MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Beyin Tümörünün Nedenleri

Tümörler insanlar için her zaman korkutucu olan ve bu nedenle de kolayca görmezden gelinen sorunlar arasında yer alır. Erken teşhisin çok önemli olduğu sağlık problemleri arasında yer alan tümörler farklı şekillerde kendilerini gösterebilirler.

Kişilerin bu konuda duyarlı olması özellikle de beyin tümörü oluşumuna neden olabilecek sağlık geçmişi olanların dikkatli davranması çok önemli.

Beyin Tümörü Nedenleri

Tümör oluşumunun hem genetik hem de yaşam şekline bağlı nedenleri bulunur. Genetik nedenleri değiştirmek mümkün olmasa da yaşam şekline bağlı nedenleri olabildiğince değiştirmek kişinin kendi elinde.

Sağlıklı beslenme, sigara ya da uyuşturucu gibi zararlı maddeleri kullanmama, düzenli spor yapma vücudun daha sağlıklı ve dinç olmasını sağlayacağı gibi tümör oluşma ihtimalini de belirli ölçülerde azaltır.

Beyin Tümörü Oluşumunda Risk Grupları

Beyin tümörü oluşumunda bazı risk faktörleri olsa da yapılan araştırmalar sonucunda risk faktörü taşımayan insanların da bu rahatsızlığa yakalanabileceğini gösterir.

Risk grubunda olmayan kişilerin de mutlaka yaşadıkları belirtileri göz ardı etmeden doktora başvurmaları gerekir.

Radyasyon Etkisi

Radyasyon esasında kanser tedavileri için kullanılan bir yöntem olsa da kişilerin radyasyona maruz kalması sonucunda beyin tümörü oluşma riski artar. Ancak tedavi amaçlı uygulanan radyasyon tedavilerinin etkisi beyin tümörü oluşturma riskinden çok daha fazla olduğu için bu tür tedaviler hala uygulanır.

Genetik Faktör

Bazı durumlarda kişinin aile geçmişinde farklı kanser türlerine yakalanan kişilerin ya da doğrudan beyin tümörü bulunan kişilerde bu duruma rastlanabilir.

Aileye bağlı olarak gelişen tümörler kendini erken göstereceği için özellikle ailede kanser geçmişi varsa genç yaştaki kişilerin belirtileri daha ciddiye alması önerilir.

Bağışıklık Sistemi Sorunları

Bağışıklık sisteminde yaşanan sorunlar doğuştan olabildiği gibi bir hastalığa bağlı da meydana gelebilir. Ancak bu alanda yaşanan bozukluklar beyinde lenfoma oluşmasını tetikleyebilir.

Beyin Tümörü Belirtileri Nelerdir?

Beyin tümörü oluşumu ile birlikte kafa içi basınç artar. Bu basıncın artması ile birlikte baş ağrısı, epilepsi nöbeti, kişilik bozuklukları, yetenek kaybı, kusma, kişinin hareketlerinin ya da mimiklerinin yavaşlaması gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Ayrıca beyin tümörünün oluşumu ile birlikte hormonal bozukluklar ve bu bozukluklara bağlı hastalıklar da meydana gelebilir.

Op. Dr. Çağatay Kemerli

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı

www.cagataykemerli.com

Instagram:@op.dr.cagataykemerli

Facebook:@OpDrCagatayKemerli

YouTube - OP. DR. Çağatay Kemerli

Yazının devamı...

Bel Kayması Belirtileri ve Tedavisi

Bel kayması bu bölgede bulunan omurlarda meydana gelen kırıkların kaymasıyla ortaya çıkan bir sorundur. Bel kaymalarının büyük bir kısmı L4 ya da L5 omurlarının kayması ile gerçekleşir.

Bel fıtığı ile sıkça karşılaştırılan bel kayması sorunu 40 yaş üzerindeki kişilerde sıklıkla görülür. Bel kayması ile birlikte dar kanal rahatsızlığı da ortaya çıkabilir.

Bel Kayması Belirtileri?

