MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Koyu Gözaltına Etkili Çözümler

Merhabalar Kıymetli Okuyucularım,

Günümüzde birçok kadın ve erkeğin muzdarip olduğu ortak bir problem de ‘gözaltı morluğu’dur.

Kadınlar kozmetik sektörünün birçok ürününü kolaylıkla kullanabildiği için aslında daha şanslılar değil mi?

Birçok kadın makyaj yapmaya gözaltındaki koyu halkaları kapatarak başlıyor. Erkekler ise ne yazık ki her ne kadar görüntüden mutsuz da olsalar, çözümler konusunda kadınlar kadar bilgili ve şanslı değiller.

Şimdi gelin adım adım, koyu renkli gözaltları için etkili olabilecek çözümlerden bahsedelim.

Kaliteli Uyku Şart

Geceleri uyku konforunuz yeterince iyi değilse, bunun en tipik etkisi göz çevrenizde görülecektir. Yorgun görünüm, koyu halkalar ve şiş gözler, uykusuz geçen bir gecenin kanıtı olarak yüzümüze yerleşir. Eğer nefes alışverişlerinizdeki problemler nedeniyle uyku rutininiz her zaman kalitesizse, göz çevreniz normalden daha yorgun görünebilir.

Ertesi güne dinamik başlamak, vücudunuzu dinlendirmek ve bağışıklık sisteminizi korumak için uyku kalitenizi gözden geçirin. Uyuduğunuz odanın havalanmış ve karanlık olması, uykuya dalış sürecinizi hızlandıracaktır. Sağlıklı nefes alıp veren bireyler, geceleri uyurken bünyelerine gerekli miktarda oksijen alırlar, böylece vücut ve organlar gece boyu dinlenmiş olur. Doğru nefes almak, yaşam kalitenizi her alanda ciddi şekilde etkileyecektir.

Alkol Tüketiminizi Gözden Geçirin

Sık sık alkol alıyorsanız vücudunuz su tutabilir, kilo alırsınız ve karaciğeriniz zarar görebilir. Ancak alkole bağlı vücudun su tutması, kulağa hoş gelse de, bu gerçekte vücudu içten kurutan bir olaydır. Tıp dünyası bu durumu “dehidratasyon” olarak isimlendiriyor.

Alkol ile birlikte sigara tüketimi ise göz çevresinin daha hızlı kırışmasına neden olur ve cilt kalitenizi düşürür. Cilt renginizi lekeli, sarı ve soluk bir tona dönüştürebilir. Gözaltlarınızdaki yorgunluğunuzun nedeni alkol ve sigara tüketimi ile ciddi oranda artış gösterebilir.

Gözaltı Mezoterapilerine Önem Verin

Kendinizi güçsüz ve hasta olmaya yatkın hissettiğimizde yaptığımız en tipik davranış, bir bardak suya eriyen bir vitamin atıp içmektir. İşte tıpkı bunun gibi göz çevresi de zaman zaman içeriden gelen bir desteğe ihtiyaç duyar. Göz çevrenize uygulamış olduğunuz kremler derinize çok sınırlı bir etkide bulunabilir. Kremler sadece nem verir ve cildi yumuşatabilir. Ancak gerçek iyileşme ve destek, cildin daha alt katmanlarından oluşur ve hiçbir krem bu bölgeye etki edemez.

İşte bu yüzden göz çevresi için uygulanan mezoterapiler, cilde alt tabakadan etki ederek, ihtiyaç duyduğu nem, mineral, vitamin ve kolajeni karşılar. Gözaltı mezoterapileri ihtiyaca yönelik olarak birkaç seans şeklinde uygulanır.

Işık Dolgusu Hassas Bir Konu

Gözlerimizin alt kısmındaki karanlık görüntünün sebebi, çok ince ve şeffaf olan gözaltı derisinden kan damarlarının görünür olmasıdır. “Işık Dolgusu Uygulaması” gözaltındaki kan damarlarının üzerini bir miktar örtecek ve yüzeydeki koyu rengin açılmasını sağlayacaktır.

Eğer gözaltları çukursa, dolgu işleminden sonra cilt yüzeyine daha yakın olacağı için bu kısma gölge düşmesi de önlenmiş olacaktır.

Ancak çok önemli bir konu var ki, her göz yapısı ışık dolgusu için uygun değildir. Bu konuya çok ama çok dikkat etmeniz gerekir. Özellikle torbalanmış gözaltlarına sahipseniz, size yapılacak yanlış dolgu uygulamaları gözlerinizin tıpkı kurbağa gibi çok daha torbalı görünmesine neden olabilir.

Bu nedenle ışık dolgusu işleminden önce mutlaka hekiminizle detaylı şekilde istişare yapmalısınız. Uygunluk durumunuzun titizlikle değerlendirilmesini istemelisiniz.

