MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Ameliyatsız yüz germe uygulamaları

Başlık bir mucize gibi geliyor insana. Günümüzde yüzdeki yaşlanmaya bağlı değişimleri kalıcı ve uzun süreli düzeltmede hala cerrahi ana yöntem olmakla birlikte çoğu insan yüz germeden çok, temelde kısa sürede tamamlanan, günlük hayatı mümkün olduğunca az etkileyen, anlamlı düzelme sağlayan, yaş gurubuna göre olabilecek en iyi sonucu elde etmek istiyor. Bu istek bir mucize olmaması halinde birçok insanın tatminkar sonuç almasına yeterlidir. Günümüzde uygulanan bu minimal girişimsel teknikleri sırasıyla açıklamaya çalışacağım;

Dolgu Uygulamalarıyla Yüz Germe

Yüzde hacim kaybı olan bölgeler veya kırışıklıkların dolgu maddeleri veya deriyi uyararak dolgunlaşmasını sağlayan maddelerle yapılan işlemdir. Bu yöntemle hacim kaybının en çok yaşandığı;

Elmacık kemiği şekillendirilebilir

Göz çevresi ve kaşlarda şekillendirme yapılabilir

Yüz ovalini etkileyen şakalardaki çöküntüler düzeltilebilir

Gözaltındaki koyuluğa neden olan çökmeler düzeltilebilir

Dudaklardaki incelme ve çizgilenmeler giderilir

Çene yapısındaki değişimler düzeltilerek yüz V si düzeltilebilir. Bazen çok az miktarda dolgu maddesi ile yüzde anlamlı düzelmeler elde edilebiliyor. Belli noktalara yaılan küçük dolgu uygulamaları ile doğal görünümlü bakıldığında sadece daha dingin bir yüz ve dinlenmiş görüntü veren canlı ifadeler elde edilebiliyor.

Dolgu uygulamaları ile elde edilen düzelmeler altı ay ile ortalama iki yıl arasında değişen süreçte eski haline dönüyordu. Günümüzde daha uzun süreli düzelmeler sağlayan dolgu maddeleri de kullanabiliyoruz. Genelde en uzun süreli düzelme 4 yıla kadar devam edebiliyor.

Altın İğne İle Cilt Gençleştirme

İğneli radyofrekans yöntemi olan İntracel® isimli cihaz ile yapılan radyofrekans uygulamaları ile ciltteki ince çizgilenmeler, genişlemiş gözenekler ve gevşeklik sorunu birkaç seanslık uygulama ile giderilebiliyor. İki üç gün içerisinde gerileyen kızartı dışında günlük hayatı çok az etkileyen bu yöntem ile yüz, boyun, dekolte bölgesi ve ellerde düzelmeler elde ediyoruz.

Odaklı Ultrason İle Ameliyatsız Yüz Germe

Yüksek frekanslı odaklanmış ultrason yöntemi olan Ultracel® ile derinin yüzeyini etkilemeden deri altında gevşemiş kas ve zarsı yapıları sıkılaştırıp aşırı birikmiş deri altı yağları azaltarak yüzde oluşan sarkmalar giderilebiliyor. Bunun yanında gıdı sarkması ve yalanması gibi sorunları gidermede de etkili bir yöntemdir. Kaşın şekillendirilmesinde de çok etkili olan bu tekniği Botox uygulamaları gibi diğer yöntemlerle birlikte kullanarak daha etkili sonuçlar alabiliyoruz.

Odaklı ultrason uygulamaları ile elde edilen düzelmeler genellikle 12- 18 ay arayla yapılan tedavi tekrarı ile devam ettirilebilir.

Altın Ütü İle Yüz Germe

Anti-ageing uygulamalarında son yılların en popüler tedavi yöntemlerinden biri olan monopolar radyofreakns yöntemlerinden biridir. Radyofrekans dalgaları ile deri yüzeyini korurken derinin destek dokusu olan kollajeni ısıtarak daha gergin, kırışıklıkları azalmış bir deri elde etmemizi sağlıyor. Can yakmayan, sıcak bir masaj gibi uygulanır. Konforlu bir tedavi yöntemidir. Sorunun şiddetine göre bir ile üç seans arası değişen sıklıklarla seansları tekrarlayabiliyoruz. Her mevsim uygulanabilen bir yöntem olması nedeniyle çok tercih edilen bir tedavi sistemi olduğunu belirtmek isterim.

