SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Yunan Adaları’na da bayram

.

Milliyet Haber

Bayram tatilimizin yaza denk gelmesi Yunan ekonomisine de yarıyor, bayram Yunan Adaları’na da gidiyor. İşte bu vesileyle adalarda hızlandırılmış bir tura çıkıyoruz

 Artık öğrendik, Simi’deki Manos, Leros’taki Mylos ya da Mikonos’taki Nammos’tan ibaret değil Yunan Adaları.Son yılların en popüler adası Patmos. Bir yer tutturduk mu suyunu çıkarana kadar vazgeçmeyiz. Ama artık birkaç adadan fazlasını kalkındırıyoruz, Yunan adalarında minik bir geziye çıkıyoruz. Eskiye dönüş yapıyoruz, en popülerlere değil, bir zamanlar en sevdiklerimizle ve hâlâ sık sık gittiklerimizle devam ediyoruz. Bodrum’dan Kos’a, Leros’tan Marathi’ye, Delos’tan Mikonos’a uzanıyoruz. Hiç tartışmasız ulaşımı en kolay ada, Kos. Bodrum’dan iki alternatif var; ya özel bir tekneyle ya da feribotla gidiliyor.

Çeşme’ye benziyor, en önemli fark, gittiğiniz en sıradan kahvede bile çok iyi servis alabilmeniz, hem de fahiş olmayan fiyatlara. Adada Osmanlı etkilerini hâlâ görebiliyorsunuz.

Kythere’de İtalya’da gibi hissediyorsunuz

İki meşhur restoran var; biri Nick the Fisherman, diğeri tepedeki Petrinos. Yeşillikler içindeki Petrinos’un uzolu karidesi, peynir saganakisi ve midye tenceresi meşhur. Sırf bunun için bile Kos’a gitmeye değer. Sırada Kos’un kuzeyindeki Kalimnos var, çevresinde pek çok adacık bulunuyor. Burada bir yüzme molası verdikten sonra öğle yemeği için Leros’a geçiyoruz.

Zorba Taverna’nın önünde inip bir taksiye atlıyoruz ve işte Mylos’tayız. Mylos, adanın en meşhur restoranı. Sırf kadayıflı peyniri ve midyeli ya da ıstakozlu spagettisi için bile gitmeye değer. Bodrum’dan sık sık Leros’a gidenlerin diğer favori minik adası ise Marathi. Bir sonraki istikamet Kythere, Afrodit’in doğduğu yer. Hiç turistik değil, tam tersine çok karakteristik, Güney İtalya’nın en romantik yeri Ravello’yu andırıyor. Zaten kendinizi Yunanistan’dan çok, İtalya’da gibi hissediyorsunuz. Sıradaki ada ve antik kent Delos, Apollo ve Artemis’in doğduğu yer olduğu için turistlerin ilgisini çekiyor. Burada hiç yerleşim yok ama Antony Gormley heykellerini görmek mümkün. “Sight” başlıklı Gormley sergisi 31 Ekim’e kadar devam ediyor. Daha sonra sırada günbatımıyla ve volkanıyla ünlü Santorini var.

Santorini’de en güzel günbatımı için

Burada teleferikle deniz kenarından şehre çıkılıyor. İsteyenler 600 basamağı yürüyerek de çıkabiliyor. Sokaklarda dolaşırken sonsuz havuzlu küçük butik otellerden ve pansiyonlardan gözlerinizi alamıyorsunuz. Böyle bir manzara başka hiçbir yerde yok. “Manzarayı boşver, yemekler nasıl?” derseniz, Ammoudi’de Dimitris, Fira’da Archipelagos Restaurant iyi birer seçenek.  Ama önerim yemek için Oia’ye geçmeniz. Oia, fotoğraflarda gördüğünüz Santorini’nin ta kendisi.

Burada günbatımı en güzel 1800 ya da Nectar&Ambrosia Restaurant’dan izlenebiliyor. Son yıllarda en çok gittiğimiz Yunan adalarından biri de Midilli. Güzel mezeler yemek isteyenlerin gidebileceği ilk yer Kafenio Mezedopolio ya da Rembetis. Üstüne de adanın en eski pastanelerinden Panellinion’da tatlılarla kendinizi ödüllendirmek mümkün.

Adanın merkezi Mitilini tam Dikili’nin karşısında, gitmişken alışveriş caddesi Ermu’yu gezmekte fayda var. Yeni limandan eski limana kadar devam ediyor. Eski limanda Osmanlı çarşısı var, minik dükkanlarda dekoratif eşyalar satılıyor. Yunan adalarından bahsedip de Mikonos’u atlamak olmaz. Mikonos’ta hâlâ Psarou Plajı’ndaki Nammos’u seven çok, tabii son yıllarda Scorpios, Nammos’un şanını elinden alsa da. Ftalia Beach’teki Alemagou da uzun zamandır gündüz plajıyla, akşam yemekleriyle yazın gözdesi olmuş durumda. Favori plajlarımızdan biri de Paraga Beach’teki Kalua.

Mikonos’taki en ünlü gay kulüp JackieO’nun plajı, Super Paradise’la aynı koyda. Restoranı başarılı, akşamüstü partilerinde drag queen şovları yapılıyor. Mikonos’ta yemek için ise ilk akla gelenler Sea Satin, Spilia Seaside Restaurant, Ling Ling, Interni, Catherine, Chez Marie ve Nautilus. Ve tabii bu yaz açılan Nusr-et de şimdiden Mikonos’un favorilerinden olmuş durumda. Günbatımını izlemek için klasik adres ise Caprice. Gecenin ilerleyen saatlerinde mutlaka uğranılan bar ise Astra. Değil Mikonos’ta, diğer Yunan Adaları’nda da klasikler değişmiyor, bizdeki değişim hızı başka hiçbir yerde yok.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Bir acemi izleyicinin “Fleabag” notları
  2. Gastronomi meraklıları Yedi’de buluşacak
  3. 'İstanbul tasarım başkenti olabilir'
  4. Chalayan ile gurur duyuyoruz
  5. Londra’dan Hangzhou’ya Chalayan etkisi
  6. !F ISTANBUL’UN GERİ DÖNÜŞÜ
  7. ÇAĞDAŞ SANAT DOZ AŞIMINA UĞRADIK
  8. Eskişehir’e gitmek için önemli bir neden
  9. Bu müze Dolapdere’yi değiştirecek
  10. 1 GÜNE KAÇ PROGRAM SIĞAR?

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.