Su Tüketimi

Gerekenden daha az miktarda su tüketmenin vücutta birçok olumsuz etkisi görülür. Böbreklerin zarar görmesi, vücuttaki yağlanmanın artışı, ciltte kuruluk, vücut direncinin düşmesi, baş ağrısı ve kas krampları en sık bilinen nedenlerdendir.

Yeterli su tüketmemeniz halinde, yaşlanmayı daha hızlı çağırdığınızı unutmayın. Bu cilt kuruluğunda, göz çevrenizdeki kırışıklıklar daha derin ve gözaltındaki şişlik, yorgun görüntü daha belirgin olacaktır.

Cerrahi Seçenek Kalıcı Çözüm

Gözaltlarındaki torbalanmalar ve üst göz kapağı düşüklüğünde kalıcı çözüm cerrahi seçenektir. Lokal ve genel anestezi altında yapılan bir operasyon ile gözaltındaki yağ fıtıkları temizlenir ve fazla cilt alınarak üst göz kapağı daha gergin bir hale getirilir. Gençleşmiş göz çevresinde koyu halkaların dikkat çekiciliği önemli ölçüde azalmış olur. Böylece kalıcı olarak daha genç, daha dinç bir ifadeye kavuşabilirsiniz.

Güzellik dolu günler dilerim...

Doç. Dr. Gürkan Kayabaşoğlu
KBB ve Yüz Cerrahisi Uzmanı

Yazının devamı...

Estetik Ameliyatı Karar Süreci

Herkese Selamlar,

Bir estetik operasyon fikri hayalden gerçeğe doğru adım adım gelişirken, karar verme aşamasında hastayı hangi önemli aşamalar bekliyor?

Doğru karar vermek nasıl mümkün olacak? Bu yazımda karar verme aşamasında kafaları karıştıran birçok konuya ve doğru bilinen yanlışlara açıklık getirdim.

Bu Ameliyattan Ne Bekliyorsunuz?

Bir estetik operasyon, sizi mevcut sahip olduğunuz özellikler çerçevesinde daha iyiye sahip olmanız için yapılır. Ancak hiçbir estetik operasyon mükemmellik vadetmez. Daha iyi görünen bir burun, daha genç bir yüz, daha canlı bir göz çevresi gibi örnekleri sıralayabiliriz. Ameliyat sonucunu her hasta, mutlaka kendi öncesi ile kıyaslamalıdır. Yapılan her ameliyatın farklı olduğu gerçeği ile bir başkasının sonucunu, hastanın kendisi ile mukayese etmesi sağlıklı bir değerlendirme vermez.

Ameliyata karar aşamasında ‘Hayal ettiğiniz insana ne kadar benziyorsunuz?’ sorusunu kendinize sormanızda fayda var. Böylece beklediğiniz değişimi tek bir noktada değil, yüzdeki tüm organların birbiri ile olan ahengi içinde kıyaslayabilirsiniz.

Ameliyatta dair beklentinizi net bir şekilde hekiminiz ile paylaşmanız ve bu taleplerin cerrahi olarak mümkünlük durumunun değerlendirilmesi, karar verme aşamasında hasta için oldukça önemli detaylardır.

Gerçekçi Beklentiler

Mantığa dayanmayan, gerçek dışı beklentiler hastayı sonuç ne olursan tatmin etmez. Unutmayın ne doktorunuzun ne kadar kabiliyetli olduğu ne de sizin hayal gücünüz değil, sadece ve sadece ‘’anatomik’’ alt yapınız elde edeceğiniz sonucu belirler. Dolayısıyla estetik talebinizin ve değişebilme kapasitenizin limitinin aslında siz olduğunu bilmelisiniz. İnsan içiyle dışıyla bir kumaştır ve iyi kumaştan iyi elbise çıkar. Her kumaştan aynı elbiseyi beklememek gerekir.

Eğer kişi estetik operasyondan sonra çok daha mutlu bir hayat yaşamayı planlıyorsa, hiçbir estetik operasyonun kişiye mutluluk vadetmediğini bilmeniz gerekmektedir. Mutlu olma kişinin sahip oldukları ile ilgili değil, hayatı ele alış tarzı ile ilgilidir. Bugün gerçekten çok büyük zorluklar içindeyken yine de büyük bir mutlulukla şükran duyan insanlar var olduğu gibi, sayısız avantaja sahipken yine de kendi içinde mutsuz olan insanlar olduğunu bilmeliyiz.

Bilgi Akışı

Beklentileriniz, olmasını istemedikleriniz, endişeleriniz ve operasyona psikolojik olarak hazır olma durumunuz hekiminiz tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirme sürecinde hasta ve hekim arasındaki bilgi akışı oldukça önem arz eder. Bu bilgi akışını internet üzerindeki isimsiz makalelerden sağlamak, hastaların doğru karar vermesini etkileyecek ve belki de sonradan pişman olabileceği seçimler yapmasına zemin hazırlayacak, hatalı bilgilerle dolmasına neden olmaktadır. Bu nedenle internette yazarının isminin belli olmadığı hiçbir yazıya kanaat etmeyin, mesela forum siteleri, en çok yanlış bilginin ve gizli ticari yönlendirmenin bulunduğu yerlerdir.

