Dikleştirme Ameliyatında Kalan İzler Nasıldır?

Meme dikleştirme ameliyatı, sarkmış bir memenin meme protezi kullanılarak veya kullanılmadan şekillendirilmesi ameliyatıdır. Memenin cup size’ı C cup ve üstü ise memenin areolasının üst kısmındaki meme dokusu yeterli hacimdeyse dikleştirme sırasında protez kullanılmasına gerek kalmaz.

Kişinin kendi meme dokusu kullanılarak dikleşme sağlanabilir. İzler mevcut memenin büyüklüğüne, meme başı ve areolanın sarkıklık miktarına ve deri fazlalığı/gevşeklik derecesine göre değişir.

Sadece areola çevresinde iz kalabildiği gibi; areolanın alt hizasından meme altı oluğuna doğru dik inen, bazen de olukta 3-7/8cm’lik iz kalabilir.

Meme Dikleştirme Ameliyatında Ne Zaman Protez Kullanılır?

Meme dokusunun hacmi meme başı ve areolayı uygun anatomik lokalizasyona getirdikten sonra yeterli hacim sağlayamayacaksa meme protezi kullanılarak dikleştirme yapılır.

Bu genellikle C cup’tan daha küçük veya areolanın üst tarafı çok boşalmış kişilerde söz konusudur. Düşük meme hacimli veya her iki meme arası yapısal olarak çok açık kadınlarda, dikleştirme ameliyatı büyütme-dikleştirme şeklinde gerçekleştirilir. Ameliyat öncesinde yapılan ölçümlere uygun olarak seçilen meme protezi yerleştirilir. Ardından meme başı ve areola yeni yerine taşınır.

Meme protezi kullanılarak yapılan dikleştirmelerde ameliyat izi, meme başı ve areolanın sarkıklık miktarına ve memenin deri fazlalığı/gevşeklik derecesine göre değişir. Areola çevresinde veya areolanın alt kenarından oluğa doğru dik inen bir iz kalabilir.

Neredeyse Hiç İz Kalmadan Meme Dikleştirme Yapmak Mümkün mü?

Meme başı ve areolanın dikleşme ihtiyacının 1-1.5cm’I geçmediği, deri elastikiyetinin az olduğu olgularda meme büyütme teknikleriyle dikleşme sağlanabilir.

Gebelik ve emzirmeler çoğu kadında elastikiyeti ve deri gevşekliğini artırıcı rol oynar. Ancak emzirme sürecini hemen hemen hiç sarkma olmadan geçiren kadın sayısı azımsanmayacak kadardır. Bu durumda iz sadece meme altı oluğunda kalır ve hemen hemen belli olmaz.

Ameliyat Sonrasında İzleri Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Ameliyat sırasında plastik cerrahlar izleri en az belirgin halde tutabilmek için özel dikiş malzemeleri kullanırlar. Ameliyat sonrasında iz azaltan kremler, silikon bası malzemeler gibi ek yöntemlerden faydalanmak mümkün.

Bunların kullanmamıza rağmen bazı kişilerde izler daha belirgin kalabilir. Bu, her bireyde yara iyileşmesinin farklı olmasından kaynaklanır. Yine de meme, vücuttaki diğer bölgelere göre izlerin en kabul edilebilir kaldığı bölgelerden biridir.

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Doç. Dr. Çiğdem Ünal

www.drcigdemunal.com

Instagram: @drcigdemunal

Facebook: @drcigdemunal

YouTube - Doç. Dr. Çiğdem Ünal

Yazının devamı...

40 Yaş Sonrası Kadınların En Çok Tercih Ettiği Plastik Cerrahi Ameliyatları

40 yaş çoğu insan için bir dönüm noktası olarak kabul edilir. İstisnalar olsa da, çoğu zaman kadınlar 40’lı yaşların ortalarına doğru artık çocuklarını doğurmuş, büyütmüş, işlerine ve özel hayatlarına daha çok vakit ayırabilir hale gelmiş olurlar.

