MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Sertleşme Bozukluğunda Basamaklı Tedavi

Sertleşme tedavisinde sorunu doğru saptamak ve hastaya uygun tedavi uygulamak gerekir. Bunu yaparken mevcut olan tedavi basamaklarını tek tek değerlendirip hastaya sunmak gerekir. Örneğin hiç tedavi almamış birisine 2. Basamak tedavi olan iğne tedavisi ile başlamak doğru değildir. Bu tür yaklaşımlar aslında biz doktorlardan çok hastaların kendi kendilerine çözüm aramasından kaynaklanır.

Sertleşme sorunu olan hasta hemen eczaneye gidip ( yada benzin istasyonuna yada arkadaşına yada internete) en güçlü ilacı alma peşindedir. Bunu anlamak benim için zor değil.

Utanma vs gibi nedenlerden doktora gitmeme ve sorunu kendine başına çözme isteği insanın doğasında vardır. Sonuçta en son kullanması gereken ilacı daha tedavinin başında kullanınca, başta her şey güzel ama sonra sıkıntılar ortaya çıkıyor.

1. basmakta başarısız olunursa 2. basamağa onda da başarısız olunursa 3. basamağa geçilir. Sertleşme bozukluğunun derecesine göre bazen 2. Basamak bazen de 3. Basamak başlangıçta önerilebilir.

1. basamakta; ilaçlar, şok dalga tedavisi, vakum cihazları

2. basamakta; penise yapılan iğne tedavisi

3. basamakta; ise protez tedavisi.

1. basamaktaki tedaviler önce tek tek olmuyorsa bir arada kullanılabilir. Örneğin şok dalga tedavisi alan bir hasta düşük dozda sertleşme ilacı da alabilir. Yada şok dalga tedavisine ek olarak vakum tedavisi eklenebilir. Bunu belirlemede şüphesiz hastanın sertleşme bozukluğunun derecesi önemlidir.

Şu anda uygulanan p-shot tedavisi kitabi bilgi olarak herhangi bir basamakta yer almamaktadır. Mevcut devam eden çalışmalar ilerleyen yıllarda 1. Basamakta yer alma ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Yine aynı şeklide kök hücre tedavisi de göründüğü kadarı ile 2. Basamak ile 3. Basamak arasında uygulanacak gibi görülüyor.

Op. Dr. Berk Karataş

Üroloji Uzmanı

www.berkkaratas.com

Instagram:opdrberkkaratas

Facebook:drberkkaratas

Youtube:drberkkaratas-youtube

Yazının devamı...

Cinsel Hayatı Karartan Kısır Döngü!

İnsanoğlu yapamadığı, haz almadığı ya da beceremediği eylemden ya kaçar ya da o eylemi erken sonlandırır.

Eğer cinsellikten haz almıyorsanız; ya cinsellikten kaçma eylemi (cinsel isteksizlik ve sertleşme bozukluğu) ya da çabuk sonlandırma eylemi (erken boşalma) gerçekleşir.

Dolayısıyla erken boşalan bir erkeği araştırdığımız zaman altından partnerini istememe, arzulamama ya da partnere karşı cinsel isteksizlik çıkabilir.

Cinsel isteksizliği araştırdığımız zaman bunun altından erken boşalmaya bağlı haz alıp haz verememe sorunu çıkabilir.

Erken boşalma, cinsel isteksizliğe; cinsel isteksizlik, sertleşme bozukluğuna neden olabilir ya da sertleşme bozukluğu, erken boşalmaya; erken boşalma, cinsel isteksizliğe neden olabilir.

Cinsel isteksizlik, sertleşme bozukluğuna; sertleşme bozukluğu erken boşalmaya neden olabilir.

Bu bir kısır döngüdür tedavi edilmediği sürece sonsuza kadar dönmeye devam eder. Tedavide esas hangisinin döngüyü başlattığını bulup tedavi etmektir.

Erken boşalma tanımı; 6 ay ve düzenli birlikte olduğunuz partneriniz ile ilişkiye başlamadan, başlar başlamaz yada başladıktan çok kısa bir süre sonra (2 dakika altında) boşalmadır. Bu durumun partnerler arasında çatışmaya neden olması gerekir.

Sertleşme bozukluğu tanımı; ilişkiyi başlatacak ya da sürdürecek kadar sertleşmenin olmamasıdır.

Op. Dr. Berk Karataş

Üroloji Uzmanı

www.berkkaratas.com

Instagram:opdrberkkaratas

Facebook:drberkkaratas

Youtube:drberkkaratas-youtube

Yazının devamı...

Bu Problem Büyütmeye Değer!

Peniste 1-3 uzama ve 1-3 cm çap artışını garanti eden ameliyatsız ve yan etkisiz penis büyütme tedavi protokolü;

Normal penis büyüklüğü yumuşak halde 4-7 cm, sert halde 9-16 cm’dir.

Yazımın en başında bu rakamları vermemin sebebi penis büyütme isteyen hastaların birçoğunun penis boyutlarının normal olduğu ve büyütme isteklerinin altında bazen psikolojik (büyük penis takıntısı vs.) bazen de fizyolojik (sertleşme bozukluğu, erken boşalma vs.) nedenleri yattığı klinik çalışmalar ile ispat edilmiş olmasıdır.

