SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Soyer’in 100 günü!

Bilenler bilir. İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun icraatlarını, siyasi hamlelerini en çok eleştiren isimlerin başında geliyorum. Tabii tüm bunları “eleştirel” gazeteci olarak kaleme aldığım da malumunuz.
15 yıllık Kocaoğlu döneminin ardından Tunç Soyer dümene geçti.
Soyer’in en büyük avantajı hiç şüphesiz 10 yıllık ilçe belediye başkanlığı dönemi...
Ve öncesi birçok sivil toplum kuruluşunda aktif yer alması, EXPO adaylığı sürecinde İzmir’i temsil etmesi!
Nereden baksanız tecrübeli bir isim.
Soyer, 31 Mart yerel seçim öncesi yüzlerce vaadi dile getirdi.
8 Nisan’da koltuğa oturdu ve göreve başladı.
Yaklaşık 40 gün boyunca brifing aldı.
Fotoğrafı çekti ve yola koyuldu.
Yeni belediye başkanları için ilk 100 gün önemli.
Bu 100 gün başkanların gelecek performansıyla ilgili ipucu verir.
Soyer’in şimdiye kadar ki başkanlık performansını iyi bulanlardanım.
Halkın günlük hayatına dokunan nokta atışlar yaptığını söyleyebilirim.
Hayata geçirilen projelerden kısaca anımsayalım.
Soyer kolları sıvar sıvamaz ilk iş baykuş seferlerini başlattı.
Artık Türkiye’nin üçüncü büyük kentinde metro, tramvay, otobüs ve vapur gece yarısından sonra da hizmet veriyor.
Halk taşıt uygulaması sayesinde vatandaş yine toplu taşıma araçlarından “indirimli” kullanma fırsatı yakaladı.
Sabah ve akşamın belli saatlerde yüzde 50 indirimli yararlanabiliyor.
Her iki konu bana kalırsa geç hayata geçmiş projeler.
Küçük gibi görünün büyük adımlar olarak da nitelendirilebilir.
Faytonlarını kaldırılması, Kültürparkın geleceği için ortak aklın aranması, suya yapılan indirim, tarım ve hayvancılığa verilen yeni destekler, Altınyol’daki şerit sayısının artırılması...
Buca metrosu konusunda “Bir imza bekliyoruz” açıklamasının “yöntemi yanlış” ancak “sonuç alan” bir hamle olduğunu da söylemek gerekiyor.
Aslında bakarsanız Soyer, 100 güne birçok projeyi sığdırdığını görüyoruz.
Bu anlamda da kendisini “başarılı” bulduğumu ifade etmem gerek.
Ancak Soyer’den beklenti gerçekten çok büyük.
Kentin sorunları dağ gibi...
Bana kalırsa bu 100 güne sığdırılması gereken bazı konular “pas” geçildi.
Yerel seçim öncesi kendisiyle yaptığım bir söyleşide “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iş makinalarının yüzü kentin arka mahallerine dönecek” dedi.
Gerçekten de iddialı bir açıklamaydı!
Bunu yapacağını düşünüyorum ancak bu konuda hala bir hamle yok.
Ne olursa olsun geçen süreçte bu söze dair bir şey yapılmalıydı!
Eylül ayından itibaren Soyer’in “gaza” daha fazla basacağını düşünenlerdenim.
Başta da ifade ettiğim gibi, kendisinden beklenti büyük...
Trafik çilesi ile ilgili icraatların ardı ardına gelmesi gerekiyor.
Tabii burada ülkemizin ekonomik anlamda geçtiği zorlu süreci de unutmamak lazım.
Bu durum Soyer’in atmayı planladığı adımları da olumsuz etkileyecek.

Yazının devamı...

Gözden kaçanlar!

Yaz sezonu olmasına karşın siyasette, özellikle de yerel yönetimlerde büyük bir hareketlilik var. Tabii bunda seçimlerden henüz çıkmamızın etkisi var. Şimdi, gözünüzden kaçmış olabileceğini düşündüğüm bazı konuları sizlerle paylaşacağım.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in başlattığı ‘Halk Taşıt’ uygulaması, her geçen gün vatandaşlara yeni bir kolaylık sağlıyor. 0-5 yaş arasında çocuğu bulunan, sosyal destek kapsamındaki dar gelirli ailelere ayda 10 binişlik ulaşım kartı verilecek. Başlangıç ise fena sayılmayacak bir kolaylık.

