MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

HydraFacial, Bambu masajı ve Cilt bakımı

Sağlıklı cilt, en güzel cilt. Cildin sağlığını bozan faktörler arasında ise en fazla, beslenme, çevresel faktörler ve tam manasıyla bakımı ihmal edilmiş olanlar bulunuyor. İhmal edilen cilt ise, maalesef en başta doğal parlaklığını kaybediyor, sağlıksız bir görüntüye ulaşıyor.

Oysaki cilt bakımının karmaşık, zor ve bir o kadar zaman alıcı bir yanı yok. Özellikle teknolojinin bizlere sağladığı avantajlarla, yarım saat içinde cildimizin kaybolan doğal parlaklığını tekrar kazandırabiliyor, beslenmesini ve nemlenmesini sağlayan içerikleri basitçe ona verebiliyoruz. İşte bu muhteşem teknolojinin adı HydraFacial. Ama Zorlu Center Teras evlerde bulunan DoctorB Clinic’te bu etkili uygulamayı, tam manasıyla bir dinlenme, arınma, tedavi ve bakım seansına çeviriyoruz.

HydraFacial nedir?

HydraFacial FDA onaylı bir sistem. Üst seviyede hidradermabrasyon, kimyasal soyma, otomatik ağrısız ekstraksiyon yani kan dolaşımını artırıcı vakum, cilt tipine göre antioksidanlar, Hyaluronik Asit ve yine cilt tipine göre peptitlerin özel bir sunumunu bir araya getiren, çok basamaklı ve farklı tedavileri birleştirmiş bir uygulamadır. Tüm bunları, kesi yapmadan veya ciltte herhangi bir tahriş oluşturmadan, üstelik son derece hızlı bir şekilde yapıyor.

HydraFacial ne işe yarar?

Tüm cilt tipleri için uygun olan sistem, sadece genel cilt sağlığına katkı sağlamak için değil, aynı zamanda iyileştirici özellikleriyle de son derece etkili bir cilt tedavi programıdır.

Özellikle ince çizgiler ve kırışıklıklar, cilt esnekliği ve yumuşaklığı, cilt tonunun düzgünlüğü ve canlılığı, deri dokusu, kahverengi noktalar, yağlı ve gözenekleri tıkanmış ciltler, genişlemiş gözenekler ve yaşlanma belirtilerine karşı muazzam bir performans gösterir.

HydraFacial Vorteks-Füzyon sistemiyle çalışır, cilde antioksidanlar, Peptidler ve Hyalüronik Asit gibi hayati besinleri emdirirken, aynı anda, cildi ölü hücrelerden arındırır.

Dört mevsim yapılabilen bir işlem olan HydraFacial, özünde cildi yıpratmadan yeniliyor, kombine bir cilt bakımı seansı sunuyor.

Dediğim gibi HydraFacial cilt bakımını yeni açılan Zorlu kliniğimde çok daha etkili olması için farklı uygulamalarla kombine edilerek tatbik ediyoruz.

Cilt sorunları dinlendikten ve kapsamlı cilt analizi yapıldıktan sonra, kişiye özel oranlamalarla HydraFacial solüsyon miktarları planlanıyor. Cildin maksimum fayda sağlaması için tedavinin planlaması son derece önemli ayrıca bir diğer önemli konu ise eğitim. HydraFacial cihazının kullanımı konusunda titizlikle eğitim alan uzman estetisyenlerin cihazın kullanımına ait sertifikaları var.

HydraFacial işlemi tamamlandıktan sonra cildi sakinleştirmek amacıyla yulaf özlü nem maskesi uygulaması yapılıyor. Bu maskenin içeriğinde yosun, menekşe ekstresi, yulaf A, B ve E vitamini bulunuyor.

Uygulamanın en sonunda ise, Bambu Masajı yapılıyor.

DoctorB Clinic Bambu Masajını HydraFacial uygulamasıyla kombinliyor çünkü bu şekilde hem yüzdeki ödem hızlıca atılıyor, hem de cildin rahatlatılması sağlanıyor. Bambu Masajında silindir, ufak bambudan yapılmış doğal bir çubuk kullanılıyor. Kliniğimizin Brezilyalı doktorunun ülkesinden özel olarak getirttiği bambu masaj çubukları, dar ve girintili, parmakların ulaşamadığı yerlere ulaşılıyor ve daha homojen bir şekilde yüze dokunuluyor. Yapılan masajın da özel teknikleri bulunuyor.

Bambu Masajı çok fazla kullanılan ama hep ihmal edilen yüz kaslarını rahatlatmak, derin yüz kaslarına uyarı göndermek, mimikleri gevşetmek ve kan dolaşımını uyarmak için son derece etkili bir masaj tekniği.

Selülit tedavisinde ve liposuctoin sonrası etkili

Bambu masajı ayrıca yüz bölgesi dışında tüm vücuda yine özel masaj teknikleriyle yapılabiliyor. Brezilyalı kadınların selulit tedavisi için özellikle tercih ettiği Bambu masajı ve özel tekniği, şu an İstanbul’da sadece DoctorB Clinic’te uygulanıyor. Vücut Bambu masajı ayrıca, liposuction operasyonu sonrasında yapılabilecek, son derece etkili bir uygulama. Liposuctiondan sonra oluşabilecek dalgalanma, yağ dağılımı dengesizlikleri ve kan dolaşım sistemi bozukluklarına son derece iyi geliyor.

HydraFacial işleminden sonra ya da sadece tek başına Bambu masajının rahatlatıcı ve düzene sokucu etkisinden faydalanmanız mümkün.