Bilgiye ulaşma hızımızın her saniye daha da kısaldığı günümüzde internet aslında elimizin altındaki bir canlı bomba gibidir. İnternette okuduğunuz makalelerin mutlaka imzasına, güvenilir bir kaynakta yayınlanıyor olmasına dikkat edin. Bilgi kirliliği içinde boğulmamak için burada saatlerce veya günlerce zaman geçirip araştırma yapmak yerine güveneceğiniz uzman bir hekim ile yüz yüze yapacağınız yarım saatlik bir muayene çok daha verimli olacaktır. Unutmayın, zaman en değerli hazinedir.

Çünkü internet üzerinde herkes için yazılmış genel bilgiler varken, bire bir muayenelerde sadece sizlere özel, sizin durumunuza özel olarak bilgi alabilirsiniz.

Süreç boyunca her zaman hekiminize ulaşmanız mümkün olmayabilir. Bu sebeple karar aşamasında organizasyon, bakım, tıbbi durumlar ya da kontrol randevularınız için kimlerle iletişim halinde olacağınızı mutlaka öğrenmeli ve bilgi akışı ağınızı oluşturmalısınız. Hekiminizin size destek verecek iyi bir ekibe sahip olmasından emin olmalısınız.

Doktor Referansı

Açıkça dile getirilmese de, karar verme aşamasında birçok hasta muayene sırasında hekiminden kendisini ameliyat için ikna etmesini bekliyor. Estetik Operasyonlar olunması mecburi operasyonlar değildir. Kişi sahip olduğu estetik görüntü bozukluğu ile yaşamını devam ettirebilir. Bu sebeple ben hiçbir hastama estetik yönden bir ameliyatı tavsiye etmeyi etik bulmuyorum.

Karar verme sürecinde hastayı etkilemek yerine doğru ve yanlışları ona aktarmayı, ameliyat riskleri hakkında bilgi vermeyi ve cerrahi olarak değişimin mümkünlük sınırlarını kendisine aktarmayı tıbben daha etik ve ahlaken de daha doğru buluyorum.

Estetik operasyonlara karar verme aşamasında hekiminizin referansları, eğitimleri, tecrübeleri ve kullanmış olduğu cerrahi yöntemleri mutlaka öğrenmeli ve iyi iletişim içinde olduğunuz bir hekim ile bu yolda yürümelisiniz.

Estetik ameliyatı olacağınız hekimin daha önce yapmış olduğu ameliyat sonuçlarını size göstermesini istemeniz de en masum ve haklı bir talep olduğunu düşünüyorum. ‘’Ayinesi iştir insanın, söze bakılmaz’’ tam da bu amaçla söylenmiş bir atasözüdür.

Sorunların Olabileceğini Bile Bile Hazır Olmak

Güvendiğiniz bir hekimle, bir estetik operasyon sürecinde birlikte yol almaya karar verdiniz? Ancak her zaman bir şeylerin ters gitme ihtimalinin var olduğunu biliyor musunuz?

Bu başlığın size ilk başta korkutucu geldiğinin farkındayım. Ancak estetik operasyon sürecinde yola çıkarken hekim ve hasta arasında öyle güvenli bir ilişki olmalıdır ki, hasta sorunların olabilme ihtimalini bile bile bu yola hazır olmalıdır. Çünkü size bu sorunlardan hiç bahsedilmese bile bu gerçeklerin, dünyanın bir yerinde birilerinin başına geldiğini unutmayın. Yaşanma ihtimali çok düşük bile olsa, tüm komplikasyon ve şanssızlıklar hakkında size bilgi verilmesi bir meslek etiğidir.

Bugün kullandığımız ileri cerrahi tekniklerle artık çok gelişmiş seviyede operasyonlar yapıyor ve Türk Hekimleri olarak tüm dünyanın övgülerini topluyoruz. Başarımız yüksek olsa da hastalar her zaman düşük bir risk olduğunu unutmamalı, ancak her zaman pozitif olana odaklanmalıdır.

Güzellik dolu günler dilerim...

Doç. Dr. Gürkan Kayabaşoğlu
KBB ve Yüz Cerrahisi Uzmanı


Yazının devamı...

Sonucu Dudak Isırtıyor

Herkese Selamlar,
Bu hafta "Dudak Estetiği" hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum.

Sizlerin de bildiği gibi, güzellik algısı zaman geçtikçe şekil değiştirir. İçinde bulunduğumuz dönemin koşulları beğenilerimizi ve algılarımıza yön verir. İdeal güzelliğin tanımı da zaman içinde toplumsal değerlere bağlı olarak değişmiştir ancak algısı ile ilgili görüşler aynı kalmıştır.

