SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Faiz inecek mi?

.

Milliyet Haber

16 Ocak Çarşamba günü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı var. Aralık ayında yüzde 0.40 düşüş olarak açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) sonrasında 2018 yılı tüketici fiyat artışı yüzde 20.30 olarak neticelendi. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) de yılı yüzde 33.64 artış ile kapattı!

TÜFE ile Yİ-ÜFE arasındaki 13.34’lük ‘puan farkının’ nasıl kapanacağı, 2019 yılının en önemli soru(n)larından biri olmaya aday! Bu farkın, talep ile birlikte tüketici üzerinden mi, yoksa piyasadan çekilmek zorunda kalanlar nedeniyle üretici üzerinden mi kapanacağını hep birlikte izleyeceğiz. Yıl sonu TÜFE rakamı, Yeni Ekonomi Programı’nın (YEP) hedeflerinin de altında kapandı! YEP’teki 2018 yıl sonu TÜFE hedefi yüzde 20.80’in altında gerçekleşen yıl sonu rakamı için çoklu sayıda kampanya, vergi indirimlerinin de desteğini alındı!

Vergiler ve borçlar

Taşıt ve konut tarafındaki vergi indirimlerinin sürdürülüp, sürdürülmeyeceği ayrı bir konu. Vergi indirimleri, aslına bakarsanız doğrudan kamu maliyesine yük getiren uygulamalar. Benzer şekilde kredi kartı borçlularının, borçlarını bir yıl için ayda yüzde 1.10 ve iki yıl için yüzde 1.20 faiz oranıyla Ziraat Bankası tarafından “re-finanse” edilmesi uygulaması (KOBİ’ler için geçen hafta içinde açıklanan krediler de bu çerçevede değerlendirilebilir!) kamu bankalarında da yeni “görev zararları” tartışmasını başlatacaktır!

Kamu maliyesi açısından olumsuz olarak algılanabilecek bu ve benzeri uygulamaların yerel seçimlere kadar devam etmesi finans piyasalarınca; tam olmasa da; anlaşılabilir bir durum. Akaryakıtta başkanlık seçimi öncesi başlayan uygulamanın yavaş yavaş terk edilmesi gibi kredi kartları ve KOBİ’lere gelen “imtiyazlı finansman imkânlarının” seçim sonrasında daha da seçici uygulanacağı şüphesiz!

Sürpriz olur mu?

Bir yandan Merkez Bankası aracılığıyla “sıkı para politikası” uygulanırken, diğer yandan vergi, esnaf ve kredi kartı borçlularındaki faiz indirimleri ve yeniden yapılandırmalar ile bir anlamda “gevşek maliye politikası” uygulaması arzulanan hedeflere ulaşılmayı zorlaştırmakta! Kısa vadede arzu edilen denklikleri sağlasa da uzun vadedeki denklikleri riske atan politikalar izlenebiliyor.

Bu haftaki PPK tüm bu ahval ve şerait altında gerçekleşecek. Piyasa katılımcılarının önemli bir kısmı faiz indirimi (Cari koşullar bir artışı kaldıramaz!) beklemiyor. Eğer küçük bir kesimin beklediği gibi sürpriz faiz indirimi gelecek olur ise, bunun piyasalardaki karşılığı dolar/TL kurunun yükselmesi olacaktır. Beklentim, piyasanın büyük çoğunluğu gibi politika faizlerinin korunması yönünde. Küresel finansal piyasalarda oynaklığın oldukça yüksek olacağı bir seneye giriyoruz. Böylesi dalgalı denizlerin yaşanacağı bir yılın ilk aylarında, oynaklığı daha da artıracak böylesi bir “manipülatif” adım yerine, enflasyonun kalıcı olarak düşmeye başladığı zaman bir adım atmakta fayda var!

‘İlk ara sınav’da iyi not aldık ama...

Geçtiğimiz yılın son çeyreği olağandışı bir ekonomik aktivitenin gözlendiği bir çeyrek oldu. Dış ticarette stokların eritildiği, ithalatın “zaruri” olarak azaldığı, enflasyonla “Topyekun mücadele” edildiği bir dönem sonrasında enflasyonist beklentilerin henüz tam olarak aşağı yönde döndüğünü söylemek için erken. Yarıyılın ilk ara sınavından iyi not almış öğrenci gibiyiz. Bunun ikinci ara sınavı ve daha da önemlisi final sınavı var! Diğer bir deyişle gerek ekonomi yönetimi, gerekse de Merkez Bankası geçtiğimiz ağustos ayındaki “oynaklık” sonrasında güven tesisinin önemli olduğu bir dönemde. Aceleci davranarak atılacak bir “faiz indirme” adımı, önümüzdeki dönemde çok daha ciddi sorunlar yaratabilecektir.