Anında sonuçları görebildiğiniz ve uzun süreli cilt sağlığına son derece fazla yararları olan HydraFacial tedavisi nazolabial kıvrımların, ince çizgilerin, hiperpigmentasyon sorunlarının, yağ ve tıkanıklık ve hatta cilt kırışıklıklarının ortadan kaldırılmasına yardımcı olurken, cildin nemlenmesini de sağlıyor. Ardından yapılan maske ve Bambu masajı da benzersiz bir cilt bakımı deneyimi sağlamanıza yardımcı oluyor.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

Makyajsız selfie ve ünlülerin makyajsız halleri

Eski Mısır’da kadınlar gözlerini yeşile, dudaklarını koyu maviye ve yanaklarını kırmızıya boyuyorlardı. Bizim kültürümüzde de olduğu gibi el ve ayak parmaklarını kına yakıyorlardı. Üstsüz gezmenin yaygın olduğu zamanlarda ise göğüslerini mavi, meme uçlarını altın rengine boyuyorlardı. Kadınlar gibi erkeklerde boyanmayı çok seviyorlar, farklı farklı bölgelere hayvan ya da başarı motifleri resmediyorlardı.

Kozmetik İÖ 5. yüzyıldan beri Mısırlılar sayesinde başlamış ve gelişmiştir. Bugünkü gibi sentetik boyalarla değil, tebeşir, üstbeç, şarap tortusu, aşı boyası, toz antimon kullanarak makyajlarını doğal kaynaklar kullanarak yapıyorlardı. Kollara tebeşir, yanaklara şarap tortusu, göz kapağı ve kaşa toz antimon kullanımı Mısır’dan Osmanlı kadınlara geçmiş, hatta cumhuriyet dönemine kadar bu şekilde kullanılmıştır.

Kadın kabul edilmenin ve makyaj yapabilme özgürlüğü tüm insanlık tarihinde, kadının güzel ve değerli görünme çabası içine girdiği bir değer yargısıdır. Farklı kabileler bunu, makyajın yanında farklı ritüellerle desteklemiştir, “Yaşlanmayı Reddet” isimli kitabımı okuyanlarınız varsa, bu ritüellerden bahsettiğimi hatırlayacaksınız.

Şimdi neden böyle bir giriş yaptım dersiniz? Evet konumuz makyaj ve son dönemlerde instagramda başlayan #nomakeupselfie , #makyazsızselfie akını… Ünlüler makyajsız hallerini sayfalarında paylaşmaya ve bu şekilde bu akıma ayak uydurmaya çalışıyorlar. Eskiden makyaj yapmak bu denli önemliyken, şimdi bu makyajsız akımı nereden çıkmış olabilir?

Durun şimdi önce şu makyaj olayına bir değinelim:

Makyaj sizce nedir peki?

Makyaj yüz kusurlarını örtme, yüzdeki iyi olan bölgeleri öne çıkarma sanatıdır desem, kaç kişi bu söylemi mi onaylar?

Makyaj kendini iyi hissettir, makyaj kendine bakmak demektir!?! Ya da makyaj olmazsa olmaz” dır mı? Bilemedim.

Doğru makyajın kadını güzelleştirdiği kesin. Güzelleştirmek bilirsiniz, biz estetik cerrahların işidir ayrıca.

Peki ya ünlüler?

Bu akıma dahil olan ünlülerin fotoğraflarını inceledim. Hepsinde botoks, dolgu ve illaki ciltleri için destek aldıkları cilt bakımı, lazer gibi teknolojilerden faydalandıklarını gözlemledim. Elbette bu şekilde kontürlerin belirlendiği, cildin pürüzsüz ve son derece canlı halde durduğu bir gerçek, bir de bunun üzerine makyaj yaptıklarında zaten güzel olan ciltlerini sadece cilalamış oluyorlar. Makyaj yapmasalar dahi, son derece güzel ve fresh gözüktükleri bir gerçek, elbette gönül rahatlığıyla makyajsız selfie verebilirler, çünkü dediğim gibi ciltlerine baktıkları ve destek aldıkları bir gerçek.

Bakın yazımın başında sizi geçmişten günümüze ufak bir makyaj sanatı yolculuğuna çıkardım. Eskiden tüm bunlar yapılırken, günümüzde artık bu makyaj hilelerini estetik cerrahiden veya medikal uygulamalardan yardım alarak yapabiliyoruz. Makyajla belirgin hale getirmek istediğiniz yerleri ya da saklamak istediğiniz bölgeleri, hatta cilt tonunuzu bile estetik cerrahi ile düzene sokabiliyoruz.

Makyaj hilelerine başvurmanıza gerek kalmıyor

Dediğim gibi makyaj aslında bir kontür düzeltme ve kontürleri belirgin hale getirme uygulamasıdır. Kusurlu bulunan alan sürülen pek çok makyaj malzemesi ile kamufle edilir, estetik bir görsellik kazandıracak elmacık kemikleri, dudak bölgesi ise belirgin hale getirilir.

Daha az makyaj yapmak için neler yapılabilir?

Örümcek Ağı Estetiği ile birlikte yine kendi geliştirdiğim Cihantimur Yağ Transferi uygulamasını yaptığımız hastalarımızda belirgin bir kontür oluşuyor. Bu doğrultuda hastalarımızdan aldığımız geri dönüşler de görüyoruz ki hemen hepsi daha az makyaj yaptıklarını belirtiyorlar.