Lazerle Yüz Gençleştirme

Günümüzde birçok lazer tedavi tekniği ile yüzde kırışıklıkları giderme, genişleyen gözenekleri küçültme, ton farklılıklarını azaltmak mümkündü. Geliştirilen yeni tekniklerle yüzde üç boyutlu lifting sağlanabiliyor. Bu amaçla ağız içi dahil deri yüzeyinden farklı lazerler kullanılarak yapılan tedavilerle düzelmeler elde ediyoruz.

İple Yüz Asma

Kliniğimizde çoğunlukla Silhuette Soft® isimli ürünle yanaklar, kaş ve çene altındaki sarkmaları düzeltmek mümkün oluyor. Silhuette Soft® iplikleri üzerinde PLLA (Poli L-Laktik Asit) içeren konik yapılar deri altında gerginliği sağlarken zamanla deri altı bağ dokusunu uyarır ve kendisi erirken yerinde yeni oluşan gergin kollajen bağ dokusu sayesinde uzun süre kalıcı düzelmeler sağlar.

Bahsettiğim yöntemlerin her biri tek tek etkili yöntemler olmakla birlikte bazı durumlarda daha iyi sonuçlar almak için diğer tedavilerle birlikte kullanıyoruz.

Yazının devamı...

Neşter yerini artık iğnelere bırakıyor; Deri dolgularındaki yenilikler

Dolgu kelimesi çoğu insanda yapay bir görünümü çağrıştırıyor. Fakat günümüzde artık deri dolgularındaki değişiklikler ve uygulama tekniklerindeki yenilikler hastalar için sonuçları çok değiştirdi. Bu sayede çok daha iyi sonuçlar elde etmek mümkün oluyor.

Dolguların Yükselişi

İnsanların önemli çoğunluğu deri dolgularından aslında diğer birçok kozmetik tedavilerden de korkuyordu. Fakat yıllar içerisinde dolgu ürünlerindeki yeni gelişmeler ve uygulama yöntemlerindeki deneyimler ile tekniklerin gelişmesi saayesinnde elde edilen sonuçların doğallığı ve birçok ünlü ismin kozmetik tedavileri yaptırmaları sayesinde günümüzde kozmetik uygulamalar daha fazla düşünülür ve seslendirilir oldu.

Kabul edilirliği artan dolgu ve kozmetik tedavi uygulamaları sayesinde insanlar yaşlanma belirtileri hakkında da daha duyarlı oldu. Eskiden tek seçenek olan cerrahi uygulamalar döneminde insanlar neşter altına yatma korkusu nedeniyle çok düşünürlerdi. Girişimsel olmayan uygulamaların ( kozmetik uygulamalar, lazer tedavileri, deri dolguları, botox, mezoterapi, …) gelişmesi ile daha fazla insanın bu tür uygulamaları düşünmesi mümkün oldu. Cerrahi uygulamalardaki gibi son şekil olarak değil ama düzenli idame ve daha güncel düzeltmeler ile bulunduğu yaş gurubuna göre en iyi ve en genç görünümlü olmayı sağlayan uygulamalar gibi bir konsepti insanlar daha fazla tercih ediyor. İnsanlar dramatik değişikliklerden çok kronolojik saatin yavaşlamasını tercih ediyorlar. Bu sayede daha doğal görünümlü daha az riskli kozmetik tedavileri tercih eder oldular.

Bu tercihsel değişiklik kozmetik tedavi sektörünü de doğal olarak yön veriyor. Özellikle dolgu tekniklerindeki gelişmeler kişiye özel tedavi yaklaşımlarını değiştirdi. Bu sayede tek tip yaklaşımla herkesi birbirine benzeten doğalın dışına çıkmış uygulamalar yerine uygulanan kişinin başka birine benzemesi yerine kendi en iyisini elde etmesini sağlıyor.

