MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Sosyal Medya Ağları Psikolojimizi Ne Derece Etkiliyor?

Günümüzde sosyal medya ağları (facebook, twitter, instagram vb) çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İnternetin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan bu sosyal ağlar yaşamımızın bir parçası haline gelmiştir. Araştırmalara göre Dünya nüfusunun ortalama % 68`si sosyal ağlardan herhangi birini kullanmaktadır. Peki, bu sosyal ağları ne kadar doğru ve bilinçli kullanıyoruz? Her zaman insanların aklında şu düşünce vardır; teknolojinin verdiği imkânlardan yararlanmak iyidir. Toplumun çoğunluğundan bu düşünceyi duyabilirsiniz. Tabii ki iyidir ama teknolojiyi nerede nasıl ve ne amaçla kullandığımız` da önemlidir. Günlük yaşantımızda sosyal ağların bilinçsizce kullanımı içinden çıkılmaz bir hal almış durumda ve bu durum insanın psikolojik sağlığını ciddi derecede etkilemekte. Ayrıca sosyal medyada çok zaman harcayanlar diğer insanların kendisinden daha iyi bir hayatı olduğuna inanıyor ve tehlikeleri artırıyor. Gazete sayfalarında internetten tanıştı diye başlayan cinayet, tecavüz, şantaj haberlerini okuyoruz. Diğer yandan sosyal medya kullananların %60’nın amacı, diğer insanların ne yaptığını görmektir. Ergenler arasında da çok yaygın bir şekilde kullanılmakta ve hayatlarının bir parçası haline gelmiştir. Günlük hayatta ki kendi gözlemlerime göre modern insanların ve özellikle şehir merkezinde yaşayan insanların su ve yiyecekten sonra yaşam kaynağı olan sosyal ağlar, gençlerin kendi egolarını tatmin etme aracı olarak görülmektedir. Artık genç nesil aile içinden ve arkadaşlarından tamamıyla kendisini soyutlamış, duygularını ve düşüncelerini sosyal ağlar aracılığıyla duyurmaya çalışmaktadırlar. İnsanlar arasındaki günlük gerçek sohbetler, tartışmalar bitme aşamasına gelmiş artık bunlar sosyal ağlar üzerinden kuruntular ve içten olmayan düşünceler üzerine yapılmaktadır.

Bir başka ayrıntı ise sosyal medya dikizleme ve dedikodu kültürünü arttırmış durumda ve başkasıyla yüz yüze konuşurken söyleyemeyeceğiniz her şeyi orada rahatlıkla söyleyebiliyorsunuz. İnsan sosyal medya ortamında kendi benliğinin dışına çıkabiliyor ve orada başka bir kişiliğe bürünebiliyor. Bu da kişilik, davranış ve düşünce bozukluğunun ortaya çıkmasına sebep oluyor. Buradan yola çıkarak bağlantılı bir şekilde genç nesli farkında olmadan yalnızlığa itiyor ve depresyona girmesine neden oluyor. Ayrıca günümüzde internet üzerinden siber saldırılar ve tehditler artmış durumda, sınırsız. Siber saldırılarda virüs taşıyan mesajlar ve spam mesajlar yollanarak elektronik saldırı uygulanmaktadır. Örnek verecek olursak; Avustralya’nın Melbourne kentinde yaşayan 14 yaşındaki Türk kızı Şeniz Erkan, kendisine ait sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarına girerek tehdit ve saldırılarda bulunan “sanal zorbaların” baskısına dayanamayıp, intihar etti. Burada tamamen kişiyi aşağılamak, küçük düşürmek, onu zor durumda bırakmak için psikolojik bir saldırı uygulanır. Bu durum kurbanlarda ciddi psikolojik sorunlara yol açabilmekte ve yaşadıkları bu sorunlardan dolayı intihar edebilmektedirler. Çocukların ve gençlerin bu tür sanal saldırılara hedef olmasındaki en büyük etken onların gelişim sürecinde olmalarından dolayı, her türlü etkilenmeye açık olmalarıdır. Gençlerde ve çocuklarda yaygın olan öğrenme ve merak duygusu gerçek hayatta da sanal ortamda da kötü niyetli kişiler için bulunmaz bir fırsattır.

Peki, sosyal medya ağlarının hiç mi yararı yok? Sosyal medya ağlarını bağımlı hale gelmemek şartıyla arkadaşlık bağlarını sürdürme ve haberleşme için kullanmak yararlıdır. Doğru bilgi paylaşımı içinde sosyal ağlar önemlidir. Çünkü en hızlı paylaşım bu ağlar üzerinden yapılmakta ve yüzlerce insanın paylaşılan bilgiyi görmesine imkân sağlamaktadır. Yalnız şu gerçek var ki; sosyal medya yaşamımıza girdi. Kullanan sayısı gittikçe artıyor. Gelişimden uzak kalmak mümkün değil. Biz genç nesil olarak bugünü ve geleceği yakalamak için sosyal medya ağlarını öğrenmek, bilgilenmek ve doğru kullanmak zorundayız.

Klinik Psikolog

Murat ARSLAN

http://kozapsikoterapi.com/

Yazının devamı...

Mutluluğun Formülü Nedir?