Bu nedenle penis boyutları normal olduğu halde penis büyütme isteyen kişiler ile uzun ve ciddi bir görüşme yapılması gerekir. Bir çok penis büyütme isteyen hastamın gerçek sorunun öğrenip tedavi edince penis büyütme işinden vazgeçtiler.

Buna rağmen kişiler penis büyütmek için prosedürler talep etmektedir. Cerrahi yaklaşımlarda; kullanılan cerrahi teknikler üzerinde fikir birliği olmaması, yüksek bir komplikasyon riski ve istenmeyen sonuçların ortaya çıkması nedeniyle yıllar içinde kişiler (internet satıcılarının ve medyanın katkıları ile) cerrahi dışı prosedürlere yönlendiler yada yönlendirildiler. Tıp dünyası da bu talebe geç te olsa karşılık vermeye başladı.

Cerrahi yöntemler ile cerrahi olmayan yöntemlerin karşılaştırıldığı bir bilimsel çalışma yok. Ayrı ayrı yapılan çalışmalarda cerrahi yöntemler ile cerrahi olamayan yöntemlerin sonuçlarının benzer ya da birbirine çok yakın olduğunu görüyoruz. Bu nedenle Kişisel fikrim penis büyütme için cerrahi yöntemlere geçilmeden önce cerrahi olmayan yöntemlerin sonuna kadar kullanılması taraftarıyım. Her iki yöntemde de peniste ortalama 1 ile 3 cm arası uzama sağlanmaktadır.

Doğuştan kısalık, Geçirilen ameliyatlar (prostat kanser ameliyatı gibi), hormonal bozukluklar, peyronie hastalığı, şişmanlık ve sünnet hataları gibi durumlarda penis kısa olabilir. Bu gibi hastalarda yukardaki sorgulamaları yapmadan tedavi protokollerinin uygulanması gerekir.

Bilimsel gerçekler ışığında penis uzatma prosedürü arayan hastalar için cerrahi olmayan, yan etkisiz ve etkisi bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmış en ideal tedavi protokolü;

Hedef; 1-3 cm boy artışı, 1-3 cm çap artışı

Süre; 6 ay

Kullanılan yöntemler;

Şok Dalga Tedavisi; Uzama ve kalınlaşma ile oluşabilecek kan akımı yetersizliklerini ortadan kaldırmak. Peniste yeni damar oluşumunu sağlamak. Ayda bir kez toplam 5 kez uygulanır.

P-Shot (PRP) Tedavisi; Penis damar, sinir ve kas yapılarının büyümesini sağlamak. Ayda bir kez toplam 5 kez uygulanır.

Vakum Tedavisi; Negatif basınç ile penise kan akımını artırmak. 3 ay her gün 10-20 dakika kişi kendi uygular. (

Penis Gerici Alet (extender): Penis bağlarını gererek mekanik uzama sağlar. 3-6 ay günde 1-4 saat kişi kendi uygular.

Op. Dr. Berk Karataş

Üroloji Uzmanı

www.berkkaratas.com

Instagram:opdrberkkaratas

Facebook:drberkkaratas

Youtube:drberkkaratas-youtube

Yazının devamı...

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Tehlike Saçıyor!

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar parazitlerin oluşturduğu uyuz hastalığından, HIV virüsünün oluşturduğu AİDS hastalığına kadar geniş bir yelpazedir.

Neden Önemli?

1- Dünyada 320 milyon kişinin cinsel yolla bulaşan hastalık kaptığı saptanmıştır.

2- Özellikle genç erişkinleri etkilediği için iş gücü kaybı oldukça fazladır. Tedavi masraflarını da ekleyince ekonomik olarak ciddi rakamlar ortaya çıkmaktadır.

3- Korunmasının çok basit olmasının yanında, bazı hastalıkların da tedavisi yoktur.

4- Hastalıkların çoğu hiçbir belirti vermez. Dolayısıyla kişi hasta olduğunu bilmediği için bulaştırma çok fazladır.

Şüpheli Cinsel İlişki Ne Demek?

6 ay boyunca haftada bir ya da daha fazla beraber olmadığımız her kişi sizin için şüpheli cinsel ilişkidir. Kısacası tanıdığınız bir kişi ile bir gece ilişkiye girmeniz ile hiç tanımadığınız biriyle ilişkiye girmeniz açısından fark yoktur. Her ikisi de şüpheli ilişkidir.

Geçiş Yolu Nasıldır?

Piramitte cinsel ilişki şekillerini verdi. En sık hastalık geçişi olan homoseksüel ilişki yolu ile olduğu ispatlanmıştır. En az hastalık geçişi öpüşme yolu ile olur. AİDS ve Hepatit (sarılık) gibi tedavisi olmayan hastalıklar bu yollardan herhangi birisi ile geçebileceği için bu hastalıklar çok önemlidir. Genital siğil ile cinsel ilişki olmasa da temas yoluyla geçebilmesi açısından önemlidir.

En Sık Görülen Hastalıklar Nelerdir?