Dolgu Teknikleri

Yaşlanmayla birlikte yüzümüzdeki yağ, kas ve kemik dokuda kayıplar olur. Bu kayıpların sonucunda deri aşağı ve orta hatta doğru sarkar. Yani deride sarkma ve derin kırışıklıklar oluşur. Dolgu maddelerinin anahtar noktalara ( Şakak bölgesi, çene, elmacık kemiği,…) enjeksiyonu ile kaybedilen dokuyu yerine koyduğumuzda yüzde kaybedilen hacmi geri kazandırıp derinin yeniden eski konumuna kalkmasını sağlıyoruz. Bu yeni tedavi yaklaşımı daha önceki sorunun olduğu yerin dolgu ile düzeltilmesine göre daha doğal sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.

Bu teknik yanında farklı dolgu maddelerinin yüzdeki farklı bölgelerde sandviç tekniği ile uygulanması ile daha doğal görüntüler elde ediyoruz. Ayrıca dolgu uygulamaları ile düzeltilemeyecek sorunlarda botulinum toksin, laser uygulamaları ile dolgu yöntemlerini birleştirerek daha iyi sonuçlar elde edebiliyoruz.

Bir diğer teknik ise derinin çok ince dolgu ürünlerinin deri içerisine çok küçük miktarlarda ve belli bir düzende çok noktadan uygulanması ile yeniden nemlenmesini ve canlanmasını deri destek dokunun eski hacmine kavuşmasını sağlayan dermalizasyon uygulamasıdır. Dolgu maddesi içerisine farklı destek maddeleri eklenerek dermalizasyon daha güçlü uyarılabilir. Bu sayede daha taze, sağlıklı bir deri elde etmek mümkün oluyor.

Dolgu Maddeleri

Dolgu tekniklerindeki gelişmeler yanında dolgu materyalleri de çok geniş bir yelpazeye ulaştı. Her dolgu maddesinin kendine has farklı avantajları olabiliyor. Bu sayede aynı kişide var olan farklı sorunları düzeltmede değişik dolgu maddeleri kullanarak daha iyi sonuçlar elde etme şansımız oluyor.

En sık kullandığımız dolgu materyalleri;

Hala doğal görünümden uzak eski dolgu teknikleri ile yapılmış kötü örnekler olmakla birlikte günümüzde yeni teknikler sayesinde daha doğal görünümlü sonuçlar elde edilebildiğini belirterek sözlerime son vereyim.

Yazının devamı...

Derinin Renklenme Sorunları ve Tedavi Seçenekleri

Pigment tüm renklerin oluşmasını sağlayan moleküle verilen isimdir. Derinin renkliliğine ise pigmentasyon adı verilir. Derinin rengini oluşturan pigmente Melanin adı verilir.

Normal sağlıklı deriye sahip olanlarda normal pigmentasyondan bahsedebiliriz. Fakat derinin pigmentasyonu ırklara ve kişiden kişiye göre farklılıklar gösterir. Bunun yanında güneşe maruz kalan deri bölgeleri doğal olarak görmeyen bölgelere göre daha farklı bir ton alır.

Bazı hastalıklar veya yaralanmalarda deri daha koyu (hiperpigmentasyon) veya daha açık (hipopigmentasyon) renkli hal alabilir.

Hiperpigmentasyon ve Deri

Hiperpigmentasyon deriyi boyayan ana pigment olan melaninin artışı ile görülür. Hamilelik, Adisson hastalığı gibi bazı durumlarda melanin üretimi artar. Bu durumda bölgesel yada genel bir deri koyulaşması gözleyebiliriz. Güneşlenme sonrası yine derimiz kendini koruyabilmek için aşırı ışık alan bölgelerde pigment üretimini arttırır. Buna bağlı olarak genel veya bölgesel hiperpigmentasyon durumu oluşur.

Hiperpigmentasyon bu tablolar yanda bazı ilaçların alımıyla da gözlenebilir. Bazı anti-biyotikler, anti-aritmikler ve anti-malaryal ilaçlar en sık hiperpigmentasyon nedenidir.

Melasma

Melasma da diğer bir hiperpigmentasyon sorunudur. Deride kahverengi koyu lekeler olarak özellikle yüz, ardından boyun, göğüs ve kollarda görülebilen bir sorundur. Sıklıkla kadınlarda olur (vakaların %90’ı). Fakat erkeklerde de görülebilir bir sorundur.