Fondötene bile gerek kalmıyor

Cihantimur Yağ Transferi ile entegre edilerek uygulanan Örümcek Ağı Estetiği tek seferde, belirgin hale getirilmek istenen yüz bölgesinde, bir kontür hattının oluşmasına fayda sağlar. Bunun yanı sıra enjekte ettiğimiz hastanın kendi yağı, kök hücreden de zengin halde olduğu için, cilt tazelenir, kırışıklıklar azalır, cilt gerilir ve her şeyden evvel cilt yapısı çok daha kaliteli hale gelir. Bu da yine fondöten ya da farklı kapatıcı kozmetiklere gerek duyulmamasını sağlıyor.

Profesyonel cilt bakımı, dermal dolgu ve botoks

Yağ transferi istemiyorum diyorsanız, yaptıracağınız düzenli cilt bakımı, kontür belirlemede kullanılabilecek dermal dolgular ve cildinizi kırışıklıklardan arındıracak botoks uygulamaları da yine daha az, ya da hiç makyajsız son derece doğal ve güzel görünmenizi sağlar.

Kaşlara microblading

Her sabah daha güzel bir yüze kavuşmak için en az yarım saat vaktini makyaja ayıran kadınlar var. İnce dudakları kalınlaştırmak için, çene kemiğini ortaya çıkarmak, elmacık bölgesini vurgulamak, burnunu daha kalkık göstermek, açık, seyrek kaşlarını doldurmak gibi… Üstelik akşam yatarken temizlemeniz ve gün içinde de tazelemeniz gerekiyor. Yazdığım her şeyi, kalıcı bir şekilde çözümlemek ne büyük konfor aslında. Bu arada kaş demişken her sabah kaşlarınızı boyuyorsanız, 3D kaş- microblading uygulaması, son derece pratik bir çözüm sağlıyor, sorunlu kaşları olanların denemesini tavsiye ederim.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

Orgazm taklidi yapmaktan vazgeçin artık 3

Başlığımız orgazm taklidi yapmaktan vazgeçin artık ve ben 3 haftadır bu konuyu irdeleyerek bir yazı dizisi haline dönüştürdüm. Amacım sadece erkekle kadının arasında yaşanan bu özel anların, gerçekten her iki taraf içinde sıradanlıktan öteye geçmesini sağlamak. Sanıyorum hepimiz ortak bir payda da birleştik: Çünkü sağlıklı bir cinsel hayat, sağlıklı cinsel organlar demek.

Sırasıyla geçen haftalarda kadın cinsel organlarının anatomisini ve orgazm olamamanın altında yatan sebepleri açıkladım sizlere. Son konumuz ise, çözümler

Orgazm olamama sorununu bütünsel bir bakış açısıyla çözümlemek gerekiyor. Söz gelimi vajen kanalında oluşan tahribat, doğumla ve yaşlanmayla birlikte gelişen bir süreç. İç ve dış dudaklardaki asimetri, sarkan deri estetik açıdan sorun yarattığı gibi, iç çamaşırına sürtünerek dokunun hasar görmesine yol açan bir durum. Venüs tümseği dediğimiz alandaki yağlanma, klitorisin kapanmasına yol açan ve orgazm sürecinde katkısını azaltan bir vaka. Ayrıca bölgenin zaman içinde mevcut yağının azalması, hormonel değişimler, G noktası dediğimiz bölgenin gevşemesi, idrar kaçırma sorunları, vajinadaki renk değişimleri ve çok daha fazlasını gözlemleyebiliyoruz.

Hepsinin orgazm olma durumuna katkısı tartışılmaz bir gerçek.

Genital Güzelleştirme

Bu isim vajinayı eski haline geri getirmek, eski güzel formuna tekrar kavuşturmak amacıyla koyulmuştur. 2014 senesinde Altın Bisturi ödülünü aldığım Genital Güzelleştirme tekniğim, son 2 haftadır ayrıntısıyla yazdığım her sorunu çözümlüyor. Kullanılan teknikler, radyo frekans, Cihantimur Yağ Transferi, Örümcek Ağı estetiği gibi hastaya son derece konfor vadeden çözümler sunuyor.

Radyofrekansla labioplasti dediğimiz yani iç dudak sorunlarını çözümlüyoruz.

Örümcek Ağı estetiği ile, bölge eski sıkılığını kazanıyor ve kolajen mekanizması tekrar çalışmaya başlıyor.

Cihantimur Yağ Transferi, hastanın bölgesel yağından alınan ve kök hücreden zengin hale getirilen yağın, vajina bölgesindeki gereken yerlere enjekte edilmesiyle, muazzam sonuçlar veriyor. Bölge tekrar eskisi gibi kanlanıp, eskisi gibi hassasiyet kazanıyor. G-shot yani erojen bölge enjeksiyonu yine bu kök hücre zengini hastanın kendi yağıyla yapılıyor ve kusursuz bir orgazm deneyimi yaşatıyor. Gevşek vajen kanalı yine bu yağ ile sıkılaşıyor. Vajen duvarı tam manasıyla tazeleniyor, ilk zamanlardaki gibi…

İdrar kaçırma sorunu, güçlenen vajen duvarı sayesinde çözümleniyor çünkü idrar yolu, vajen kanalına komşu duvarlardır ve buradaki sağlamlaşma, dokunun eski haline dönmesini, sıkılaşarak, eskisi gibi idrarı tutma mekanizmasının tekrar çalışmasını sağlıyor.