(İdrar kesesi ile dışarı arasındaki bağlantıyı sağlayan idrar yolu); halk arasında bel soğukluğu diye bilinen hastalık. En sık görülen hastalıktır. Hastalık vücuda girdikten 4-6 hafta sonra şikayetler görülür. Daha önce böyle bir hastalık geçirenlerde bu süre daha kısa olabilir. Üretradan gelen akıntı (külota sarı-yeşil şeklinde) veya idrar şikayetleri (yanma, sık gitme vb.) görülür. En sık N.Gonore denilen bakteri tarafından oluşturulur. Tanı, akıntı incelemesi ile konulabilir. Antibiyotikler ile tedavi edilir. İlişki esnasında prezervatif kullanmak bu hastalık için koruyucudur.

HSV adı verilen bir virüs tarafından oluşturulur. Tekrarlayan bir enfeksiyondur. Penis ya da vajende, dudaklarımızda çıkan uçuk gibi lezyonlar ortaya çıkar. Bu lezyonlar ağrılı ve kaşıntılıdır. Çoğu hastalar, şikayetleri olmadan taşıyıcı hale gelirler ve cinsel partnerine bulaştırırlar. Antiviral ilaçlar ile tedavi edilir. Tekrarlama özelliği nedeniyle tekrar, tekrar tedavi edilmesi gerekebilir.

Çiftler arasında en çok tartışmaya neden olan bu hastalık, temas yoluyla dahi geçebileceği için çok önemlidir. HPC virüsü tarafından oluşturulur. Kadınlarda rahim ağzı kanserine sebep olabileceği için ayrıca önemlidir. Hastalık birçok kişide hiç belirti vermez. Genital bölgede deriden kabarık, kolay parçalanabilir, yüzeyi karnabahar görünümde lezyonlar olabilir. Çiftlerin birbirinden önceki ilişkilerinden bu hastalığı kapmış olabilirler. Hastalık herhangi bir zamanda aktif hale gelebilir. Bu yüzden çiftlerin birbirlerini suçlamamaları gerekir. Lezyonlar ortaya çıktığında ilaç ya da cerrahi olarak (elektrokoterizasyon, lazer vb.) tedavi edilebilir.

Genital bölgede yaralar şeklinde başlayıp tüm vücuda yayılabilen bir hastalıktır. Sfilis tanısı konan kişilerde mutlaka HİV (AİDS) araştırması yapılmalıdır. Erken tanı konulursa tedavisi kolay ve basittir. Tanı geç konulduğunda tedavi imkansız hale gelebilir.

Bu iki hastalık hakkında kitaplar yazılmıştır. Her iki hastalığın bugün için kesin tedavisi bulunmamaktadır ve ne kötü ki bu hastalıklar en sık cinsel yolla bulaşmaktadır. Şüpheli cinsel ilişki sonrasında tanı 3-6 sonra kan testleri ile konulabilir. Her iki hastalıkta yıllarca sessiz kalabilir ve kişiler taşıyıcı olabilir. (Bilmeden başkalarına bulaştırabilirler.) Prezervatif kullanmak hastalık kapma riskini ciddi oranda azaltır.

İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü (HIV) nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı hastalık. AIDS sözcüğü, İngilizce Acquired Immune Deficiency Syndromu (Edinilmiş bağışıklık Eksikliği Sendromu/EBES) kelimeleri akronimidir. HIV, bağışıklık sistemine yavaş yavaş nüfuz ederek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini yok eder ve bireyi çeşitli enfeksiyonlara ve rahatsızlıklara karşı korunmasız hale getirerek sonunda ölüme sebebiyet verir. AIDS, HIV enfeksiyonunun en son aşamasıdır ve bu süreçte ölümcül enfeksiyonlara ve kansere sıklıkla rastlanır. Bilinen AIDS vakaları 1981’de ABD’nin New York ve Kaliforniya eyaletlerinde rapor edildi. AIDS teşhisi konulan ilk şahısların çoğu hastalığı cinsel yolla kapan eşcinsel erkekler ve şırıngaları ortak kullanan damardan alınan uyuşturucu bağımlılarıydı. 1983 yılında Amerikalı ve Fransız araştırmacılar hastalığın nedeninin HIV olduğunu buldular ve 1985’e geldiğinde bu virüsü tespit ederek serolojik kan testleri geliştirildi.

HIV; kan ve kan ürünlerinin, sperm veya diğer cinsel sıvıların şahıslar arası transferi ile bulaşır. Ayrıca plasenta ya da süt yoluyla hasta anneden bebeğine ulaşır. İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü (HIV) öksürükle, hapşırıkla ya da el sıkışmak gibi olağan temaslarla bulaşmaz. Bu virüs oldukça naziktir ve vücut dışında uzun süre yaşayamaz.

Sayılar ile AİDS Hastalığı

Tüm dünyada halen 34 milyon kişi HIV ile yaşıyor. Sahra Altı Afrika olarak adlandırılan, dünyada HIV pozitifin en yoğun görüldüğü ülkelerdeyse HIV ile yaşayanların sayısı 22.4 milyon kişi. Güney Afrika’da 5.7 milyon, Nijerya’da 2.6 milyon, Mozambik’te 2.4 milyon Tanzanya’da 1.4 milyon, Zimbabve ve Zambia’da da 1.3 milyon kişi HIV pozitif.

Afrika’da beş ölümden birinin nedeni AIDS.

Bu sayının 15 milyondan fazlasını kadınlar oluşturuyor. Yılda 2 milyon kişi AIDS nedeniyle yaşamını kaybederken, her yıl 2.7 milyon yeni vaka ortaya çıkıyor. HIV pozitiflerin yüzde 40’ı bu virüsü taşıdığından habersiz. Bugüne kadar AİDS hastalığından 40 milyona yakın kişi öldü.