Tam olarak sebebi belirlenememiştir. Fakat hormonsal bir alt yapısı olduğu kesindir. Kadınlarda, hamilelik döneminde veya doğum kontrol hapı kullananlarda daha fazla görülür. Fakat tek etken hormonlar değildir. Güneşe maruziyet, kullanılan kozmetikler gibi farklı nedenlerle de gelişebilen bir pigmentasyon sorunudur.

Özde kozmetik bir sorundur. Güneşli günlerin yoğun olduğu bahar ve yaz aylarında artar ve kış aylarında geriler.

Melasma tedavisinde birçok farklı yöntem denenmekle birlikte kalıcı tamamen kurtulmayı sağlayan bir yöntem hala bulunamamıştır. Renk açıcı krem şeklinde ilaçlar, bazı ağızdan alınan ilaçlar, Vitaminler, Kimyasal soyma işlemleri, PRP (Tombositten Zengin Plasma), renk açıcı ilaç enjeksiyonları, Lazer uygulamaları gibi farklı tedavi seçenekleri hastanın sorununun şiddetine göre belirlenen bir düzenle uygulanarak yanıt alınmaya çalışılır.

Melasma sorununda öncelikle tedavinin kısa olmadığını ve hekimle çok sık görüşme gerektiren, aylarca süren bir tedavi gerektiğini ve sonuç alındıysa ardından koruma tedavisinin gerekli olduğunu belirtmek isterim.

Derinin Açık Renkli Lekelenmesi (Hipopigmentasyon)

Hipopigmentasyon deride melanin pigmentinin az üretilmesi veya yokluğunda görülen bir sorundur. Bazı örnekler verecek olursak;

Deri yaralanması sonrası oluşan renk sorunları. Deride oluşan açık yaralar, alerjik sorunlar, su dolu kabarcıklar, yanıklar gibi sorunlar düzeldiğinde bir pigmentasyon sorununa neden olabilir. Bu sorun az veya çok pigmentle karakterize olabilir. Büyük çoğunluğu belli bir süre sonunda kendiliğinden düzelirler. Bu süreci sabırla beklemek gerekebilir. Çünkü aylarca süren bir periyot olabiliyor.

Bazı lazer uygulamaları veya diğer deri müdahaleleri sonrasında da benzer pigmentasyon sorunları olabiliyor. Sabırla beklendiğinde belli bir zaman sonra sorunların hemen tamamının düzeldiğini gözlüyoruz. Bu süreçte güneşten koruma, kamuflaj ürünü kullanma veya renk açıcı bazı kremleri kullanma ana tedavi yaklaşımımın oluyor.

Yazının devamı...

Yüz Felcinde Botulinum Toksin uygulamaları

Yüz felci sonrası bazı yüz kaslarında aşırı çalışma olur. Bu durum yüzün bazı bölümlerinde istenmeyen hareketlere neden olur. Bu tabloya medikal olarak sinkinezi adı verilir. Örneğin çiğneme sırasında gözün kapanması veya gülerken ağız ve çevresinde asimetri oluşması gibi.

Yüz felci, Bell’in yüz felci ve sinkinezi sorunu olanlarda yüzde asimetrik görünüm ve bazı istemsiz hareketler oluşur. Bu durumda botulinum toksin (Botox®, Dysport®) uygulamaları en etkili tedavi seçeneklerinden birini oluşturur.

Botulinum toksin Clostridyum botulinum isimli bir bakteri tarafından salgılanan bir proteindir. Bu protein uygulandığında yüzdeki asimetriye neden olan kaslarda gevşeme sağlar. Bu sayede yüzdeki asimetriler giderilir. Botulinum toksini estetik uygulamalar dışında yüz bölgesinin felce veya sinkineziye bağlı asimetrilerini düzeltmede de kullanıyorum.

Bu tür asimetri düzeltme işlemlerinde uygulama normal kas hareketleri olan yüz bölgesindeki hedef kaslara uygulanır. Bu sayede asimetriye neden olan kasların gevşetilmesi ile eşitlenme sağlanır.

Uygulamadan hemen sonra pek bir değişim olmaz. Fakat 48-72 saat sonra botulinum toksinin etkileri başlar. Etkinlik 7-12 gün içinde oturur. Botulinum toksinin etki süresi genellikle 4-5 aydır. Bu durumda gerekirse tedavi tekrarlanır.