Dudakların hacimli ve dolgun görünmesi günümüzde olduğu gibi geçmişte de güzelliğin simgesi olarak kabul edilmiştir. Sadece güzellik simgesi olarak değil, dolgun dudaklar aynı zamanda doğurganlığın, kadınsılığın, gençliğin, çekiciliğin, sembollerinden biri olarak tarih boyunca kabul görmüştür.

İdeal Dudak Nasıl Olmalı?

Dudak estetiği, dudakların büyüklüğü, dolgunluğu, inceliği veya kalınlığı, yüzün diğer üyeleri olan burun, yanaklar, gözler, kaşlar, çene ve dişlerle uyumlu ve orantılı olmalıdır. Dolasıyla sadece dudakları şişirmeyi amaçlayan ve yüzün diğer yapılarıyla uyumunu gözetmeyen uygulamalar çok yapay bir görünüme yol açabilmektedir.

Estetik Dudak Ameliyatları En Kalıcı Yöntem

Eğer mevcut dudak yapınızın ince, cansız, zayıf olduğunu düşünüyorsanız bugün sahip olduğumuz ileri cerrahi yöntemler ve ameliyatsız uygulamalar ile dudaklarınıza daha genç, çekici ve dolgun bir görünüm vermek mümkün. Dudak estetiği uygulamaları birkaç şekilde yapılır.

Dudak dolgusu tüm dünyada en sık uygulanan ameliyatsız estetik girişimlerden biridir. Dudak dolgusu pratik olarak uygulanması ve hızlı sonuç vermesi nedeniyle uzun zamandır birçok kadının ilk tercihidir.

Ofis şartlarında, anestezi ve ameliyathane gerektirmeden yapılabilen uygulama yaklaşık 10 dakika kadar sürer ve etkisini hemen gösterir.

Dudak Dolgusu uygulamasını hazır dolgular yerine de kişinin kendi yağı ile yapılabilir. Yağ Dolgusu ile yapılan uygulama ameliyathane ortamında gerçekleşir. Vücudun farklı bir bölgesinden alınan yağlar, laboratuvar ortamında özel olarak hazırlanarak dudaklara enjekte edilir. Bu yöntem dolgu maddelerinin az da olsa mevcut olan alerjik reaksiyonlarından riskinden kaçınmak adına bulunmuş yöntemlerdir. Dudağa uygulanan hazır dolgularda kalıcılık süresi 1- 1 buçuk yıl kadarken, yağ enjeksiyonunun etkinlik süresinin daha uzun sürmesi ve hiç alerjik yan etkisinin olmaması ise yöntemin dolgu maddelerine göre daha avantajlı olduğu noktalardır.

Beyaz dudak dediğimiz bıyık bölgesinin geniş olduğu hastalarda ise 'Dudak Estetiği‘, Dudak Kaldırma’ yani 'Lip Lift' ameliyatı ile yapılır. Lokal anestezi altında yapılan yarım saatlik bir işlemle içeri dönmüş dudaklar dışa doğru alınarak daha dolgun bir görünüm verilir. Bu işlem ömürlüktür, yani kalıcıdır. Ancak burun kökünde çok silik ve belirsiz de olsa bir iz bırakabilir.

Yapay Görünen Dudaklar Korkulu Rüyanız Olmasın!

Günümüzde belki de bir çok kişi dudak estetiği olmak istediği halde, çevresindeki kötü sonuçlar almış kişiler nedeniyle bu isteklerini ertelemek ya da vazgeçmek durumunda kalıyor. Hatalı uygulamalar ile arı sokmuş gibi görünen dudaklar, ya da bilinçsiz dolgu işlemleri ile ördek gagasına benzer bir görüntüye sahip oluyor. Ancak unutulmamalıdır ki, dudak estetiği olmak demek risk almak demek değildir. Doğru ellerde yapılan işlemlerle doğal çizgilerden uzaklaşmadan da dudak estetiği yapılabilir.

Dudak estetiği ameliyatları ve uygulamalarındaki temel amaç, dudakların doğal görünümünü bozmadan, dudağın anatomik özellikleri ve kapasitesi oranında biraz daha belirgin ve dolgun hale getirmek olmalıdır. Bu prensiple yapılan işlemler kişinin yüz yapısı ile ters düşmez ve anormal görüntü oluşturmaz. Dolayısıyla dudak estetiğinden değil, yanlış işlemlerden korkmak gerekir.

Dudak Estetiğinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yapılacak olan şey ister ameliyatsız bir uygulama, isterse cerrahi bir işlem olsun mutlaka dudaklarınızın özelliklerini doktorunuzla birlikte analiz etmeniz ve dudaklarınızın hangi kısımlarının büyümesi gerektiğinin saptanması gereklidir. Detaylı şekilde yapılan analiz sayesinde dolgun ve aynı zamanda doğal görünümlü dudaklara kavuşmanız daha sağlıklı olacaktır. Tabii ki her zaman vurguladığım gibi tüm bu işlemler için tercih edeceğiniz hekimin deneyimi çok çok önemlidir.