Türkiye'de AIDS hastası sayısı her geçen yıl giderek artma eğiliminde. Son 10 yıllık tabloya bakıldığında ise artış oranının yüksekliği dikkat çekiyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2005’te 292 AIDS hastası tespit edilirken, bu sayı 2015’te 1500'ü geçiyor.

Yeni AIDS vakasının en çok görüldüğü ülke yüzde 60 oranıyla Rusya.

Korunmak İçin Neler Yapmalı?

Şüpheli cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. İlişki sırasında prezervatif kullanmalıyız ya da kadınlar erkekleri prezervatif kullanmaya zorlamalı. Anal seks gibi hastalık bulaştırma riski yüksek kişilerden uzak durmalıyız. Şüpheli ilişkiden sonra cinsel organınızda anormal cilt lezyonları gördüğünüzde, üretral akıntı var ise derhal doktora başvurmalıyız.

Op. Dr. Berk Karataş

Üroloji Uzmanı

www.berkkaratas.com

Instagram:opdrberkkaratas

Facebook:drberkkaratas

Youtube:drberkkaratas-youtube

Yazının devamı...

Evliliğin Uzun Sürmesi İçin Cinsellik Şart!

Genç bir erkek ile genç bir kadın tanışırlar ikisi de sevilmeye, aşka ve cinselliğe açtır. Zamana ve mekana bakılmaksızın birlikte olurlar. Şehvet duygusu ön plandadır. Bazen günde 2 kez, bazen 3-4 kez cinsellik yaşarlar. Hiç yaşamadıkları ve bir olmanın verdiği haz duygusunu paylaşırlar.

Şehvet ve aşk bir süre sonra yerini bağlılık ve samimiyete bırakır. Ten uyumu giderek artar. Artık hayatlarında yalnız cinsellik yoktur. Daha önemli sorunlar vardır. İlişki sayısı önce 2 günde bire daha sonra 3 günde bire en sonunda haftada bire düşerek devam eder.

Çocuk olunca işler iyice karışır. Kadınlar ANNE, erkekler BABA olur, sorumluluklar artar. Cinsellik bu aşamada neredeyse yok olur. Şehvetin yerini şefkat alır. Bu nokta çiftler için bir dönüm noktasıdır.

Önlerinde 2 seçenek vardır:

Birinci seçenek; erkekler baba, kadınlar anne olarak hayatlarına devam ederler.

İkinci seçenek; çiftler çocuklarına anne ve baba birbirlerine ise kadın ve erkek olarak devam ederler. Bu aşamada birinci yolu tercih edenler için cinsellik son bulur. İkinci yolu tercih edenler çocuktan önce kaldıkları yerden devam ederler.

Zaman su gibi akar yaş ilerledikçe, hastalıklar ortaya çıkmaya başladıkça ilişki sayıları ayda bire kadar düşebilir. Bu aşamada çiftler bu durumu yadırgamaz çünkü bunun doğal bir süreç olduğunu düşünürler. Kadınsal hastalıklar ve erkeklerin sertleşme sorunları öne plana çıkar. Artık haz almak yerine adamın ya da kadının gözü dışarda olmasın diye mecburiyetten zorlama ilişkiler başlar.

Ve nihayet son; artık şehvet ve haz duyguları yoktur. Cinsel olarak ölüm gerçekleşir.

Peki böyle olmak zorunda mı? Bu kaçınılmaz son mudur? Herkes böyle midir?

- Asla böyle olmak zorunda değil,

- Bu kaçınılmaz bir son değildir,

- Çoğunluk böyledir ama böyle olması tercihtir.

İşleri doğal akışına bırakmaz ve bu konuda çabalarsanız emin olun cinsel hayatınız bu hikayedeki gibi olmaz hatta iddia ediyorum yanından bile geçmez.


Peki ne yapalım?

Gazetelerde dergilerde sosyal medyada bunun cevapları bol miktarda var. Arama motoruna sorun bir sürü cevap gelir. Ama ben olaylara tersten bakmayı severim. Doğrulardan önce yanlışları öğrenmeye çalışırım. Çünkü yanlışları yapmazsam o yol beni istemesem de doğruya götürür.

Bilinmesi gereken en önemli konu, erkeklerin ve kadınların cinsellikten ne anladığıdır. Bilmiyorsanız ağzınız ile kuş tutsanız ne fayda.

İlk sözüm erkeklere;

Penisinizi vajene sokmanız sizi erkek yapmaz. Cinsellik bir güç gösterisi değildir. Vajen içinde saatlerce kalarak bir kadını mutlu edemezsiniz. ‘Kadınlar cinsellikten ne algılar’ sorusunun cevabını bilmiyorsanız daha başlamadan kaybedersiniz.

Kadınların cinsellikten algıladıkları;

- Sertleşmiş bir penis; kadın beğenildiğini, sevildiğini ve arzulandığını anlar

- Vajen içindeki penis; kadın ÇOK beğenildiğini, sevildiğini ve arzulandığını anlar

- Boşalan bir penis; Kadın ÇOK ÇOK FAZLA beğenildiğini, sevildiğini ve arzulandığını anlar

Sonuç; Bir kadını mutlu etmek ve haz vermek istiyorsanız önce onun ruhuna dokunmanız gerekir.