Bel kaymasının belirtileri başlangıçta bel ağrısı ile meydana gelir. ‘Spondilozilis’ adı verilen stres kırıkları bir belirti olmadan meydana gelebilir. Bu nedenle de bel kaymasının fark edilmesi zaman alır.

Bel ağrısı ile birlikte bacaklarda uyuşma ve ağrı, ayak bölgesinde güç kaybı ve kaba etlerde ağrı gibi sorunlar bel kaymasının habercisi olabilir.

Bel kayması olan kişiler uzun süre ayakta durmaktan ve yürümekten çekinirler. Oturdukları ya da uzandıkları zaman yani bel bölgesinin hareketsiz kaldığı durumlarda ağrılar azalır.

Bel Kayması Tedavisi

Bel kayması sorununda farklı tedavi yöntemleri denenebilir. Cerrahi müdahale öncesinde bel kaymasının şiddetine göre ilaçla tedavi yapılabilir.

Cerrahi tedavi bel kaymasında genellikle son olarak tercih edilen bir yöntemdir. Bu nedenle kişilerin yukarıda bahsedilen belirtiler karşısında tepkisiz kalmamalı ve erken teşhis için mutlaka bir uzamana başvurmalı.

Ağrı kesici ya da antiinflamatuar ilaç kullanımı, fizik tedavi, korse kullanımı, streoid enjeksiyonu ya da ağrı kesici enjeksiyonu bölgenin rahatlaması için kullanılabilecek tedavi yöntemleridir.

Bu teknikler bel kaymasına bağlı sinir sıkışması ciddi boyutlarda olmadığında oldukça etkili sonuçlar elde edilmesine yardımcı olur. Eğer sinir baskısı şiddetliyse foraminalinjeksiyonlar tedavide kullanılabilir.

Sorununuzla Yakından İlgilenin

Stres kırığına bağlı olarak ortaya çıkan sorunlarda bu tedavi yöntemleri oldukça etkilidir. Ancak kişinin düzenli olarak kontrole gitmesi ve sorunun yakından izlenmesi gerekir.

Bel kaymasında cerrahi müdahale sorunun ilerlediği durumlarda gerekliliktir. Kaymaya bağlı olarak artan omurilik basısı ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Ayaklarda ciddi boyutlarda güç kaybı, idrar kaçırma gibi sorunlarda mutlaka cerrahi müdahale ile sorun çözülmeli. Bel kaymasında cerrahi müdahale iki farklı şekilde yapılabilir.

Bölgede bulunan kırığın cerrahi müdahale ile giderilmesi tercih edilebileceği gibi spiral füzyon ile bölgenin temizlenmesi ve basının giderilmesi de sağlanabilir.

Op. Dr. Çağatay Kemerli

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı

www.cagataykemerli.com

Instagram:@op.dr.cagataykemerli

Facebook:@OpDrCagatayKemerli

YouTube - OP. DR. Çağatay Kemerli

Yazının devamı...

Her Bel Fıtığında Ameliyat Gerekir mi?

Her bel fıtığı ameliyat gerektirmez. Bel fıtıklarının çok azı ameliyat gerektirir. Ancak ameliyat edilmesi gerekiyorsa da bir an önce bu operasyonun gerçekleşmesi lazım.

Çünkü olası gecikmeler çok ciddi sağlık problemlerine yol açar. Burada fıtık sayısı önemli değil. Önemli olan hayat kalitesine etkilerinin ne olduğudur.

MR inceleme ve muayeneler ile hasta bir bütün olarak değerlendirilir. Patlamış fıtık ya da bu fıtığa bağlı yürümede güçsüzlük veya kas gücü zafiyeti, refleks kaybı, his gücü kaybı gibi problemler ile birlikte üstüne sosyal hayatı da kalitesiz yaşıyorsa işte tam bu noktada bel fıtığı mikrocerrahi ile tedavi edilmeli.

Rahatsızlığın Evreleri

Bel fıtığının çeşitli evreleri bulunur. Bu evreler hastada meydana gelen belirtiler ile anlaşılabilir. Fıtığın durumuna göre ise tedavi yöntemleri çeşitlenir. Fıtıklaşmanın görüldüğü diskte yaşanan elastikiyet kaybı yaşanan belirtilerin ayırt edilmesini kolaylaşır.