Vajen bölgesini kaplayan doku yani mukoza, yine bu enjeksiyon sayesinde içten beslendiği ve kök hücrenin tüm yoğun avantajlarını yaşadığı için, son derece sağlıklı bir hale geliyor.

Son zamanlarda adını sıkça duyduğunuz lazer teknolojileri, hani şu vajina beyazlatma yapan cihaz, o ise, konuya yüzeysel yaklaşır. Vajen kanalına ve çevresine uygulanan bu lazer, çok ince ışıklara bölünerek çalışan bir mekanizmaya sahip. Kolajeni artırır, mukozaya tazelik verir ve olası sorunları çözümler. Dediğim gibi sadece dıştan bir çözüm sağlar ve tekrarlanması gerekir.

Orgazm olmayı kolaylaştıran 2 farklı seçenek sundum sizlere.

Benim önerim kusursuz bir cinsel hayat istiyorsanız, önce Genital Güzelleştirme devamındaki süreçlerde de takviye olarak bu lazer teknolojisinden faydalanmak yönünde olacaktır.

Yeni yıla sayılı günler kala sizlere dileğim, bedeninizin her noktasını tıpkı yüzünüz gibi önemsemeniz olacaktır.

Mucizeyi başka yerlerde arama, sen bir mucizesin!

İçinde sayısız kollara ayrılan, akan uçsuz bucaksız bir nehir var

Oksijen taşır, besin taşır, hayatını taşır

Sen bugüne kadar hiçbir insan beyninin hala çözemediği bir doğa üstü varlıksın

Kendi kendini tedavi edebilir, hatta beyninle kendi kendini ölümsüz kılabilirsin

Bu yüzden bedenine iyi bak

Bu yüzden bu bedenin, yüzün sana bir armağan olduğunu kabul et artık

Artık mitolojide bahsi geçen kadınlar gibi davran

Bedenini sev ve önlem al

Yaş ve rakamlar en son düşündüğün şeyler olsun

Mucizeyi başka yerlerde arama, sen bir mucizesin!

Yeter ki önlem almayı bil, yeter ki bu mucizenin farkında ol!

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

Orgazm taklidi yapmaktan vazgeçin artık 2

Geçen haftaki yazımdan sonra, sayısız telefon ve mesaj aldım. Hatta bana ulaşanlar arasında erkekler bile vardı. Bu o kadar önemli bir konu ki, eşinin orgazm olamamasını önemseyen, beraberce zevk almak ve sağlıklı bir cinsel hayatı yaşamak isteyen bu erkekleri de ayakta alkışlıyorum.

Geçen haftanın özeti şu aslında: Sağlıklı bir cinsel hayat, sağlıklı cinsel organlar demek. Erkeğin cinsel sorunları üzerinde açıkça durabiliyor ve sonunun çözümü için tedavi planlarını düşünüyorsak, neden aynı konuda kadını dışlıyoruz?

Kadındaki orgazm olamama sorununun altında vajina bölgesinin form kaybetmesi konusunun yattığını geçen hafta yazmıştım. Şimdi sıra bu sorunu nasıl çözümleyeceğimize geldi.

Sorunun temeli

Vajinanın iç bölgesi mukoza adını verdiğimiz bir dokuyla kaplıdır. Farklı sebeplerden dolayı bu tabaka zayıflar hatta bu tabaka doğuştan da sağlıksız olarak gelmiş olabilir.

Östrojen azalıyor

Yaşa bağlı olarak östrojen seviyesinde düşme yaşanır ve bu durum genital bölgenin eski özelliğini kaybetmesine dokuların zayıflamasına ve vajen salgısında azalma, kuruluğa sebep olur. Bölgenin PH’ı yükselir ve doğal olarak bölgede yaşayan laktobasillerin azalması, kaşıntılı bakteri oluşumunu tetikler.

İdrar kaçırma

İdrar kanalının zayıflaması, idrar kaçırma, tutamama ve hatta sık sık idrara çıkma sorununu tetikler. Bakın bunlar geçici şikayetler değildir, her geçen yıl artarak devam edecektir.

Kolajen azalması

Vajinanın iç kısmında epitel dediğimiz vajen kanalı boyunca devam eden bir hücre tabası vardır. Bu dokunun amaçlarından birisi cinsel ilişki sırasında sürtünmeden dolayı oluşacak hasardan bölgeyi korumaktır. Fakat yaşa bağlı olarak bu mukozanın beslendiği kolajen miktarında azalma dolayısıyla yeni bir sorunu daha gündeme getirir.

Gevşeyen vajen kanalı

Bir başka sorun ise, gevşeyen, sıkılığını kaybeden vajen kanalıdır. Genellikle yaşa bağlı ve doğumlardan sonra hemen hemen her kadın bu sorunu yaşar.

Klitoris hemen üzerinde bulunan ve venüs tümseği dediğimiz kıllı alanın sarkması ya da aşırı yağlanması sonucunda, içeri gizlenir ve uyarıları alamaz.

Aslında buraya kadar saydıklarım sadece orgazm olamamayı değil, sağlık açısından da kadını etkileyen konulardır.

Son zamanlarda gündemde olan vajina kararması ise, tüm bu oluşumlardan ve hormonel dalgalanmalardan sonra yaşanan, sadece estetik bir sorun oluşturan bir durumdur.

