MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Rinoplasti (burun estetiği) sonrası ödem

Rinoplasti ameliyatı tercih edilen bir estetik operasyon olmakla birlikte, hastaların beklentilerinin farklı olduğu, değişkenlik gösterdiği açıktır. Hastalarımın ameliyat sonrasında burun yapısındaki sahip olacakları değişiklikler kendi sosyal çevresinde merak edilmekte, hatta bazı hastalarda psikolojik etkilere bile neden olmaktadır. Hastalarım bu sayede kendilerine duydukları özgüveni arttırırken, yüzlerinde meydana gelen küçük değişimleri bile önemseyecek kadar hassas olurlar. Bu ameliyattan sonra hastalarımı bekleyenleri önemli hale getirir.

Rinoplasti ameliyatının hedefi, estetik ve doğallığı birleştirerek sonuç elde etmektir. Burun fonksiyonları korunmalı, doğal güzellik vurgulanarak, ameliyattan hasta memnuniyeti sağlanmalıdır. 3-4 saat süren operasyon ile, hastalara ameliyatta cilt altına uzun etkisi olan lokal anestezik yapılarak ağrı etkisi azaltılmaktadır. Göz altlarında meydana gelen şişlik ve morluk etkisi ise, 1 hafta on gün kadar morlukların geçmesi, şişliklerin daha uzun süreçte geçmesiyle sonuçlanır. Şişliklerin ilk 3 ayda büyük kısmı inse de, tamamının inmesi bir yıla yayılabilir. Hastalar ağrı konusunda sıkıntı yaşamazlar. Ancak bir hafta on gün süreyle etkili olan şişlik ve burun içi ödemi, ayrıca içi kan ve pıhtılarla dolu olan burun tıkanıklığı hastaları oldukça rahatsız eder. Hasta ağızdan nefes aldığı için, ağızda ve dudaklarda çatlamalar meydana gelir. Bu etkiler silikon plakların burundan çıkarılmasıyla büyük ölçüde sona erer.

Rinoplasti sonrasında ödem ne zaman geçer?

Bu ameliyatın ardından burun ödemi, kendiliğinden gelişen fizyolojik bir durumdur. Vücudun geneli bir travma karşısında, ödem sorununu mutlaka yaşar. Bunu iyileşme sürecinin bir parçası olarak görmek gerekir. Rinoplasti ameliyatından sonra meydana gelen burun ödeminde ise, belirginlik hakim olduğu gibi, iyileşmeyi geciktirecek bir etkiye neden olur. Burundaki her bölgede ödemin oluşması ve bunun etkisini yitirmesi farklı şekilde olur. İlk önce oluşan ödem yukarıdan aşağıya doğru iner ve zamanla kaybolur. Cilt yapısı kalın olan kişilerde meydana gelen ödem sorunu daha geç iyileşir, cilt yapısı ince olan kişilerde ise daha erken iyileşme meydana gelir. Ödemin iyileşmesi ameliyattan sonraki 6-7 ay içinde % 80-90 oranında gerçekleşir. Bu sebeple hastaların cilt yapısı ve kalınlığı ameliyattan önce mutlaka değerlendirilmelidir.

Rinoplasti ameliyatından sonra nelere dikkat edilmeli?

Hastaların ameliyatta cilt altına sızan kan nedeniyle kalıcı renk değişimine engel olmak için, en az 2 ay süreyle güneşten kendilerini korumaları, solaryuma girmemeleri tavsiye edilir. Burun üzerindeki flaster ile kaskın çıkarılmasından sonra, burun yapısındaki düzelme daha iyi görülebilir. Buna rağmen burnun son şekli bu değildir. Bunu görmek için en az 6 ay sabretmek gerekir. Kanamaların sızıntı halinde devam etmesi normal olsa da, yoğun kanamaların önemsenmesi gerekir. Ödem ve şişlikler iyileştikçe hastaların yeni burun şeklini görmeleri daha rahat olacaktır.

Estetik görünüm dışında, solunumun gerçekleşmesini sağlayan burun yapısı, vücut için önemli bir organdır. Bu yüzden rinoplasti operasyonu sırasında, burun fonksiyonları özenle korunmalıdır. Burun yapısının nefes alma, koku alma, sesin tonunun belirlenmesi gibi önemli görevlerini yerine getirmesi bakımından sağlıklı olması gerekir. Yaşam kalitesinin düşürülmemesi için, operasyonu gerçekleştirecek olan burun estetiği uzmanının özenli olması gerekir. Deviasyon sorununu düzelten, istendiği gibi burnun şekillenmesine yardımcı olan estetik operasyonun güvenli ellerde yapılması ve ameliyatın sonuçlarından herkesin memnun olması sağlanmalıdır. Ameliyat sonucu hastaların beklentilerini karşılamalıdır. İstenmeyen burun şekli, ödem oluşması ya da istenmeyen diğer etkilerin oluşması hastaların memnuniyetsizliğine neden olacaktır. Tecrübeli bir burun cerrahı ile başarılı bir rinoplasti operasyonu gerçekleştirilebilir. Ameliyatın risklerine kadar her detay daha önce dikkate alınmalı ve doğru hareket edilmelidir.

Prof. Dr. Selçuk İnanlı

Kulak Burun Boğaz Baş Boyun ve Yüz Plastik Cerrahı

Yazının devamı...

Rinoplasti (burun estetiği) ameliyatı süreci

Rinoplasti nedir?

