SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

FARKINDALIĞI DÜŞÜK MASRAFI BÜYÜK

.

Milliyet Haber

Mesane kanseri tüm dünyada yaygın görülen, tedavisi pahalı ve Türkiye gibi sigara tüketiminin fazla olduğu ülkelerde farkındalık yaratılması gereken önemli bir sağlık sorunu!

Sağlık Bakanlığı’nın araştırmalarına göre, ülkemizde sık görülen kanser türleri arasında dördüncü sırada yer alan mesane kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor. Nüks oranının yüksek olması dolayısıyla, hasta başına tedavi giderleri açısından ‘en pahalı kanser’ unvanını taşıyor. Erkeklerde, kadınlara oranla daha sık görülüyor. Bu türün ortaya çıkmasına en önemli etkenlerden biri, sigara kullanımı. Maalesef Türkiye’de 17 milyon sigara içicisi bulunuyor... Toplumun yüksek eğitim almış kesimde farkındalık oranı yüzde 35’ken, bu rakam eğitimsiz grupta yüzde 9’a düşüyor.

Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek, mesane kanseri konusunda yaşanan en büyük sorunlardan birinin farkındalık olduğunu söyledi. Öbek, tanı alan hastaların çoğunun sigara ve mesane kanseri arasındaki ilişkiyi bilmediğini belirtti. Ayrıca bu kanser türüyle ilgili bilgi verdi:

Mesane kanseri, belirtilerini idrarda yüzde 85 oranında kanama ve yüzde 15 oranında yanma-sızı ve sık tuvalete çıkma şeklinde gösterir. Orta ve ileri yaşlarda, özellikle de sigara içen kişilerde idrarla kan gelmesi, akla bu kanseri getirmeli.

Şikayet göz ardı edilmeden, acilen bir uzmana başvurulmalı. Sigara dışında boya sanayiinde kullanılan bazı kimyasallar da mesane kanserine yol açabilir.

Mesane tümörü ya da kanseri tek bir hastalık değildir. Geniş bir yelpazeye yerleşmiş, birbirinden farklı doğal seyri bulunan tümör ve kanserlerden oluşur. Bazıları hayati tehdit oluşturmazken, bazıları da çok saldırgan bir yapıya sahiptir.

Bunlardan, kas katmanına kadar giden kanserler (tüm mesane kanserlerinin yüzde 30’u ilk teşhiste böyledir) en ciddi olanlarıdır ve tedavinin ilk 12 hafta içerisinde uygulanması gerekir.

Geç tanıyla yaşam süresinin kısaldığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Erken tanı için özel bir test bulunmuyor, bu yüzden semptomlar konusunda çok dikkatli olmak lazım.

Sistoskopiyle inceleniyor

Mesane kanserinden şüphelenilen durumlarda, kan ve idrar testleriyle beraber ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır. Bu radyolojik incelemelerde kanser şüphesi doğarsa, bir sonraki aşamada yapılacak işlem sistoskopidir. Sistoskopi, ışıklı bir kamerayla idrar kesesinin/mesanenin içine bakılması işlemidir. Lokal veya genel anestezi altında uygulanabilir. Tümör şüphesi olan alanlar, bu işlem sırasında gözle görülebilir ve incelenmek üzere parça alınabilir. Hatta küçük ve idrar kesesinin derin katmanlarına yayılmamış tümörlerin tedavisi de bu yolla yapılabilir.

Pasif içicilik de riskli

Tütün kullanımının mesane kanserleri vakalarının yarısından sorumlu ol- duğu biliniyor. Sigarayla vücuda alınan kanser yapıcı maddeler, böbreklerden süzülüyor ve idrar yollarını olumsuz etkiliyor. Sigara kullanan kişilerde mesane kanseri oranı, içmeyenlere oranla dört kat daha fazla. Teşhis sonrası içmeye devam etmek, tedavilerden alınan sonuçları olumsuz etkiliyor, hastalığın tekrarlama ve ilerleme olasılığını artırıyor. Tütün kullanımı süresi ve yoğunluğunun, mesane kanserine yakalanmayla doğrudan ilişkisi var. Bu arada pasif içiciliğin de, aktif içicilik kadar riskli olduğunun altını çizmek gerekir. Laboratuvar ve hayvan deneyleri, elektronik sigaranın da mesane kanserine yol açtığını destekler nitelikte...

Bilgilendirme konusunda en büyük sorumluluk, hastayı tedavi eden üroloji hekimine düşüyor. Hastaysa, uygun kiloda olmak, bol sebze-meyve tüketmek, et ve yağ alımını düşük tutmak gibi önlemlerle kendisini korumalı.

Tedavideki son gelişmeler

“Mesane kanseri kasa ilerlediği zaman, ameliyatla çıkarılır ve yerine hastanın bağırsağından bir parça kullanılarak yeni bir idrar kesesi yapılabilir.

Hastalığın tekrarlamasını ve daha derine ilerlemesini engellemek için mesane içine lokal kemoterapi uygulanabilir. Bu ‘mesane ilaçlama’ işleminde radyofrekans kullanılarak, ilacın etkinliğini artırma olanağını yeni bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor. İlerlemiş mesane kanseri tedavisinde yeni ilaçlar da umut vadediyor.

Bunun yanı sıra, mesane kanseri oluşumuna yol açan genetik bozuklukların saptanması konusunda son birkaç yılda büyük mesafeler kat edildi. Önümüzdeki senelerde genetik verilere göre, her hastaya kişiselleştirilmiş tedavi/ilaç verme seçeneğimiz olacağını tahmin ediyoruz.”

Yazarın Diğer Yazıları

  1. ‘MAMOGRAFİ KANSER YAPMAZ’
  2. YÜZ ŞEKİLLENDİRMEDE ‘NOKTA’ ATIŞLARI
  3. FARKINDALIK HAYAT KURTARABİLİR!
  4. MOLDOVALI VASİLE TÜRKİYE’DE HAYATA DÖNDÜ
  5. BESLENİRKEN, KALBİNİZİ DE KORUYUN
  6. İSTEM DIŞI TİTREMELER HASTALIK BELİRTİSİ
  7. 'KORKU HİKAYELERİ'NE KULAĞINIZI KAPATIN!
  8. FARKINDALIĞI DÜŞÜK MASRAFI BÜYÜK
  9. KÖPEK MEMESİ HASTALIĞI
  10. HAYAT HER YAŞTA GÖRMEYE DEĞER!

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.