MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Hamileliğin Önündeki Engeller

Belki de birçok evli çiftin hayalidir bir evlat sahibi olmak… Bazen hiç beklemediğiniz anda anne-baba olacağınızı öğrenirsiniz, bazen de uzun uğraşlara rağmen çocuk sahibi olamazsınız. ‘Neden İstediğimiz Zaman Çocuk Sahibi Olamıyoruz? Hamile Kalmayı Zorlaştıran Etkenler Tam Olarak Nedir? ‘ tüm bu soruların cevabı bu haftaki yazımda saklı…

Adet Düzensizliklerine Dikkat!

Gebeliğin gerçekleşmesi için yumurtlama ve döllenme gibi sistematik süreçlerin düzenli bir şekilde çalışması gerekir. Anne olmak isteyen bir kadında öncelikle yapılması gereken kontrol adet düzenidir.

Hormon Düzeninin Bozulması

Beyinde yer alan hipofiz bezinden gelen işaretle birlikte FSH denilen folikül uyarıcı hormon, devreye girer. Bu hormon gebeliğin meydana gelmesi için gerekli şartları sağlar. Uyarılmayla beraber yumurta büyür ve çatlar. Bu mekanizmanın düzensiz bir şekilde çalışması ovulasyon sorunu; yumurtlamanın çoğu zaman düzensiz olması veya hiç olmaması anlamına gelir. Bu durum hamileliğe engel olan önemli sorunlar arasındadır.

Bu tarz sorunlar yaşayan kadınlar için, tüp bebek yöntemi önerilir.

Tüplerin Tıkalı Olması

Hamileliğe engel olan sorunlardan biri de tıkalı olan tüplerdir. Tüpler sperm ile yumurtanın bir araya gelmesini sağlayan fonksiyonel bir araçtır. Kadınlarda iki fallop tüpü vardır. Her fallop tüpünün uzunluğu 10-13 cm ve çapı 0,5 -1,2 cm’dir. Cinsel birleşmenin ardından, spermler rahim kanalı ağzı ile rahim içine geçer. Rahim içine geçen spermler, oradan da tüplere ulaşır. Eğer tüplerde bir tıkanıklık görülürse bu karşılaşma sağlanamaz ve gebeliğin gerçekleşmesi mümkün olmaz.

Endometriozis (Çikolata Kistleri)

Çikolata kistleri, gebeliğe engel olan bir diğer problemdir. Bu sorun özellikle doğurganlık yıllarında birçok kadının başına gelebilir.

Genellikle infertilite yani kısırlık nedeni ile gelen, adet ağrısının fazla olduğu kadınlarda ve cinsel birliktelik esnasında ağrısı olan kadınlarda çikolata kisti görülebilir. 5 cm’den büyük olan kistlere, cerrahi bir operasyonla müdahale önerilir. Ama yine de her olgu kendi içinde değerlendirilmelidir.

Çikolata kisti bulunan kadınlarda gebelik oranı daha düşüktür.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarda Risk Olabilir

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, enfeksiyonlar, endometriozis, dış gebelik ve diğer cerrahi operasyonlar gibi etkenler tüplerin tıkanmasına yol açabilir.

Karın boşluğu iltihabı da fallop tüplerinin tıkanmasına neden olur. Bu durumda da gebelik gerçekleşemeyeceği için hastaya tüp bebek yöntemi önerilir.

Op. Dr. Seval Taşdemir

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Facebook: @drsevaltasdemir

Instagram: @drsevaltasdemir

Yazının devamı...

Hamilelik Döneminde Tüylenme

Kadınların büyük problemlerinden biri de tüylenmedir. Özellikle de yaz aylarında oldukça büyük bir sorun olan tüylenme, hamilelik döneminde biraz daha artış gösterebilir. Peki bu durumun sebebi nedir? Hamilelikte tüylenme sorunuyla nasıl baş edilir? İşte cevabı!