Çiğli’de sandık kuruluyor!

Çiğli’nin genç ve dinamik Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, gerçekten ilçesinde farklı, en azından benim ilk kez tanıklık ettiğim uygulamaların altına imza atıyor. Onların biri de bugün başlıyor. Belediye, 11-13 Temmuz günleri arasında, 26 mahallede muhtarlık önlerine sandık kuracak. Vatandaşlardan, sandıklara dilek, öneri ve şikâyetleri yazıp atmaları istenecek.

İş dünyasından gelen Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ, göreve geldikten sonra belediyedeki bir eksikliği fark etmiş. Belediyede; asfalt, demir, kaynak ve elektrik gibi teknik işlerden anlayanların sayısı yeterli değilmiş. Şimdi kısa süre içinde 50’ye yakın, az önce ifade ettiğim teknik alanlarda istihdam edilecek personel alınacak. Ancak; bu isimler başvurunun ardından denemeye alınacak. Yeterli görülürse işe alınacak. Kısacası; torpil yok! Hak eden, işi alacak. Başkan İduğ’la konuştum. “Bize çalışacak kişi lazım” diyerek konuyu özetledi.

Bornova-Bayraklı

Komşu iki ilçe Bornova ile Bayraklı belediyeleri, 31 Mart’tan sonra ortak proje geliştirme, özellikle sınır bölgelerine yakın yerlerde sorunları birlikte çözme noktasında örnek hareketler sergiliyor. Geçen günlerde her iki belediye başkanı bir araya geldi ve tramvayın Bayraklı-Bornova’dan geçmesi için çalışma yapılmasını kararlaştırdı. İlk olarak belediye bürokratları, konuyla ilgili bir rapor hazırlayacak. Ardından da başkanlar, Büyükşehir Başkanı Soyer’le konuyu paylaşacak. 31 Mart öncesi bu tür hareketlere eski Başkan Aziz Kocaoğlu sıcak bakmıyordu. Tunç Soyer ise olumlu buluyor, destekliyor. Bu bir eleştiri değil, tespit! Yoğurt yiyişle alakalı...

Şahin’in Bahçeli sevgisi

MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin’in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sevgili ve saygısı farklıdır... Şahin, geçenlerde Bahçeli’nin genel başkanlık koltuğuna oturmasının 22. yılını kutladı. Şahin’in, “Seninle yeniden doğdu umutlarımız. Adınızla anılsın, adınızla yolunuzda yürüsün diye Devlet ismiyle doğdu çocuklarımız” sözleri dikkatimi çekti! Küçük bir araştırmanın sonucu şunu öğrendim: Şahin’in oğlunun adı Devlet! Hem de Bahçeli’nin 22 önce genel başkan seçildiği gün dünyaya gelmiş.

Yazının devamı...

Karşıyaka, zor durumdan çıkıyor!

CHP’nin her seçimde rekor oyla destek gördüğü Karşıyaka’da Belediye Başkanı Cemil Tugay, koltuğa oturur oturmaz belediyenin kötü olan mali yapısını düzeltmek için bir dizi önlem aldı. Daha açık bir ifadeyle, tasarruf tedbirlerini yürürlüğe soktu.
Gelinen noktada bu tasarruflar meyvesini vermeye başladı. Başkan Tugay, geçen 100 günlük süreçte de bir ilkin altına imza attı! Yaklaşık 2.5 yıl aranın ardından belediye personeli zamanında ve tam maaş aldı.
Bu arada da uçan kuşa borcu olan belediyenin borçları tek tek temizlenmeye başlanmış. Bu anlamda da önemli bir mesafe alınmış. Cemil Tugay’dan dinleyelim şimdi de...
“İzmir Büyükşehir Belediyemize geriatri merkezini 28 milyon lira bedelle devretmiştik. Ancak oradan henüz para gelmedi. Vergi borcumuzun olmaması ya da yapılandırılması gerekiyormuş. Yapılandırmaya gittik, bununla ilgili olarak bakanlığa başvurduk. Süreç biraz uzayacak gibi görünüyor. Bu süreç tamamlandığında Büyükşehir Belediyesi taksit taksit bize ödeme yapacak. Şu ana kadar hiçbir yerden bir kuruş gelmedi. Kendi yağımızla kavruluyoruz. Gereksiz harcamaları kıstık. Temel belediyecilik hizmetleri ise hiçbir sorun olmadan işlemeye devam ediyor. Bununla ilgili en ufak bir sıkıntı yok.”

