SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Yine yeniden çabasız bohem

.

Milliyet Haber

2019 yazında lüks ve havalı mekânların yerine daha salaş, samimi ve bohem mekânlar öne çıktı. İşte bu yazın dikkat çekenleri…

Burning Man gibi festivallerin etkisinden midir, yoga ve meditasyonla iyileşmeye çalışan ruhların etkisinden midir, yoksa sadece ekonomik krizin etkisinden midir bilinmez ama bu yaz lüks, büyük, havalı mekânların yerini daha küçük, salaş, etnik bohem mekânlar aldı.

Çünkü artık herkes kendini rahat hissettiği ve kazık yemediğine inandığı mekânlarda sosyalleşmek ve eğlenmek istiyor. Kafa dengi insanlar böyle mekânlarda bir araya geliyor. Etnik bohem furyası birkaç yıl önce Bonjuk Bay’de başladı, Burning Man’in festival süresince yarattığı etkinin tüm yaza yayılmış versiyonu oldu Bonjuk Bay, kendi kitlesini yarattı.

Etnik bohem furyası daha sonra Çeşme plajlarını ele geçirdi. Geçen yaz Dalyan’da açılan Momo’dan sonra Ovacık’ın yeni mekânı Boheme’le devam etti, Boheme’in komşusu Before Sunset de daha sonra bu akıma kapıldı.

Son olarak da Zen felsefesinden ilham alan Yuzu Beach eklendi.

Pazar akşamları tıklım tıklım

Yuzu Beach, açılır açılmaz çok popüler oldu ve hatta birçok tanıdık isim kapısından dönmek zorunda kaldı. Bodrum’da ise bohem akımını ilk başlatan Gündoğan’daki Sail Loft’tu. Arda Önen’in mekânı Sail Loft’ta kimse Bodrum’daki diğer mekânlardaki gibi süslü değil, herkes dilediği gibi gelip rahat rahat dans ediyor. Özellikle Jabbar’ın sahneye çıktığı pazar akşamları hep tıklım tıklım. Yalıkavak Kavanoz bu akımın bir başka öncüsü oldu, salaş bahçesinde iddialı kokteyllerle harika gün batımı izleniyor. Bu yazın sürprizi ise Yalıkavak Tilkicik Koyu’nda Mitte ve Karaköy Sub Oteli’nin sahiplerinin açtığı Tulum havası estiren yeni bir plaj ve restoran markası Root oldu. Root’un kreatif direktörü Sedef Gali, müzik direktörü ise Bonjuk Bay’den tanıdığımız Aytek Dorken. Bohem ruhları sevindirmek için yurtdışından gelen bir şifacısı bile var. Bakalım bu furya ne kadar devam edecek ve daha sonra yerini ne alacak? Hep birlikte göreceğiz.

Bodrum ve bitmeyen inşaat patlaması

Yıllar önce uluslararası bir otel zincirinin CEO’su ile Bodrum’da röportaj yapmıştım. Dünyanın her yerine tatile gidebilecekken ailesiyle tatil için Bodrum’u seçmesine şaşırmış ve nedenini sormuştum. “Bodrum’un dünyada güçlü bir reputasyonu var. St. Tropez’yle mukayese ediliyor. Tarih, kültür mirası, doğal güzellik, gece hayatı çok önemli. Bodrum ideal bir kombinasyon” demişti. Ardından da eklemişti, “Fransa’daki Côte d’Azur’la karşılaştırınca Côte d’Azur’da insan eli değmemiş yer bulmak neredeyse mümkün değil. Her yer betonlaşmış. Bodrum’daysa kıyıdan giderken çok kısa bir süre sonra tamamen çevrenin korunduğu ormanlık alanlar görüyorsunuz.” Burnundan kıl aldırmayan Fransızlar bile böyle söylüyordu. Üstelik bunları söyleyen herhangi biri de değildi, Türkiye’nin AB’ye girmesine karşı çıkanların başında gelen siyasetçi bir aileden geliyordu. Şimdi ise Bodrum’da geçirdiğim hafta sonu yeni birçok inşaat projesi gördüm. Hiçbiri küçük ölçekli değil, hepsi dev projeler. Artık Bodrum’da da insan eli değmemiş yer bulmak neredeyse mümkün değil diye düşünmemek elde değil.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. 'İstanbul tasarım başkenti olabilir'
  2. Chalayan ile gurur duyuyoruz
  3. Londra’dan Hangzhou’ya Chalayan etkisi
  4. !F ISTANBUL’UN GERİ DÖNÜŞÜ
  5. ÇAĞDAŞ SANAT DOZ AŞIMINA UĞRADIK
  6. Eskişehir’e gitmek için önemli bir neden
  7. Bu müze Dolapdere’yi değiştirecek
  8. 1 GÜNE KAÇ PROGRAM SIĞAR?
  9. Bomonti’yi neden seviyoruz?
  10. FINANCIAL TIMES’IN AKM AÇILIMI

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.