Bu dönemi biraz kendine yatırım olarak görenler günlük hayattan çok uzun zaman ayrı kalmadan bazı müdahaleler ile yaşının iyi haliyle görünebilirler. Hatta biraz gençleşmeleri bile mümkündür.

Yüze Yağ Enjeksiyonu ile Deri Kalitesi Artar

40’lı yaşlarda kişilerin yüz bölgesi artık elastikiyetini, dolgunluğunu ve deri kalınlığını kaybetmeye başlar. Vücudun kendi yağ dokusu kullanılarak yapılabilen yağ enjeksiyonları içerdikleri kök hücreler ve deri rejenerasyonu kapasitesiyle hem kaybolan dolgunluğu sağlar hem de deri kalitesini arttırmaya yardımcı olur.

Yağ enjeksiyonu alt göz kapağı-yanak arası oluğu kamufle eder, çökmüş olan şakak bölgesi, orta yüz, ağız köşeleri gibi bölgelerin eski hacmine kavuşmasını sağlar. Daha genç, parlak ve deri kalitesi artmış bir yüze kavuşulmasına yardımcı olur.

En Çok Tercih Edilen: Annelik Estetiği

Gebelik ve emzirme dönemi sonrasında çoğu kadının şikayeti olan karnın alt kısmında gevşeme, memelerde boşalma ve sarkma için ise “annelik estetiği” en çok tercih edilenler arasında.

Yine bu yaşlarda kadınların vücutlarında en sık yaptırdığı ameliyat mini veya tam karın germe ve meme dikleştirme ameliyatlarıdır. Meme büyüklüğüne göre dikleştirme ameliyatlarında bazen protezler kullanarak, bazen de proteze ihtiyaç duyulmadan dikleştirme yapmak mümkün olabiliyor. Karın germe ise bazı kişilerde liposuction ile kombine edilerek uygulanabiliyor. Örneğin; liposuction ile beli incelterek aynı seansta karın germe yapılabiliyor.

Kişiye Özel Planlama

Bütün ameliyatlar kişiye özel planlanmalı, yaşlanma paternine uygun olarak ek müdahaleler gerekiyorsa eklenmeli.

Her ameliyat için hem ameliyat süreci hem de sonraki istirahat dönemi konusunda bilgi verilmeli. Estetik cerrahi ameliyatlarında en iyi sonucun, kişilerin psikolojik ve bedensel olarak en sağlıklı olduğu dönemde alındığı unutulmamalı.

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Doç. Dr. Çiğdem Ünal

www.drcigdemunal.com

Instagram: @drcigdemunal

Facebook: @drcigdemunal

YouTube - Doç. Dr. Çiğdem Ünal

Yazının devamı...

Erkekler Partnerlerinin Estetik Operasyon ve Uygulamadan Hoşlanıyor mu?

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre erkeklerin %24’ü partnerlerinin kozmetik amaçlı plastik cerrahi ameliyatı olmasını istiyor. Partnerleri için istediği 1 numaralı ameliyat ise % 57 oranla liposuction! Bunu da % 49 ile meme büyütme izliyor.

“Partnerinize bunu istediğinizi söyleyebilir misiniz?” diye sorulduğunda ise sadece %12’si “evet” yanıtı veriyor.

Bu nedenlerin altında eşini üzmek istememe ve tartışma çıkmasından kaçınma gibi durumlar yatıyor.

Dolgu ve botoks Uygulamalarına Kadınlar Partnerleri Olmadan Geliyor

Biz plastik cerrahlardan da botoks veya dolgu uygulamaları için başvuran kadınların hemen hepsi eş veya partnerlerinin bu girişimleri yaptırdığını anlamamalarını istiyorlar Hatta bu tip müdahaleleri yaptırmaya yalnız veya kadın arkadaşlarıyla geliyorlar.