Onun yerine sabırla bekleyip, enflasyonist beklentilerin aşağı yönde “kalıcı” olarak döndüğünün netleştiği bir ortamda faiz indirmek çok daha sağlıklı ve uzun vade için ikna edici olacaktır. En azından böylesine önemli bir faiz indirim kararı, mart ayındaki yerel seçimlere feda edilmemelidir.

Dolar/TL bu hafta yine oynak olacağa benziyor!

Bir yandan PPK, diğer yandan küresel olarak Dolar Endeksi’ndeki (DXY) hareketler girdiğimiz hafta da dolar/TL kurlarının hareketli olacağını işaret ediyor. Geçtiğimiz hafta başındaki yazımda “Bu hafta içinde 5.32’nin altında bir kapanış olmaz ve bahsettiğim 50 günlük BHO’nın (Geçen hafta için 5.3497) üzerine çıkılacak olur ise 5.4665’lerin ve hatta daha yukarısının test edilmesi ihtimali artacaktır” diye yazmıştım. Geçtiğimiz hafta içinde 5.5460 seviyesi test edildi!

Bu hafta için yine 5.3450-.3490 seviyesi (Hem 50 günlük Basit Hareketli Ortalama (BHO) hem de trende değeri olarak) önemli destek seviyesi olacak. Bu seviyenin altına inilmesi, bambaşka bir ekonomik gerçeklik demektir. Bu seviye aşağı kırılmadığı; PPK’dan bir faiz indirimi gelmediği durumda 5.3850-.4650 bandı önemli bir destek, 5.6250 seviyesi de önemli bir direnç olacaktır. Bu seviyenin kısa vadede aşılmasını beklemiyorum.

Ola ki PPK’dan bir faiz indirimi gelecek olur ise; 25 baz puan dahi olsa (Ki bunun sembolik olmaktan öte bir anlamı da olmayacaktır!); dolar/TL kurunda 5.6250’nin aşıldığı 5.7000 ve hatta 5.8800 seviyelerinin test edildiğini de görebiliriz.

Petrol fiyatlarındaki düşüş sona mı erdi?

Geçtiğimiz Noel gününün hemen ertesi günü Brent petrolünde görülen 50.25 varil/dolar seviyesinden başlayan yükseliş geçtiğimiz hafta Cuma günü 62.48 seviyesine kadar devam etti.

Bu yükselişin başlangıcında “daha fazla düşüş olması durumunda petrol üreticileri yeni yatırım yapmayacakları bir seviyeye gelindi, bu seviyenin altına inilmez” teması vardı. Geçtiğimiz hafta ise ABD ham petrol stoklarındaki düşüş, yükselişi daha da destekler bir veri oldu. Geçtiğimiz Cuma günkü kapanış teknik analiz açısından ilginç idi! Hem Brent (Günlük 50 günlük BHO 61.13) hem de ABD ham petrolü (WTI için 50 günlük BHO 52.37) kritik 50 günlük BHO’larının üzerine çıktıktan sonra, günü bu seviyelerin altında kapattılar!

Şimdilik bizim için iyi haber! Ancak bahsetmiş olduğum teknik 50 günlük basit hareketli ortalama seviyelerinin (ki bu hafta düşmeye devam ediyor olacaklar) iki ardışık gün üzerinde kapanış olur ise yükselişin devam etmesi ihtimali artacaktır. Böylesi bir yükselişte Brent petrolünde 64.20 varil/dolar seviyesinin görülme ihtimali aratacaktır. Hal böyle olur, bunun yanı sıra dolar/TL kurlarında faiz indirimi nedeniyle bir yükseliş yaşanacak olur ise pompa fiyatlarına yükseliş olarak yansıması kaçınılmaz olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. ARJANTİN ETKİSİ SINIRLI KALDI!
  2. Enflasyon yeni faiz indirimi getirir mi?
  3. İçeride faiz indirimi geldi, sırada Fed var
  4. S400, G. Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve piyasalar
  5. Enflasyon verisi ve faiz kararı...
  6. G-20 rahatlama getirecek
  7. Bayram havası devam eder mi?
  8. DÜNYA PİYASALARI HAREKETLİ
  9. VİOP’ta sistemik risk var mı?
  10. MERKEZ'İN VİOP OPERASYONLARI

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.