Hacizler kalkıyor

Belediyenin geçmişten gelen borçları nedeniyle alacaklılar belediye taşınmazlarına haciz koydurmuş. Başkan Tugay, bu sıralar bu hacizlerin kaldırılması için yoğun bir mesai harcıyor: “Bazı alacaklılardan sabır rica ediyoruz. Belediye olarak tasarruf etmeye devam ediyoruz. Bizim de alacaklarımız var. Bunun henüz bir kısmını alabildik. Bu konuyla ilgili arkadaşlarımız çalışıyor. Öncelikli olarak personelimizin maaşını ödedik. Belediye işlerinin aksamamısı için üzerimize düşeni yapıyoruz. Şu an için yatırım yapamıyoruz ama hacizleri kaldırma adına borçları ödüyoruz. Belediye şirketimiz Kent A.Ş.’de de ciddi bir toparlanma süreci yaşanıyor. Eskiye göre ciddi bir mali disiplin sağladık.”
Başkan Tugay’ın da ifade ettiği gibi, belediyenin şirketi Kent A.Ş.’de de önemli bir toparlanma süreci yürütülüyor. Daha önce iflasın eşiğinde olduğu anlaşılan şirket, bu durumdan çıkmış. Anladığım kadarıyla, ivme yukarı doğru ilerliyor.
Tasarruf denince akla işten çıkarmalar gelir. Başkan Tugay’a bunu da sordum, şunları söyledi:
“Personelimizin bazısıyla yollarımızı ayırdık. Bazı arkadaşların da yerleri değiştirildi. Bunlar uzun süren incelemeler sonrası yapıldı. Keyfi kararlar değil. Ancak, burada şunu özellikle vurgulamak isterim. Bu, tamamen performansla ilgili! İşten çıkarmayı planlamıyoruz. Amacımız, çalışanları işten çıkarmak değil. Verimlilik, performans önemli konular. Görevlerinde başarılı olmayanlarla ilgili yer değişiklikleri olması da gayet doğal.”
Birçok belediye başkanı göreve gelir gelmez tasarruf tedbirlerini uyguladı. Hemen hemen tüm belediyelerde bu yöntem yerini buldu. Yeni başkanlar, ayaklarını yorganlarına göre uzatıyor.
Zaten olması gereken de bu!
Belediyelerde yapılanları ve yapılmayanları yakından takip etmeye devam edeceğiz!

Yazının devamı...

Çeşme’nin ‘Eko’su!

31 Mart yerel seçimlerinde Çeşme’de bir ilk yaşandı. Çeşme’de doğmayan biri, Çeşme Belediye Başkanı seçildi! CHP Çeşme İlçe Başkanı’yken aday adayı olabilmek için görevinden istifa eden, ardından aday olan ve yüksek bir oy oranı alan Ekrem Oran’la uzun uzun sohbet ettik.

İlk olarak şunu ifade etmem gerek. Ekrem Başkan’ın bir dakika boş vakti yok. Kendisinin ifadesiyle hiperaktif! ‘Çocukluğumdan beri böyleyim’ diyor. Şoförü ve asistanı bile ne zaman nereye gideceğini bilmiyor. Onun için her an her yerde olabiliyor.

Projelerini birlikte gezdik. Dünyaca ünlü Ilıca Plajı’na disiplin geldiğini, belediye personelinin canla başla çalıştığını birlikte gözlemledik. Alaçatı pazarını gezdik. Pazar gezme o kadar uzun sürdü ki... Pazara gelen vatandaşlarla Ekrem Başkan tek tek tokalaştı, hal hatır sordu.