Partnerine Yeni Halini Beğendirme İsteği

Ameliyat talebi ile gelenler ise, eşleri anlamadan ameliyat olmalarının mümkün olamayacağını biliyor. Yüz veya vücudundaki bir veya birden fazla bölgeyi güzelleştirmek ve partnerine de yeni halini beğendirmek istiyor. Ameliyat kararı için partnerleriyle beraber plastik cerrahi konsültasyonuna geliyorlar.

Kadın hastalar partneriyle beraber bizlere başvurduğunda, genelde erkeklerin vurguladığı yapaylaşmadan sadece gerektiği kadarıyla doğal sonuç elde etmek oluyor. Plastik cerraha beraber gelen çiftlerin çoğu, bu konsültasyondan önce kendi aralarında bir konsensusa varmış, tıbbi anlamda bilgilenmek için başvurmuş oluyorlar.

Süreci Daha Rahat Atlatabilirsiniz

Bizlerden ameliyatla ilgili yeni bilgiler edindiklerinde beraber konuyu tartıp ortak karar verebiliyorlar. Baştan beri sürece dahil olan erkekler ameliyat sonrası dönemde partnerlerine destek olabiliyor.

Çift olarak süreci daha rahat atlatabiliyorlar. Estetik cerrahi ameliyatları sadece ameliyat olan kişiyi değil, belli bir ölçü de o kişinin partnerini de etkileyebiliyor. Kendisine destek olabilecek bir partneri varsa ameliyat öncesi ve sonrası dönemde o kişinin varlığını hissetmek çoğu zaman ameliyat sonrası sürecin daha rahat geçmesine yardımcı oluyor.

Yazının devamı...

Kendi Yağ Dokunuzla Gençleşin

Yüzümüz insanlarla iletişim kurarken karşımızdakinin ilk dikkat ettiği bölge olarak biliniyor. Yüzün çekiciliği direkt olarak gençlikle bağdaştırılıyor. Biz plastik cerrahlar yaşlanmış bir yüzü nasıl tanımlarız?

Yüz bölgesi, kemik, kaslar, yağ dokusu ve deriden oluşur. Yaş almış bir yüzde, kemik dokusunun kalınlığında incelme, yağ dokusunda hacim kaybı, kaslarda ve deride incelme görülür.

Günlük hayatımızda bizler bu bulguları, şakak bölgesinde çökme, göz çukurunda derinleşme, göz kapaklarında düşüklük, göz altı oluğunda belirginleşme, yanaklarda hacim kaybı ve aşağı doğru sarkma, üst dudakta sarkma, kafa öne eğildiğinde çene kenarlarında deri sarkması, boyunda sarkma ve genel deri elastikiyetinde azalma olarak gözlemleriz.

Yüz Gençleştirmede Esas Hedef

İleri yaşlarda kemik ve kıkırdaktaki hacim kayıpları daha belirginleşir, diş kayıpları çene kemiği incelmesine eşlik eder. Burun ucu 2-3 mm kadar düşer.

Plastik cerrahide yüz gençleştirmede esas hedef hacim kayıplarının geri kazanılması ve deri sarkmalarının yaşla uyumlu olacak şekilde azaltılmasıdır.

Nano Fat Grafting

Son yıllarda hacim kayıplarını azaltmada en sık kullandığımız yöntem “nano fat grafting”, yani vücudun başka bir bölgesinden alınan yağ dokusunun gerekli işlemlerden geçirdikten sonra yüze verilmesi işlemidir.

Karın, basen gibi bölgelerden çok ince kanüllerle alınan yağ dokusu yüzde şakak bölgesi, alın, üst göz kapağı, kaşın üst göz kapağı ile geçiş bölgesi, alt göz kapağı- yanak geçiş bölgesi, yanaklar, dudak- yanak arası kıvrım, çene ucu, dudak gibi bölgelere uygulanabilir.