Burnun yeniden şekillendirildiği rinoplasti ameliyatı, estetik cerrahide en fazla tercih edilen operasyonları arasındadır. Cinsiyet fark etmeksizin gerek solunum sorunlarının düzeltilmesi, gerekse burun şeklinin değiştirilmesi için herkes bu operasyonlara ilgi göstermektedir. Burun yapısındaki şekil bozuklukları doğumsal kaynaklı olsa da, sonradan oluşsa da, rinoplasti ameliyatı sayesinde düzeltilmesi mümkün olmaktadır. Bu operasyon burnun estetik şekilde düzeltilmesini ve burun fonksiyonlarının korunmasını hedefler.

Rinoplasti için en uygun hastalar kimlerdir?

Bu estetik operasyon hastaların dış görünümlerini düzeltirken, kişinin kendine olan özgüvenini arttırıcı etkiler yapar. Hastaların ameliyattan önce istediği, hayallerindeki burun şeklinin aynısı bu operasyonla oluşturulamaz. Burun yapısında gerçekleştirilen değişikliklerin hepsi, kişinin burun yapısıyla alakalıdır. Bu yüzden rinoplasti ameliyatında hastaların beklentileri ön plana çıkmaktadır. Operasyonun başarılı olması hastanın bundan beklentisine, ameliyatı olmak için nedenlerine, ameliyat sonucunda neler beklediklerine bağlıdır. Eğer hastalar bu isteklerini cerraha doğru aktarırsa ve istekleri yapılabilir düzeyde olursa en iyi sonuç alınacaktır. Hastaların mükemmelliyetçi olması halinde, başarılı bir sonuç alınamaz. Dış görünüme olumlu katkıları olacak yeni burun şeklinden memnun olan hastalar oldukça, rinoplasti başarısı sağlanmış olur. Bu adayların rinoplasti için en uygun aday olduğunu belirtelim. Ameliyatla elde edilen sonuçları kaldıracak ruhsal gelişime sahip olan, burun gelişimini tamamlayan adaylar rinoplasti ameliyatı olmaya karar verebilirler.

Rinoplasti ameliyatının riskleri var mı?

Her cerrahi girişim gibi, rinoplasti operasyonları da risk taşımaktadır. Operasyonun deneyimli burun estetiği uzmanları tarafından yapılması risklerin azaltılmasında etkili olur. Bunun yanında kanama, enfeksiyon, anestezi kaynaklı olan riskler diğer cerrahilerde olduğu gibi her zaman oluşabilir. Rinoplasti tekniğine göre, ameliyat sonucunda kalacak iz farklı olur. Kapalı rinoplasti görünen iz kalmadan tamamlanabilir. Ancak açık rinoplasti operasyonunda görünür iz kalabilir. Operasyonun ardından revizyon ameliyat ihtiyacı doğabilir. Bu oran % 10 seviyesinde olsa da, bu risk olarak dikkate alınmalıdır. Hastanın hoşnut olmadığı burun şeklinin oluşturulması ya da solunum sıkıntısının olması halinde yeni bir ameliyat yapılabilir.

Rinoplasti ameliyatından önce

Operasyonun başarılı olmasında hasta ve doktor iletişiminin önemi büyüktür. Bizler, hastalarımızla olan irtibat ve manevi bağımızın operasyonları olumlu yönde etkilediğini savunmaktayız. İsteklerini doğru şekilde doktoruna aktaran bir hasta, bizlerin operasyonda daha başarılı olmamızı sağlayacaktır. Ameliyatın ardından sahip olmak istediği burun şeklini doğru aktaran hasta, bizlerin kendisine uygun olan yüz şekline uyum sağlayan burun şeklini oluşturmamıza yardımcı olacaktır. Ameliyattan önceki değerlendirmelerde, hastanın kemik ve kıkırdak dokusu, yüz şekli, cilt yapısı, yaşı ve hastanın ameliyattan beklentileri göz önüne alınır. Böylece kullanılacak yöntem, operasyonun nerede yapılacağı, operasyonun fiyatı ve olası riskler hakkında hasta bilgilendirilir. Hastanın alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar konusunda düzenleme yapılır. Beslenme programı, sigarayı kesmesi, ilaçların yeniden düzenlenmesi, vitamin desteği gibi planlamalar yapılır.

Rinoplasti ameliyatında kullanılan anestezi türü

Operasyonda burun yapısında yapılacak işlemlere uygun olarak lokal anestezi kullanılabileceği gibi, genel anestezi tercihi de yapılabilir. Uygulamada genellikle genel anestezi tercih edilir. Her ikisinde de hasta acı duymasa da, cerrahın rahat hareketini sağlamak, hastanın da huzursuzluğuna engel olmak için, bu yöntemin tercih edilmesi yaygındır.

Rinoplasti ameliyatı nasıl yapılır?

Burun yapısındaki işlemlere göre 1-2 saatte tamamlanan operasyonda, burun cildi, kemik ve kıkırdak çatı ayrılır. Burunda olan sorunlara ve ameliyatta kullanılacak tekniğe uygun şekilde farklı işlemler yapılır. Burun cildi yeni oluşturulan burun çatısına adapte edilerek, yeni burun şeklinin korunması amacıyla alçı atel ya da plastik kalıp kullanılarak, rinoplasti operasyonu sonlandırılır. Burunda orta hattaki septumun sabitleştirilmesi içinde, burun deliklerinin içine tampon yerleştirilir.

Prof. Dr. Selçuk İnanlı

Kulak Burun Boğaz Baş Boyun ve Yüz Plastik Cerrahı

Yazının devamı...