Başkan Oran’la sohbetimizin bir bölümü şu şekilde:

“Çocukluğumdan beri hiperaktifim. Her toplantıda söyledim, ‘Beni belediyeye ziyarete gelmeyin, çünkü beni belediyede bulamazsınız. Ben sizin Eko’nuz olarak berberde, çarşıda, pazarda olmaya devam edeceğim. Ben ‘ben’ olmaya devam ediyorum’. 75 günde Çeşme halkının kafasında soru işareti olanlar dahil, bizim Eko’ya sahip çıktı. Çeşmeli her vatandaşı ailemin bireyi olarak görüyorum. Onların mutluluğu benim mutluluğum, onların hüznü benim hüznüm... Bunu böyle gördüğüm için bu makamdayım. Çeşme Belediyesi tarihinde Çeşme’de doğmayan ilk belediye başkanıyım. Ama, ben Çeşmeliyim diyenden çok daha fazla Çeşmeliyim. Bana oy atan, atmayan herkesin belediye başkanıyım. Herkesi kucaklıyorum.”

Bizim için büyük şans!

Alaçatı’yı 5 yıl sonra belediyeyle buluşturduğunu vurgulayan Ekrem Oran, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ek hizmet binamızı hizmete açtık. 1873’te kurulan Alaçatı Belediyesi’ni halkıyla yeniden buluşturduk. Ilıca Plajı’nı 25 yıl sonra halka açtık. Zabıtaya rütbelerini geri taktık. Zabıta, belediye yönetiminde etkin bir rol oynuyor. Belediyemize baştan sona güler yüzlü hizmetin gelmesini sağladım. Çeşme halkına ‘Çeşme Belediyesi’nin ne kadar çok çalışanı varmış’ dedirtmeyi başardım. Çeşme Seyahat otobüslerini ilçenin içine yeniden soktum. İZSU, barajdan çıkan 100 litre suyun 30 litresini faturalandırıyordu. 70 litre kaybımız vardı. Bu kaybı önlemek için, Cumhuriyet tarihinde bir seferde Çeşme’ye yapılan en büyük yatırımı yaptı: 85 milyon TL. Yollarımız bozuldu doğru ama susuz kalmayacağız. Bu bayramda Çeşme’de sular kesilmedi. 5 yıl boyunca sahada olacağım. Bu hep böyle olacak. Büyükşehir Belediyesi bizim tüm taleplerimize cevap veriyor. Tunç Bey döneminde belediye başkanı olmak benim için büyük bir şans. Çeşme’nin en büyük sorunu su ve kanalizasyon. Bunun çözülmesi ile ilgili İZSU gerekeni yapıyor. Büyükşehir her zaman yanımızda. Çeşme’nin kaderi değişecek. Çeşme’de herkese iş ve aş diye iktidara geldik. Rozetimizi çıkardık ve tüm Çeşme’nin belediye başkanı olduk. Kimseyle kavga etmeyeceğiz. Çeşme için çalışacağız.”

Çeşme’nin ‘Eko’sunun çalışmalarını yakından takip edeceğiz!

Yazının devamı...

Dedesinin izinde!

Dedesi, Gaziemir’in 93 yıl önceki kurucu belediye başkanı.

93 yıl sonra sıra torunu Halil Arda’da...

Seçilmeden önce kendisiyle tanıştım ama yüz yüze bir araya gelememiştik.

Sonunda buluştuk.

Gerektiği kadar konuştuk.

Bu sırada yapacaklarını, hayallerini anlattı.

Makam masasının hemen arkasında dedesinin fotoğrafı var!

“Dedem beni hep izliyor” diyor Başkan Arda.

Ekibine çok önem veriyor.

Kararları istişareyle aldığını söylüyor.

En büyük destekçisi eşi Deniz Arda.

Aynı zamanda Hollanda vatandaşı.

Çocuklar da öyle...

Bir ayakları hep yurtdışında.

Belediye bünyesinde Avrupa Birliği ofisi açmak için çalışmaları sürüyor.

