SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Turizmde büyük düşünen yok gibi

.

Milliyet Haber

Dünyanın en güzel coğrafyasına, en renkli kültürüne, en köklü tarihine, en zengin mutfağına sahibiz ama hâlâ bunun farkında değiliz.

Elimizdekinin kıymetini bilmiyor, olmayanların hayalini kuruyoruz.

Evet petrolümüz, nükleer santrallerimiz, uçak ve otomobil fabrikalarımız yok ama dört mevsimi aynı anda yaşayan inanılmaz bir turizm potansiyelimiz var.

Ve hâlâ bunu görmemekte direniyoruz?

Sadece Paris’e, Roma’ya, Londra’ya, New York’a giden turist sayısı, ülkemize gelen toplam turistten daha fazla.

100 milyon turist ağırlamak işten bile değil ama bırakın bunun hayalini kurmayı, telaffuz eden bile yok.

Daha da önemlisi bu konuda, eğitimden yatırımlara, pazarlamadan farkındalığa, hiçbir konuda ciddi bir çalışma yok. Bunu görmek için, sade bir turist olarak, ülkemizi gezmek yeter de artar!..

Paralı turist

İlle de paralı turist gelsin diyoruz.

Peki, bu konuda ne yapıyoruz?

Hemen hemen hiçbir şey.

Her şey dahil sistemin mucidi biziz diyoruz, onunla övünüyoruz.

30 yıl önce, belki başka çaremiz yoktu. Tutunmak ve turist çekmek için böylesi bir sisteme mecburduk. Oysa şimdi, kurtulma zamanı geldi de geçiyor.

Gelen yabancı turistlerin pek çoğu, havaalanları ve kaldıkları tatil köylerinin dışında hiçbir yeri görmüyor, yaşamıyor, ekstra bir harcama yapmıyor.

İtalya, Fransa, İspanya, Yunanistan, Avusturya, Çekya ve daha pek çok ülke bu sorunu çoktan çözdü.

Nasıl mı, güneş, kum, denizin dışında yeni cazibe merkezleri yaratarak!..

Festival coşkusu

Turizmde çeşitliliğe giderken, festivalleri asla unutmamak gerekir.

Son yıllarda, bu konuda çok yol aldık ama yine de yıllık festival ortalamamız, diğer turistik ülkelerin çok gerisinde.

Bu konuda, devlet desteği şart.

Yerel çerçevede yapılan festivaller, ne kadar iyi yapılıyor olsalar da profesyonel desteğe ihtiyaçları var.

Ve en çok da özgürlüklere.

Bu konuda kimle konuşsanız, kısıtlama ve dayatmalardan şikâyetçi!..

Parsellenen sahiller

Güya, sahiller kamu malı ve herkese açık.

Bodrum, Çeşme, Marmaris, Kuşadası, Antalya sahillerine gidip bir bakın. Her karışı parsellenmiş. Şezlonglar yetmedi, şimdi bir de kabinler yapılmaya başlandı!

Sahillerle ilgili, genel kurallar olmalı ve her kentte, keyfe keder kararlar alınmamalı.

Daha da önemlisi 100 milyon turist geldiğinde, hangi sahillerde ağırlanacak?..

Jetski terörü!

Plaj bölgelerinde, sürat teknesi ve jetski tarzı motorlu araçlara ne zaman yasak gelecek? İlle de birkaç can alması mı gerekiyor!

Trafik magandaları ne ise yüzlerce insanın denize girdiği plajlarda piyasa yapan tekne ve jetskiler de o.

Çok daha vahimi ise tam da plajların göbeğinde bu işin ticaretini yapanlar. Bu işlere kim bakıyor belli değil ama birileri, onları, herkesten uzak açık alanlara yönlendirmeli, yoksa can alacaklar ve bunun vebali çok büyük olur!..

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Üniversitelerde neler oluyor?
  2. Yarıyıl ve yılbaşı rezervasyonları?
  3. İnanmadan olmaz!
  4. YÖK’ün kafa karışıklığı ve eğitimde hasat zamanı
  5. Barış Pınarı Harekâtı ve YURTKUR’dan haberler
  6. Vakıf Üniversitesi mi yoksa ticarethane mi?
  7. Anadolu Hukuk’ta neler oluyor?
  8. Yardımcı ders kitapları SOS veriyor!
  9. Üniversiteler oyalama merkezi mi?
  10. İstanbul’un trafik çilesi!

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.