SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Özlediğimiz tam olarak ne?

.

Milliyet Haber

Gerçek bir “fan” sayılmasam da, dizi tarihimize imzasını atmış nevi şahsına münhasır işlerden “Behzat Ç.”yi seven, zamanında sık sık siyasilerin, RTÜK’ün, o da olmazsa Yeşilay’ın hışmına uğramasından son derece mutsuz olanlardan biriydim ben.

Çünkü bir sürü defosuyla beraber vicdanı da olan başkomiser karakteriyle gayet sahici bir dünya kuruyor ve bir yandan polisiye bir macerayı götürürken, diğer yandan ince ince pek çok eleştiride bulunabiliyordu. Kayıp oğlunu arayan Kürt annenin feryadına yer verdiği bölümün sosyal medyada nasıl yankı bulduğunu hiç unutmam mesela. Finalde çalan Bandista şarkısını da.

Ya da ne bileyim, Savcı Esra’nın (Canan Ergüder) Behzat’a (Erdal Beşikçioğlu) “Dünyanın ekseni kaydı, 12 santim yerinden oynadı, sen bana bir santim yaklaşmadın” dediği, “Biz senle mutsuz oluruz” cevabını “Olalım ne var, biz de mutsuz oluruz, ben seninle mutsuzluğa da varım” diye geri püskürttüğü efsane sahne benim de unutulmazlarımdandır.

Ama işte her güzel şey gibi o da bitti bir gün. Çok da özlendi. Belki “Şimdi devam ediyor olsa şu konuyu da işler miydi acaba?” diye gönlümüzden geçirdiğimiz anlar oldu. Geri dönüşü güzel bir hayaldi ve şimdi gerçek oluyor gibi görünüyor. BluTV dizinin üç sezonunun tamamını göstermeye başladı, arada da devamının geleceğini bildiren teaser’lar yayınlamaya.

Umarım eskisini aratmayacak, kalplerde yer etme nedenlerinin hakkını verecek bir “Behzat Ç.”dir dönen, aradan geçen yıllar onu da yıpratmamış olsa bari. BluTV’nin Twitter adresinden “Şöyle sövmeyeli ne kadar oldu?” diye bir teaser yayınladı, olabilecek en “erkek” ve galiz küfürlerden seçmeler içeren bir sahne, kendi adıma konuşursam özlediğimiz o değildi tam olarak. “Behzat Ç.” ve özlenme nedeni böyle özetlenemez bence.

Neyse, gelecek yeni bölümlere “Eskinin tadı olacak mı ki?” diye şüpheyle yaklaşan bir kullanıcı tweet’ine cevap olarak Behzat Amir’in manidar bir bakışını yollamış BluTV. Aldık, kabul ettik. Bu durumda bize de merakla beklemek düşüyor.

Toplum kurallarının haykıranı

Kolera Yalnız Değildir diye bir etiket var Twitter’da. Kolera, rap’çi Sagopa Kajmer’in boşandığı eşi Esen Güler’in lakabı ve kendisi de rap’çi. Dün Instagram hesabından hikâyeler yayınlayarak evliliğinde kemikleri kırılana kadar dayak yediğini, bunun sonucunda sırtındaki kalıcı hasarla yaşamaya mahkûm olduğunu açıkladı.

Her başarılı - ünlü erkekten şiddet gören kadın gibi de bin türlü art niyetle suçlandı. Prim yapmakla, kendini acındırmakla, para peşinde olmakla, aklımıza gelen gelmeyen daha bir dizi gizli sebeple. Sanki “Yerlerde sürüklendim, kemiklerim kırık, ezik büzük disklerim kayık” diye cümle âleme duyurmak çok kolay bir şeymiş gibi.

Ama belli ki çok dolmuş, haykırası var. “Sıkılmış olabilirsiniz ama benim konuşmam lazım” diyor zaten. Instagram çektiği videoların bazılarını kaldırıyormuş o sırada. “Toplum kurallarına aykırı” diye. “Ben toplum kurallarının aykırısı değilim, haykıranıyım” diyor. Ve maalesef haykıran kadın sevilmiyor. Canı yansa da kibar olması, içine atması, susması bekleniyor. Twitter’daki etikete bakmayın, şiddet gören birçok kadın gibi Kolera da o kadar yalnız ki.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Şaka nedir, taciz nedir?
  2. Ben ölünce mi?
  3. Hikâye kime aittir?
  4. Ah güzel aldırmazlık
  5. Şeytan aldı götürdü
  6. Lolita kendi hikâyesini anlatsaydı
  7. Geliyorum diye bağıran cinayet
  8. Dipsiz insanlık
  9. Grotesk bir adalet
  10. Cinsel şiddete karşı “öyle değil, böyle”

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.