Arda, bu projesiyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Eşimin ve çocuklarımın, benim Avrupa ile bağlantılarım çok kuvvetli. Eşim ve çocuklarım aynı zamanda Hollanda vatandaşı. Bir ayağımız orada. Orada da evimiz var. 20 senedir yılda 3-4 defa gidiyoruz. Ben son 5 seyahatimi arabayla gerçekleştirdim. 10 bin kilometre yaptım. Araba kullanmayı, gözlemlemeyi seviyorum. Oradakiler bizlerin hayalinin ötesini yapmış. Özendiğim bir yer. Eşim aynı zamanda Alman Dili ve Edebiyatı’nda okuyor. 18 yüzyıl uzmanıdır. Üniversitede Alman vakıflarıyla çok çalışıyorlar. Almanların karşılıksız bursları var. Başkanlar olarak belediyeleri borçlu devralıyoruz. Bir taraftan da ülkenin ekonomisi kötü. İller Bankası’ndan gelen para kısıtlı. Elimiz kolumuz bağlı. Ek kaynak yaratmalıyız. İkincisi ise oradan kültürel anlamda da bir bağ oluşturmak. Bu insanların parayla satın alamayacağı potansiyel. Hibe projeler. Ortak projeler. Dil eğitimi bunlardan biri. Engellilerle ilgili projeler olacak. Gönüllük sistemini Gaziemir’de aktif hale getirmek istiyoruz. Bunu yapabilecek potansiyelde eğitimli insanlar var. Konferanslar düzenleyeceğiz. Emekli olmuş kendi dalında uzmanlar var. Evde oturuyorlar. Bunları gençlerle buluşturacağız. Bilgi birikimlerini gençlere anlatsa güzel olmaz mı? Bunun için benim mekanlara ihtiyacım var. Gençlik merkezi düşünüyorum. Ödüllü bir projeyle olacak. Bunlar için ek kaynak yaratılmalı... Avrupa Birliği’nden bununla ilgili destek alabiliriz. Gençlerin radikalleşmemesi için böyle bir proje düşünüyorum dediğinizde mesajı verirsiniz. Avrupa’nın nüfusu yaşlanıyor. Donanımlı, eğitimli insanlara ihtiyaçları olacak. Bu bizim gençlerimizin önünü açacak. Gençlerimize imkan yaratmak istiyoruz. Ege Serbest Bölgesi İş Adamları Derneği yöneticileriyle görüştüm. Hayallerimi anlattım. Desteğini istedim.”

Az önce de ifade ettim. Başkan Arda’nın en büyük destekçisi eşi Deniz Arda...

Başkan Halil Arda, “Fahri danışmanım” dediği eşiyle ilgili ise şunları anlattı:

“Biz bir ekip olarak yola çıktık. Ekibimin şu anki büyük parçalarını belediyede profesyonel olarak göreve getirdim. Eşim, bu ekibin parçası ve fahri danışmanım. Bana yardımcı oluyor. Bu danışmanlık sadece Avrupa Birliği projeleri ve ilçemizdeki kadınlarla birlikte gönüllü yapılacak işler. Eşimin hiçbir müdürle tanışıklığı, yaptırım gücü yok. Selam verir geçer. Ama bu dışarıda farklı yorumlanabiliyor. Hiç önemli değil. Yanlış algılanacak diye ben doğru şeyden asla vazgeçmem. Böyle bir elemanı parayla bulamazsınız. Hem bedava çalışıyor (gülüyor.) Herkesin bununla gurur duyması gerekiyor. 4 dil konuşuyor. Türkçe, İngilizce, Almanca ve Hollandaca... Böyle birini buluyorlarsa parayla çalıştırsınlar!”

Yüzde 60’ı geçerim

Başkan Arda, sürekli halkın içinde olduğunu söylüyor.

