Siyaset Bakan Soylu: 329 bin Suriyeli geri döndü

Bakan Soylu: 329 bin Suriyeli geri döndü

26.05.2019 - 12:51 | Son Güncellenme:

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklamasında, "Türkiye'ye bu yıl 41 bin 192 Afgan göçmen kaçak olarak gelmiş ve bunların 20 bin 558'i geri gönderilmiştir. Suriyelilerden de Afrin ve Fırat Kalkanı bölgesinde sağlanan huzur sayesinde bugüne kadar 329 bin kişi geri dönmüştür" ifadelerine yer verdi.

Bakan Soylu: 329 bin Suriyeli geri döndü

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Huzura kavuşturulan, Fırat Kalkanı, Zeytindalı Harekatı bölgesine, Afrin bölgesine 329 bin kişi geri dönmüştür. Orada huzuru tesis ettikçe, orada huzuru temin ettikçe bu sayının da artacağını ifade etmek istiyoruz." dedi.

Haberin Devamı

Bayrampaşa'da bir otelde muhtarlar ile bir araya gelen Soylu, sınırlarda ve şehir merkezlerinde kaçak göçmenlere karşı mücadelenin güçlendirildiğini söyledi.

Soylu, kaçak göçmenlerle ilgili alınan önlemlerin sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

"Bu yıl Türkiye'ye 41 bin 192 Afgan göçmen kaçak olarak gelmiş, geçen yıl 100 bin 500 civarındaydı. Bu yıl ilk beş ayda 41 bin 192 Afgan göçmen kaçak olarak gelmiş ve bunların 20 bin 558'i geri gönderilmiştir. Bu büyük bir rakamdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir geri gönderme söz konusu değildir. Aynı zamanda Suriyeli kardeşlerimizin de kendi gönüllü geri dönüşleri çerçevesinde huzura kavuşturulan, Fırat Kalkanı ve Zeytindalı Harekatı bölgesine, Afrin bölgesine 329 bin kişi de geri dönmüştür. Orada huzuru tesis ettikçe, orada huzuru temin ettikçe bu sayının da artacağını ifade etmek istiyoruz."

Haberin Devamı

Soylu bayram tatilinde Suriye'ye açtıkları sınır kapıları sayesinde geri dönüşün hızlandığını ifade ederek, "İşte bunlar madem bayrama gidiyorlar. Niye orada kalmıyorlar. Bakın bu tezviratı sürekli olarak yapıyorlar. Bu bayram aralığını hükümetin bir kararı olarak ve İçişleri Bakanlığının da bu konuda hükümetin kararını uyguladığı bir politika olarak devam ettiriyoruz. Neden? O bölgelerdeki, huzur olan bölgeler varsa oraya mümkün olduğunca gidebilsinler. Ve oradaki huzuru görebilsinler diye. Eskiden bayramda belirli günler açılırdı. Şimdi ise onların oraya dönmesine yönelik çok geniş bir tarih aralığı verdik. Bu da bir politika. Gitsinler, görsünler, kalmak isterlerse kalsınlar diye. Ve bu politika da başarılı oldu." diye konuştu.

Bakan Süleyman Soylu, İstanbul'da da kaçak göçmenlere karşı önlemler alındığını aktardı.

Kentte 2018'de yakalanan ve deport edilen kaçak göçmen sayısının 4 bin 500 olduğunu dile getiren Soylu, şöyle devam etti:

"Bu yılın henüz ilk 5 ayında 10 bin rakamını geçtik. Bu politikamızı da İstanbul'da değiştirdik. Size ve İstanbullu hemşehrilerime şunu söylemek istiyorum, İstanbul içerisinde düzensiz göçmen ve kaçak göçmen bulundurmayacağımızı, bu konuda tedbirlerimizi en üst düzeyde aldığımızı, diğer meselelerde nasıl bir adım atmışsak, bu meselede de İstanbul'umuzun bu konudaki, hayatını, yaşantısını, asayişi ve güveni en üst noktada temin edebilecek bir adımı atacağımızı ve bu yıl itibarıyla 40 binin üzerinde İstanbul'da bulunan düzensiz göçmeni İstanbul'dan uzaklaştırabileceğimizi ve kendi ülkelerine tekrar iade edebileceğimizi söylemek isterim."

Haberin Devamı

"YILIN İLK BEŞ AYINDA TRAFİKTEKİ ÖLÜMLER YÜZDE 41 AZALMIŞTIR"

Trafik kazaları nedeniyle yaşanan ölümleri önlemek için için büyük çaba harcandığını vurgulayan Soylu, "Yılın ilk 5 ayında, dünyada olmayan bir rakam, trafikteki ölümler yüzde 41 azalmıştır. Bu büyük bir başarıdır. Biz trafiğe yılda 7 bin 227 can verdik ve bunu biz terör olarak nitelendiren anlayıştan geliyoruz. Geçen yıl 2017'den 2018'e bu rakam 6 bin 600'e düştü. Yani yüzde 10 civarında bir düşüş sergilendi. Şimdi yüzde 40'la beraber gidiyoruz." dedi.

Soylu, yaya trafiği ile ilgili düzenlemelerin de ölümlü kazaları azalttığını belirterek "Türkiye Büyük Millet Meclisinin aldığı karardan sonra yaya trafiğindeki ölümlerde azalma da yüzde 40." ifadesini kullandı.