Rinoplasti (burun estetiği) sonrası burun tıkanıklığı

Rinoplasti sonrası burun tıkanıklığı

Rinoplasti ameliyatı, nazoplasti, burun estetiği gibi isimlerle de anılır. Estetik bir operasyon olan rinoplasti, burun şeklini beğenmeyen, nefes alma sorunu olan kişilere kendi istekleri doğrultusunda yapılır. Bu ameliyata karar verecek olan kişilerin bazı endişelerinin olması son derece doğaldır. Nasıl ameliyat olacakları, ameliyatın sonucuyla elde edilecek olan burun şeklinden memnun olup olmayacakları, ameliyatın ardından yaşanabilecek sorunlar hakkında açıklayıcı bilgiler almak isterler. Hastalarda ameliyatın ardından meydana gelebilecek burun tıkanıklığı tarzındaki komplikasyonlar, operasyonun başarısız gerçekleşmesi şeklinde yorumlanabilir. Bunun nedeni rinoplasti ameliyatı sırasında burun şeklinin düzeltilmesinin burun fonksiyonlarına zarar vermemesinin sağlanmış olmasıdır. Bu tür sonuçlar hastalarda ikinci bir ameliyatı zorunlu kılar.

Rinoplasti sonrasında burun tıkanıklığı yaşanmaması için ne yapılmalı?

Rinoplasti sonrasında bu tür sorunların yaşanmaması için, ameliyattan önce dikkatli bir çalışma yapılmalı ve ameliyat planının doğru yapılması gerekir. Burun şeklinde doğuştan kemerli yapıda, olması gerekenden büyük ya da küçük olması gibi sorunlar bulunabilir. Bu sorunların daha sonradan kaza, darbe gibi etkenler yüzünden de oluşması mümkündür. Burun fonksiyonları da bozulmuş olabilir. Bu gibi sorunların önüne geçmek için ben burun muayenesini tüm ayrıntılarıyla yaparak olası komplike durumların önüne geçebilmekteyim.

Burun nefes almayı sağlayan, solunumla alınan havayı nemlendiren görevler üstlenmiştir. Burunda konkaların şişmesi, orta hatta yer alan kıkırdak yapıdaki eğrilik solunumu olumsuz etkiler. Kişinin düzgün nefes alamaması halinde, kalp hastalıkları, uyku problemleri, horlama gibi sorunlar gelişebilir. Bu etkiler kişilerin rinoplasti ameliyatı olmasını zorunlu kılar.

Rinoplasti ameliyatı burun gelişimini tamamlamış olan kişilere uygulanabilir. 17-18 yaşından önce bu ameliyatın yapılmasını herhangi bir zorunluluk bulunmuyorsa tavsiye etmiyorum. Operasyon burun şeklini değiştireceğinden, özellikle genç yaştaki kişilerde önemli bir değişim olarak algılanır. Bu sebeple kişilerin ameliyat sonucuna vereceği tepkiler doğru değerlendirilmeli, değişiklikleri kaldıramayacak kişilere ameliyat yapılmamalıdır.

Operasyonu gerçekleştiren estetik cerrahın ameliyatın öncesinden başlayarak, ameliyat sırasında ve daha sonra öncelikle burun fonksiyonlarını dikkate almalıdır. Burun estetiği uzmanının burun anatomisi hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olması, estetik algısının bulunması, burun fonksiyonlarını değerlendirmesi, sorunlarını düzeltebilmesi sayesinde rinoplasti başarısı yakalanmış olur. Rinoplasti sonrası burun tıkanıklığı gibi sorunlarla karşılaşmamak için, operasyonun kulak burun boğaz uzmanı ve plastik cerrah ile birlikte yapılması da yararlı olabilir. Operasyonun burun içinin ve burun dışının sorunlarını birlikte çözebilen bir estetik uzmanıyla yapılması operasyon sonucunda elde edilecek başarıyı olumlu yönde etkilemektedir.

Rinoplasti planlaması sorunların gelişmesini önleyebilir

Rinoplasti ameliyatı hastalar tarafından tolere edilebilecek kadar rahat tamamlanabilir. Yapılan işlemler vücut içinde yapılmadığından, ameliyatın neden olduğu travma kolay atlatılabilir. Hastaların aynı gün içinde ya da ertesi gün taburcu edilmesi söz konusu olur. Ameliyatın etkilerinden olan morluk ve şişlikler kısa bir iyileşme süreci içerir. Operasyon kanama, enfeksiyon, sızıntı gibi komplikasyonlardan daha az etkilenir. Bu etkiler hastalar açısından daha kolay atlatılmış olur. Ancak ameliyatın planlamasını yapacak olan burun estetiği uzmanı açısından durum böyle değildir.

Ameliyattan sonraki sorunların gelişmemesi, bunların önlenmesi açısından planlamanın en iyi şekilde yapılması gerekir. Burun yapısında olan tüm dokulara işlem yapıldığından, sonradan neler gelişebileceği önceden öngörülemez. Dokuların vereceği tepkiler önceden kestirilemez. Bu yüzden rinoplasti diğer estetik operasyonlara göre daha zor bir süreci içerir. Normalde estetik ameliyatlarda hemen netice alınsa da, rinoplasti ameliyatında sonuçlar için en az 6 ay beklenmelidir. Burunda tam iyileşme olmadan, sonuçlar değerlendirilemez. Ameliyat öncesinde ve ameliyatta tüm çalışmalar özenle yapılmalı ve burun tıkanıklığı gibi sorunların oluşmaması için gereken yapılmalıdır. Rinoplasti sonrası sorunlar olursa, sadece burun yapısını düzeltecek revizyon ameliyatı yapılabilir. Bu nedenle ameliyattan önceki planlama oldukça değerlidir.