“Bugün seçim olsa yüzde 60’ın üzerine çıkarız. Sürekli halkın içindeyim. Çok farklı bir seçim çalışması yürüttüm. Kimseden oy istemedim. İnsanlara,’Ben iyi bir insanım. İyi insanlarız. Çok büyük bir gücünüz var. Oyunuzu kullanırken vicdanınızın rahat etmesi için araştırın. Bana oy verirseniz çocuklar gibi sevinirim. Oy vermezseniz üzülürüm. Ama kendime güveniyorum’ dedim. Ekibim, ‘Böyle olmaz’ dedi. ‘Hayır’ dedim. Kimseye iş sözü vermedim. Yalan söylemedim. Gizli bir ajandam yok. Aday adaylığım sürecinde ne sosyal medyayı, ne İzmir basınını kullandım. Bir taktikti. Derinden gittim. Yıpranmak istemedim. MYK üyelerinin ne kadar çalıştığını görüyordum. Seni dinliyorlar, CV’ni inceleniyorlar ve kamuoyu yoklamaları... Kamuoyu yoklamalarına güveniyordum. Yola çıktığımızda hiçbir bağlantım yoktu. Kimseye dayanmadan yola çıktım. Bir gün belediye başkanı olacağım diye yaşamadım. Başvurular bir hafta uzatıldı. Normal süresinde aday adaylığı başvurum olmadı. Uzatıldıktan sonra, aday adayı olmadığımı görenler baskıyı artırdı. Mustafa Kemal kitabını okuyordum. Çok etkilendim. Uzatılan süresinin son günü son dakikasında başvuru yaptım. Eğer aday adaylığı başvuru süresi uzatılmasaydı, bugün başkan değildim.”

Yazının devamı...

Alkışlanacak hareketler!

İstanbul seçimi nedeniyle gözünüzden kaçmış olabilir. Buradan Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’nün yaptığı ‘alkışlanacak harekete’ dikkat çekmek istedim.

2017 yılında servis minibüsünde unutulan, 3 yaşındaki Alperen Sakin canından olmuştu. İnsanın inanası gelmiyor değil mi? Çok acı! Bu satırları yazarken bile tüylerim diken diken oluyor, ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.

Güzel yavrumuz melek oldu, gitti. Anne ve babasının yaşadığı acının tarifi olmasa gerek...

Olayda ihmali olanlara yargı gereken cevabı verdi! Ama, biz ne Alper’i ne de olayı unuttuk!

Geçen gün Çiğli’den çok güzel bir haber geldi. Alperen Sakin’in babası Serkan Sakin, Çiğli Belediyesi’ne ait kreşin sorumluluğuna getirildi.

Şimdilerde baba Sakin, çocuklarla oyun oynuyor, okula gelmeyen çocukları takip ediyor, ailelerle iletişime geçiyor. Televizyonda haberi izlerken o kadar duygulandım ve sevindim ki...

Başkan Gümrükçü, bu davranışıyla gönüllere girmeyi başardı. Olayın üzerinden 2 yıl geçmesine karşın yerinde bir hareket...

Su fiyatı sonunda düştü!

İzmir’de su fiyatlarında indirime gidildi. Uzun süredir bu haberi bekliyorduk. Yine, yıllardır tartışılan bir konuydu... İstanbul ve Ankara’dan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de suda indirime gitmesi kaçınılmaz oldu. Bu da ‘alkışlanacak hareket’ olarak kayıtlara geçti.

Smyrna unutulmayacak

Bayraklı’dan geçerken Smyrna kazılarını görmüşsünüzdür! Yıllardır bir arpa boyu yol alınamayan kazılarla ilgili olarak, önümüzdeki süreçte yeni gelişmeler olacağa benziyor. Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, geçen hafta Smyrna Antik Kenti’ni ziyaret etti. Sandal, yapılması gerekenlere ilişkin, paydaşlarla iletişime geçeceğini ve gerekeni yapacaklarını söyledi.

Umarım, tarihi alan hem yerli hem de yabancı turistlerin akın akın geldiği bir hale dönüşür.

Yazının devamı...

Soyer’in kadrosu!