Hormonal değişiklik nedeniyle meydana gelen tüylenme sorunu, genellikle karın bölgesi, bacak ve kollarda, göğüs uçlarında ve yüzde kendini gösterir. Tüylenme farklı bölgelerde görülse de, çoğunlukla ‘Linea Nigra’ etrafında meydana gelir.

Linea Nigra nedir?

Linea Nigra, kadınlarda sadece hamilelik döneminde oluşan ve göbek deliğinin altından üste doğru uzanan koyu renkli bir çizgidir. Hamileliğin ikinci trimesterinde oluşan bu çizgi, hormonlardaki değişim nedeniyle ortaya çıkar ve tüylenme de onun etrafında gerçekleşir.

Hamileliğin İlk Üç Ayına Dikkat!

Tüylenmeler, genellikle hamileliğin ilk üç ayı boyunca çıkar ve 6 aydan sonra da dökülmeye başlar. Hamilelik döneminde başlayan bu sorun hormonlardan kaynaklandığı için çoğu kadında hamilelikten sonra kendiliğinden çözülür.

Kendiliğinden geçmeyen bu tüylenmeler için ise, lazer epilasyon yöntemi önerilir. Fakat hamilelere ilk üç ay önerilmez. Üçüncü aydan itibaren güvenilir merkezlerde yaptırılabilir.

Lazer epilasyon, yüz bölgesindeki tüylenmeler için de uygulanabilir. Bunun bebeğe zarar verici etkisi bulunmamaktadır.

Doktorunuza Danışın!

Tüylenme sorunu olan hamileler, doktoruna danışarak hareket etmeli ve bu durumu sorun etmemelidir. Hamilelik döneminde karşılaşılan bu tip sorunlarla baş etmenin en kolay yolu telaş etmeden ve çözüm yolları için destek almaktır. Anne adaylarının bu dönemde bebek sağlığını da göz önünde bulundurarak hareket etmesi gerekir.

Kesin bir çözüm olmasa da bu dönemde tüylenmelere engel olmak için ağda yöntemi de kullanılabilir. Tüy dökücü kremler cilt altına da nüfus edebileceği için kullanmamakta fayda vardır.

Op. Dr. Seval Taşdemir

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Facebook: @drsevaltasdemir

Instagram: @drsevaltasdemir

Yazının devamı...

Hamilelik ve Güneş Kremi

Güneş kendimizi iyi hissettirir, cildi hafif bronzlaştırır ve D vitamini sentezlenmesini sağlar. Ancak hamilelikte oldukça hassas hale gelen cilt için güneş ışınlarına maruz kalma söz konusu olduğunda dikkat etmek ve ekstra önlem almak gerekir.

Hamilelik dönemi yaz aylarına denk gelen anne adaylarının önem verdiği güneş kremi seçimi ve kullanımına dair bazı ipuçları…

Hamilelik Döneminde Güneş Kremi Kullanımının Herhangi Bir Zararı Var mıdır?

Yoğun bir ultraviyole (UV) ışık kaynağı olan güneşin zararlı ışınlarına karşı hamilelik döneminde dikkatli olunması gerekir.

Güneş ışınlarına maruz kalmak ciltte lekelenmelere neden olabilir, hamilelik döneminde ise bu durum daha belirgin olarak gözlenir. Bu nedenle özellikle yaz hamileleri için güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyucu kullanımı önerilir. Seçilen koruyucunun ise en az 30 faktörlü olması önerilir.

Anne Adayları Hangi Güneş Kremlerini Kullanmalı, Hangilerinden Kaçınmalıdır?

Güneş kremleri fiziksel koruma ve kimyasal koruma olmak üzere ikiye ayrılır. Fiziksel güneş koruyucular cildin yüzeyinde bir tabaka oluşturur ve güneş ışınlarını yansıtarak deriyi güneşin zararlı etkilerinden korur. Kimyasal güneş koruyucular ise ultraviyoleyi emerek cilde zararsız hale getirir. Anne ve bebek için zararlı olabilecek kimyasal maddeler içeren kimyasal koruyucular deriden emilirken, çinko oksit ve titanyum dioksit gibi mineral bazlı fiziksel koruyucular ise ciltten tam olarak emilmez ve bu nedenle gebelerde fiziksel koruyucuların kullanımı önerilir.