Fıtık başlangıcında henüz omur ya da sinir üzerinde herhangi bir baskı uygulamadığı durumlarda genel olarak bel ağrısı görülebilir. Ancak fıtık omurga elemanları üzerinde baskı yapmaya başladığında bu ağrının artması ve vücudun alt bölgesine doğru yayılması kaçınılmaz olur.

Bu noktada tek ya da her iki bacakta da ağrı, uyuşma ya da karıncalanma gibi şikayetler ortada çıkar. Fıtığın ilerlediği ve baskıyı arttığı durumlarda ise bacaklarda his kaybı, tuvaleti tutamama, dik yürümekte zorlanma ya da aksayarak yürüme gibi durumlar görülür.

Tedavi Yöntemleri

Bel fıtığının başlangıç aşamasında günlük hayatta yapılacak ufak değişiklikler şikayetlerin azalmasına ve fıtığın ilerlemesinin durmasını sağlar.

Henüz başlangıç aşamasında hastanın istirahat etmesi, ani ve ters hareket yapmaması ve sırt kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler yapması tavsiye edilir. Bazı durumlarda yaşanan ağrılar, ağrı kesici ilaçlar ile kontrol altına alınır.

Fıtıklaşmanın ilerlediği durumlarda ise fizik tedavi yöntemleri uygulanır. Bu uygulamalar da hastanın yaşam kalitesini yükseltmeye ve hastalığın ilerlemesini engellemeye yönelik işlemlerdir. Ancak his kayıplarının meydana geldiği ya da hastanın tuvaletini tutamadığı durumlarda ise ameliyat seçeneği kaçınılmaz hale gelir.

Op. Dr. Çağatay Kemerli

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı

www.cagataykemerli.com

Instagram:@op.dr.cagataykemerli

Facebook:@OpDrCagatayKemerli

YouTube - OP. DR. Çağatay Kemerli

Yazının devamı...

Boyun Fıtığı Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Etmeli?

Boyun fıtığı ameliyatından sonra hastaların hem kısa hem de uzun vadede dikkat etmesi gereken bazı şeyler bulunmaktadır. Kısa vadede yapılması gerekenler hastanın iyileşme sürecini rahat ve konforlu bir şekilde atlatması sağlanır.

Uzun vadede yapılacak olanlar ise hastalığın tekrarlamamasına yönelik yapılması gerekenlerden. Hastaların ameliyat sonrasında uzman doktor tarafından uygun görülen bir süre boyunca hastanede kalması ve daha sonra sosyal hayatlarına geri dönebilmesi sağlanmalı.

Bu süreç içerisinde ise atılan doğru adımlar, söz konusu sürenin daha da kısalmasını sağlar. Operasyonun hemen ardından başlayan süreçte hastalara büyük bir pay düşüyor. Dikkat edilmesi gerekenleri göz önünde bulunduran hastalar bir daha boyun fıtığı gibi rahatsızlıklar yaşamaz.

Ameliyat Sonrası

Operasyonun hemen sonrasında boynun herhangi bir zarar görmemesi ve pozisyonunu koruması için yumuşak bir boyunluk takılmakta. Ameliyat sonrasında yutkunmada zorluk ya da boğaz ağrıları gibi etkiler son derece normaldir ve bu şikayetler genellikle ağrı kesiciler ile kontrol altına alınabilir.

Diğer tüm operasyonlarda olduğu gibi boyun ameliyatında da genel anestezi alan hastaların operasyondan sonraki yaklaşık 5-6 saatlik süreçte bir şey yememeleri ve içmemeleri gerekir.

Hastalar yaklaşık operasyondan bir hafta sonra taburcu olabilir. Bu dönemde ameliyatın yapıldığı yerdeki pansuman düzenli olarak değiştirilmekte ve hastaların sürekli olarak boyunluk takması gerekir.

Evde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Taburcu olduktan sonra yapılacaklar listesi hasta için son derce önemli. Hastane çıkışını takip eden iki haftalık süreçte hastalar son derece dikkatli olmalı ve doktor tarafından verilen uygulamalara harfiyen uymalılar.