İkinci sözüm kadınlara;
Erkeğinizle anladığı dilden konuşun. Erkeğiniz ne kadar sosyal ne kadar eğitimli olsa da, o bir erkek. Bunu asla unutmayın. Erkekler övülmek, takdir edilmek ve güçlü olduğunu hissetmenizi ister. Bunu onun için değil kendiniz için yapın. Sadece cinsellik için değil her konuda bunu yapmanızı öneririm. Hürrem Sultan’ı hatırlayın; Kanuni Sultan Süleyman’ı övdü, takdir etti ve güçlü olduğunu ona hissettirdi. Bu onu asla zayıflatmadı, aksine dünyanın en güçlü kadını yaptı. Erkelere kadın gözüyle bakarsanız kaybetme olasılığınız çok yüksek. Bugüne kadar yapmadıysanız deneyin göreceksiniz her şey çok farklı olacak.


- Erkeğinizin sertleşmiş penisini gördüğünüzde, deyin

- Penisi vajinanıza girdiğinde ‘’ deyin

- Boşaldığında ise gülümseyin ve ‘ deyin

Sonuç; Bir erkeği mutlu etmek ve haz vermek istiyorsanız önce erkeğinizin kendisini erkek gibi hissetmesini sağlamanız gerekir.

Bu temel bilgiyi öğrendikten sonra bazı sorulara yanıt arayalım;

Soru:

Cevap: Erken boşalma sorunu vardır, yeterince haz alamadan boşaldığı için. Kadını bu güç gösterisi karşısında onu hiç övmediği için. Erkek gücünü sonuna kadar ispat etmeye çalışır. Siz ‘yeter artık’ gibi sihirli bir kelime kullandığınız anda erkek anlar ki gücüm karşısında pes etti. Böylece gücünü ispat etmiş oldu.

Soru:

Cevap: Hep aynı kişiyle aynı şeyleri yapmak bir süre sonra sıradanlığa döner. Cinsellik ucu açık bir eylemdir. Kendiniz geliştirin, teknolojiyi takip edin ve fantezilerinizi kullanın.


Soru:

Cevap: Başlangıçta bu çok normal, hormonsal değişiklerden kaynaklanmaktadır. Endişeye kapılmayın. Ama cinsel isteğin kendiliğinde oluşmasını da beklemeyin. Bu konuda beraber çaba sarf edin ve iletişimde olun.

Çocuğunuza anne-baba olun ve şefkat gösterin. Birbirinize kadın-erkek olun ve şehvet gösterin. Unutmayın siz tüm ailenin annesi ya da babası olmaya kalkarsanız cinsellikten uzaklaşırsınız. Kimse annesine ve babasına karşı cinsel duygular beslemez.

Soru:

Cevap: Buna kesin diyemeyiz ama %50 ve daha fazla ihtimal ile olacak. Burada önemli olan uygun zamanda doktora başvurmak. 20 yıl öncesine göre sertleşme tedavisinde ciddi gelişmeler oldu. Her duruma bir çare var derdeyse.

Sözün özü kadınlar, erkekler sevginize sahip çıktığınız gibi ŞEHVETİNİZE sahip çıkın!

Op. Dr. Berk Karataş

Üroloji Uzmanı

www.berkkaratas.com

Instagram:opdrberkkaratas

Facebook:drberkkaratas

Youtube:drberkkaratas-youtube

Yazının devamı...

Sertleşme Bozukluğuna Bitkisel Çözüm!

Sertleşme bozukluğu tatmin edici cinsel birliktelik için sertleşme olmaması ya da sertleşmenin devam etmemesidir. Sertleşme bozukluğu 40–70 yaş arası erkeklerde %30-50 arasında görüldüğü bildirilmiştir.

Dünya Sağlık Örgütünün 2000 yılında yayınladığı raporda bitkisel ilaçların dünya ilaç pazarının %20’sini oluşturduğu, Avustralya, Avrupa ve Kuzey Amerika’da yaşayan insanların yaklaşık yarısının alternatif – tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden birini kullandığı ve bunlardan en sık kullanılanın bitkisel ilaçlar oluğunu bildirmiştir.

Sertleşme bozukluğuna fayda ettiği söylenen çok sayıda bitki vardır. Her yerde bunu yerseniz şunu içerseniz cinsel isteğiniz artar gibi yazıları ve söylemleri görmek mümkün. Lakin bilimsel kanıt sorulunca cevap gelmemektedir. Bu tür yazılarda genelde bunu yiyin cinsel isteğiniz artar denir. Hâlbuki ne kadar miktarda, ne kadar sürede ve nasıl tüketilmeli ile ilgili herhangi bir söylem bulamazsınız. Bulmanızda imkansız çünkü ortada bilimsel bir veri yok. Sağlıkta söylemler ve kişisel deneyimler bilimsel olarak önem arz etmez. Önemli olan bilimsel çalışmaları ortaya koyabilmektir.

Bu nedenle bu yazı sadece etkinliği ve güvenirliliği ciddi bilimsel çalışmalar ile ispat edilmiş, 5 bitkinin sertleşme ve cinsel fonksiyonlara etkisini içermektedir.