Güzellik dolu günler dilerim...

Doç. Dr. Gürkan Kayabaşoğlu
KBB ve Yüz Cerrahisi Uzmanı

Yazının devamı...

Her Şeyin Bir Yumuşak Karnı Var?

Her şeyin bir yumuşak karnı var, yani zayıf noktası…

Peki burnumuzun yok mu?

Sizi pek meraklandırmayalım, evet var.

İsmi de öyle komplike bir tıbbi terim değil, oldukça kolay;

Yumuşak Karnın Özellikleri

Yumuşak karınların pek çok ortak özelliği vardır, öyle değil mi?

Bir kere hakkında genelde en az şey bilinen kısım bu noktadır.

Mesela; Bazen bu alan kuvvetsizdir, zayıftır, bazen güvenilmezdir. Fakat bazen de en değerli olan yer burasıdır. Bütün bu ortak özellikler burnumuzdaki yumuşak alan için de geçerlidir.

Bu Kısımda Kıkırdak Bulunmuyor

İlk olarak burunda bu bölgenin gerçekten zayıf, yani anatomik olarak zayıf olduğunu söyleyebilirim. Bu kısım kıkırdak destekten mahrumdur, yani içerisinde kıkırdak bulunmaz. Sadece cilt mevcuttur. Yani dış etkenlere açıktır, özellikle de ameliyatta oluşabilecek istenmeyen travmalara açıktır.

İkincisi güvenilmez olduğudur. Yani hata kabul etmez ve yapılan hatalarda da ilk olarak göze çarpan yerdir.

Üçüncüsü ile muhtemelen burun anatomisi ve ameliyatları hakkında en az bilimsel çalışma yapılan alandır. Burnun bölgeleri arasında hakkında en az bilgiye sahip olunan kısımdır.

Bilim Adamları Bilinmeyenleri Araştırıyor

Bazı bilim insanları bilinmeyeni araştırmayı kendine amaç edinmiştir. Ben de bazı meslektaşlarım gibi bu amaç ışığında çeşitli araştırmalar ve çalışmalar yaptım.

Burnun en yumuşak karnı hakkında kaleme aldığım bilimsel makalemde; bu alana yapılacak cerrahi kesileri ve güvenle yapılması gereken manevraları anlattım.

Bilim sorgulanmaya ve araştırmaya devam ettikçe var olan bir alandır. Ne kadar çok bilinirse o kadar çok araştırma ihtiyacı yaratan aslında bir anlamda da yaşam tarzıdır. Bu konuya katkı sağlamak beni çok sevindiriyor. Ülkemizde çok başarılı ‘burun cerrahları’ mevcut, eminim çok yakında bu alanda da birçok yeni çalışmalar yapılacaktır.

Sorularınız İçin : gurkan@kayabasoglu.com

Telefon : 0542-522-54-54

Özgeçmiş

Instagram

Facebook

Web Sitesi

Yazının devamı...

Botoks Ne Yapar? Ne Yapmaz?

Kıymetli Okuyucularım Merhaba,

Yüz gençleştirme uygulamalarında sıklıkla kullanılan Botoks, bu kadar popüler olmasına hatta çoğu insan için artık bir hayat rutini haline gelmesine rağmen hala kafa karışıklığına yol açan soruları aşabilmiş değil.

Botoks İle İlgili Soru İşaretlerine Bakalım

Botoks ile dudaklar büyür mü?

Cilt daha gergin olur mu?

Sarkan boyunlar ve gevşeyen yüz ovali için etkili midir?

Botoksu bir kere yaptırınca, ömür boyu devam etmek mi gerekir?

Her botoks yaptıran birbirine mi benzer?

Botoks ile dolgu aynı şey midir? gibi uzayıp giden birçok sorunuz olabilir…

.

Kasları etkileyen botoks, mimikleri geçici bir süre için bloke ederek, kırışıklık görüntüsü oluşmasını engeller. Eğer hedefiniz, yüzünüzdeki hareketli kırışıkları yok etmekse, çare botokstur.

Ancak hareketsiz kırışıklıklar için Botoks etkili değildir. Botoks hiçbir yere dolgunluk vermez. Dolgunlaştırmak büyütmek için yapılan işlem hepimizin bildiği “”dır.

Etki Süresi Ne Kadardır?

Botoks uygulaması geçicidir. Yani etkisi ömür boyu sürmez. Yapıldıktan yaklaşık olarak 4-5 gün sonra etkisi başlar ve ortalama 5 ay sonra etkisi sona erer.

Botoksun etkisi bittiğinde kırışıklık görüntüsü, uygulamanın yapılmadan önceki haline geri döner. Sarkmaya neden olmaz. Yani botoks size zarar vermez.