Gebelik Döneminde Güneş Kremi Kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Etkili bir koruma için güneşe çıkmadan en az 20-30 dakika önce sürülmelidir ve güneş altında geçirilen zamana göre 2-3 saatte bir yenilenmelidir.

CİLDİNİZİ iki kez Nemlendirmeyi Unutmayın!

Hamile kadınların cildi oldukça hassastır. Çünkü, hormonal değişiklikler terleme yoluyla nem kaybını artırır. Bu nedenle cildiniz susuz kalır ve güneşe maruz kalmak bunu daha belirgin hale getirir. Güneşin cilde zarar verdiği ve kuruttuğu sır değildir! Önlem olarak, siz ve bebeğiniz için cildi güvenli bir şekilde beslemek çok önemlidir. Özel olarak formüle edilmiş ve cildi derinlemesine besleyecek şekilde zenginleştirilmiş ürünleri kullanarak yüzünüzü ve vücudunuzu her gün nemlendirmeniz gerekir. Aksi takdirde gerginlik, rahatsızlık, elastikiyet kaybı gibi riskler ortaya çıkar ve çatlaklar daha da artar.

Op. Dr. Seval Taşdemir

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Facebook: @drsevaltasdemir

Instagram: @drsevaltasdemir

Yazının devamı...

Yüzme ve Hamilelik!

Hamilelik dönemi yaz aylarına denk gelen anne adaylarının kafasında pek çok soru işareti vardır. Özellikle de hamileyken denize ya da havuza girme konusunda tedirgin olurlar. Peki anne adaylarının yüzmesi sakıncalı mıdır? Kaçıncı aya kadar denize girebilirler? Merak ettiğiniz tüm soruların cevabını bu yazıda bulabilirsiniz. İşte hamilelik döneminde yüzmenin anne adayları ve bebek için faydaları…

Suyun Kaldırma Kuvveti Bebeğiniz İçin Faydalı!

Komplikasyonlu ve yüksek riskli gebelikler dışında yüzme, gebelikte yapılabilecek en ideal egzersizdir.

Yüzmek, genellikle hamileliğin ilk 3 ayında anne adaylarına hem psikolojik hem de fiziksel olarak katkı sağlar. Suyun desteği ve kaldırma gücünün etkisi anne karnındaki bebek için son derece faydalıdır. Deniz veya havuz vücudunuzda bir sorun yaratmıyorsa, doktorunuzun yaptığı kontroller sonucunda bebeğinizin gelişiminde herhangi bir sorun bulunmuyorsa hamilelik süresince yüzmeye devam edebilirsiniz.

Hamilelik boyunca düzenli olarak yüzmek; ilk aylardaki bulantı ve kusma şikayetlerini azaltır, kilo alımını dengeler, kasları güçlendirir, kan dolaşımını düzenler, sırt ve bel ağrılarınızı önler, stresi azaltır, yorgunluğunuzu alır ve gebelikte tansiyon yükselmesi ile ilgili problemlerinizi önler.

Gebelik Döneminde Denize Girerken Dikkat Etmeniz Gerekenler!

Hamileyken aşırı sıcakta uzun süre kalmak düşük riskini artırır. Aynı zamanda hem annenin hem de bebeğin aşırı su kaybetmesine ve vücut ısısının artmasına yol açarak bebeğin de sağlığını tehlikeye atabilir. Bu nedenle anne adayları özellikle öğle sıcaklarında denize girmemeye özen göstermelidir.

Kramp sıklığının artış gösterdiği hamilelik döneminde, anne adaylarının tek başına denize girmemesi gerekir.

Anne adayı denizden sonra ıslak mayo ile kalmamalı, kısa sürede mayosunu değiştirmelidir.

Hamilelik döneminde, değişiklik gösteren hormonların ve güneşe maruz kalmış olmanın da etkisiyle ciltte bazı renk değişiklikleri meydana gelebilir. Güneş kremi ve şapka kullanımı bu dönemde oldukça önemlidir.