Başlamadan Önce öneriler;

Sertleşme sorununuz var ise öncelikle doktora başvurmalısınız. Gerekli tetkikler yapıldıktan ve sebep ortaya konduktan sonra bu bitkisel ürünleri tedaviye katkı amaçlı kullanabilirsiniz. Bu ürünlerin tek başına tedavi amacı ile kullanılması önerilmez.

Ginseng (Panax)

Panax ginseng dünyada en çok kullanılan ve araştırılan bitkisel ilaçların başında gelmektedir. Panax Ginseng bitkinin durumuna göre taze ginseng (<4 yaş),="" beyaz="" ginseng="" (4–6="" yaş)="" ve="" red="" ginseng="" (="">6 yaş, kuru) olarak 3 gruba ayrılmaktadır. Afrodizyak olan formu kırmızı olandır. Ginsengin etki mekanizması hala net olarak bilinmemektedir. Yapılan çalışmalarda tedavi süresi 4–12 hafta, ginseng dozu 600–1000 mg x 3/gün olarak belirlenmiştir.

Kimlerin kullanması önerilir?

Özellikle psikojenik sertleşme bozukluğunda faydalı olduğu gösterilmiştir.

Ginkgo biloba

Ginkgo bilobanın ana etki mekanizması damarlarda genişleme olarak gösterilmiştir. Bu nedenle periferik damar hastalığı, Alzheimer, demans, gibi kronik vasküler yetmezlik olan hastalıklarda kullanılabileceği gösterilmiştir. Ginkgo yaprak ekstresinin önerilen günlük dozu 150 mg olup minimum 8 hafta kullanımı önerilmektedir. Ginko bilobanın seksüel fonksiyonlar üzerindeki etkisi ise genital bölge kan akımı arttırması artırması üzerinden olabileceği gösterilmiştir.

Kimlerin kullanması önerilir?

Özellikle Antidepresan kullanan ve hafif sertleşme bozukluğu olan hastalar için yararlı olduğu gösterilmiştir.

Epimedium (İcarin)

Epimediumun içinde bulunan ve etken maddesi İcarin sertleşme bozukluğunda kullanılan Sildenafil Sitrat gibi etki ettiği gösterilmiştir. İlaca göre 373 kat daha zayıftır. Epimedium ile ilgili çok sayıda çalışma olmasına rağmen yeterli ve tatmin edici klinik çalışma yoktur. Bunun için kullanım dozu ve süresi ile ilgili güvenilir bir bilgi yoktur. Saf İcarin elde etmek hem zahmetli hem de çok pahalı olduğu için çalışma yapılmamış olabilir diye düşünüyorum.

Kimlerin kullanması önerilir?

Klinik çalışma olmamasına rağmen etkinliği ilaçlara benzediği için hafif sertleşme bozukluğu olan hastalarda İcarin oranı yüksek ( en az %70’lik ) olan ürünler kullanılabilir.

Lepimedium Meyenii (Maca)

Etki mekanizması tam olarak bilinmemekle beraber sperm yapımı ve cinsel istek üzerinde olumlu etkisi olabileceği düşünülmektedir. Yapılan klinik çalışmalarda 12 hafta boyunca günlük 2400 mg Maca kullanımı önerilmektedir.

Kimlerin kullanması önerilir?

Cinsel istek azlığı nedeniyle hafif sertleşme bozukluğu olan hastalarda faydalı olabileceği gösterilmiştir.

Tribulus Terrestis

Bugüne kadar yapılmış en ciddi klinik çalışma bu bitki ile yapılmıştır. Etki mekanizması net olarak bilinmemektedir. Sansalone S ve ark yaptığı toplam 200 hastanın iki gruba ayrıldığı prospektif randomize plasebo kontrollü çalışmada tedavi grubuna 300 mgAlga Ecklonia bicyclis, 450 mg Tribulus terrestris, ve 250 mg Glucosamine Oligosaccharide karışımı 3 ay boyunca günde bir kez verilmiş. Tedavi alan grupta orgazmda, cinsel istekte, cinsel ilişki memnuniyetinde, istatiksel olarak artış sağladığı gösterilmiştir.

Kimlerin kullanması önerilir?

Cinsel istek azlığı nedeniyle hafif sertleşme bozukluğu olan hastalarda faydalı olabileceği gösterilmiştir.

Op. Dr. Berk Karataş

Üroloji Uzmanı

www.berkkaratas.com

Instagram:opdrberkkaratas

Facebook:drberkkaratas

Youtube:drberkkaratas-youtube

Yazının devamı...

Acele Yapılan Mastürbasyon Risk Taşıyor!

Mastürbasyon Fransızca kökenli bir terimdir. Kişinin kendi kendini doyuma ulaştırması olarak tanımlanır. Öz doyuma ulaşmak için kişi kendi elini veya teknolojik aletleri (suni vajina, vibratör vs.) kullanabilir.

Mastürbasyon yapmak ya da yapmamak, mastürbasyon teknikleri, mastürbasyon hakkındaki bilgiler ve mastürbasyon efsaneleri sosyal, kültürel, toplumsal, ırksal, inançsal ve daha birçok değerlerden etkilenmektedir.

