MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Bileğiniz ağrıyorsa dikkat Karpal Tunel Sendromu'na yakalanmış olabilirsiniz

Gelişen teknolojinin insan yaşamına etkisi olarak karşımıza çıkan modern çağın en yaygın hastalıklarından Karpal Tunel Sendromu, bilgisayar başında çok zaman geçirenlerin yanı sıra poşet taşıyan ve örgü ören insanlarda sıklıkla görülüyor. Ellerde şişme, uyuşma, hissizlik ve yetenek kaybıyla başlayan şikayetler, doğru zamanda doğru müdahale yapılmadığı takdirde kaslarda erime, güçsüzlük hatta felce kadar gidebiliyor.

“Sinir sıkışması kategorisinde en fazla görülen sendrom”

Karpal Tunel Sendromu genellikle orta yaşlarda ortaya çıkan, sinir sıkışması kategorisinde en fazla görülen ve kasların rahat hareket etmesine engel olan bir sendromdur. Hastalığın belirtileri genellikle gece saatlerinde ortaya çıkar. Aslına bakarsanız bu sendrom, el parmaklarının hareket ve hissinin sağlanmasında önemli bir rolü bulunan ve median sinir olarak isimlendirilen yapının el bileği hizasında sıkışmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Ve sinir sıkışmaları içinde en sık görülen rahatsızlıktır. Ayrıca özellikle yoğun olarak kadınların uğraştıkları el işi ve ev işi gibi aktiviteler, bu sendromun oluşma nedenlerinin başında yer almaktadır.

Gün içerisinde birkaç kez yapılan el ve parmak egzersizleriyle hastalığın ilerlememesine yardımcı olunabilir. Bu hastalığın teşhisi için EMG ve KTS teknolojileri kullanarak, hastalığın şiddeti ve oluşma nedeni tespit edilmektedir. Akabinde tedavi sürecine hızlı bir şekilde başlanır. Tedavinin yanında hastalar, güne başlarken o bölgeyi sıcak suyla duş aldırarak rahatlatabilirler. Ardından da bilekte gece boyunca oluşan sertliği azaltmak için germe egzersizleriyle bilek ve parmaklardaki eklemleri, bağları rahatlatmak gerekir. Tabi bu uygulamaların tamamı doktor tavsiyesiyle yapılmalıdır. Çünkü doktor kontrolünde yapılacak egzersiz hareketleri, insan yaşamını daha sağlıklı bir boyuta getirebilir.

Yazının devamı...

Yanlış yatak seçimiyle omurgalarınıza zarar verebilirsiniz

Dikkat!

Yanlış yatak seçimiyle omurgalarınıza zarar verebilirsiniz

Yaşamımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Dolayısıyla sağlıklı uyku ve sağlıklı omurga için doğru yatak seçimi son derece önemli bir konu. Çünkü bozuk yatakta yatmak bir süre sonra bel ve sırt ağrılarına neden olabiliyor. Bu ağrılar ilerleyen zamanlarda kalıcı sorunlara dönüşebilir. Böyle bir sorunla karşılaşmamak için yatak seçerken bireylerin tercihini ortopedik yataklardan yana kullanması gerekir.

Yaşamımızın önemli bir bölümünü uyuyarak geçirdiğimiz için kullandığımız yatak daha da önem arz ediyor. Dolayısıyla sağlıklı uyku ve sağlıklı omurga için doğru yatak seçimi son derece önemli bir konu. Ağrıların ilerleyen zamanlarda kalıcı sorunlara dönüşmemesi için de ortopedik yataklar kullanmak şart. Bu farkındalıkla da son yıllarda endüstrinin bu alana ilgi göstermesiyle bel sağlığına uygun yataklar üretilmeye başlandı.

Bu bilinçle çok yumuşak, esnek veya sert yataklar uzun zaman yatma sonucu omurgayı zorlayabilir. İyi bir yatağın vücudun gömülmesini engelleyecek kadar sert, vücut hatlarını koruyacak kadar da rahat olması gerekir. Omurga sağlığı açısından en uygun yataklar omurga ve disklerin üzerine en az yükün bindiği pozisyonu sağlayabilen yataklardır. Omurgamızı gündüz koruduğumuz gibi uyku pozisyonunda da korumamız gerekmektedir. Çok yumuşak, esnek veya çok sert yataklar belli bir süre sonra normal duruş pozisyonunu koruyamadığı gibi omurgayı ve diskleri zorlar. Bu bilinçle yataklarımızı seçmemiz gerekmektedir. Çünkü bozuk yatakta yatmak bir süre sonra bel ve sırt ağrılarına neden olabiliyor. Bu ağrıların ilerleyen zamanlarda kalıcı sorunlara dönüşmemesi için yatak seçiminde ortopedik yatakları tercih etmek germektedir.