Site: http://www.selcukinanli.com/

Instagram: https://www.instagram.com/rinoplasti/

Facebook: https://www.facebook.com/prof.dr.selcuk.inanli/

Yazının devamı...

Kepçe kulak ameliyatı nasıl yapılır? Bölüm 3

Kulaklardaki kepçe kulak şekil bozukluğu henüz anne karnında olan bebekte genetik etkenler nedeniyle oluşan bir sorundur. Kulaklardaki bu deformite kulak estetiğini bozan bir etkendir. Estetik olarak göze hoş gelmeyen kulaklarda kulak kıkırdağı ile kafa arasındaki açı daha fazla olur. Bu açının kulaklarda fazla olması kulak içi kıvrımlarının bulunmaması nedeniyle kepçe kulak deformitesi meydana gelir.

Kepçe kulak deformitesi nedenleri

Kulaklarda ortaya çıkan bu sorun en fazla genetik yatkınlık nedeniyle oluşur. Ailede kepçe kulak sorunu olduğunda, ailedeki bireylerde ileri kulaklarda bile bu deformite ortaya çıkabilir. Bu konuda halk arasında yaygın bir inanış olan bebeğin doğumda vakumla çıkarılması, doğum sonrasında aynı kulağın üzerine yatmak gibi sebepler yüzünden kepçe kulak deformasyonunun ortaya çıkması söz konusu olmaz. Genetik etkenlerden kaynaklanan deformasyonun kepçe kulak ameliyatı sayesinde kalıcı şekilde düzeltilmesi mümkündür. Doğumdan sonraki dönemlerde geçirilen kazalar nedeniyle de, kepçe kulak sorunu yaşanabilir. Bu durumda yine cerrahi girişimle bu sorun düzeltilebilir.

Kepçe kulak ameliyatı en erken ne zaman yapılabilir?

Doğuştan olan kepçe kulak deformasyonu bireylerde çocukluk döneminde, adeta sosyal bir sorun haline gelebilir. Özellikle okul çağına gelen bireylerde, yaşıtları arasında kepçe kulaklar nedeniyle alay konusu haline gelme durumu olabilir. Bu etken çocukların gelişimine olumsuz şekilde etki eder. Bunlar dikkate alındığında, kepçe kulak ameliyatının yapılması için en uygun zamanın okul öncesi dönem olduğu söylenebilir. Kepçe kulak sorunuyla doğan çocuklar, bu sorunla baş başa bırakılmamalıdır. Kulak kıkırdağı çocuklar 5-6 yaşına gelinceye kadar % 90 oranında gelişimini tamamlar. Ameliyatın bu yaşlarla birlikte her zaman yapılması mümkündür. Ameliyatın okul öncesinde yapılmış olması, çocuklardaki psikolojik olumsuzlukların gelişmesine engel olacaktır. Yetişkin olan bireyler bu ameliyatı olmaya kendileri karar verebilir. Günümüzde yapılan kepçe kulak ameliyatlarındaki yetişkin hasta sayısı oldukça fazladır.

Kepçe kulak ameliyatı nasıl yapılır?

Yapılacak ameliyatın hastane ortamında, ameliyathanede yapılması gerekir. Yetişkinler için lokal anesteziyle yapılabilen operasyonlar, çocuklarda genel anesteziyle uygulanır. Her iki kulağın ameliyatı sadece bir saat içinde tamamlanır. Kulak arkasından açılan küçük bir kesiden girilerek, kulak kıkırdaklarının kıvrımları için işlem yapılır. Bunların kalıcı olması için dikiş yapılır. Dikişler dışarıdan görünür halde değildir. Kulak kepçesi başla normalde olması gereken açıya getirilir. En son olarak kulak arkasından açılan kesi yeri görünmeyen ve kendiliğinden eriyen dikişlerle kapatılarak, operasyonu tamamlarız.

Kepçe kulak ameliyatı sonrasında iyileşme süreci

Ameliyat sırasında genel anestezi uygulanmayan hastalar, herhangi bir sorun yoksa aynı günde taburcu edilebilir. Genel anestezi altında ameliyat edilen hastalar bir gün gözlem altında tutulabilir. Ameliyatın sonunda kulaklara yerleştirilen bandajlar 1-2 gün süreyle kulaklarda kalır. Operasyon nedeniyle kulaklarda oluşan ödem iki hafta içinde etkisini yitirir. Kulaklardaki kızarıklıklar da bu süreçte geçer. Kepçe kulak ameliyatının sonucunda kulakların son halini görmek için, 1-2 ay süre geçmelidir. Fakat bu iyileşme döneminde kulaklarda hastaları rahatsız edici bir görünüm olmaz. Ameliyatın kulak arkasından küçük bir kesiyle yapılması nedeniyle, arkadan bakışla bile görünür bir iz meydana gelmez. Oldukça ince olan kesi yeri ve dikiş izi belirsiz şekilde kalır.

Kepçe kulak ameliyatı kulaklarda işitme kaybına neden olur mu?

Bu sorun kepçe kulak deformasyonu olan hastaların en fazla merak ettiği konuların başında gelir. Ancak bu operasyon kulaklarda herhangi bir işitme kaybına neden olmaz. Aksine hastaların dış görünümlerine olumlu katkı yaparak, psikolojik olarak rahatlamalarına neden olur.