Verilecek yağ dokusunun miktarı yüzün hangi bölgesine verileceğine göre ve kişinin ihtiyacına göre değişir. Zayıf kişilerde bile bu yağ miktarını bulmak çoğunlukla mümkün olur, çoğu kişide verilecek miktar 30-40 cc’yi geçmez.

Yağ enjeksiyonunun dolgulara göre en önemli avantajı, vücudun kendi dokusu olduğundan herhangi bir allerjik reaksiyona yol açmaması ve ortalama % 50’sinin kalıcı olmasıdır. Ayrıca, yağ dokusu kök hücreler de içerdiğinden, deri kalitesini artırıcı bir özelliği de vardır.

İki Hafta İçinde Düzelme

Kolajenin yeniden yapılanmasına yardımcı olur. Yani ameliyatı takip eden hafta ve aylarda deri kalitesinde artış görülür. Kısa da olsa yağ enjeksiyonu local veya genel anestezi altında yapılan bir cerrahi müdahaledir. Ameliyat sonrası dönemde hafif morluk ve şişlikler olabilir. Bunlar bir- iki hafta içinde düzelir.

Yağ enjeksiyonu artık günümüzde yüz germe ameliyatı ile beraber veya tek başına da yapılabilen, geç dönem sonuçlarına güvendiğimiz, kalıcılığı olan ve deri kalitesini de artıran bir işlem olarak sık uygulanmaktadır.

Yazının devamı...

Botoks Mağduru Olmamak İçin Nelere Dikkat Edilmeli?

Günümüzde çoğu kişi cerrahi gerektirmediği için botoks uygulamasını daha sık tercih ediyor. Ancak kişinin kendi yüz ifadesini değiştirmeden, yüz ifadesini bir miktar daha güzelleştirmek için bu uygulamalar yapılmalıdır. Kırışıkları tamamen yok etmeye çalışırken yüzü donuklaştırmak ve ifadesizleştirmek mümkündür. Dinlenmiş bir yüz görünümü elde etmek için, kendi yüz ifadesini bozmadan, botoks uygulamalarını yapmak daha doğru olacaktır.

“Botox” aslında clostridium botulinum bakterisinin toksinidir. Bu toksin kasları geçici olarak felç eder. Tedavi edici amaçlı ilk kullanım alanı şaşılık tedavisi içindir, ama popülaritesini estetik amaçlı kullanımı ile sağlamıştır. Bu amaçla kullanımı ise her yıl %100’ün üzerinde artmaktadır.

Botoxun Yüzdeki Uygulama Alanları

Alın, göz kenarları ve kaş arasındaki kırışıkları gidermede botoks uygulamaları oldukça etkilidir. Bazı hastalarda boyundaki uzunlamasına kas bantlarına da uygulanabilir.

Botoxun Etki Süresi

Etkisi 4-6 ay sürer. Düzenli olarak yapılan uygulamalarda bu etkinin süresi uzar. Endikasyon dışı sıklıkta uygulama yapılırsa tolerans gelişebilir.

Botox Uygulaması Sonrası “Şaşkın İfade” Nasıl Engellenir

Botox uygulaması yüzün ifadesini dondurmak değil yumuşatmak amacıyla yapılmalıdır. Bu uygulamalarda doğal bir sonuç elde etmek oldukça önemlidir. Mimik kaslarının fonksiyonunun tamamen engellenmesi doğal olmayan bir görüntü ortaya çıkarır. Kaşların köşelerinin fazla havaya kalması veya göz kapaklarının düşmesi engellenmelidir. Uygun hasta ve uygun doz ayarlaması önemlidir. Özellikle 50’li yaşlardan sonra yüzün üst 1/3’ünün botox ile mimiklerinin engellenmesi ile kırışıkların kaybolması, ancak yüzün alt kısmına yüz gençleştirme amaçlı bir müdahale yapılmaması yapay bir görüntü oluşturur. Yüz gençleştirme bir bütündür, dolayısıyla tüm yüz ve boyun beraber ele alınmalıdır.