Kullanılan yatakların mümkün olduğunca büyük olması gerekir. Küçük yatakların uyku kalitesini düşürebileceği söylenebilir. Yatak boyutlarının kişinin boyundan en az 20 cm fazla olması ve eninin de en az 95 cm olması gerekir. Ayrıca, yatak yüzeyinin omurgaları dik tutacak şekilde olması gerektiği ve vücudun her noktasını desteklemesi gerektiğinin altını çizmek gerekir.

Yazının devamı...

Omurga ağrılarını spor ile tedavi edin

Omurga ağrılarını spor ile tedavi edin

Hamilelikte değişen ağırlık merkezinin lohusalık dönemini de etkiliyor. Uyku sırasında yanlış yatış alışkanlıkları nedeniyle de belde, sırtta, boyunda, bacaklarda ve hatta kalçalarda ağrılar olabiliyor.

Hamilelikte alınan kiloların lohusalık döneminde mutlaka geri verilmesi gerekiyor. Bu kilolar verilmediği takdirde annenin vücudunda ağrıların gün yüzüne çıkabiliyor. “Lohusalık dönemi, yeni anne olmuş bir kadın için yeterince zor bir süreç. Bu durumda birde bebekleri kaldırmak, taşımak ve emzirmek zorunda olan anneler için omurga ağrıları kaçınılmaz oluyor. Annelerin bu durumdan kurtulmaları için yapması gerekenleri vücut 3-6 haftalık gibi bir dönemde yapıyor. Yani iskeleti hızla iyileştiriyor. Bu süreçte annelerin yapması gereken tek şey ise iskeletin ihtiyaçlarını karşılamak.”

Öte yandan omurga eklemlerinde gevşeyen bağların disklerin üzerine yaptığı aşırı yüklenme sebebiyle çeperde yırtıklara ve bel-boyun fıtıklarına yol açabiliyor. Bu sorunlarla karşılaşmamak için annelerin ve anne adayların düzenli bir şekilde egzersiz yapmalarını gerektiriyor.

“Omurga eğiklikleri akut dönemlerinde yüzme ile düzeltilebiliyor. Yüzme iskelet ve kas sistemini güçlendirdiği için omurga aralıklarını da çalıştırıyor ve daha dik bir omurgaya kavuşmaya yardımcı oluyor. Ayrıca ağırlık kaldırılarak yapılan sporlar, omurgayı zorlayabiliyor. Bu sporların yerine doğru hareketlerle yapılan yüzme, kişinin hem eklem ağrılarının azaltıyor hem de güçlü bir omurgaya kavuşmasına yardımcı oluyor”

www.drcagatayozturk.com

Yazının devamı...

Yanlış ayakkabı seçimi vücudunuzu bozabilir

Omurganız günlük etkinliklerinizde bile yeterince yük altına giriyor. Spor yaparken ise beden ağırlığınızın üç-dört katı fazlası omurganıza yük olarak biner.

Spor yaparken yanlış ayakkabı seçiminin size zararlarını biliyor muydunuz ?

Her insanın vücut yapısı farklı olduğu gibi spor becerileri de farklı. Tüm spor dallarının kendine özgü ayakkabı tarzları var. Yanlış ayakkabı seçimi kişilerin performansını psikolojik olarak etkilerken, tüm vücuda zarar verdiği gibi omurga sağlığını da etkiliyor. Omurga sağlığının, tüm bedenin dengesi için çok önemli bu nedenle yaptığınız spora uygun ve omurga dostu ayakkabılar seçmelisiniz.

Yanlış ayakkabı seçimi ise bel ağrısı ve omurgada şekil bozukluğuna kadar uzanıyor

Spor yaparken omurganın yanı sıra en çok ağırlık binen bölgemiz ayaklar. Bu nedenle doğru ayakkabı seçimi sağlıklı spor için önemli. Örneğin sahilde yürürken giydiğiniz son model ayakkabının uzun vadede omurganızda ciddi problemlere sebep olma riski var. Doğru ayakkabı seçimi omurga üzerinde son derece uygun bir yumuşatma ve gerilimi giderme etkisi yaratıyor ve omurgayı koruyor. Sürekli düz zeminde ve sert tabanlı ayakkabılarla yürümek ise omurganın zayıflamasına ve esnekliğinin kısıtlanmasına yol açıyor. Yanlış ayakkabı seçimi ise bel ağrısı ve omurgada şekil bozukluğuna varabiliyor. Ayağı destekleyen ayakkabılar giymek, düztabanların omurgasını dengede tutmak için ayakkabı içine ortopedik destek koyması yapılabilecekler arasında.