Haberin Devamı

Yaklaşan bayram tatiline dikkati çeken Soylu, şu uyarılarda bulundu:

"Bütün vatandaşlarımızın, tatil yörelerine giden, kendi memleketlerine giden tüm vatandaşlarımızın, özellikle trafik konusunda çok dikkatli olmalarını, kurallara uymalarını, uykusuz yola çıkmamalarını ve yine bunun yanı sıra emniyet kemerlerini kesinlikle takmalarını, eğer çocuklarıyla beraber seyahat ediyorlarsa, çocuklarına verdiğimiz kırmızı düdüklerinin ve çocuklarının onları uyarmalarına dikkat etmeleri lazım."

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE

İstanbul ve Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele konusunda ciddi atılımlar yapıldığını vurgulayan Soylu, şunları anlattı:

"İstanbul'daki bütün muhtar arkadaşlarımızı dolaşırken elde ettiğim neticeyi de sizle paylaşmak isterim. Bizde rakamları var ama bir de sahanın dili ve sahanın görüşü bizim için önemlidir. Yüzde 70-75 civarında bütün muhtar arkadaşlarımız ortalama uyuşturucu ile mücadelede belli bir noktaya geldiğimizi, ama henüz tam anlamıyla bitmediğini, bazı mahallelerde bunun kendine tekrar vücut bulmaya çalıştığını, bunun için mücadelenin kararlılıkla devam etmesi gerektiğini ifade ettiler."

Haberin Devamı

MUHTARLARIN SORUNLARINA ÇÖZÜM

Soylu, muhtarlarla düzenlen toplantılarda dile getirilen sorunlara çözüm ürettiklerini ve üretmeye devam edeceklerini aktardı.

İlk yaptıkları toplantılarda muhtarların şehre gelen, mahalleye yerleşen insanları tanımadıklarını söylediklerini hatırlatan Soylu, şunları anlattı:

"Sizin sisteminize ilk önce aylıktı, sonra haftalık oldu, şimdi günlük. Amaç, kimin geldiğini kimin gittiğini günün akşam saatinde iletebilecek bir bildirimi ortaya koymaktı. Ama biz bununla da yetinmeyeceğimizi söylemek istedik. Çünkü biz sizin mahalledeki bilgi setinizin gelişmesini istiyoruz. Bunun bize de avantajı olur, bunun belediye başkanına da avantajı, bunun o ilçeyi idare eden kaymakama da avantajı, bunun güvenliğe de avantajı, bunun herhangi bir olayda kimin kim olduğunu bildiğiniz için müdahaleye de avantajının çok üstün olduğunu, önemli olduğunu düşünüyoruz.

Bunun için MAKS diye bir proje vardı. Mekansal Adrese Dayalı Kayıt Sistemi Projesi. Biz bu konuda MAKS'ı özellikle son 1,5-2 yılda harekete geçirdik. ASELSAN ile yürütüyoruz. Sizler de takip etmişsinizdir. İnşallah 1 yıl ama biz 1,5 yıl diyoruz biraz daha kendimize 6 aylık opsiyon tanıyoruz, 1,5 yıl içerisinde bu projeyi tamamlayacağız. Bir fotoğraf, bir bina, bir binanın içinde daireler ve bu dairelerin adrese dayalı kayıt sistemi ile kimin geldiğinin kimin gittiğinin çok net bir şekilde sizin takibinizin ortaya konulacağı bir bilişimin, gelişiminin hem sizden hem bizim tarafımızdan istifade edileceği noktaya geleceğiz."

Her gün ortaya atılan asılsız iddialarla mücadele edildiğini vurgulayan Soylu, şöyle devam etti:

"Şu son hali görüyorum, 1,5 aydan beri oluşturulan dedikoduları, tezviratları. 'İçişleri Bakanlığı İstanbul'a 100 bin polis görevlendirecek. 100 bin polis burada oy kullanacak sonucu değiştirecek.' Şimdi ben her gün 2-3 iş yalanlamaktan yoruldum. Bir yalan kasırgası esiyor. Eskiden rüzgarı esiyordu. Hakikaten bir yalan kasırgası esiyor. Biz 31 Mart seçimlerinde 6 bin 600 jandarma ve polis görevlendirdik, Doğu ve Güneydoğu'ya. Başka bir yerde görevlendirmedik yani. Bu yıl görevlendirsek dahi buna bir imkan yok. Çünkü 31 Mart seçmen kütükleri kullanılacak. Aynı liste kullanılacak. Ama önemli değil. Kadının biri çıkıyor diyor ki 'Ben baktım, benim nüfustaki kaydımı silmişler. Allah Allah kalktım Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünü aradım. Bir bak bakalım, belki doğru mudur, yanlış mıdır, nedir, ne değildir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü dedi ki 'Bakanım ben baktım. Hiç sormanıza gerek yok. 29 Mart'ta kendi e-devlet şifresinden kaydını öbür tarafa müracaat etmiş biz de almışız.' dedi."

"Sosyal medyadan kampanya yürütecekler diye sesimizi çıkaramayacak mıyız?" diyen Bakan Soylu, "Eğer biz kendi hakkımızı savunamazsak, vatandaşın bir oyunun hakkını savunamazsak vatandaş bize şunu söylemez mi, 'Siz ne işe yararsınız ya? Kendi hakkınızı savunamıyorsunuz.' O zaman 5 yıl sonra en fazla sesi çıkanın, en fazla bağıranın seçim kazandığı bir Türkiye seçim sistemi olur." diye konuştu.

Soylu, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun verilerin kopyalanması talimatını eleştirerek "İstanbul Büyükşehir Belediyesine geldiği ilk gün yaptığı ilk şey çok basit ve net. Bir talimatla birlikte kişisel verilerin orada tüm verilerin kopyalanması talimatıdır. Bu zihniyeti açık ortaya çıkarmaktadır. Başka benim için hiçbir emareye gerek yok. Bu kadar açık ve net. Hiçbir emareye gerek yok." ifadesini kullandı.