Site: http://www.selcukinanli.com/

Instagram: https://www.instagram.com/rinoplasti/

Facebook: https://www.facebook.com/prof.dr.selcuk.inanli/

Yazının devamı...

Kepçe kulak operasyonu için en doğru zaman ne zamandır? Bölüm 2

Kepçe kulak ameliyatı sayesinde, kulaklardaki şekil bozuklukları düzeltilebilir. Bu şekil bozuklukları arasında en fazla rastlanan kepçe kulak deformitesidir. Yüz görünümünün tamamlayıcısı olan kulaklar, yüzdeki estetik görünümün temelini oluşturan yapılardan biridir. Anne karnında oluşan kepçe kulak deformitesi, kulak gelişiminin büyük kısmının tamamlandığı 5-6 yaşından itibaren kepçe kulak ameliyatı sayesinde düzeltilebilir. Gelişme döneminde ruhsal sorunlara neden olabilen, çocukların sosyal yaşamdan uzaklaşmasına bile etkili olabilir. Özgüven eksikliğinin olmasına neden olan dış görünümdeki bu görsel sorun, okula uyum sağlamayı engeller ve telafisi güç ciddi psikolojik etkilere sebep olabilir. Bu nedenle tedavi ihmal edilmemeli, bir an önce kepçe kulak ameliyatı uygulanarak kişilerin daha mutlu bir yaşam sürmeleri sağlanmalıdır.

Kepçe kulak sorununa engel olunabilir mi?

Anne karnında gelişen kepçe kulak deformitesi, doğumla birlikte bebekte görülecektir. Bu konuda aileler biraz daha hassas olursa, yeni doğan bebeklere 72 saat içinde müdahale edilmesini sağlayarak, bebeklerin kepçe kulak sorunundan kurtulmasına yardımcı olabilirler. Doğumda anneden geçen östrojen hormonu nedeniyle 72 saat içinde bebeklerin kulaklarındaki kıkırdak dokusu çok yumuşak kıvamdadır. Öngörülen sürede özel bantlar ve özel teller yardımıyla kulakların kepçe kulak deformitesi düzeltilebilir. Bu şekilde önlem alınmazsa, kulakların gelişiminin tamamlandığı 5-6 yaşına kadar beklenerek, kepçe kulak ameliyatı yaptırılır. Bu operasyon estetik ameliyattan ziyade, gerekli bir operasyondur.

Kepçe kulak ameliyatı en erken hangi yaşlarda yapılabilir?

Kepçe kulak deformitesi toplumda % 5 oranında etkilidir. İnsanlarda doğuştan gelen bu sorunun genetik olduğu düşünülür. Kulaklardaki kıkırdakların 5-6 yaşına kadar gelişimi tamamlandığından, bu operasyon en erken bu yaşlardan itibaren yapılabilir. Çocuklarda iletişim ve ruhsal bozukluklarının nedeni olarak görüldüğünden, okul çağından önce kepçe kulak ameliyatının yapılması uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir. Bu yaşlardan itibaren ameliyat her zaman uygulanabilir. Toplumda yetişkinler kepçe kulak ameliyatına rağbet göstermektedir. Dış görünüm insanlar için giderek daha önemli hale gelmiştir. Kadın ve erkek fark etmeksizin kepçe kulak deformitesi herkeste estetik sorunlara neden olabilir.

Kepçe kulak deformitesi ameliyatsız düzeltilebilir mi?

Yetişkinlerde olan kepçe kulak sorununda, yeni geliştirilmiş iple kepçe kulak estetiği denilen yöntemle ameliyatla kesiye gerek kalmadan tedavi uygulanabilir. Özgüven eksikliğine neden olan kepçe kulaklar, bu yöntemle daha basit düzeltilebilir. Bu yöntem aynı zamanda kaşlara, burun ucuna da uygulanabilir. Aynı günde normal yaşamına geri dönen kişilerde kesi yapılmadığı için, pansuman, dikiş alma, doktor kontrolü, bandajlama gibi işlemlere gerek duyulmaz. Kulak cildine açılan deliklerden özel bir aletle geçirilen ip sayesinde kulak ve baş arasındaki açı düzeltilebilir. İlk günlerde yapılan gerdirme nedeniyle ağrı etkisi olabilir. Bunlar ağrı kesici ilaçlarla giderilebilir. İpin zamanla gevşemesi olasılığı bulunmaktadır. Bu uygulamayı beğenmeyen kişiler, yeniden eski hallerine kolayca dönebilir. Kulağı gerdiren ipler kesildiğinde, her şey eski durumuna döner. Kepçe kulak ameliyatında ise yapılan işlemler kalıcıdır. Kepçe kulak sorununa kesin olarak son verilir.

Kepçe kulak ameliyatından sonra neler yaşanır?

Ameliyat yapılan hastalarda genel anestezi uygulanmadıysa, aynı günde evlerine gönderebiliyoruz. İlk birkaç günde kulaklarda ödem ve kızarıklık olabilir. Ancak bunlar geçicidir. Kulak dokusu hızlı bir şekilde iyileşme gösterir. Kulaklara yapılan bandajlar kontrol edildikten sonra, 1-2 günde çıkarılabilir. Kulakların normal halini bulması 1-2 ayda gerçekleşir. Kulak arkasına açılan kesi yeri oldukça küçük olduğundan ve burada özel dikişler kullanıldığından, görünürde iz olmaz. Kulak arkasından bile izler belli olmaz.