8 Nisan’da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Tunç Soyer, o tarihten bugüne kadar belediyenin işleyişi ve projeler gibi birçok konuda brifing aldı.
Soyer’in bu süreçte en büyük yardımcısı, deneyimli bürokrat İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe oldu. Gökçe’yi zaman zaman eleştirdiğim süreçler olmuştur. Ancak özellikle son iki aydır performansının yüksek olduğunu belirtmem gerekiyor.
Bir yerde başkan değişirse belediyedeki kadro da değişir! Soyer, bu değişimi yapmak için acele etmedi. İlk önce dinledi, sonra kendisi bizzat gördü.
Soyer’e yakın kaynaklardan edindiğim bilgiye göre, Başkan değişim listesini büyük ölçüde tamamlamış. 40 sayfalık görevden alma/atama listesinden bahsediliyor.
Soyer’in ilk transferini size buradan hemen duyurayım. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun en yakınındaki isim, uzun süredir özel kalem müdürlüğü görevini yürüten Ömer Tuncay Ceylan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görev alacak. Ceylan, ‘danışman’ sıfatını alacak; ayrıca bir şirketin yönetim kurulu üyesi olacak. Seçim öncesi Ceylan, İzmir’e taşınacağını Soyer’le paylaşmış. Soyer de, “Benimle çalış” teklifinde bulunmuş.
Ceylan’ın özgeçmişine baktığınızda önemli görevlerde bulunduğunu göreceksiniz.
Gelelim diğer isimlere... Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlerin tamamında büyük bir değişim olacak. İZELMAN Genel Müdürlüğü’ne, CHP’den Karabağlar Belediye Başkan aday adayı olan Heval Savaş Kaya’nın atanacağını öğrendim. Eski CHP Konak İlçe Başkanı Şakir Başak, ÜNİBEL ya da Ege Şehir Planlama Şirketi’nin başına geçecek. Başak için ‘koordinatör’ şıkkının hâlâ masada olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

A Takımı yakında

Büyükşehir’in bel kemiğini oluşturan İZSU ve ESHOT’ta da değişim rüzgârı eseceğe benziyor. Edindiğim bilgiye göre; Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun eşi, İZSU Genel Müdürü Fügen Selvitopu ile ESHOT Genel Müdürü Raif Canbek’in yerlerine ‘içeriden’ yeni isimler atanacak. Bu arada, Selvitopu ve Canbek’in emekliye ayrılma taleplerini Soyer’e ilettikleri bilgisi benimle paylaşıldı. Anlayacağınız, burada yumuşak bir geçiş olacak.
Büyükşehir bürokrasisinde ataması merakla beklenen iki şirket var. Biri İZBETON, diğeri İZFAŞ.
Gazetecilik tabiriyle, her iki şirket için ‘sondaj’ yaptım; ancak atanması muhtemel isimlere ulaşamadım. Kaynaklarım, “Sadece Başkan biliyor” dedi. Ben de bu iki şirkete kimlerin atanacağını merakla bekliyorum.
Grand Plaza Genel Müdürü Hasan İlkat ile İZULAŞ Genel Müdürü Arda Şekercioğlu’nun görevlerine devam edeceği aktarıldı, ancak böyle durumlarda liste açıklanmadan önce son dakika değişikliklerinin olduğunu hatırlatmak isterim.
Peki Soyer, A takımını ne zaman açıklayacak?
Önümüzdeki pazartesi günü açıklanması bekleniyor. Daha önce iki kez ertelendi bu açıklama.

Yazının devamı...

‘Yapamayacağım işe girmem’

Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, “Tasarrufu artıracağız. Hiç kimse yatağa aç girmeyecek” dedi. Hedefinin büyük olduğunu belirten Sandal, “Yapamayacağım işe girmem” vurgusunu yaptı.

Babası gibi öğretmen olan, Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, 31 Mart’ta yüksek bir oyla belediye başkanı seçildi. Uygulamaya koyduğu tasarruf tedbirleriyle gündeme gelen Sandal, belediyedeki tasarrufu 2-3 katına çıkaracağını söyledi. Başkan Sandal, seçimlere kısa bir süre kala işe alınanları işten çıkarmayacağını belirtti, “O işi tamamen kapattım gitti” diye konuştu.

Liseyi Mersin’de tamamlayan Serdar Sandal, küçük yaşlardan itibaren matematiğe ilgi duydu. Matematik öğretmeni olma hayalini gerçekleştiren, hep özel sektörde öğretmenlik yapan Sandal, binlerce öğrencisinin üniversitelere kazanmasına tanıklık etti. Bayraklı Belediye Başkanlığı’na son üç yıl boyunca profesyonelce hazırlanan Sandal, belediye başkan adayı olmayı başardı ve 31 Mart’ta yüksek bir oy oranıyla koltuğa oturdu.