Özellikle ilk bir hafta boyunca hastaların yatak istirahatinde olmaları son derece mühim. Bir haftadan sonra ise hastalar hafif yürüyüşlere başlayabilirler.

Operasyon sonrasında ameliyat yerinde karıncalanma gibi şikayetlerin olması son derece normaldir. Operasyon sonrasında gerçekleştirilen pansuman su geçirmez olduğu için hastaların banyo yapmasında herhangi bir sakınca bulunmuyor.

Özellikle kış aylarında hastaların boyunlarını rüzgar ya da soğuk gibi hava şartlarından korunmalı. Bu şekilde hastalar operasyon sonrası iyileşme sürecini problemsiz bir şekilde atlatabilirler.

Op. Dr. Çağatay Kemerli

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı

www.cagataykemerli.com

Instagram: @op.dr.cagataykemerli

Facebook: @OpDrCagatayKemerli

YouTube - OP. DR. Çağatay Kemerli

Yazının devamı...

Boyun Tutulması mı, Boyun Fıtığı mı?

Ani bir hareket ya da yanlış pozisyonda uzun süre kalma gibi hareket yanlışlarında boyun tutulması çok sık rastlanılan bir durumdur. Kas ağrısı olarak ortaya çıkan boyun tutulması yarattığı etkilerle boyun fıtığı ile karıştırılabilmektedir.

Bunun önüne geçilebilmesi için hastaların yaşadıkları ağrıları sorgulaması gerekmektedir. Boyun fıtığı ile boyun tutulması her ne kadar ilk başta benzer belirtilere sahip gibi gözükse de aslında kolay bir şekilde birbirinden ayrılabilmektedir.

Özellikle bu belirtilerin süresi de birbirinden ayrılması konusunda belirleyici bir rol oynamaktadır. Uzun süre geçmeyen şikayetlerde muhtemelen boyun fıtığı ortaya çıkmaktadır. Boyun tutulması ise birkaç gün içerisinde kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

Boyun Fıtığı Belirtileri

Omurlar arasında yer alan disklerin yaşlanma ya da deformasyon sonucu elastikiyetini yitirmesi veya omurlar arasından dışarı doğru büyümesi ile fıtık ortaya çıkmaktadır. Boyun fıtığında en çok rastlanılan şikayet boyun ağrıları ile beraber kol ağrılarıdır.

Fıtıklaşan diskler sinir uçlarına baskı yapar ve şiddetli bir ağrıya neden olmaktadır. Bunun yanı sıra kol veya el bölgesinde meydana gelen his ve kuvvet kaybı da boyun fıtığının belirtileri arasında yer almaktadır. Kas ağrıları ise genel olarak ellere kadar yayılmamaktadır.

Ağrıların gece şiddetlenmesi hatta hastayı uyutmayacak hale getirmesi de boyun fıtığının belirtilerini boyun tutulmasının belirtilerinden ayıran bir başka etmendir. Ancak sadece bu belirtilere bakılarak hastada boyun fıtığının olduğunu düşünmek son derece yanlıştır.

Tedavi Süreci

Boyun fıtıklarında tedavi, fıtıklaşmanın durumuna ve verdiği etkilere göre değişiklik göstermektedir. Omurilik ya da sinir üzerine herhangi bir şekilde baskı olmadığı durumlarda cerrahi yöntemlere başvurulmamaktadır.

Bunun yerine bölgenin dinlendirilmesi, boyunluk kullanılması ya da ilaç tedavisi genellikle yeterli olmaktadır. Bu gibi uygulamaların hasta şikayetini gidermediği durumlarda ise fizik tedavi gibi yardımcı tedavi yöntemleri tercih edilmektedir.

Bu uygulamaların hepsi fıtığın ilerlemesini önleyici ve hastanın yaşam kalitesini arttırıcı tedavi yöntemleridir. Bu yöntemlerin işe yaramadığı ya da fıtıklaşmanın ileri seviyede olduğu ve kuvvet kaybı veya his kaybı gibi ileri seviye şikayetlerin görüldüğü durumlarda ise tek çare cerrahi müdahalelerdir.