Site: http://www.selcukinanli.com/

Instagram: https://www.instagram.com/rinoplasti/

Facebook: https://www.facebook.com/prof.dr.selcuk.inanli/

Yazının devamı...

Kepçe kulak operasyonu yazı dizisi - Bölüm 1

Sevgili takipçilerim;

Önümüzdeki 3 - 4 hafta boyunca kepçe kulak operasyonları - otoplasti hakkında sizleri detaylıca bilgilendirmek istiyorum. Bu yazı dizisini sayesinde merak ettiğiniz tüm sorularınıza aradığınız cevapları bulacaksınız. Başlıyoruz...

Kepçe kulak ameliyatı kepçe kulak sorununa kalıcı çözüm müdür?

Mesleğe başladığımdan beri sürekli karşılaştığım kepçe kulak deformitesinin nedeni genellikle genetik etkenlerdir. Bu sorunun tedavisi ihmal edildiğinde çocukların okul çağına gelmesinde ve ergenlik döneminde ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bunlara engel olmak için, kepçe kulak sorununun ortadan kaldırılması gerekir. Kepçe kulak ameliyatı yani tıbbi adıyla otoplasti ameliyatı sayesinde kulak arkasından müdahale edilerek, küçük bir kesiden sorun giderilmektedir. Bazı istisnalar dışında operasyonun lokal anesteziyle yapılması mümkündür. Bu operasyonla kulaklardaki kıvrımlar mükemmel derecede doğal bir görünüme sahip olur. Kesi yeri kendiliğinden eriyen estetik gizli dikişle kapatılır. Bu nedenle dikiş alma sorunu yaşanmaz.

Kepçe kulak ameliyatı riskli midir?

Bu operasyonda risk derecesi oldukça düşüktür. Fakat her cerrahi girişim gibi potansiyel risk faktörleri taşımaktadır. Kanama, enfeksiyon, hematom bunlar arasındadır. Bu nedenle hastalara operasyon öncesinde ameliyatın riskleri hakkında gereken tüm bilgilendirmeyi yapmaya özen gösteriyorum.

Kepçe kulak ameliyatının sonuçları kalıcı mıdır?

Yapmış olduğum bu ameliyat oldukça güvenilirdir. Fakat ameliyattan sonra 2-3 mm kadar küçük açılmalara söz konusu olabilir. Bu hastaların % 1-2 sinde etkili olabilir. Çoğu hasta için bu sorun teşkil etmez. Ancak nadiren küçük bir revizyon operasyonu yapılmasına ihtiyaç duyabiliyorum.

Kepçe kulak ameliyatından sonra ağrı olur mu?

Bu ameliyattan sonra ağrı ya da minimal sızlama olması, operasyon sırasında yapılan müdahalelere göre farklılık gösterebilir. Bazı hastalarda hiç ağrı etkisi olmayacağı gibi, ilk günde hafif ağrı hissedilebilir. Hastalara ameliyat sonrasında genellikle antibiyotikli ilaç ve ağrı kesici ilaçlar veriyorum. Bu etken hastaların konforunu arttıran unsurlardır.

Kepçe kulak ameliyatından sonra normal yaşama ne zaman dönülür?

Normal yaşam kişilerin iş yaşamını ve sosyal yaşamını kapsar. Bu erkeklerde ve kadınlarda azda olsa farklılık gösterebilir. Kadın hastalar normalde saç bandı kullanabileceği için, normal yaşamlarına hemen başlayabilir. Saç bandını bir aksesuar gibi kullanır, ameliyat olduğu belli olmaz. Erkek hastalarda ise, saç bandı kullanımı olmadığından, onların yaşamlarına geri dönmesinde biraz farklılık olabilir. Buna rağmen hastalar kepçe kulak sorunundan kurtuldukları için, yaşamlarında daha mutlu olurlar.

Kepçe kulak ameliyatından sonra ödem olur mu?

Hastalarda ameliyattan sonra saç bandının çıkarılmasıyla, kulaklarda ödem ve kızarıklık olduğu görülür. Bunun görülmesi hastaları hiç tedirgin etmesin. Çünkü kulaklardaki ödemin geçmesi 5-7 gün içinde gerçekleşir. Kulaklarda kalan kızarıklık ise, fazla belirgin olmaz. Birkaç gün içinde kızarıklık etkisi de kaybolur. Bu ameliyatta iyileşme süreci oldukça hızlı gelişir. Kızarıklığın farkına sadece ameliyatı olan hastalar varabilir. Çünkü onlar kepçe kulak ameliyatı olduklarını biliyorlar.

Haftaya kepçe kulak ameliyatı için en doğru zaman ne zamandır?

Site: http://www.selcukinanli.com/

Instagram: https://www.instagram.com/rinoplasti/

Facebook: https://www.facebook.com/prof.dr.selcuk.inanli/

Yazının devamı...

Sigaranın estetik operasyonlardaki olumsuz etkisi

Sigaranın estetik operasyonlardaki olumsuz etkisi

Sigaranın zararları konusunda tüm insanlar fikir birliği içindedir. Yaşam ömrünü kısaltan, yaşam kalitesini düşüren etkisiyle, ciğerleri etkilediği kadar, genel vücut sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Sigara vücudu içten ve dıştan etkileyen bir unsurdur. Hastalıkların oluşmasında etkili olduğu kadar, cildin sararmasında, dişlerin sağlığını kaybetmesinde, kötü kokuya neden olur. Bu etkilerin dışında, kişilerin dış görünümleri için yaptırdığı estetik operasyonları da olumsuz etkilemektedir.