‘İş stresim var’

Bayraklı’da aday belirleme sürecinin biraz sancılı olduğunu belirten Serdar Sandal, “Ben bir şekilde bu işin bize geleceğine inanıyordum. Hiç pes etmedim. Ankara’daydım. İsmimin de çok konuşulmasını istemedim. Bu sürece 3 yıldır hazırlanıyorum. Projelerimin hepsini notere onaylattım. MYK’da ismimin konuşulduğunu biliyordum. Adaylığım açıklandığında çok fazla bir şey hissedemedim. Çünkü, telefonum hiç susmadı. O anın mutluluğunu hâlâ yaşayamadım. Belediye başkanlığı makamını yüksek mevki olarak algılamıyorum, bakmıyorum. Hizmet olarak bakıyorum. Dün neysem bugün de oyum. Biraz iş stresim fazla. Şu anda çok fazla ziyaretçi var. Biraz sıkışık bir süreçten geçiyoruz” dedi.

Göreve geldikten sonra uygulamaya koyduğu tasarruf tedbirleriyle gündeme gelen Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, şunları söyledi:

“Verdiğim sözlerden biri şu: Hiç kimse yatağa aç girmeyecek! Hiçbir çocuk maddi imkânsızlıklardan dolayı okula gitmemezlik yapmayacak. Çocuklarımıza destek olacağız. Kamunun kaynağını tekrar kamuoyuna geri çevirmekle ilgili bir durum var. Aldığımız tedbirler artarak devam ediyor. Amaç, burada kaynağı yaratıp vatandaşın derdine derman olmak. Hizmeti bitirerek tasarruf yapmak gibi bir anlayış içerisinde de değiliz. İş eksiltmelerine gittik. Dolaylı olarak 5 milyon lira tasarruf sağladık. Bunu 2-3 katına çıkaracağız. Sadece mazot tasarrufumuz geçen ay 58 bin lira.

Kent envanteri projemiz var. Onunla ilgili çalışmamız sürüyor. Bize gelen sorunları çözüyoruz, ama bunu daha nitelikli bir yapıya çevireceğiz. Vatandaşın ihtiyacı olduğu şeyi, biz bu proje ile bileceğiz. Hayırseverlerle de ortak bir çatı oluşturarak sorunları çözmeyi planlıyoruz.”

‘Gereksiz harcamaya son’

Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, geçen günlerde kiralık lüks marka makam aracını göndermesiyle ilgili olarak da, “Ben bir başkanın aracıyla büyüyeceğine inanmıyorum. Audi marka araç belediyenin resmi malı olsa binerdim. Ama kiralama işi doğru değil. Gereksiz bir harcamayı kestiğimizde, buradan ayırılan kaynakla kaç çocuk ayakkabısı alınır, kaç defter alınır, kaç kişinin karnı doyar diye hesap yapıyorum. O araca binseydim vicdanen rahatsız olurdum. Ama yarın bir yerden gelir, hibe olur; o zaman binerim” dedi.

‘UYARMAK BENİM GÖREVİM’

“Bir şeyi ya yaparım ya yaparım” vurgusunu yapan Başkan Serdar Sandal, iş disiplininin yüksek olduğunu, yapamayacağı hiçbir işe girmeyeceğini söyledi. Yöneticilik yıllarında bugüne kadar kimseyle sorun yaşamadığını kaydeden Sandal, “Çalışan arkadaşlarımız, zamanında işe gelip zamanında çıkıyorlarsa, vatandaşla doğru bir şekilde iletişim sağlıyorlarsa, işlerini doğru yapıyorlarsa her birinin başımın üstünde yeri var. Ama iş yapmayan arkadaşları uyarmak da bizim görevimiz” diye konuştu. Seçimlerden önce belediyeye çok fazla işçi alındığını dile getiren Başkan Sandal, kimseyi işten çıkarmadığını söyledi, “Ben kimseyi işinden etmem. Martın sonlarına doğru işe alınanlar oldu. İşe alınanların genel koşullarına baktım. O işi tamamen kapattım gitti” dedi.

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.