En önemli şey suyun temiz olmasıdır. Eğer su temiz değilse cilt mantarı, idrar yolu enfeksiyonu, göz iltihapları, vajinit gibi durumlara yol açabilir. Temizliğinden emin olunmayan yerlerde yüzülmemelidir.

Havuza girmeyi tercih eden anne adayları, enfeksiyon riski yüksek olduğundan havuz temizliğine dikkat etmelidir. Özellikle de kullanılan klor miktarı mantar enfeksiyonlarına yol açacağından havuz kimyasalları konusunda da titiz davranılmalıdır.

Suyun iyileştirici ve sakinleştirici etkisinden faydalanmak için hamilelikte kendinizi çok yormadan, doğru önlemleri alarak hem eğlenebilir hem egzersiz yapabilirsiniz. Keyifli yüzmeler:)

Op. Dr. Seval Taşdemir

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Facebook: @drsevaltasdemir

Instagram: @drsevaltasdemir

Yazının devamı...

Yaz Hamileleri ve Beslenme

Yedikleriniz bebeğinizin tek besin kaynağıdır, bu nedenle hamilelik boyunca beslenme ve besin seçimi oldukça önemlidir. Besin değeri yüksek yiyecekler tüketmek bebeğinizin sağlıklı gelişimini desteklerken, sizi de sağlıklı bir şekilde doğuma hazırlar.

Hamilelik döneminin yaz aylarına denk gelmesi; artan sıcaklık ve nem oranı nedeniyle anne adaylarını herkesten daha fazla etkiler.

Peki anne adayları bu süreçte nasıl beslenmeli? Hangi besinleri tüketmeli, hangilerini beslenmesinden çıkarmalı? İşte yaz hamileleri için beslenme önerileri…

Az az, sık sık beslenin

Hamileliğinin ilk üç ayı yaza denk gelen anne adaylarını, bu dönemde görülen yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve kusma şikâyetleri artan sıcaklara bağlı olarak daha çok etkileyecektir. Dolayısıyla bu süreci daha çok kuru gıdalar ile tuz alımını artırmadan, az az, sık sık beslenerek geçirmek gerekir.

Hazımsızlık ve mide problemleri yaşamamak, kan şekeri düzeyini dengede tutmak, sıcak basmalarını ve bulantıyı azaltmak için 3 ana öğünün yanı sıra 2-3 ara öğün yaparak az az, sık sık beslenin.

Artan sıvı ihtiyacınızı su ile karşılayın

Yaz aylarında, hamilelerin artan sıvı ihtiyacının büyük bölümünü sudan karşılaması gerekir. Bulantı ve kusma şikâyetleri olmadığı sürece bol bol su (2-3 litre) içilmelidir. Su içmek anne adayında ödem, kabızlık ve idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltıp metabolizmayı düzenlerken, bebeğin sağlığı için de önemlidir. Terle kaybedilen sıvının yerine konması halsizliği önler. Hamilelik döneminde sıvı ihtiyacı hazır meyve suları, meyveli soda ve asitli içeceklerden karşılanmamalıdır.

Beslenmenizde şekerli, yağlı ve tuzlu yiyeceklere yer vermeyin

Hamilelik döneminizde fazla kilo alımını önlemek için şekerli besin alımını azaltın hatta mümkün olduğunca şekeri hayatınızdan çıkarın. Kızartma, kavurma gibi aşırı yağlı gıdalar tüketmeyin, az yağlı yemekler tercih edin. Günlük tuz alımını sınırlı tutun (1 tatlı kaşığını geçmeyin) ve iyotlu tuzları tercih edin. İşlenmiş et ürünlerinden uzak durun.