İşte bu saydıklarımın hepsi, orgazm olmayı engelleyen faktörledir. Gelecek hafta nasıl çözümleyeceğimize bakacağız.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın…

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

Orgazm taklidi yapmaktan vazgeçin artık

Orgazm hakkında bugüne kadar eminim pek şey duydunuz, okudunuz. Özellikle kadın dergileri mutlaka sayfalarca bu konuyu tartışır. Erkek dergileri ise, yine aynı şekilde. En çok tıklanan, en çok okunan konular her zaman seks üzerine işlenmiştir. Bu denli hayatın içinde olan ve dünyada her saniyede bilmem kaç çiftin deneyimlediği bu konu hakkında, yine aynı şekilde pek çok araştırma da yapıldı. Fakat fark ettiniz mi, nasıl yalanlar söyleniyor, sizlere nasıl bir dünya pompalanmaya, bilinç altınıza işlenmeye çalışılıyor? İtiraf edin kendinize, en son ne zaman orgazm oldunuz? Ya da hayatınızda partnerinizle sevişirken hiç orgazm olabildiniz mi?

Kliniğime gelen her 100 hastamdan 20’si G-Shot yani, Erojen Bölge enjeksiyonu hakkında bilgi almak istiyor. Bu 20 kadın hastamın neredeyse tamamı, doğum yapmış, ortalama 40-50 yaş aralığında son derece bilinçli ve kendisini önemseyen insanlar.

Bu kadınlar, sırf eşleri kendilerini iyi hissetsin ve ego tatmini de yaşasın diye, orgazm taklidi yaptıklarını itiraf ediyorlar.

Pek çok yolu denediklerini, konu hakkında dergi sayfalarını karıştırdıklarını ama dergi sayfalarının bir hayal dünyası yarattığını düşünüyorlar.

Sadece ve sadece orgazm olabilmek için -ki bu doğamız gereği yemek, içmek gibi basitçe yaşanabilecek bir mevzu iken- her defasında mumlar, tütsüler, yok efendim aromatik bilmem neler, ciddi bir hazırlık süreci gerektiren bir durum olmamalı. Elbette özel anlar, çok daha özel şekillere sokulabilir ama bu dediğim gibi her defasında olamaz, olmamalı da zaten.

İşte bunların hepsi, günden güne kadınları seksten uzaklaştıran, sürekli hayal kırıklığı yaşamasına sebebiyet veren şeyler.

Hadi gelin en başından başlayalım.

Orgazm nedir?

Orgazm boşalım demek. Cinsel uyarım sonucu alınan zevkin tepe noktaya ulaştıktan sonra yaşanan boşalım evresidir.

Nasıl orgazm olunur?

Kadınlarda orgazm erkeklerden farklıdır. Ve bu farklılığı benim fikrime göre yüzde yüz asırlardan beri süre gelen tabular yaratmıştır. Erkek için son derece basit ve tatminkar bir süreçle sonlanırken, kadın için pek çok faktörün bir araya getirilmesini zorunlu kılar hale gelmiştir. Bakın bu işin sosyokültürel tarafı. Ben size başka bir mevzudan bahsedeceğim.

Neden orgazm olamıyorsunuz?

Kadın ve erkek orgazm sürecini başlatan zihinsel iletişim sistemidir. Yani bu partnerlerin birbiri arasında oluşan, sadece bedensel çekimle değil, ufacık bir bakışla, kokuyla, sözle kısaca 5 duyu ile oluşabilecek bir çekim türüdür. Hiçbir şeye takılmadan bir anda, birden bire çoğunlukla sözsüz, dilsiz bir yapıdır bu. Partnerinizle aranızda geliştirdiğiniz ya da bir anda gelişen zihinsel iletişim sisteminin güçlü olması gerekiyor.

Ardından evreye temas mevzusu girince kadın cinsel organının görevi başlıyor. Olay aslında zihinde başlayıp, ardından bedene geçiyor. Kısaca soyutken somut bir olguya geçiyor.

Zaten olay tamamen burada patlak veriyor. Neden mi?

Tıpkı bedenin her yeri gibi vajina bölgesi de zamanla form kaybeder. Orgazmı yaşatacak sinir uçları doğumlar ve yaşa bağlı gelişen süreçle eski hassaslığını kaybeder.

Pelvik taban değimiz bölge yani cinselliğin yaşandığı bu alanın tekrar form kazanması, orgazm olamama sorununu çözümlüyor. Bölge tekrar hassaslaşıyor, tekrar kanlanıyor.

Haftaya neden orgazm olamıyorsunuz konusuna bölge anatomisini ve sorunların temelini inceleyerek devam edeceğiz.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

2016 senesinin en çok sorulan soru ve cevapları

Yılın son ayındayız. Bu yazımda, yeni yıla, 2017’ye sayılı günler kala, geçtiğimiz yıl bana en fazla sorulan sorulara yer vermek istedim.

Örümcek Ağı estetiği tam olarak ne işe yarıyor?

Örümcek Ağı estetiği, başlı başına ameliyatsız bir cilt germe, form kazandırma uygulamasıdır. Yardımcı oyuncu olarak cerrahi operasyonlarda da kullanıyorum. Özellikle yüz bölgesinde çok daha fazla tercih ediliyor çünkü iz bırakmayan ve doğal bir gençleşme sağalan özelliğe sahip. Cilt altını uyarıyor, kolajen üretimini tetikliyor, cilt altındaki binanın sağlamlaşmasını sağlıyor, aynı zamanda cilt de bu süreç boyunca gerilerek eskisi gibi formunda bir görüntüye geçiş yapıyor.

30 yaşındayım, Örümcek Ağı estetiği yaptırabilir miyim?