Tıbbı ilim olarak mastürbasyon cinsel gelişimin bir parçası olarak kabul görür. Dolayısıyla cinsel gelişim için doğru ve uygun şekillerde mastürbasyon yapmak cinsel gelişimimizi geliştirici bir katkı sağlar. Yanlış mastürbasyon teknikleri ise cinsel hayatımızda erken boşalma, geç boşalma, peniste hissizlik, ilişkiden zevk alamama ve sertleşme bozuklukları gibi bazı cinsel sorunlara yol açabilir.

Yapılan araştırmalara göre evli erkeklerin %85’i evli kadınların %40’ı mastürbasyon yapıyor. Partneri olmayan kişilerde bu oran %100’e yakındır. Mastürbasyon ilişkisi olmayanlarda kaçınılmaz bir eylem olarak karşımıza çıkmakta.

Mastürbasyon yaparken amaç sadece boşalmak olmamalıdır. Haz almak ve tatmin olmak ilk hedef olmalıdır. Haz alınca orgazm zaten kendiliğinden gelecektir. Yapılan mastürbasyon cinsel ilişkiye ne kadar yakın ya da benzer olursa o kadar başarılı olur.

Bu hazza uluşmak ve bunu yaşamak için belirli kurallar vardır. Yaşınıza ve cinsel döngünüze uygun mastürbasyon yapın. Örneğin ilişkiniz yok ise haftada bir ya da iki kez sizin için yeterli olacaktır. Mastürbasyon yapmadığınız günlerde cinsel fanteziler kurun ve mastürbasyon taklitleri yapın.

Her aklınıza geldiğinde mastürbasyon yapmayın. Bilindiği gibi erkekler biranda cinsel istek ve arzu duyabilir. Her boşalma isteğinizi mastürbasyon yaparak gidermeniz cinsel isteğiniz de azalmaya yol açar. İlişkide olduğu gibi ani orgazm isteğimizi kontrol altında tutmak gerekir. Böyle anlarda mastürbasyon taklidi yapabilirsiniz.

Mastürbasyonunuzu planlayın ve hazırlanın. Planlamak ya da hazırlanmaktan kastım kendinize uygun zaman ve mekan oluşturmanızdır. Kısıtlı sürede, uygun olmayan yerlerde (banyo, tuvalet vs.) acele ve hızlı mastürbasyon yapmak erkeklerdeki erken boşalmanın en büyük sebeplerin başında gelir. Yakalanma korkusu ile mastürbasyon yapmak mevcut ya da ilerideki cinsel hayatınızda ciddi sorunlara yol açabilir.

Yorgun, stresli ve kaygılı olduğunuz zamanlarda mastürbasyon yapmayın. Sorunlardan kaçmak için mastürbasyon eylemini kullanmayın. Mastürbasyon öncesinde fiziksel heyecanınızı yatıştırın. Nefes alıp verişinizi düzenleyin. Vücut kaslarınızı gevşetin.

Mastürbasyon öncesi idrar hissi olmaması gerekir. Aksi halde alacağınız haz azalır. Aynı zamanda mastürbasyon sonrası idrar yapmaya çalışırsanız yanma, ağrı, acı ve zorlanma olur.

Mastürbasyon sırasında sertleşmenize odaklanmayın. Haz almaya odaklanın. Haz almaya odaklanırsanız sertleşme kendiliğinden yeteri kadar olacaktır. Her mastürbasyonda aynı düzeyde sertleşme olmasını beklemeyin. Bazen az bazen fazla olabilir. Kısacası sertleşme takılmayın.

Mastürbasyon sırasında mutlaka kayganlaştırıcı kullanın. Sabun, şampuan, el kremi gibi malzemeleri kullanmayın. Bebe yağı, su bazlı kayganlaştırıcılar kullanabilirsiniz. Unutmayın vajen kaygan ve ıslak bir organdır. Bunu taklit etmeniz gerekir.

Mastürbasyon sırasında fantezi kurun. Görsel bir materyal kullanmayın. (film, dergi, resim vs.) Fantezileriniz partneriniz ile yapabileceğiniz fanteziler olsun. Gerçekleşmesini istediğiniz ve uygulanabilir fanteziler kurmalısınız.

Mastürbasyonu sabit ve belirli bir ritimde yapın. İlişkideki ritimden biraz daha hızlı olması sizin için daha iyi olacaktır. İlişkide olduğu gibi boşalmaya yakın hızlanabilirsiniz. Çok hızlı ve basınçlı mastürbasyon peniste aşırı uyarıma neden olur. Aynı uyarılmayı cinsel ilişki sırasında elde etmek neredeyse imkansızdır. Sonuç olarak vajinal ilişki sırasında yeterli hız ve basınç oluşmadığı için boşalmanızda ciddi gecikmeler olabilir.

Boşalma hissi geldiğinde hemen boşalmayın. Kendinizi kontrol edin. Nefesinizi düzenleyin, kaslarınızı gevşetin. Fiziksel heyecanınızı yatıştırdıktan sonra tekrar devam edin. En az 3-4 kez boşalmayı erteleyin ve en sonunda boşalın. Boşalmanızı kontrol etmek ve boşalırken daha fazla haz almak için aşk kaslarınızı güçlendirin (kegel egzersizi).

Erkeklerin bir çoğu doğası gereği boşaldıktan sonra ortamı terk etmek ve/veya yalnız kalmak isterler ya da partneri ile temas etmekten kaçınırlar. Bu nedenle boşaldıktan sonra bir süre (2-3 dakika) yatakta kalın.