Besin çeşitliliğini artırın

Hamilelik döneminde artan enerji gereksinimi ve besin öğesi (protein, yağ, vitamin ve mineral) depolarını dengede tutmak ve bebeğin anne karnında normal büyüme ve gelişmesini sağlamak için her öğününüzün en az 3 farklı besin grubu içermesini dikkat ederek besin çeşitliliğinizi artırın. Her yiyecek grubu kendine has besin değerleri taşır. Örneğin tahıllar iyi bir enerji kaynağı iken, sebze ve meyveler yüksek miktarda vitamin ve antioksidan içerir. Süt ve süt ürünleri kalsiyum ve D vitamini açısından zengindir. Protein için ise et, balık ve baklagiller tüketilmelidir.

Op. Dr. Seval Taşdemir

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Facebook: @drsevaltasdemir

Instagram: @drsevaltasdemir

Yazının devamı...

Kurban Bayramı’na Dikkat!

Kurban Bayramı’nda en çok tüketilen besinlerden biri de kırmızı ettir. Kavurmalar, haşlamalar, kızartmalar gittiğimiz her bayram ziyaretinde ikram edilir. Fakat bu ikramları aşırıya kaçmadan tüketmekte fayda vardır. Peki hamileler için kurban etinin zararı var mıdır? Hamilelerin ne kadar et tüketmesi doğrudur? İşte merak ettiğiniz bu soruların cevapları…

Fazla Pişmiş Ete Dikkat!

Gebelikte kırmızı et tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktalardan biri etin hazırlanma ve pişirilme koşullarıdır. Veteriner kontrolünden geçmemiş hayvanların eti insan sağlığını bozan mikroorganizmalar taşır. Bu nedenle güvenilir ve sağlıklı olduğundan emin olunan kırmızı etler tüketilmelidir. Özellikle anne adayları etleri yemeden önce en az 24 saat buzdolabında dinlendirmelidir. Pişirirken de etin çok pişmemesine ve üzerinde kahverengi bir tabaka oluşmamasına dikkat edilmelidir. Pişirme yöntemi olarak mümkün olduğu kadar haşlama, buğulama, fırın ya da ızgara tercih edilmelidir. Etin gereğinden fazla pişirilmesi, gebe ve bebeği için hayati önem taşıyan folik asit ve proteinin kaybedilmesine yol açar. Özellikle anne adayları eti fazla pişirmeden çiğ kalmayacak şekilde iyi pişmiş olduğundan emin olarak tüketmelidir.

Ayrıca tüketilen etlerin sağlığa olumsuz yönde etki etmemesi için kesimlerinin doğru yapılmasına, etin saklanması, hazırlanması ve pişirme yöntemine dikkat edilmesi gerekir. Kurban eti hemen tüketilmemelidir. Etler kesildikten sonra parçalar halinde temiz kaplara konulmalı, güneş görmeyen serin yerlerde hava alması sağlanmalı ve kesim sıcaklığının 5-6 saat içinde geçmesi beklenmelidir. Ardından da tüketmeden önce 24 saat buzdolabında bekletilmesi sindirim sistemi rahatsızlıklarının önüne geçmek için önemlidir.

Kırmızı Etin Yanında Bol Bol Yeşillik Tüketilebilir!

Gebeliktegünlük 100-120 gramdan fazla olmamalıdır. Kırmızı et sindirimi zor bir besin olduğu için gereğinden fazla tüketilirse midede şişkinlik ve hazımsızlık şikayetlerine yol açabilir. Kırmızı et tüketiminde önemli bir nokta demirdir. Etin bileşiminde bulunan yüksek miktardaki demirden iyi bir şekilde yararlanabilmek ve demir emilimini artırmak için yanında C vitamininden zengin sebze, meyve ve salata tüketilmelidir.

Bol Bol Su İçin!

Aynı zamanda gebelik döneminde sıvı alımı hem anne sağlığı hem de bebek sağlığı için oldukça önemlidir. Bol sıvı alımı; idrar yolu enfeksiyonu, erken doğum, solunum yolu enfeksiyonları, kabızlık, ishal gibi pek çok durumdan koruyucudur. Kurban Bayramı ziyaretlerinde gerek ikramlar öncesi gerekse ikramlar sırasında bol bol su tüketilmesinde fayda vardır. Bu sayede midede şişkinlik oluşturularak yemeklerin tüketim miktarı azaltılabilir.