Estetik operasyonlarda ameliyat izlerinin kapanması ve ameliyatın sonuçları hakkında başarılı sonuçlar alınmasına engel olarak, ciddi sayılabilecek kötü etkilere neden olmaktadır. Bu konuda yapılan araştırmalarda estetik ameliyat yaptıran kişilerde, sigara kullananların çoğunluğunun sigarayı bırakma kararı aldığını ortaya koymuştur. Bazı araştırmalarda estetik operasyon geçiren kişilerde, sigara kullanma alışkanlığının olumlu yönde değiştiği belirlenmiştir. Araştırmalarda estetik ameliyat olan hastaların sigara içmesi halinde, elde edilen cerrahinin sonuçlarını olumsuz şekilde etkilediği ve sigaranın neden olduğu risklerin tespit edilmesi, hastaların sigaraya bakış açısını da değiştirmektedir.

Estetik ameliyatlarda ameliyat izi istenmiyorsa, sigara içilmemeli

Sigara alışkanlığının olması normal yara iyileşmesinin bozulmasına, kan akımını etkileyerek elde edilebilecek en iyi sonucun kötüleşmesinde etkili olmaktadır. Sigara bütün estetik ameliyatların sonuçlarının kötü olmasına neden olmaktadır. Bu konuda yapılan bir araştırmada, hastanın sigara içmeyi bırakmasıyla elde edilecek sağlık artışı nedeniyle, estetik cerrahiden elde edilecek faydadan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sigara içen hastalarda meydana gelen komplikasyon oranı, sigara içemeyenlere göre 8 kat daha fazladır. Ameliyattan önce sigara içmeyi bırakmayan kişilerde, nekroz denilen doku ölümünün, kötü yara iyileşmesi nedeniyle oluşan izlerin, istenmeyen sonuçların meydana gelmesi daha yüksek orandadır.

Estetik operasyonlardan 3 hafta önce sigara bırakılmalıdır

Doktorlar hastalara ameliyattan önceki 3 haftada, ameliyattan sonraki 3 haftada sigara içmemeleri konusunda gereken uyarıyı yapmaktadır. Hatta bazı doktorlar karın ve yüz gibi bazı estetik operasyonlarda, hastalar belirlenen sürelerde sigarayı bırakmazsa, hastayı ameliyat etmeyi reddetmektedir. Çünkü estetik bir anlamda dış görünümü güzelleştirmek için yapılan cerrahi bir girişimdir. Bunu yaparken hastanın sigara içmesi nedeniyle, kendisine daha fazla zarar vermesi kabul edilecek bir unsur değildir.

Araştırmalar hastaların çoğunluğunun ameliyat öncesinde sigarayı bıraktığını belirlemiştir

Estetik operasyonlar ve sigara konulu yapılan araştırmalarda, hastaların % 12 oranında sigarayı bırakmayı kabul etmediği ve estetik ameliyatı olmadığını belirlemiştir. Sigarayı doktorun belirlediği tarihte bırakan hastalarda, ameliyattan 6 ay sonra yeniden değerlendirildiklerinde, % 22 oranında sigarayı bıraktım dedikleri süreçte bırakmadıkları, kalan % 66 oranındaki hasta grubunun ise, sigarayı tamamen bıraktıkları belirlenmiştir. Hastaların % 38 kadarının ameliyattan sonraki dönemde sigarayı tamamen bıraktığı, % 41 oranının ise sigarayı ciddi şekilde azalttığı belirlenmiştir. Hastaların % 21 kadarında ise, sigara içme alışkanlığında değişiklik olmadığı tespit edilmiştir. Uzun dönemde ise hastaların % 50 oranında sigara içmeyi azalttığı belirlenmiştir.

Sigara kanda karbonmonoksit oranını arttırmakta

Sigaranın kanda bulunan karbonmonoksit oranını arttırması, vücutta olan kan akımını azaltmaktadır. Bu etken estetik operasyonun uygulandığı bölgenin daha geç iyileşmesine neden olmaktadır. Meme estetiği, yüz germe gibi ameliyatlarda, operasyondan sonra iyileşmenin hızlı olması için kan dolaşımına önemli bir görev düşmektedir. Sigara ise bunu olumsuz yönde etkilemektedir.

Sigara estetik operasyonlarda sadece bu zararla yetinmez. Estetik operasyonlarda gelişmeler ışığında daha az miktarda kalan izler, sigara yüzünden kandaki karbonmonoksit oranı ve kanın yavaş akması nedeniyle kalan izler daha fazla olur. İzlerin kaplayacağı alanda genişlemektedir. Özellikle liposuction işleminde kan dolaşımı çok önemli olduğundan, sigara içen kişilerde ciltte çukurlaşma meydana gelmektedir. Bu nedenle estetik operasyonlarda sigara içilmesi tavsiye edilmemektedir.

Site: http://www.selcukinanli.com/

Instagram: https://www.instagram.com/rinoplasti/

Facebook: https://www.facebook.com/prof.dr.selcuk.inanli/

Yazının devamı...

Burun estetiği öncesi bunlara dikkat!