Bir Göz Yanılsaması

Eğer çevrenizde, “Botoks yaptırdım ama etkisi geçince daha kötü oldu.” diyen biri varsa bunun nedeni şudur: Göz, iyi olana çok çabuk adapte olur ve pürüzsüz görüntüye alışır. Bu durumda Botoks öncesindeki kırışıklık hali, çok daha fazla göze batmaya başlar.

Botoks, yaşlanmaya bağlı olarak oluşan yüz sarkmalarında, toparlama-kaldırma-germe etkisi sağlamaz. Bu tip yüzlerde deformite aynen kalır ama cilt daha diri ve genç görünür.

Aşırı Terleme Sorunu İçin Adres; Botoks

Botoks, terleme tedavisinde de uzun zamandan beri kullanılıyor. Aşırı terleme problemi olan kişiler için mükemmel bir konfor sunan terleme botoksu uygulamasındaki etki, kozmetik botoksa göre daha uzundur. Çünkü terlemeyi durdurmak için kozmetik botokstan çok daha fazla miktarda etken madde kullanılır.

Botoks, terlemeyi ömür boyu yok etmez, geçici bir çözümdür. Ayrıca her hastada terleme tamamen durmayabilir ama çok büyük oranda azalma sağlar.

Botoks, migren tedavisi için de kullanılır ancak migren botoksu ve kozmetik botoksun etken maddeleri aynı olsa da uygulama yerleri ve miktarları açısından birbirlerinden tamamen farklıdır. Migren botoksu ile kozmetik sonuç ya da tersi bir durum beklemek doğru olmayacaktır.

Doğru Doz Kullanmak

Botoks yaptırmak doğallıktan uzaklaşmak demek değildir. Doğru dozda yapılan bir uygulama kişiyi hiçbir zaman şaşkın yüz görüntüsü vermez.

Botoks bir yılan zehiri değildir, içeriğinde botilinium toksin maddesi vardır. Yani bakteri zehridir. Bakteriden mi korkacaksınız? Botokstan korkan midye yemesin, ya da sokaktan simit almasın : )

Doç. Dr. Gürkan Kayabaşoğlu

KBB ve Yüz Cerrahisi Uzmanı

Sorularınız İçin :

Telefon : 0542-522-54-54

Özgeçmiş

Instagram

Facebook

Web Sitesi

Yazının devamı...

Burnunuzun En İyi Arkadaşı Kim?

Herkese Merhabalar,

Hayatta birbirini çok iyi bir şekilde tamamlayarak, mükemmel bir ortaklık yapan bazı ikililer vardır.

Örneğin köfte ile patates, kalem ile kağıt, kaş ve göz, siyah ve beyaz, beden ve ruh gibi…

Bu ortaklıklardan hiçbirinde biri, diğeri olmadan düşünülemez. Şimdi ilgi alanımızı yüzümüze çevirelim.

Hiç düşündünüz mü yüzünüzün tam ortasında bulunan burnumuzun tamamlayıcısı hangi organdır diye?

Birçoğumuz bu sorunun yanıtına burnun hemen altında bulunan ağzımız, yanıtını verse de, yan profilden kendinize baktığınızda sorunun cevabını hemen bulacaksınız.

Bazı Burunlar Neden Çok Büyük?

Çene, sıklıkla hastaların ilgi alanının içinde değildir. Burnunun çok büyük olduğunu düşünen bir hasta, aslında çenesinin küçük olduğunun farkında değildir.

Ancak burun ve çene ikilisinden birinde eksiklik olduğunda, diğeri çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Eğer hastanın çenesi olması gerekenden daha küçük ve gerideyse, burun daha fazla ön plana çıkacak demektir. Eğer bir de kişide karakteristik olarak büyük ve kemerli bir burun varsa, bu problem çok daha büyükmüş gibi görünür. Hastamız burnunu daha fazla kafaya takar ve çenesini ya da yüzünün uyumunu unutur.

Altın Orana Giden Yol Çene-Burun Uyumu ile Başlar!

Biz cerrahlar yüzde daha uyumlu bir görüntü yakalamak için her zaman burun planlamasını tüm yüzün özelliklerini göz önüne alarak yaparız. En çok da “Çene”nin görünümünü oyun planının içine katarız.

Yukarıda verdiğim örnekte burun bir miktar küçültülüp, çene de bir miktar büyütülürse yüz çok daha uyumlu bir görünüme kavuşabilir. İkili uygulama sonrasındaki mutluluk ve pozitif değişim ise hastaların tahmin ettiğinden daha fazla olur. Yani 1+1= 3 olur.