Şerbetli Tatlılar Yerine Sütlü Tatlılar Tercih Edebilirsiniz!

Gebelik döneminde fazla kilo alımından kaçınılmalı, ideal vücut ağırlığının korunmasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle şekerli, unlu ve yağlı gıdalardan uzak durulması gerekmektedir. Bayramlarda her misafirlikte ikram edilen baklava, çikolata ve pastaların aşırı tüketimi gebelerde; gaz, hazımsızlık, mide bulantısı gibi şikayetlere sebep olabilir. Bu nedenle bayram sürecinde yapılan ziyaretlerde ikram edilen şerbetli tatlılar, çikolata ve şekerler yerine mümkünse mideyi fazla yormayan sütlü tatlılar tercih edilmelidir.

Op. Dr. Seval Taşdemir

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Facebook: @drsevaltasdemir

Instagram: @drsevaltasdemir

Yazının devamı...

Genital Bölge Estetikleri!

Teknolojiye paralel olarak gelişen genital estetik kavramı, genital bölgede kullanılabilecek yeni lazer başlıkların geliştirilmesi ile hızlı bir ivme kazandı. Yaz aylarına girdiğimiz bugünlerde de işlemlerine de talep arttı. İşte bu ameliyatlar hakkında oldukça merak edilenler…

Genital bölge; oluşur. Genital bölgede doğuştan genetik faktörlerle veya sonradan meydana gelen doğum, daha önceden geçirilmiş ameliyatlar, kronik kabızlık vs. nedenlerle görsel ve işlevsel bozukluklar olabilmektedir.

Genital Bölgedeki Bozukluklar Canınızı Sıkmasın!

Genital bölgedeki görsel veya fonksiyonel bozuklukların büyük bir kısmı düzeltilebilmektedir. Genelde hasta veya partneri şekil bozuklukları; çok şişkin kıyafetlerden bile belli olacak kabarık bir vulva, doğum ve dikiş izleri gibi kırışıklıklardan rahatsız olabilmektedir. Bazen de ilişkide zevk alamama, orgazm olamama, ağrılı cinsel birleşme, ilişkide gaz çıkarma gibi seslerden rahatsız olabilmektedir.

Sarkmalara Son!

Sıklıkla rastlanan genital estetik problemlerinden biri de dış ve iç dudakların büyüklüğü ve sarkmalardır.

İç dudaklar, klitorisin üst kısmından vajina girişinin altına kadar uzanan kıvrımlı yapıları oluşturur. Bazı kadınlarda iç dudakların dış dudaklardan biraz taşması doğal olarak kabul edilir. Ancak dış dudaklardan sarkacak şekilde uzun olması tıbben önemli bir sorun yaratmasa da estetik görüntüyü bozarak kadını çözüm arayışına iter. Bazen dış dudaklar, yapısal olarak normalden uzun, büyük veya asimetrik olabilir.

Vajinal Daraltma Operasyonu

Vajina girişinden başlayarak uzunlamasına 3-4 cm kadar alanın daraltılması ile vajina daraltma ameliyatı gerçekleşmektedir. Bu operasyonlar, yaklaşık olarak 30-40 dakika sürmektedir. Atılan dikişlerin çoğu altta olduğu için dışarıda sadece 5 ya da 6 dikiş gözükmektedir. Dikişler, 15-20 gün sonra kendiliğinden dökülmektedir.

Vajina sıkılaştırma operasyonunun büyük kısmı lokal anestezi eşliğinde yapılmaktadır. İşlem vajina dokusunun lokal anestezik ilaçlarla uyuşturulmasından sonra yapılmaktadır. Tabii ameliyat olacak olan hasta isteğine göre anestezi uzmanı eşliğinde hafif yüzeysel uyutma ile de operasyon gerçekleştirilebilmektedir. Vajina daraltma operasyonu yaklaşık arasında tamamlanmaktadır.