Düzenli bir cinsel partneriniz var ise cinsel enerjinizi mastürbasyona değil partnerinize aktarın. Aksi halde mastürbasyon ilişkinizin önüne geçecek ve partneriniz ile sorun yaşayacaksınız demektir.

Yazının devamı...

Sperm Testi Bozukluklarına Yol Açan Faktörler

Semen Hacminin Değerlendirilmesi

En düşük olması gereken toplam hacim 1.5 ml’dir. İlişki sırasında semen hacmi miktarının mastürbasyona göre çok daha fazla olduğu unutulmamalıdır. Uyaranın süresi ve miktarı arttıkça semen hacmi artabilir. Kısacası 1 saat ön sevişme yapmış bir erkeğin semen hacmi ile bir odada 10 dakikada mastürbasyon yapan erkeğin semen hacmi aynı olmaz. Semen hacmi 1.5 ml'nin altında ise daha uygun şartlarda tekrar etmek en uygunudur. Yine de düşük çıkması halinde sperm kanalı tıkanıklıkları en sık konulan tanıdır.

Semen Viskozite (Akışkanlık) Değerlendirilmesi;

Semen sıvısının yer çekimi etkisi ile damla damla akıtılmasıdır. Damla uzunluğu 2 cm’den fazla olmamalıdır. Artmış akışkanlık sperm hareket bozukluğunu gösterebilir.

Semen Likefikasyon (Katıdan Sıvı Hale Geçiş) Değerlendirilmesi;

Semen örneğinin kap içinde 15 dakikada yada nadiren 60 dakikada yarı katı halden tamamen sıvı hale geçmesidir. Bu süre uzamış ise hormonsal sorunlar ve seks organları (prostat, seminal vezikül vs.) enfeksiyonu olabilir.

Semen PH (Asit-baz Oranı) Değerlendirilmesi;

Test verildikten sonra 30-60 dakika içinde değerlendirme yapılması gerekir.ph 7.2 ve daha yüksek olması normal değerdir.7.2 den düşük çıkması sperm kanalları tıkanıklığına işaret edebilir.

Semen Aglütinasyon (Yapışkanlık) Değerlendirilmesi;

Haraketli spermlerin birbirlerine yapışık durmasıdır. DSÖ’ne göre 1 ile 4 arası sınıflandırılır.4 yada aşırı yapışkan olması durumunda sperme karşı antikor varlığından (ASA ) şüphe edilebilir ve ileri tetkik istenebilir.

Semendeki Sperm Sayısı Değerlendirilmesi;

1 ml’de 15 milyon sperm sayısı ve üstü normaldir.15 milyon/ml altı oligospermi, hiç sperm olmaması da azospermi olarak adlandırılır. Sperm sayısı hamilelik ihtimali ile doğru orantılıdır. Bu nedenle en önemli değerlendirmelerden birisidir. Sperm sayısındaki azalmanın en önemli nedeni sosyal nedenlerdir (stres, yetersiz ve düzensiz beslenme vs.) Bir diğer önemli sebep varikosel hastalığıdır. Sperm yokluğunun en önemli sebebi ise genetik hastalıklardır. Yine hormonal bozukluklar en sık görülen nedenlerdendir.

Semendeki Sperm Haraketliliği Değerlendirilmesi;

Spermlerin en %40’nın haraketli olması gerekir. Fakat bu yeterli değildir. Bu haraketli spermlerinde %32’si ileri hızlı hareket etmesi gerekir. Yerinde haraketli spermler vajinal sıvılar tarafından hızla yok edilir. Bu nedenle hızlı sperm sayısı sperm analizinde belki de en önemli değerlerden birisidir. Varikosel hastalığı, genetik nedenler ve sosyal nedenler hareket bozukluğunun en önemli sebebidir.

Semendeki Sperm Canlılığı Değerlendirilmesi;

Spermlerin hücre zarının bütünlüğünün değerlendirilmesidir. Özel yöntem ya da boyalar ile test yapılır. Boyanan sperm hücrelerinin zarları sağlam olmadığı için ölü kabul edilir. DSÖ’ne göre toplam spermlerin en az %58’i canlı olmalıdır.

Semen Analizinde Sperm Morfolojisi (Fiziki Görünüm) Değerlendirilmesi;

Hastalar için en çok kafa karışlığına neden olan durumdur. Kısacası mikroskop altında spermin fiziki özelliklerine (baş-gövde-kuyruk) bakmaktır. DSÖ’ne göre tüm spermlerin en az %4’ü normal olmalıdır.%14 üzeri normal sayılır. Morfolojik bozukluğun olması genetik bozukluklar ile doğru orantılıdır.

Semen Sıvısında Lökosit (Enfeksiyon Hücresi) Değerlendirilmesi;

Semen sıvısında ml’de 1 milyondan fazla lökosit olması enfeksiyon göstergesidir. Böyle bir durumda tedavi yapıldıktan sonra test tekrarlanmalıdır. Test sonuçları dikkate alınmaz.

Op. Dr. Berk Karataş

** Üroloji Uzmanı

www.berkkaratas.com

https://www.instagram.com/opdrberkkaratas/

https://www.facebook.com/drberkkaratas/

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.