Terleme Tedavisi ve Botox

Koltuk altı, kasık ve el terlemesinin giderilmesinde son derece etkilidir. Etki süresi kırışık tedavisinden daha uzun, yaklaşık 9 ay kadardır. Yaz dönemi öncesi yapılması fayda sağlar.

Botoks uygulamasının temel amacı, insanları farklı ve donuk yüzlü bir insana dönüştürmek olmamalıdır, hedef; var olan güzelliği bir miktar daha belirginleştirmek olarak belirlenmelidir.

Doç. Dr. Çiğdem Ünal

Estetik, Plastik & Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

www.drcigdemunal.com

Instagram: /drcigdemunal

Facebook: /drcigdemunal

Yazının devamı...

Bölgesel Fazlalıklara Sihirli Dokunuşla Yaza Daha Güvenli Girin

Diyet ve spora rağmen vücuttan atılamayan inatçı yağlardan daha inatçı bir çözüm var: Liposuction. Vücudun belirli bölgelerinde toplanan ve kişiyi rahatsız eden görüntülere yol açan yağ dokularını vücuttan uzaklaştırıyor.

Spora ve diyete direnç gösteren, bölgesel şekil bozukluğuna yol açan yağ dokularının vücut dışına alınmasına yardımcı olan liposuction, özellikle dolaplarda kışlık kıyafetlerin, yerini yazlık kıyafetlere bıraktığı bu bahar aylarında oldukça tercih ediliyor. Liposuctionla bölgesel yağlanmalardan kurtularak dilediğiniz rengi/kıyafeti özgürce seçebilirsiniz.

Liposuction Genel Anestezi Altında mı Yapılır?

Liposuction, en sık karın, bel, kalça, uyluk iç yüzleri ve sırt bölgesine yapılır. Küçük bir veya birkaç alanda yapılacaksa lokal anestezi, daha fazla alanda yapılacaksa, genel anestezi altında işlem gerçekleştirilir. Hem lokal hem de genel anestezi alan hastalar aynı gün akşam veya ertesi sabah evlerine gidebilirler. Duş alabilirler.

Hangi Liposuction Tekniği Hangi Hastaya Uygulanır?

Lazer Liposuction; Lazer teknolojisinin ve ısının etkisiyle önce yağ dokusu eritilir. Daha sonra yine liposuction kanülleriyle yağ vücut dışına alınır. Ardından sıkılaştırıcı lazer uçla deri sıkılaştırılır. Lazer teknolojisi deri gevşekliğiyle beraber yağlanma fazlalığı olan kişilerde derinin liposuction sonrası gerginleşmesine yardımcı olur.

Vaser Liposuction; Ultrason enerjisinden faydalanarak deri altı yağın parçalanması ve daha yoğun olarak emilebilmesini sağlar. İkincil vakalarda, yani daha önce liposuction ameliyatı olmuş kişilerde rahatlıkla ve ekin bir şekilde uygulanabilir. Deri altı yağ dokusu az olan kişilerde kasları belirginleştirmek için de kullanılır.

Liposuction Sonrası Kilo Alımı

Liposuction, vücutta depolanan yağları dışarı almaya yardımcı olur, fakat bir kilo verdirme yöntemi değildir. Hastalar çoğunlukla liposuction sonrası kilo alımıyla vücuttaki değişikliğin nasıl olacağını merak eder. Liposuction sonrası vücutta tekrar yağ dokusu oluşmayacak gibi düşünceler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Liposuctionda hedeflenen bölgesel fazlalıklar alındıktan sonra alınan her kilo vücuda dengeli bir şekilde dağılır. Liposuction yapılan bölgede ekstra kilo alımı olmaz, vücuda giren fazla kalori, orantılı bir yağ dağılımı ile sonuçlanır.