Vajina Estetiğinden Sonraki Süreç

Vajina estetiği ve vajina daraltma operasyonlarında hastalar sosyal hayatlarına 2-3 gün içinde geri dönebilmektedirler. Tabii ki ameliyat sonrasında dikkat edilecek önemli hususlar vardır. Kişisel hijyene dikkat edilmeli, dikişlerin pansumanı düzenli olarak yapılmalı ve doktorunuz tarafından verilen ilaçlar yine düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. Operasyonun ardından hastalar ciddi bir ağrı yaşamamaktadırlar fakat bazı durumlarda hafif bir ağrı, lekelenme ve şişlik görülebilmektedir.

Vajina daraltma operasyonunun kendiliğinden düşmektedir. Bir ay sonrasında ise hasta kendini hiç ameliyat olmamış gibi hissedecektir. ameliyatlarından 2 ay sonra cinsel ilişkiye girilebilir.

Op. Dr. Seval Taşdemir

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Facebook: @drsevaltasdemir

Instagram: @drsevaltasdemir

Yazının devamı...

Tüp Bebekte 'Altın Yumurta'

zorlu hasta grubuna giren ve çocuk sahibi olma şansıçok daha az olan ileri yaş anne adaylarına ve kendisi genç ama yumurtalık yaşı ileri olan anne adaylarına özel olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem, yaştan kaynaklanan dezavantajı ortadan kaldırarak gebelik şansını artırır.

Altın Yumurta ile Annelik Hayaliniz Gerçek Olabilir!

Çifte Uyarım Yöntemiyle anne adayından, bir iki defa yumurta toplanır. Reglin başında 10 günlük bir tedavi ile toplanan yumurtalar vitrifikasyon yöntemiyle de dondurulur. Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra bir kez daha aynı yöntemle ilaç tedavisi uygulanarak ikinci kez yumurta toplanır. Bu şekilde elde edilen 4-5 yumurta tabi tutulur. Çünkü 40 yaş üzeri kadınlarda, transfer edilen her iki yumurtadan birinin genetik olarak kusurlu olma ihtimali oldukça yüksektir. Böylece gebe kalma şansı azalır veya gebelik düşük ile sonuçlanabilir. Anne adayından bu uygulama ile daha fazla yumurta toplanarak, aralarından sağlıklı ve en kaliteli yumurta seçilmesi ile gebelik şansı artmış olur.

Altın Yumurta Yöntemi İçin Kimler Doğru Adaydır?

İleri yaş anne adayları,
Yumurtalık rezervi ve kalitesinde sorun olan (genç) anne adayları,
Sık sık gebelik kaybı yaşayan anne adayları,
Altın yumurta yöntemi için uygun adaylardır.

Yumurtanın kaliteli olması, döllenme ve kaliteli embriyo geliştirme olasılığını artırır. azalmış hastalarda elde edilen yumurtalar yapısal ve genetik olarak problem gösterir ve yumurta kalitesini kötü etkiler. En önemli faktör yaştır. Genç bir hasta ile daha yaşlı birinin yumurta kaliteleri arasında ciddi farklar vardır.

Yumurtalık Rezervi Nedir?

Her kadın doğduğu andan itibaren kendisine ait belli ve değiştirilemeyen bir yumurta sayısına (yumurta rezervi) sahiptir. İlk doğduğunda 1-2 milyon yumurtaya sahip olan kadınların yaşı ilerledikçe bu sayı azalır. Özellikle 40 yaşından sonra bu olay hızlı bir şekilde gerçekleşir. Ortalama 45-50 yaş civarında yumurtalar iyice tükenir ve menopoz dönemi başlar, yumurtalıklar fonksiyonlarını sürdüremez. Adet kanamaları kesilince gebelik şansı da ortadan kalkar.

Bir kadının yaşı kaç ise, yumurtası da kadının olduğu yaşa denk gelir. yumurtası da kendisi ile birlikte yaşlanır ve böylece çocuk sahibi olma ihtimali azalır. Bu nedenle her yumurta altın değerindedir.

Op. Dr. Seval Taşdemir

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Facebook: @drsevaltasdemir

Instagram: @drsevaltasdemir

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.