Çene implantı uygulaması tek başına yapılabileceği gibi, sıklıkla burun estetiği operasyonları ile kombine olarak uygulanır. Çene implantını gözünüzde büyütmenize gerek yok. Ameliyat süresini sadece 20-25 dakika kadar uzatır. Hastalar ilk 2-3 gün hafif bir gerginlik hissinin ardından, çenelerinde bir implant olduğunu unutarak hayatlarına devam ederler.

Uyum içinde bir çene hattı ve burun kavisi güzellik algısında oldukça büyük bir öneme sahiptir. Hollywood’da güzelliklerini beğendiğimiz birçok ünlü ismin sırrı da, çene ve burun uyumunu yakalamış olmasıdır.

Yazının devamı...

Aynı Anda 5 Estetik Operasyon Birden Yapılabilir mi?

Hadi şimdi arkanıza yaslanıp bir düşünün. Uzun zamandır burun estetiği olmak istiyorsunuz ama bunu yaparken bir yandan da sizi artık rahatsız etmeye başlayan göz kapaklarınızı da aldırmak iyi bir fikir olur mu?

Hatta belki bir de çene ucuna implant eklense, yüz ovaliniz daha da belirgin hale gelse? Aslında hazır anestezi altıdayken, şu gıdınızdaki yağlardan da mı kurtulsanız? Belki de hafif gevşeyen orta yüz bölgesine de ufak bir müdahale fena olmazdı.

Şehir Efsanelerine Değil, Gerçeğe Odaklanın!

Tam 5 estetik operasyonunu aynı anda geçirmek istediğinizi çevrenize söylerseniz gelecek olan tepkiler malum.

- O kadar ağrıya katlanılır mı?

- Hepsi aynı anda olur mu, mümkün değil.

- Ayrı ayrı olursan daha rahat edersin.

Unutmayın, söz konusu sağlığınız ya da ameliyatlar ise şehir efsanelerini bir kenara bırakarak gerçeğe odaklanmanız gerekir!

Yukarıda örnek verdiğimiz tüm estetik girişimler aynı anda yapılabilir. Aynı anda yapılması, bu işlemlere ihtiyacı olan doğru bir hasta için verilmiş mükemmel bir karar olur. Çünkü kimi zaman farklı sorunların olduğu bir yüzde, tek bir işleme yönelmek uzun vadede kişiye yeterli mutluluk vermeyebilir.

Örneğin hem gıdısında yağ olan, hem de çenesi küçük olan bir hastaya sadece çene implantı koymak bir işi yarım bırakmak gibi olur. Evet çene implantı işlemi sonrası hasta şu an göründüğünden çok daha iyi görünecektir, ama bu işlem gıdıdan yağ alma ile beraber yapılırsa sonuç “çok daha iyi” den, “mükemmel” e tırmanır.

Farklı bir örnekle açıklamak gerekirse; orta yüz bölgesinde gevşeklik başlamış bir hasta için sadece orta yüz germe yapmak iyi sonuç verir. Fakat göz kapakları ile birlikte yapılan bir orta yüz germe işlemi, tüm yüzün çok daha dinamik ve genç görünmesini sağlar. Hastayı daha çok mutlu eder ve her iki işlem de birbirini destekleyeceği için ortaya çok daha başarılı bir sonuç çıkar.

Peki Ya Ağrı ve İyileşme Konusu?

İşlem sayısı arttıkça hastalar çok daha büyük ağrılar çekeceğini düşünerek endişelenir. Oysa işlem sayısının artması, daha büyük ağrılara neden olmaz. Çünkü beyin baskın olan ağrıyı algılar ve diğerleri baskılanır.

Tüm işlemler aynı anda iyileşeceği için hasta zaman kazanmış olur.

Kombine Operasyonun Avantajları

Aynı anda birkaç estetik girişimin birden yapıldığı operasyonlarda yani “Kombine Ameliyatlar”da, hasta için bazı avantajlar vardır.

- Tek bir anestezi ile, tüm girişimler aynı operasyonda yapılır.

- Hasta kan tahlili, anestezi ve hastane kalışı gibi giderleri bir seferde ödeyeceğinden dolayı, tüm işlemler için maddi anlamda daha düşük bir rakam ödemiş olur.

- Hasta tüm işlemleri ayrı ayrı olmak isterse, her seferinde ayrı iyileşme dönemleri yaşar. Bu nedenle ayrı ameliyatlar çok daha uzun bir nekahat dönemine ve iş günü kaybına yol açar. Kombine operasyonlar ise hastaya çok sayıda işlem için daha kısa bir iyileşme süresi sağlar. Böylece sosyal hayata dönüş de daha hızlı olur.

Önemli Detaylar

Her konuda olduğu gibi kombine operasyon konusunda da oldukça önem arz eden detaylar vardır. Unutmamak gerekir ki, her hasta kombine operasyonlar için uygun olmayabilir. Hastanın talep ettiği tüm işlemler, kendisine fayda sağlamayabilir. Hastanın psikolojisi (her ne kadar pozitif bir değişim de olsa) bu tür değişimlere adapte olamayabilir. Ayrıca daha uzun sürecek bir ameliyata anestezi açısından uygun olmayabilir.