Liposuction Sonrası Bakım

Liposuction sonrası derinin sıkılaşmasına yardımcı olmak ve ödemin gerilemesi için ortalama 3 hafta kadar korse kullanılır. Sonrasında manuel veya LPG masajla dokuların yumuşamasına yardımcı olunabilir.

Yazının devamı...

Her Karın Germe Ameliyatı Birbirinden Farklıdır

Karın germe ameliyatları ile ilgili olarak hastalarımıza anlattığımız en önemli unsur; bu ameliyatın birkaç basamağı olduğu ve kişinin vücut yapısına göre uygulanacak kısımların değişebileceğidir. Liposuction vücuttaki fazla yağ dokusu kanüllerle vücut dışına alınırken, karın germe ameliyatı ile deri fazlalığı, karın kaslarında gevşeklik gibi yağ fazlalığı dışındaki sorunlara da çözüm bulunabilir.

Fazla Yağ Dokusu

Her kadın vücudunun ince olmasını ister. Liposuction bel incelmesini sağlamada altın standart olarak kullanılır. Aslında pek de bilinmeyen, karın germe ameliyatı aşamasında beli inceltmek için kullanıldığıdır. Karın germe ameliyatı sırasında beli inceltme, bazen karın bölgesinde kontür düzensizliklerini gidermede kullanılır. Bu aşamada kanül izleri karın germe ameliyatının izlerinin içinde kalır, yeni iz oluşmaz.

Deri Fazlalığı

Karın bölgesinde fazla yağ dokusu katlantılara yol açarken, fazla deri sarkıklara neden olur. Bu sarkıklık her kişide farklılık gösterir. Bazı kişilerde çok az iken, bazılarında uyluklara kadar sarkan bir deri olabilir. Karın germe ameliyatında bu sarkık deri toparlanır, ameliyatın izi iç çamaşırı veya bikininin içinde kalacak şekilde planlanır.

Karın Kası Gevşekliği

Karın kasları doğum ve yaşla beraber zayıflar ve gevşer, rektus abdominis kaslarının arası açılır. Karnın özellikle göbek deliği altında kalan kısmı içeri çekildiğinde bile bombe halde kalır. Karın germe ameliyatında, arası açılmış ve gevşemiş kaslar onarılır, karın düz ve gergin bir hale getirilir. Bazı mini karın germe ameliyatlarının bir numaralı amacı bu kasların arasındaki açıklığı onarmaktır. Bu kişilerin fazla derisi azdır.

Göbek Deliğinin Yeri

Bazı karın germe ameliyatlarında deri fazlalığı hem üst hem alt karın bölgesinde olduğundan, göbek deliğinin yerinin de değişmesi gerekir. Kas onarımı ve deri fazlalığına müdahale ettikten sonra, göbek deliğinin olması gereken yerinde yeni bir delik açılır ve göbek deliği yeni yerine adapte edilir.

Karın Germe Ameliyatı Sonrası Bakım

Karın germe ameliyatı sonrası ağrıyı en az seviyede tutmak için ameliyatın bitimine doğru karın kaslarının üzerindeki fasya adını verdiğimiz dokuya lokal anestezi verilebilir. Bu çoğu kişiyi 24 saate kadar rahatlatır. Daha sonra uygun ağrı kesiciler ve korse kullanımı ile ağrı kontrolü mümkündür. Bazı kişilerde hiç diren kullanılmayabilir. Kullanılması durumunda çoğu zaman 1-2 günde çekilir. Ameliyat sonrası yaklaşık 3 hafta kadar korse kullanımı ve ağır kaldırmama önerilir. Karın germe ameliyatı çoğu zaman kişilerin “keşke daha önce yaptırsaydım” dediği bir estetik cerrahi girişimdir.

Doç. Dr. Çiğdem Ünal

Estetik, Plastik & Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

www.drcigdemunal.com

Instagram: /drcigdemunal

Facebook: /drcigdemunal

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.