Botulinum toksin güvenilir bir ilaç mıdır?

Bazı durumlarda kullanılmaması tercih edilen bir ilaçtır;

Botulinum toksin veya içeriğine karşı bilinen bir alerjisi olanlar

Tedavi alanında iltihabi bir deri hastalığı olanlar

Hamile olanlar

Miyastenia gravis veya Lambert Eaton sendromu gibi kas güçsüzlüğüne neden olan rahatsızlığı olanlar

Pıhtılaşma sorunu olanlar

Psikiatrik sorunu olan ve ilaç kullananlar

Yazının devamı...

Saç bakımında Mezoterapi

Mezoterapi ile saç bakımı saç dökülmesini durdurmak ve saçların yeniden kalın, gür yapılanmasını sağlayarak saç kalitesini arttırmayı hedefleyen tıbbi bir tedavi yöntemidir. Mezoterapi de kullanılan ilaçlar büyüme faktörleri, vitaminler, proteinler içeren özel karışımlardır. Saçlı derinin mezoderm katmanına ince iğneler ile yapılır. Bu katmanda kanlanmayı arttırarak ve kıl kökünde büyümeyi uyararak sonuç almamızı sağlar.

Mezoterapi ile saç dökülme sorununun azaltılabildi yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.

Mezoterapi

Mezoterapi 1950 li yıllaran beri dünyada yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. İnce iğnelerle derinin meokatmanı olarak isimlendirilen orta katmanına uygulanan farklı vitaminler, deriyi sıkılaştıran maddeler, büyüme faktörler, farklı proteinler içeren karışımların mümkün olduğunca az ve hedef noktalara uygulanması esasıyla uygulanan ağrısız bir tedavi yöntemidir.

Estetik amaçla saç dökülmesi, selülit sorununu giderme, çatlak tedavisi, anti-ageing, leke tedavisi gibi farklı sorunlar için kullanıyoruz.

Saç Mezoterapisinde Kullandığımız İlaç Karışımı

Hyaluronik asit, X-ADN, Minoxidil, Retinoik asit, Büyüme faktörleri, vitaminler, oligoelementler gibi birçok maddeyi içeren bir karışımdır. Kadın ve erkeklere uygulanabilir.

Tedavideki ana amaç;

Saçlı derinin nemlendirilmesi

Saç dökülmesini durdurma

Saçı yeniden yapılandırma

Saçlı deriyi oksidasyon stresinden kurtarma

Saç folikülünün beslenmesini arttırm

Saçlı deride aşırı yağlanmayı azaltma

Kepeklenmeyi azaltma, önleme

Saç Mezoterapisi Sıklığı

Saç mezo terapisi ilk seansları 7-10 gün ara ile dört seans, ardından 15 günde bir uygulanan altı seanslık kür şeklindedir. Bu seanslar tamamlandığında elde edilen sonuçlar değerlendirilir ve gerekirse ayda bir seans şeklinde koruyucu mezoterapi uygulamasına devam edilir.

Yazının devamı...

Terlemeye Sebep Olan İlaçlar

Reçeteli ve reçetesiz ilaçlar, yan etki olarak terlemeye (aşırı veya normal terleme) sebep olabilmektedir. Genel olarak terlemeye neden olabilecek ilaçların listesi alt kısımda verilmiştir. İlaçlar genel tedavi sınıfına göre listelenmiştir. Bu liste bir kaynak ve hizmet olarak sunulmaktadır. Geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir değerlendirme değildir ve herhangi bir şekilde bir doktora danışma yerine geçtiği anlamı çıkarılmamalıdır. Terleme aşağıda listelenen ilaçların bilinen bir yan etkisi olmakla birlikte, çoğu durumda bu ilaçları kullanan insanların sadece küçük bir yüzdesi aşırı terleme deneyimi yaşamaktadır (bazı durumlarda bu oran %1’den azdır). “*” işaretiyle belirtilen ilaçlar, terlemeye neden olma olasılıkları en yüksek olan ilaçlardır ve bu ilaçlardan kaynaklanan bir yan etki olarak terleme sıklığı %50 kadar yüksek olabilir.

