SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Ersun Yanal sorumlu değil ama zorunlu!

Yıllardır yazıp, çiziyoruz; ne var ki değişen pek bir şey yok

Milliyet Haber

Yıllardır yazıp, çiziyoruz; ne var ki değişen pek bir şey yok. Bu oyunda şu transfer işleri yok mu, tam bir dert! Özellikle yabancı oyuncu transferlerinde, nokta atışı bir kenara bıraktık, “Ununu elemiş, eleğini asmış” futbolcuları alırsanız, olacağı da budur!
Alın size bir örnek, Fenerbahçe... Sezon başında hadi yerlileri bir kenara bırakalım, tam tamına altı yabancı alındı, hem de inanılmaz rakamlarla... Şöyle elle tutulacak, bu takımı ayağa kaldıracak kim var, yook... Al birini, vur ötekine misali, neredeyse altısı da hayal kırıklığı! Sadece futbolcu mu? Bir de yabancı teknik adam getirme arzusu, bizlerde maalesef üst seviyede... Yerli hocalarımızın başarıları göz ardı edip yabancılara sarılırsanız, şikayet etmeye hakkınız olmaz, ekonominiz alarm zilleri çalmaya başlar! Bu düşüncemiz tüm takımlarımız için geçerlidir.
Ne var ki Fenerbahçe’nin fotoğrafı çok farklı, negatif ötesi... Görüyoruz ki, Fenerbahçe’de teknik adam ve sistem değişti değişmesine de, “Aynı tas, aynı hamam” misali! Bursaspor maçıyla ikinci yarıya başlangıç yapan Fenerbahçe’de ligin ilk devresinin izleri hâlâ yerli yerinde! Dememiz o ki, özgüven duygusu dibe vurmuş, hatta yerle bir olmuş! Böylesi bir takımı ayağa kaldırmak, zirveye taşımak zorlukların en büyüğüdür kuşkusuz.
Elbette bu tablonun sorumlusu asla Ersun Yanal değildir, biliyoruz. Bildiğimiz diğer şey ise Yanal şartları bilerek Fenerbahçe’ye geldi, risk aldı. Takır takır top oynayan, yabancıları iyi olan takımda başarıyı yakalarsınız. Önemli olan bu karanlık fotoğrafı pozitife taşımaktır. Yani, bu takımı ayağa kaldırmak, kadroyu verimli hale getirmek Ersun Yanal’ın işidir, bunu bilir, bunu söyleriz.

Quaresma'ya çok üzülürüm

Görüyoruz ki, kampa dahi götürülmeyen Tolgay Arslan, Şenol Güneş’in ikinci yarı planlamasında yoklar arasında! Böylesi yetenekli bir oyuncunun ‘veto’ yemesinin temelinde ne olabilir, biraz araştırdık, soruşturduk... Tecrübeli futbolcunun Güneş ile iletişimlerinde disiplinsizlik var. Güneş hocayı tanırız, söz konusu disiplinsizlikse, kimsenin gözünün yaşına bakmaz, kırmızı kartı gösterir! Zaten tersi, Şenol Hoca’nın takım üzerindeki otoritesini sarsar.
Tolgay’ın geri dönüşü şimdilik zor gibi gözüküyor, Güneş hoca da Şener Özbayraklı da ısrarlı, yani ufukta takas var! Şu sıralarda Kartal’da Quaresma gidecek mi, gitmeyecek mi, tartışmaları var. Portekizli yıldızın kalması için ikna turları yapılıyor. Quaresma, daha önce gitti, yeniden Kartal’a dönüş yaptı. Şimdi de yeniden ülkesine dönmek istiyor, ortada bir mutsuzluk varsa, ayrılık kaçınılmazdır. Giderse en çok ben üzüleceğim, çünkü oynadığı futbolla hem takıma büyük katkı sağlıyor, hem de bizlere keyif veriyor.

Skor değişmiyorsa koşmak neye yarar?

Sergen’i taa Fulya’dan, Beşiktaş’ın altyapısından tanırım. A takımın antrenmanlarından fırsat buldukça çalışmalarını izler, sonrasında sohbet ederdik.
Açık sözlüdür Sergen, sözünü sakınmaz. Kendi doğrularını yan yollara sapmadan ortaya koyar. Yalanı dolanı yoktur, sözü senettir benim penceremden... Yetenekli olduğu kadar da zekidir, cin gibidir. Sohbetlerine doyum olmaz, espri kaynağıdır.
Geçtiğimiz günlerde Fanatik’te tek sütunluk bir Sergen haberi vardı, dikkatimi çekti. Alanyaspor’lu Efecan Karaca’nın, tecrübeli hocasıyla ilgili sözlerine verdiği yanıtlar tam bir Sergen klasiğiydi. Ne diyor Efecan, “Sergen hocanın en önem verdiği şey koşu mesafelerimiz... Biz de bazen kendisine takılıyoruz, ‘Futbol oynarken sen de koşmuyordun hocam’ dedik. Sergen hoca, bu sözlere “Benim kadar yetenekliyseniz koşmayın, hatta idmana da çıkmayın” diyerek öğrencilerine müthiş bir ders vermiş.
Evet, Sergen koşmayı sevmezdi, biliyoruz ama oynadığı futbolla, attığı müthiş gollerle işini dört dörtlük yapıyordu. Bu oyunda istediğiniz kadar koşun, eğer skor tabelasını değiştiremiyorsanız, neye yarar ki?

Bu forveti kim durduracak?

Ve Süper Lig’de ikinci yarı için takımlar start aldı. Üç puanlı sistemde her hafta, her şey değişebilir, hesaplar şaşabilir. Görüyoruz ki, tek hesabı şaşmayan Başakşehir... Takır takır top oynuyorlar, bulundukları yeri hak ediyorlar. İster iç, ister dış saha olsun hiç fark etmiyor, emin adımlarla yollarına devam ediyorlar.
Sevgili Abdullah hocamız, tecrübelidir, yetenekli bir teknik adamdır. Öyle hayali umut verici konuşmalar yapmaz. Avcı hocamız, “O sene bu sene” diyerek şampiyonluğu işaret etti. Eeee Robinho’dan sonra Demba Ba’da Başakşehir’e yelken açtı, forvet hattını hangi savunma durduracak, ben de merak ediyorum.
Tabi ki yarışta yalnız değiller. Ne var ki, istikrarlı bir takım olduğunu biliyoruz, çizgilerinden bir milim sapma yok. Bu özelliklerine bir de puan farkını ekleyin, çok avantajlı olduklarını görürüz.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Kara Kartal taraftarıyla coştu
  2. Skorlara değil transferlere bak
  3. Kartal’dan kötü start!
  4. Unutmadık, unutturmayacağız!
  5. Futbol için omuz omuza
  6. Orhan Ak düğümü çözülmeli
  7. Avcı işini bilir
  8. Örnek olsun
  9. Helal olsun Yıldırım’a
  10. Kulübede değil, sahada görelim

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.