Burun estetiği ameliyatı olmaya karar veren kişiler, her şeyden önce burun estetiği uzmanı olarak bizlerin önerilerine mutlaka uymalıdır. Ameliyat olmadan önce uyması gerekenlere, beslenme alışkanlıklarına ve ameliyata etki edecek diğer alışkanlıklarına dikkat etmelidir. Bu sayede burun estetiğinin komplikasyonları azaltılabilir, hastaların bizlere bu konuda yardımcı olmaları sayesinde başarılı bir operasyon geçirmeleri mümkün olabilir. Her geçen gün burun estetiği operasyonlarının daha rahat, konforlu bir şekilde yapılması sağlanmaktadır. Bu operasyonların çoğunlukla estetik amaçlı yapılması yaygındır. Ancak bazı durumlarda nefes alma sorunlarının giderilmesi amacıyla da yapılabilir. Çünkü burun yapısı genel sağlık üzerinde oldukça önemlidir. Ameliyatın başarısı için, hastalarında buna destek vermesi, bazı konulara dikkat etmesi gerekir.

Burun estetiği ameliyatından önce beslenme nasıl olmalı?

Hastaların ameliyattan önce beslenmelerine özen göstermesi, ameliyatın ardından ortaya çıkabilecek kanama, ödem gibi sorunların önlenmesinde, azaltılmasında faydalı etkiler yapacaktır. Ameliyattan önce hastaların tüketilmesi tavsiye edilmeyen besinlere uzak kalması gerekir.

Kanama riskinin azaltılmasında: İçeriğinde özellikle sülfür, kükürt bulunan yiyeceklerden kaçınılması kanama riskinin azaltılmasını sağlar. Bu yiyecekler arasında sarımsak gibi besinler yer alır. Hastalar bu yiyecekleri ameliyattan önce tüketmemelidir.

Gaz yapıcı etkileri olan yiyecekler: Gaz yapıcı etkisi olan baklagiller, lahana, brokoli gibi sebzeler aynı zamanda bu dönemde hastaların kullanması gereken ilaçlarla etkileşime girebilir. Bu yüzden tüketilmemeleri daha doğrudur.

Ödemi azaltmak için: Burun estetiğinden sonra hastalarda ödem oluşmasına engel olunamaz. Buna rağmen ödemin etkisi azaltılabilir. Bunun için ameliyattan önce sodyum oranı yüksek yiyeceklerin tüketilmemesi tavsiye edilir. Tuz, maden suyu, turşu gibi besinlerin sodyum oranı yüksektir.

Kanı sulandıran besinler: Ameliyattan önce hastalarda kan sulandıran ilaçlar kesilmektedir. Bunun dışında, kanı sulandıran besinlerde tüketilmemelidir. Özellikle narenciyeler, kiraz gibi besinler kanı sulandırır.

Omega 3 içeriği olan besinler: Burun estetiğinden önce içeriğinde omega 3 bulunan besinlerin tüketilmemesi gerekir.

Burun estetiği ameliyatından önce yapılması gerekenler

Burun estetiği ameliyatı yapılmadan önce kanama riskini azaltmak için, burun yapısında bulunan kılcal damarları büzen ilaçlar kullanılır. Böylece ameliyat daha kansız yapılır. Ameliyatın ardından her zaman kanama riski bulunmaktadır. Bunun için ameliyattan önce kan sulandırıcı ilaçlar ile besinlerin kullanılması sakıncalıdır.

Burun estetiği adet döneminde olan kadınlara yapılır mı?

Burun estetiği operasyonunun adet döneminde yapılması için genel kanı, adet dönemindeki kadınlara burun estetiği yapılmamasıdır. Adet döneminde olan kadınların vücudunda fazla ödem olması nedeniyle burunda olan kılcal damarların büzülme özelliği azalmakta, bunun sonucunda kanama riski ve ciltte morarma etkisi daha yüksek olmaktadır. Kadınlar kendilerini daha stresli hissettiğinden, bu dönemdeki burun estetiği ameliyatında daha fazla sorun oluşabilir. Tüm bunların yanısıra operasyonun gerçekleşterilmesinde bir engel yoktur.

Burun estetiği ameliyatında kanama riski oluşturan ilaçlar nelerdir?

Kanı sulandırıcı ve kanama etkisi olan ilaçlar arasında aspirin başı çeker. Ameliyat yapılmadan önce bizler, hastaların kullandığı ilaçları sorgular ve risk taşıyan ilaçların kullanımına ara verilmesini isteriz.

Burun estetiği ameliyatından önce yapılan tetkikler

Burun estetiğinden önce hastalara kan testleri uygulanır. Bu testler hastalarda olabilecek kanama sorunlarını belirlemeye yardımcı olur. Ancak testlerin sonucunda tüm kanama sorunları tespit edilememektedir. Hastalar bu konuda bizlere yardımcı olmalı ve daha önceden geçirmiş oldukları operasyonlardaki kanama sorunlarını, hatta küçük bir kesikte bile kaybedilen kanın miktarını bizlerle paylaşmalıdır.

Burun estetiği ameliyatında hastalar gerçekçi beklentilere sahip olmalıdır

Operasyonun başarılı bir şekilde sonuçlanması için, hastaların beklentileri gerçekçi olmalıdır. İstedikleri burun şekli konusunda kendi yüzlerine uyum sağlayacak, doğal görünümlü bir burun istekleri olmalıdır. Ayrıca istedikleri değişimlerin tıbbi olarak yapılabilir olması gerekir. Kişiye özel bit ameliyat yapılacağından, isteklerin gerçekçi olması dâhilinde başarı elde edilebilir.

Site: http://www.selcukinanli.com/

Instagram: https://www.instagram.com/rinoplasti/
Facebook: https://www.facebook.com/prof.dr.selcuk.inanli/

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.