Analjezikler (ağrı ilaçları)



Antimikrobiyal’ler (antibiyotikler ve antivirüsler)





Kardiyovasküler (kalp ve tansiyon)





Kemoterapötik (onkoloji/kanser)





Dermatolojik (deri ve lokal bölgeler)





Endokrin (Hormonal)





Gastrointestinal





Hematologic/Immunologic/Immunosupressant





Ürolojik



* = genellikle terlemeye neden olduğu bilinmektedir.

Bu sitedeki diğer bilgilerin çoğu özellikle primer fokal hiperhidroz ile ilgilidir. Eğer sekonder genel hiperhidroz sorununuz olduğunu düşünüyorsanız, yukarıdaki listelerin baskısını almanızı ve aşırı terleme şikâyetiniz hakkında doktorunuzla görüşürken rahatsızlığınızın altında yatan nedenleri saptamak için yardımcı olarak kullanmanızı şiddetle tavsiye ederiz.





Ayrıntılı bilgi ve doktor muayene randevusu için www.elitpoliklinigi.com veya 444 54 30 nolu telefonu arayınız.

Yazının devamı...

Terleme Tedavisinde Ağızdan Alınan İlaçlar

Oral veya sistemik reçeteli ilaçlar bazen hekimler tarafından hiperhidroz’un tedavisi için kullanılır. Denenmiş olan ilaçlardan bazıları antikolinerjik’ler, beta blokerler ve clonidine hydrochloride’tir (Propantheline, Glycopyrronium bromide, Benztropine, Diazepam, Diltiazem, Indomethacin, Oxybutynin ve Glycopyrrolate, özel ilaç isimleri arasındadır.) Teorik olarak, bu ilaçlar ter bezlerinin uyarılmasını engellemeleri ve bu suretle genel terlemeyi sınırlandırabilmeleri nedeniyle aşırı terleme tedavisine yardımcı olabilir. Ancak, ciddi yan etkiler nedeniyle uzun süreli kullanım tavsiye edilmez. Aslında, çoğu hekim sistemik antikolinerjik ilaçların ve ağız yoluyla alınan diğer ilaçların primer fokal hiperhidroz’un tedavisi için uygun olduğu konusunda ikna olmuş değildir (başka bir sağlık sorunuyla bağlantılı olmayan ve ellerde, ayaklarda, yüzde ve/veya koltuk altlarında yoğunlaşan aşırı terleme).

Antikolinerjik’lerin Etkili Şekilde Kullanılması Yukarıda belirtildiği gibi, çoğu uzman antikolinerjik ilaçların veya ağız yoluyla alınan diğer ilaçların ellerde, ayaklarda, koltuk altlarında ve/veya yüzde yoğunlaşan aşırı terlemenin tedavisi için uzun süreli yararı olduğunu düşünmemektedir. Bunun nedeni, bu ilaçların genellikle aşağıdakilere benzer yan etkileri olmasıdır:

Ağız kuruluğu

Görme bulanıklığı

Konuşma, tatma, çiğneme ve yutkunma bozuklukları

İdrar tutulması

Kabızlık

Kalp Çarpıntısı


Bununla birlikte, antikolinerjik ilaçların umut verici bir kullanımı vardır. Bazı hekimler ve hastaları, bir antikolinerjik tableti ezerek iyontoforez sırasında kullanılan suya ilave etmek suretiyle avuç içi ve ayak terlemelerinde büyük başarı elde etmişlerdir. İyontoforez hakkında ve antikolinerjik ilaçların iyontoforez işlemini nasıl daha etkili yapabileceği konusunda ayrıntılı bilgi edinin

Bu sitede yer alan yazılar aşırı terleme sorunu için genel bilgilendirme amaçlıdır. Var olan tedavi seçeneklerini konusunda uzman bir hekim ile değerlendirmeden tedaviye başlamayın.

Merak ettikleriniz ve doktor muayene randevusu için 444 54 30 veya www.elitpoliklinigi.com'dan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yazının devamı...

Terleme Tedavisinde Cerrahi İşlemler

Terleme Tedavisinde Cerrahi İşlemler

Bireysel şartlar için uyarlanan diğer tüm tedaviler denendikten sonra etkili sonuç alınamazsa, doktorunuz aşırı terleme için terleme tedavsini bir seçenek olarak değerlendirebilir. Terleme tedtedavi etmek için kullanılan birkaç farklı cerrahi işlem türü vardır. Ter bezlerinin çıkarıldığı lokal cerrahi işlemler ve endoskopik thorasik sempatektomi (ETS) bunlar arasında yer alır. Özellikle ETS, sıklıkla ciddi ve geriye döndürülemez dengeleyici terlemeye neden olması nedeniyle son çare olarak değerlendirilir.