Evet yaptırabilirsiniz. Erken yaşlarda tanışacağınız Örümcek Ağı estetiği, daima zamanı geriden takip etmenizi sağlar. Koruyucu hekim gibi çalışır. Düzenli aralıklarla yaptırdığınız takdirde de hiç deneyimlememiş birisinden çok çok daha iyi görüneceğiniz kesindir. Yaşınızın iyisi olmanıza yardımcı olur. Yaş almayla birlikte karşılaşacağınız sorunları yüzünüzde yaşamazsınız.

Neden ameliyatlara büyük bir ekiple giriyorsunuz?

Bu en fazla aldığım sorulardan birisi. İster küçük bir cerrahi olsun, ister komplike ve ağır bir cerrahi olsun, mutlaka en az 9 kişilik bir kadro ile çalışırım. Kadromun içinde illaki benden başka 1-2 tane daha estetik cerrahi uzmanı, anestezi uzman doktorum, anestezi hemşirelerim, yardımcı hemşirelerim, ameliyat hemşirelerim mutlaka olur. Evet, bu maliyetleri artıran bir konu. Ama inanın hiç umurumda olmaz. Zira 17 yıllık mesleki tecrübemden öğrendiğim en önemli konu, bir operasyon ne kadar hızlı, planlı ve programlı yapılıyorsa, o kadar başarılı geçer. Riskler düşürülür bu şekilde. Herhangi bir dokuyla saatlerce uğraşırsanız, bu bir o kadar da gereksiz bir uğraşıdır ve dokunun komplikasyona uğraması olasıdır ve cerrahi sonrası iyileşme sürecini riske atarsınız. Ne kadar planlı ve hızlı yapılırsa, hasta aynı zamanda psikolojik olarak da kendini iyi hisseder. Hastanın bekleyenleri de aynı şekilde. Bu sebeple pratik olma, el becerisi, hasta ile ortak planlama şarttır ve muazzam başarılara imza attığımız ekibim, illaki her operasyonda benimle birliktedir.

Sekonder burun estetiğini çok fazla yapıyorsunuz, neden?

Bu benim bir tercihim değil aslında. Sekonder yani revizyon burun estetiği, bir başka değişle, bir başka cerraha burun estetiği olmuş, fakat sorun yaşayan ya da estetik açıdan memnun olmayanların, 2., hatta 3,4,5. burun estetiğine deniliyor. En son 5 yazdığıma bakmayın, 20 kez burun estetiği olmuş ama hala sorun yaşayarak bana ulaşan hastalarım oldu. Bu gerçekten çok acı bir durum aslında. Estetik cerrahi gerçek anlamda kendini iyi hissetmek için yapılan bir operasyon aslında. Fakat aynı işlem için, 2 kez, 19 kez bıçak altına yatan hastanın psikolojisini düşünün lütfen. Dediğim gibi bu benim tercihim değil. Sekonder burun estetiği son derece zor bir operasyondur ve gerçek anlamda uzmanlık gerektirir. Sanıyorum hastalarım çözüm buldukları için ve bir başka aynı sorunu yaşayana tavsiye ettiği için, genelde revizyon burun estetiği denildiğinde ilk akla gelen estetik cerrahlar arasında yer alıyorum.

Neden krem sürmeliyim? Antiaging kremler gerçekten işe yarıyor mu?

Takip ediyorsanız, biliyorsunuzdur, çok sık seyahat eden bir insanım. Hem mesleki tecrübeme katkı sağlıyor, hem de aynı zamanda farklı kültürleri tanımış ve incelemiş oluyorum. Uzakdoğu’ya kaç defa seyahat ettim, ben bile hatırlamıyorum. Muazzam bir kültür ve ciltleri de şahane. Neden? Çünkü cilt onlar için son derece önemli ve kesinlikle ciltlerini nemsiz bırakmıyorlar. Ergenlik çağına giren genç kızlara annelerinin ilk öğrettiği şey, ciltlerine mutlaka iyi bakmaları ve krem sürmeleri gerektiği. Maalesef bizim kültürümüzde ise tam tersi, hatta şu tarz şehir efsaneleri bile dolaşıyor etrafta: “ Eğer krem sürersen, cildin alışır ve sürekli ister”. Aslında krem sürdüğünde cildinin nasıl güzelleştiği görür ve sürmediğinde ise nasıl halde bıraktığını deneyimler. Cilt “yaşasın artık beni hatırladı” enerjisini veriyordur aslında. Sorunun cevabına gelince. Evet antiaging yani yaşlanma karşıtı kremler işe yarar. İçerdikleri formülasyona göre, cildinize nem, multivitamin desteği, kolajen ve farklı takviye kuvvetleri gönderir. Zaten Örümcek Ağı kreminin, çıkma noktası da burası. “Hocam cildime ne yapayım?” sorusu ve cevabı: “ illaki pahalı olmasına gerek yok, mutlaka cildine kaliteli bir krem sür, cildini koru”.

Ne zaman botoks ve dolgu yaptırmalıyım?

Botoks ve dolgu en fazla kullandığımız ürünlerdir. Botoksu kırışıklık tedavisi, terleme tedavisi, migren tedavisi gibi alanlarda kullanıyoruz. Dolgu ise, hacim veren ve yine kırışıklıkları toparlayan yapısı ile hem gençleştirme hem de kırışıklık tedavisinde kullanılıyor.

Dudaklarınız ince ve bunu sevmiyorsunuz diyelim, pratik bir şekilde medikal dolgulardan her zaman faydalanabilirsiniz.

Yüzünüzde yaşlanma belirtileri başladı diyelim, pratik bir şekilde botokstan her zaman faydalanabilirsiniz.