Hiç düşündünüz mü mutluluğun formülü nedir? Mutluluk kelimesi ne anlama gelmektedir? Hatta en son ne zaman mutlu oldunuz, ya da en son kahkaha atarak doyasıya güldüğünüz zamanı hatırlıyor musunuz? Durup düşünmeden öte daha ilk okuduğunuzda ikilemde kaldığınızı ve anlam veremediğiniz bir his içerisinde kendinizi bulduğunuzu hisseder gibiyim. İşte tamda bu noktada anılarınıza ve geleceğinize dair sadece bir dakikanızı ayırıp durup bir düşünün. Ben en son ne zaman mutlu oldum sorusunu kendinize bir sorun. Siz bu soruyu kendinize sora durun ama cevaplamayı da unutmayın.

Aslında, hayatımızda kocaman bir anlama ve değere sahip olan bir kelimedir mutluluk. Baktığımız zaman hep muammada kalmış, göz ardı edilmiş ve günlük işlerin yoğunluğundan arka plana atılmış ve ertelenmiş önemli bir ihtiyaçtır mutluluk. En açık şekliyle nefes almak gibi bir şeydir. Hayatımızda böylesine önemli bir yere sahip olan mutluluğun ertelenmesi sizce normal mi bence hiç normal değil. Temel anlamıyla mutluluk bütün isteklere, bütün özlemlere erişmekten sevinç ve kıvanç duymaktır. Bana sorarsanız eğer mutluluk nedir diye; hissederek yaşadığınız her an ve ruha dokunduğunuz zaman derim. Mutlu olmak istiyorsanız eğer; kendinize zaman ayırın, küçük şeylerden kendinize mutluluğa dair bir pay çıkarın. Tabi ki de hayatı tozpembe yaşayın demiyorum. Ama tadında, zamanında ve hissederek yaşayın. En basitinden bir kahveyi içerken kokusunu içinize çekerek yudumlayın ya da içtiğiniz dostane çayın verdiği huzuru hissedin veya radyoda çalan müziği kulaklarınızda hissedin, yaptığınız işi severek, sevginizi katarak yapın. Ve zamanla göreceksiniz ki mutluluk denen o değerli hazine pek yakında kapınızı çalacaktır ya da durun bir bakmışsınız hemen yanı başınızda duruyor dur belki de ama bundan sizin haberiniz yok. Siz ne zaman hissederek yaşamaya başladınız işte o zaman kendini gösterecektir. Her şeyi zamanında yapmaya özen gösterin, biliyorsunuz ki hayat geç kalanları asla affetmez. Kaybedenler ve vazgeçenlerden olamamayı öğrenin. Belki düşe kalka öğreneceksiniz ama muhakkak öğrenin. Zaman sizden bir şeyler alıp götürmesin ya da hayatınızdaki insanlar size engel olmasın. Kötü hissiyatları bir an önce çıkarın hayatınızdan. Belki de diyeceksiniz çıkar demesi kolay tabi nasıl olacak, şimdiye kadar neleri başarmadınız ki bunu da başaracağınızdan şüphem yok.

Bir de; mutlu olmak için çevrenizde mucize aramayın, çünkü mucize içinizde saklı, hissettiklerinizde saklı. Sizin var oluşunuz bir mucize, düşünceleriniz bir mucize bunun değerini bilerek yaşamak gerek. Aslında en güzel anlamıyla mutluluk, elindekilerin kıymetini bilirken etrafındakileri görmektir. Güzellikleri görmeden yaşıyoruz, sabit bir pencereden bakıyoruz hayata. İşten eve, evden işe halinde monoton bir hayatın içerisindeyiz. İşte bunu değiştirmek ve yön vermek sizin elinizdedir. Peki nasıl mı? En basitinden bir insana seni seviyorum demekten korkmayın. Sarılmaktan korkmayın ki şu dünyadaki en güzel terapi, en iyileştirici şey sevdiğiniz insana kucak dolusu sarılmaktır. Muhabbet etmekten çekinmeyin, sevdiğiniz insanlarla bol bol muhabbet edin. Bırakın telefonları bir köşeye yüz yüze gülerek, gözlerinizin içine bakarak, dilinizden dökülen sözlerin değerini bilerek muhabbet edin. Bol bol kahkaha atın. Elalem ne der görüşünden çıkın artık. Bu kıskaçta kalıp özgürlüğünüzü kısıtlamayın. Kimse elaleme göre yaşamıyor.

Ve halen biletlerini bozdurmamış insanlar var. Çok sık görüyorum çevremde. Şimdi diyorsunuz dur ne bileti diye. Hayat zaten kazandığımız bir piyango bileti. Geç olmadan biletleri bozdurun ve harcamaya başlayın. Korkmayın harcadıkça bitmez aksine çoğalır. Siz harcadıkça mutluluk size daha da yaklaşır ve hiç peşinizi bırakmaz. Yaşadığınız hayatın değerini bilin lütfen. Yaşadığınız hayatın güzelliklerini yaşayın ve yaşatın. Hiç mi olumsuzluk olmayacak hayatınızda tabi ki de olacak. Yeri gelecek vurduğu zaman yerden kalkamayacağınız silleler yiyeceksiniz bu hayattan ama yılmayacaksınız ve küllerinizden yeniden doğmayı bilmeniz gerekecek. Tek ve nihai amacınız mutluluğu yakalama çabası olacak ve mücadeleniz sonuçsuz kalmayacak. Yaşadığınız sürece ruha dokunanlardan ve iz bırakanlardan olmaya devam edin. Huzurla kalın…

Klinik Psikolog

Murat ARSLAN

Website: http://kozapsikoterapi.com/

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.