Lokal Cerrahi Uygulamalar

Lokal cerrahi işlemler (cerrahi işlemin terleme bölgesinde yapılması nedeniyle lokal olarak adlandırılır) eksizyon, küretaj ve liposuction, aşırı koltuk altı terlemesini tedavi etmek için kullanılabilir. Eksizyon yönteminde ter bezleri kesilerek çıkarılır. Benzer şekilde, küretaj yönteminde ter bezleri kazınarak çıkarılır. Liposuction yönteminde ise, ter bezleri emilerek çıkarılır. Dermatologlar genellikle bu tekniklerden iyi sonuçlar almaktadır.

Endoskopik Thorasik Sempatektomi (ETS)

ETS cerrahisinde hekimler omurgadan ter bezlerine giden sinir sinyallerinin iletimini kesmek suretiyle bu sinir sinyallerinin ter bezlerini çalıştırmasını engellemeye çalışırlar.

İşlem, hastaya genel anastezi uygulanarak yapılır. Koltuk altının alt kısmında göğse bir minyatür kamera yerleştirilir. Cerrahların aşırı aktif ter bezleriyle bağlantılı sinir yollarını kesebilmesi veya tahrip edebilmesi için akciğer geçici olarak boşaltılır. Bu işlem kalıcıdır ve şu anda işlemi tersine çevirmek için bilinen bir teknik yoktur.

Cerrah bu işlemi vücudun bir tarafında tamamladıktan sonra, aynı işlemi diğer tarafta uygular. ETS, aşırı terleyen avuç içlerini ve bazen aşırı terleyen avuç içlerini ve koltuk altlarını tedavi etmek için kullanılır.

Dengeleyici Terleme

Dengeleyici terleme, ETS cerrahi işleminin yan etkisi olarak sırtta, göğüste, karında, bacaklarda, yüzde ve kalçalarda oluşan aşırı terlemedir. Bu yan etki ciddidir; çünkü orijinal terleme problemi kadar veya daha fazla şiddette olabilir.

Dallas, Texas’taki Medical City Hospital’da 121 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada, ETS işlemi yapılan hastaların %80’inden fazlasında dengleyici terleme oluştuğu görülmüştür. Benzer şekilde, Danimarka’da Aarhus Üniversitesinde yürütülen bir çalışmada, koltuk altı terlemesi için ETS işlemi yapılan hastalardan %90’ında dengeleyici terleme görüldüğü, bunların yarısının terleme nedeniyle gün içinde elbiselerini değiştirmek zorunda kaldıkları bildirilmiştir.

Cerrahi İşlemin Etkili Şekilde Kullanılması

Cerrahi işlemi düşünmeden önce, hastalar ve hekimleri reçeteli güçlü ter kesici ürünler, iyontoforez, antikolinerjik ilaveli iyontoforez, Botoks enjeksiyonları ve bu tedavilerin kombinasyonları dahil mevcut diğer tüm tedavi seçeneklerini denediklerinden emin olmalıdır.

Ayrıca, hastalar ve hekimler cerrahi işlemin avantajlarını ve dezavantajlarını ciddi şekilde karşılaştırmalı ve işlemin ciddi riskleri konusunda bilgilenmelidir. ETS cerrahisinden sonra yüksek komplikasyon riski ve bu problemlerin yarattığı ETS sonrası göreli olarak düşük memnuniyet oranları nedeniyle, ETS’nin hiperhidroz’u tedavi etmek için olsa olsa nadiren kullanılabileceğini savunan çok sayıda hekim vardır.

Cerrahi işleme başvurmadan önce bir dermatologla görüşmeniz tavsiye edilir. Dermatologlar, cerrahi olmayan etkili seçenekler tavsiye edebilir ve ETS yerine bir lokal cerrahi işlemi önerebilirler.



Ayrıntılı bilgi ve doktor muayene randevusu için 444 5 430 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

www.elitpoliklinigi.com

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.