Herhangi bir yaşlanma belirtisinin başlamasını beklemeyin. 25 yaşından sonra her gün kas, yağ ve kemik dokunuzdan kayıplar yaşadığınızı ve bunun sonucunda da yaşlanma sürecinin aslında başladığını bilmelisiniz. Botoks ve dolgu koruyucu bir uygulamadır aynı zamanda… Kısaca, kırışmadan, form kaybetmeden önlem al.

İllaki bir yaş aralığı isteniyorsa, 18 yaşını geçmiş yani artık bedeniyle ilgili kararları aklı balik şekilde verebilen bir yaşa gelmişseniz, bu iki uygulamadan da yardım almanız mümkün.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

Yüz ifadenizi koruyan sonuçlar için

Eskiden estetik cerrahi sıklıkla TV ünlülerinin, ses sanatçılarının yardım aldığı bir tıp dalıydı. Hatırlayın lütfen, nice sanatçımızın yüz germe estetiğine şahit olduk. Belirgin mimik çizgileri, sarkmış gıdı bölgesi, hacmi kaybolmuş dudak ve yanakları, birden bire değişirdi.

Değişirdi kelimesi gerçek anlamda eski yüz germe estetiklerinde kullanabileceğimiz bir sözcük. Zira bu sanatçılar bambaşka biri haline dönüşürler, her defasında belki de sadece jestlerinden veya ses tonlarından kim olduklarını anlamamıza neden olurlardı. Sanki çok hızlı bir rüzgar çıkmış da, yüzleri rüzgar tünelinden geçmiş, geriye doğru gerilmiş gibi dururdu. Bu denli gerginlikten göz kapaklarının kapanmadığını düşünürdük.

Evet, bunun adı bir dönüşümdü. Yüzlerini gerdirdiler ve ruhları da kayboldu gibi bir his belirirdi. Lütfen hatırlayın o zamanları ve sizde nasıl bir his uyandırdığını anımsamaya çalışın.

İşte bakın bugün estetik cerrahiden korkuluyor olmasının tek sebebi bu aslında.

Dönüşmek, başkalaşmak, bambaşka birisi olmak

Gerçi o zamanlarda çalışan estetik cerrahlara ve sanatçılarımıza da kızmamak lazım. Çünkü teknoloji oydu. Çünkü sanatçı sürekli göz önündeydi ve iyi gözükmek istiyordu ve yapılabilecek en doğru şey, o zaman için buydu.

Fakat artık bu tabunun yok olması, kalkması gerekiyor. Bizler bugünün teknolojisi ile son derece güzel bir planlama oluşturabiliyoruz. Yüzler artık başkalaşmıyor, eski haline geri dönüyor.

Peki, neler değişti de şimdi yüz germe operasyonları bu doğallığı sağlayabiliyor?

Artık elimizde yağ transferi diye muazzam biz koz var. Bu yağın içinde artık hayatın şifresini barındıran kök hücreler var. Artık yüz germe cerrahisi yapmadan, zamanında önlemlerle herkesin çok çok iyi yaş almasını sağlayabiliyoruz.

FATS ve Cihantimur Yağ Transferi

Geçtiğimiz hafta Malezya’daydım ve çoğunluğu Uzakdoğu Asyalı olan meslektaşlarıma geliştirdiğim Cihantimur Yağ Transferi tekniğini anlattım. Uygulamalı olarak 2 kişiye Vajina Güzelleştirme yaptım ve bu uygulamanın temelini Cihantimur Yağ Transferi oluşturuyor. Çok yoğun bir ilgi vardı çünkü yağ transferinin ne denli önemli olduğunu meslektaşlarım çok iyi biliyorlar ve öğrenmek, hastalarında deneyimlemek istiyorlar.

Yüz ifadenizi koruyan sonuçlar için

Yağ transferi işte bu başkalaşmadan, bambaşka birisi olmadan, eskiye dönmenizi sağlıyor. Yüz ifadenizi koruyor. Yaşlanma sadece yer çekimine bağlı gelişen bir süreç değildir. Yaşla birlikte ki bu 25 yaşından sonra başlar, yavaş yavaş kemik, yağ ve kas dokusunda erime başlar. Bu erime özellikle 40’a doğru çok dramatik bir şekilde seyreder. Özellikle yüz bölgesindeki deformasyon, kas, yağ ve kemiğin erimesi, mimik hareketlerinin artık ciltte iz yapması, kolajenin azalması gibi etkenlerden oluşur.

İşte bizler son birkaç yıldır bu eksilenlerin yerine, kök hücreden zengin yağ transferi yaparak, yine hastanın kendi yağını kullanıp, zamanı geriye sarıyoruz. Eksilenlerin yerine, yine kendi bedenlerinden elde edilen yağ ile bir nevi dolgu yapıyoruz. İçi dolan cilt kırışıklıklardan arınıyor. Biraz daha arınması için yine izsiz, kesisiz Örümcek Ağı estetiği yapıyoruz. Kesmeden, iz bırakmadan tüm bu sorunları hallediyoruz.

Kısaca yüz germe ameliyatlarının tarih olacağı görüşündeyim. Lütfen zamanında mantıklı ve bilimsel önlemler alın. 2017 senesinde geldik sayılır. 1980’lerin teknolojisi geride kaldı.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

“Dolgu yaptırdım ama hemen eridi” diyorsanız

Öncelikle şunu söylemeliyim, burada bahsi geçen dolgu medikal dolgu değil. Medikal dolgular erirler, tekrar tekrar uygulama yaptırmanız gerekir. Fakat yağ transferi ile yaptırdığınız dolgu uygulamalarında ömür boyu süren bir konfor bekleyebilirsiniz. Ama nasıl?