Bu nedenle operasyon planlaması yapılırken hasta-hekim ilişkisi son derece önemlidir. Kombine operasyonlar ancak hekimlerin uygun gördüğü hastalara uygulanır.

Sağlıklı ve Güzel Günler Dilerim...

Doç. Dr. Gürkan Kayabaşoğlu

Yazının devamı...

Burun Estetiği Oldunuz, Peki Ya Sonrası?

Yeni bir haftadan tüm okurlarıma selamlar!

Farkettim ki, kaleme aldığım birçok yazımı burun estetiği öncesindeki kaygı ve soruları gidermek üzere yazmışım. Oysa bunun bir de sonrası kısmı var ki, inanın neredeyse “öncesi” kadar hastalarımın aklını karıştırıyor.

Diyelim ki uzun zamandır hayaliniz olan değişime start verdiniz, ameliyat olmaya hazırsınız. Detaylı araştırmalar sonunda kendinizi güvenle emanet edeceğiniz cerrahınızı seçtiniz. Ameliyatınızı oldunuz ve hastane odanızda gözlerinizi açtınız.

Esas macera şimdi başlıyor. Gelin bu hafta ki yazımda sizi biraz da “” günlere götüreyim.

Ağrı Konusunu Gözünüzde Büyütmeyin!

Burun ameliyatları sanılanın aksine ağrılı ve sancılı süreçler değildir. Hastalar sıklıkla burun içlerinde bir miktar gerginlik hisseder. Ameliyatlarında ileri cerrahi yöntemlerden biri olan ni tercih eden hekimlerin, ameliyat sonrasında hastaları büyük morluklar ve şişlikler yaşamayabilir.

Ancak yine de her hastayı oluşabilecek olan ödemler konusunda en başta hazırlıklı olmaya davet etmek gerekir. En kötüsüne hazırlıklı olup, en iyisi ile karşılaşmak her zaman hastayı motive ediyor.

Soğuğu Abartmayın!

Ameliyat sonrasında gözlere soğuk uygulaması sıklıkla başvurulan bir yöntem. Ama burada önemli bir uyarı yapmak istiyorum. Aşırı soğuk uygulama şişliklerinizin daha da artmasına ve cildinizin fazla hassasiyet göstermesine neden olabilir.

Ben ameliyat olan hastalara her saat başı sadece 10 dakika soğuk uygulamasını öneriyorum. Bunun da buz olmamasını, gözlerin üzerinde bekletilecek jellerin buzdolabında sebzelikte bulundurulması gerektiğini (buzlukta değil) özellikle öğütlüyorum. Soğuk uygulamasını abarttığımız zaman iyileşmeyi kısaltmak yerine, cildi daha fazla tahriş bile edebiliriz.

Temizlik Önemli

Burun estetiği sonrası birçok hasta burnuna dokunmaya korkar. Oysa gerekli temizliği yapmazsanız, bu enfeksiyona davetiye olabilir. İlk günler burun kenarlarınızda kan pıhtısı ya da kabuk oluşmuşsa bunu kulak pamuğuna oksijenli su dökerek hassas bir şekilde temizlemenizi öneririm.

Burun alçınız ve bandınız çıktıktan sonra da burun cildinizin bakıma ihtiyacı olacaktır. Bu dönemde parmak uçlarınızla burnunuzu hassas şekilde yıkama jeli, sabun ya da bebek şampuanı ile yıkayabilirsiniz. İlk 15 günü atlattıktan sonra yine parmaklarınızın içerdeki yumuşak kısımları ile burun cildinize hassas şekilde peeling yapabilir ve cildin canlanması ve kan dolaşımının artması için destek verebilirsiniz.

Hassas ve doğru yaklaştığınız sürece burnunuzu temizlemekten ve bakım yapmaktan çekinmeyin.

Büyük Şapkalar Ortaya Çıksın!

Burun ameliyatını yazın olmayı tercih eden hastaların tümüne şapka kullanmalarını öneriyorum. Rinoplasti sonrası güneş gözlüğü takmak için en az 2 ay kadar beklemek gerek. Burun sırtı yumuşak olabileceği için buraya oturan bir ağırlığın iz yapmasını istemeyiz.

Ancak kadın-erkek tüm hastaların mutlaka şapka kullanarak burunlarını güneşten sakınmaları iyileşmenin seyri için oldukça pozitif olacaktır.

Kadınlar elbette yine daha şanslı. Çeşit çeşit, rengarenk şapkalar arasından tarzlarını konuşturmak için epey seçenekleri mevcut.

Sağlıklı Günler Dilerim...

Doç. Dr. Gürkan Kayabaşoğlu
KBB ve Yüz Cerrahisi Uzmanı

Sorularınız İçin :
Telefon : 0542-522-54-54

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.