· Her insanın ayak kemik yapısı aynı olmadığından dolayı öncelikle ayakkabıyı giydiğinizde ayağınızı rahatsız eden sert dikiş olup olmadığını kontrol edin,

· Spor ayakkabınızın bağcıklarına dikkat edilmeli. Sıkıca bağlanmış ayakkabılar kan dolaşımını yavaşlattığı için öncelikle dizlere daha sonra da bele baskı yaparak sizi olumsuz etkiler. Ayakkabılarınızı sımsıkı bağlamaktan kaçının.

· Zemine ve ayak yapınıza uygun ayakkabılar tercih edin.

· İç kısmı ayağınızın içine soktuğunuzda ayağınıza iyice oturmalı boşluk kalmamalıdır

· Bel ağrısı olanlar, ortopedik ayakkabılara yönelmelidirler. Ortopedik ayakkabılar omuriliği destekler ve yorulmayı geciktirir.

Yazının devamı...

ÇOCUKLARDA SKOLYOZA DİKKAT

Vücudun temel yapısı olan omurga, çocuk yaşlarda gövdeye şeklini vermeye başlar. Anne karnındaki pozisyonu nedeniyle yeni doğan bebeklerde henüz gelişmedikleri için hafif kamburluk görülür. Çocuğun ilk ayağa kalkması ile beraber omurgada oluşmaya başlayan eğrilikler vücut ergonomisi için çok önemlidir

Skolyoz sıklıkla ergenlik döneminde belirgin hale gelir. Omurga diziliminde bozukluk, omuz dengesizliği, belde asimetri ve kalça kemiklerinin birinde öne çıkıklık en sık saptanan bulgulardır. Daha küçük yaşlarda görülen skolyoz genellikle doğumsal problemlere bağlıdır ve hızlı ilerler. Bu çocuklarda, sırtta görülen gamze ve renk değişiklikleri ve sırtta kıllanma en sık görülen bulgulardır.

Aileler Skolyoz konusunda bilinçleniyor

Skolyozda erken teşhis için en çok görevin ailelere düştüğünü söyleyen Doc. Dr. Çağatay Öztürk, sözlerine şöyle devam ediyor.

Ağır okul çantaları omurga sağlığı için risk

Ağır sırt çantalarının okul çağındaki çocukların gelişmekte olan eklemlerinde ve kaslarında zorlanmalara sebep olabileceğini söyleyen Öztürk;

Yetişkinlerde sırtta ve kuyruk sokumunda hafif kamburluk olması, boyun ve belde ise bir dereceye kadar çukurluk görülmesi normal sayılır. Vücut ergonomisi için çok önemli olan bu fizyolojik eğriliklerin ilk görülme yaşları çocuğun ilk ayağa kalkma yaşlarıdır. Bebekler, çocuklar ve erişkinlerde ön ve arkadan omurganın dümdüz görünmesi, sağ ya da sol tarafa eğik olmaması gerekir.

Yazının devamı...

DOĞRU BESLENME VE EGZERSİZ AĞRILARI AZALTIYOR

DOĞRU BESLENME VE EGZERSİZ AĞRILARI AZALTIYOR

Kadınlarda görülen kronik bel-kas-eklem ağrılarını hafifletmenin yolunun doğru beslenme ve egzersizden geçiyor. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen bel-kas ve eklem ağrıları yaşam kalitesini düşürebiliyor. Genç kadınlarda görülen omurgada postür bozuklukları da sırt ağrılarına neden oluyor.

Sırt ağrısı şikayetleriyle başlıyor

Ani hareketler, yanlış duruş-oturuş-yatma-eğilme pozisyonları,

vücut sağlığına uygun olmayan mobilyaların yanı sıra ofis ortamında aynı pozisyonda uzun süre hareketsiz kalmak,

omurga sağlığı için tehdit oluşturur. Özellikle masa başı çalışan kadınlarda görülen sırt ağrıları fıtıktan kamburluğa,

omurga eğriliğinden boyunda kas kısalmasına kadar pek çok rahatsızlığın habercisi olabiliyor.

Doğru beslenme ve spor ağrıları azaltıyor

Omurgaya binen yükü ve olası şekil bozukluklarını önlemek için spor yapmak en iyi çözümlerden biri.

Bel ağrısı ve kilitlenmeyi gidermenin etkili yollarından biri olarak ise pilates yapmak gerekiyor.

Vücudun doğru hızlandırılması, (posture) kasların eşit kullanımı ve yapılandırılması temel prensibi ile etkin sonuca ulaşmak için pilatesle birlikte yoga da fayda sağlayan sporlar arasında. Yapılan spor ile birlikte beslenmeye de dikkat etmek gerekiyor. Özellikle D vitamini yönünden zengin gıdalarla beslenmek birçok kas ağrısının önüne geçiyor.

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.