Yağ transferi konusunda çoğu kimsenin kafasının karışık olduğunun farkındayım. Bu yüzden yağ enjeksiyonlarının ne olduğuna, neden ve nasıl yapıldığına hep beraber bakalım istiyorum.

Yağ transferi bugün estetik cerrahide, pek çok alanda kullanılıyor. En fazla tercih edildikleri konu ise, hacim kaybı yaşayan veya doğuştan hacimsiz olan bölgelere bir nevi organik dolgu uygulamasıdır. Bölgesel olarak ele aldığımızda, yağ transferini meme, dudak, popo büyütme, yüzdeki genel hacim kayıplarında kullanma gibi pek çok alanda kullanabiliriz.

İşlemse aslında bedendeki mevcut yağın, olmayan veya olması arzu edilen yere transferidir. Kısaca yabancı herhangi bir şey kullanılmadan, bedendeki yağın yeri değiştirilir. Söz gelimi karından çekilir, popoya veya dudağa, memeye aktarılır. Bu sayede hem o alan hacim kazanır, diğer alansa hacim kaybeder ve arzu edilen bir kontür hattına sahip olur.

Buraya kadar her şey çok bilimsel, her şey çok akılcı. Fakat çekilen, yaşayan bir dokudur ve transfer edilme süreci, transferi sırasında başından geçenler, yağ dokusunun içindeki bazı maddelerin ölmesine ve hatta gereksiz pek çok maddenin de nakledilmesine sebep olur.

Bu da zamanla dolgunluğun kaybına işarettir, kısaca başarısız bir işlem olacaktır.

Yağ transferindeki en önemli konu kök hücredir. Sadece kök hücre deyip geçersek de hata yaparız. Yağ transferinde en önemli konu, kök hücre, küçük, genç yağ hücresi ve hücreler arası matris (ECM) dediğimiz yani hücrelere destek sağlayan, hücrelerarası iletişimde ve dokular arasında geçişi yapan bağ doku yapı taşıdır.

İşte bu işlemi Cihantimur Yağ Transfer Sistemi ile yaptığımızda, son derece verimli sonuçlar alıyoruz.

Cihantimur Yağ Transfer Sistemi nedir ve nasıl yapılır?

Az evvel de söylediğim gibi, bakın liposuction ile aldığımız yağın içinde yaşlı yağ hücreleri, genç yağ hücreleri, kök hücreler, plasma, su, serbest yağ ve ECM bulunur. Biz bu yağı filtreler ve işimize yarayanı alır ve nakledersek, işte o zaman başarılı sonuçlar alırız.

Kısaca Cihantimur Yağ transferinde her şeyi ayrıştırıp, sadece kök hücre, ECM ve küçük, genç yağ hücrelerini kullanıyoruz.

Cihantimur Yağ transferi sisteminde yaptığımız işlem aslında otolog yağ transplantasyonudur. Fakat kullandığımız, bu ayrıştırmayı yaptığımız cihazlar, teknik ayrıntılar, hesaplamalar büyük önem taşıyor. Şırınga, iğne, kapsül ve kanüllerin boyutu tek tek hesaplanarak özel olarak geliştirilmiş materyallerdir. Çünkü uğraştığımız yağ dokusu aslında son derece hassas ve kırılgan bir maddedir. Yağı çıkartırken kullanılacak kanül ve iğne eğer çok dar olursa kök hücreyi istediğimiz ölçülerde toparlayamayız. Eğer çok geniş veya şırınga boyutu uzunca olursa bu sefer hava ile temas edip ölürler. Yine aynı şekilde yağın toplandığı kapsüller de hava almayan bir düzeneğe sahip olmalıdır. Kanın kök hücreden ayrışmasını sağlayan santürfüj cihazının bile önemi vardır. Eğer cihaz çok uzun ve çok hızlı bir şekilde ayrıştırma işlemini yaparsa, yine kök hücreler ölecektir.

Cihantimur Yağ transferinde tüm bu aşamalar, cihazlar, hassasiyet ayarları, hava ile temas ettirmeme durumları çok ince ayrıntılarla hesaplanarak detaylandırılır. Elimizdeki bu mucizevi malzemeye yani hastanın kök hücresine zarar vermemek ve onu yaşatarak naklini gerçekleştirmeye çabalıyoruz.

Neden bu denli hassas davranıyoruz?

Yağın nakledildiği alanda kaybolmaması için. Medikal dolgu gibi eriyecekse, neden bunca zahmeti hem doktor, hem de hasta çeksin ki… Amaç konfor, uzun süren kalıcılık hatta ömür boyu kalıcılık

Tüm bu aşamaları korunaklı bir şekilde aşıp, elde ettiğimiz yaşayan kök hücrelerle dolu yağın sorun yaşayan bölgeye naklini gerçekleştiriyoruz. Doku, hastanın kendi vücudundan geldiği için herhangi bir hastalık bulaşma, alerjik reaksiyon, otoimmün hastalık veya dokuyu reddetme tehlikesi yoktur.

Nerelerde kullanılabilir?

Yüz gençleştirme

Dudak büyütme, yüz kontürü düzeltme

Meme büyütme

Popo büyütme

Vajina estetiği- Genital Güzelleştirme

Çarpık bacak estetiği

ve tabii dolgu ve gençleştirme uygulaması istenen her bölgeye uygulanabilir.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.