Op. Dr. Çağatay Kemerli

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı

www.cagataykemerli.com

Instagram:@op.dr.cagataykemerli

Facebook:@OpDrCagatayKemerli

Yazının devamı...

Mikrocerrahi ile Bel Fıtığı Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Hayatın genel akışının önündeki en büyük engellerden biri de bel fıtığı rahatsızlığı. Mikrocerrahi operasyonlarla tedavi edilen bel fıtığı, şimdilerde gelişen teknikler sayesinde riski neredeyse sıfır hale geldi.

Bel fıtığı, günlük aktiviteleri kısıtlayan ve ağrı yapan ciddi bir rahatsızlıktır. Bel fıtığı nedeniyle sıkışmış ve ezilmiş sinir kökü üzerinde oluşan ödem bel ve bacak bölgesinde ağrı ya da his kayıplarına neden oluyor.

Bel fıtığı hastalığının önemli bir bölümü mikrocerrahi operasyonlarla tedavi edilir. Bel fıtığı operasyonlarında kullanılmak üzere birkaç farklı teknik var. Gelişen teknikler sayesinde ise bel fıtığı cerrahi operasyonları daha rahat ve risksiz operasyonlar haline geldi.

Mikrocerrahi ile Bel Fıtığı Ameliyatı

Gelişen yeni teknikler sayesinde artık klasik bel fıtığı ameliyatlarına çok az ihtiyaç duyuluyor. Mikrocerrahi yöntemleri sayesinde sayesinde herhangi bir yara izi olmadan ve büyük kesiler açılmadan bel fıtığı ameliyatı gerçekleşiyor. Sadece 1,5 ya da 2 cm aralığında küçük bir kesiyle mikrocerrahi ile bel fıtığı operasyonları gerçekleşiyor.

Mikrocerrahi operasyonlar genel anestezi yada uyutmadan (spinal) anestezi altında yapılır. Mikrocerrahi ile gerçekleşen operasyonlar eski yöntemlere kıyasla omurilik kaymalarına sebep olur. Ameliyat sonrası ağrı ve enfeksiyona neden olmaz. Gelişen bu teknik sayesinde bel fıtığı operasyonlarının riskleri sıfıra yaklaşmış durumda.

Mikrocerrahi ile Bel Fıtığı Ameliyatının Sağladığı Avantajlar

Eski yöntemlere kıyasla herhangi bir yara izi olmaması ve dışarıdan dikiş dahil atılmaması operasyonun sağladığı avantajlar arasında yer alıyor. Yumuşak dokular bu teknik sayesinde daha az zarar görür. Dokuya en saygılı ameliyattır diyebilirim.

Herhangi bir kemik alınmadığı için bel kayması görülmez. Bu da mikrocerrahinin sağladığı avantajlar arasında. Mikrocerrahi yöntem, cerraha operasyon uygulanan bölgeye daha çok hakim olma ve daha iyi görme avantajını sunar. Bu sayede zaten çok az görülen sinir dokusu hasarları neredeyse hiç zarar görmemektedir. Bu sebeple ameliyat hastalar için daha risksiz ve rahat geçmesini sağlanır.

Operasyon süresi hastalığın durumuna göre 1 ile 2 saat arasında değişkenlik gösterir. Hastalar kısa süre içerisinde bel ağrısı şikayetlerinden kurtulur. Operasyon sonrası hastalar genel olarak bir gün süreyle hastanede kaldıktan sonra taburcu olurlar. Taburcu olduklarında yürümeye başlayabilirler.

7 ile 10 gün arasında hastalar tamamen günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Mikrocerrahi ile gerçekleşen operasyonların iyileşme süreci ve operasyon sonrası görülen olumsuz etkiler diğer yöntemlere göre daha az görülür.

Op. Dr. Çağatay Kemerli

Beyin Omurilik Sinir Cerrahisi Uzmanı

www.cagataykemerli.com

Instagram: @op.dr.cagataykemerli

Facebook: @OpDrCagatayKemerli

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.