SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Yabancı Yatırımcıların Türk Girişimlerine İlgisi Artıyor

Türkiye’de geçtiğimiz sene girişimlere yapılan yatırımların ciddi şekilde düştüğünden bahsetmiştim. Bunun ekonomik konjonktür ile çok ilgili olmadığından da bahsetmiştim. Bazı fonların sürelerinin dolmuş olması ve geçen sene kurulan kurumsal fonların da yatırımlara henüz başlamamış olması geçen seneki yatırım miktarlarının düşmesindeki en büyük sebeplerdi.

Etrafımdaki kişilerden bu aralar en çok duyduğum sorulardan biri ise “Yabancı yatırımcı Türk girişimlerine ilgili mi ? Kaçıyorlar mı yoksa daha çok mu ilgilenmeye başladılar?” gibi sorular sıkça karşıma çıkmaya başlamıştı. Bunun cevabını araştırmak için önce son beş yıldaki yatırım adetlerini ve oranlarını inceledim. 2018 yılı enteresan bir şekilde son 5 yılda en çok yabancı yatırımcının dahil olduğu yıl olmuş. Her 6 erken aşama yatırımdan 1’ine yabancı yatırımcı da para koymuş. Yüzde olarak söylersek 2018 yılındaki erken aşama yatırım turlarının %17.2’sinde yabancılar da var. Önceki senelere baktığımızda ise 2017’de bu oran %8.1, 2016’da %11 , 2015’te %12.1, 2014’te %12.1 olarak karşımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz sene bu kadar yüksek oran çıkmasını sağlayan yabancı yatırımcılar kimlerdi derseniz isimleri ise şunlar : Amadeus Capital, Aucfan, Beenext, Beenos, DAAL, DG Incubation, Dubai Angel Investors, Endeavor Cataylst, FJ Labs, IFC, MEVP, Monkfish Equity, Next Ventures, Pasha Holding, Rolf Schroemgens, sente.link, Sequoia Capital, Sterk, Vostok Emerking Finance, Wamda Capital ve Wassim Matar. Bu isimleri en azından yatırım ararken aklınızda tutmakta yarar var. Belki bir sonraki yatırımları sizin girişiminize olabilir.

Peki yukarıda adı geçen bu yatırımcılar hangi ülkelerden derseniz; Amerika, Almanya, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, İsveç, Japonya, Romanya, Sinagapur karşımıza çıkıyor. Fransa, İspanya, İtalya gibi ülkelerden yatırımcılar geçen sene ülkemizdeki girişimlere yatırım yapmamış. O ülkelerden nasıl yatırımcı çekilir o konuda uzun uzun düşenmek, üzerine tartışmak gerekiyor. Mevcut bize yatırım yapan ülkelerden de Almanya ve İngiltere’den çok daha büyük yatırımlar çekmemiz gerekiyor.

En aktif yabancı yatırımcıları incelediğimizde ise yatırımcıların çoğu Orta Doğu’dan. Wamda ve Middle East Venture Partners (MEVP) Türkiye pazarı ile en çok ilgilenen yabancı yatırımcılar.

Geçtiğimiz sene girişimlerin satışları anlamında çok iyi bir sene olduğunu söylemiştim, bu sene de girişim satışları anlamında çok iyi başladı. Satışların sayısı ve miktarı arttıkça yabancı yatırımcıların ilgisi artacaktır hatta şu anda bir çok yatırımcının ajandasına da girdik. Bu ilgiyi sıcak tutmak, artırmak için ülke ülke gezip oradaki yatırımcıların dikkatini çekmemiz şart. Oradaki yatırımcılara yatırım yaparlarsa Trendyol gibi Gram Games gibi daha bir çok güzel örnek çıkabileceğini iyi anlatmamız gerekiyor. Hatta belki de başarılı girişimlerimizin kurucularını da alıp onlarla beraber turlar düzenlemek gerekiyor. Biz yatırım alarak başardık, gelin Türkiye’deki diğer girişimlere yatırım yapın, onlar da bizim gibi 4-5 yılda çıkış yapsın, hem girişimcisine hem sizlere kat kat para kazandırsın demek gerekiyor.

2019 yıl diğer ülkere Türkiye’deki girişim ekosistemindeki güzel gelişmeleri anlatmak için güzel bir sene. Sevdiğim bir Çin atasözü var. "Bir ağaç dikmek için en iyi zaman 20 sene öncesiydi. İkinci en iyi zaman ise şimdi…” 5 yıl sonraki Trendyol’u, Gram Games’i, OpsGenie’i bulmak için en doğru zaman şimdi fakat sulamazsak hiç bir anlamı kalmıyor.

Yazının devamı...

Şubat ayında 3 girişime $0.3M Yatırım!

Geçtiğimiz şubat ayında son 12 ayın en düşük yatırımı yapıldı. Genel merkezi Türkiye olan sadece 3 girişim (hisse bazlı) toplamda 300 bin dolar civarı bir yatırım alırken, Türklerin yurt dışında kurdukları 3 girişim 6.5 milyon doların üzerinde yatırım aldı. Türkiye’den bir girişim ise “convertible note” şeklinde finansman buldu. Tabi bunlar açıklananlar. İlerleyen haftalarda geriye dönük açıklananlar olursa da burada yine anlatırım.

212 ikinci fonundan yatırım yapmaya başladı fakat ilk yatırımları mart ayında açıklandığı için bu listede yok. Kurulmasını beklediğimiz ve şu anda Hazine’nin değerlendirme sürecinde olan TÜBİTAK 1514 programına başvurmuş 10 fondan henüz ses yok. Hazine süreci tamamlandıktan sonra oradan 4-5 fon gelirse önümüzdeki aylarda girişimlere yatırımlar tekrar hızlanır. Bu fonların kurulması ne kadar gecikirse girişim ekosistemi o kadar az yatırım alır bu sene.

Türkiye’deki Yatırımlar

Inooster

Oyunlas¸tırma ile motivasyon ve verimliligˆi arttırarak, s¸irketlerin belirledikleri hedeflere ulas¸malarını sagˆlayan bir platform olan Inooster Albaraka Türk’ün geçtiğimiz sene kurduğu yatırım fonundan yatırım aldı.

Kartoon3D

3 yaş ve üstü herkese Türkçe, İngilizce ve Almanca harf, kelime, sayı ve dört işlem hesaplarını öğreten, disleksi dostu bir arttırılmış gerçeklik tabanlı kutu oyunu olan Kartoon3D girişimi de Albaraka Türk’ün geçtiğimiz sene kurduğu yatırım fonundan yatırım aldı.

Viravira

Saatlik ve haftalık tekne kiralama hizmeti veren girişim ile bir çok ülkedeki tekneleri kiralayabiliyorsunuz. Girişim Multinet’in yönetim kadrosundan bir çok isimden melek yatırım aldı.

Alotech

Çağrı merkezi fonksiyonlarını internet üzerinden ‘’hizmet’’ olarak sunan Alotech, Yemeksepeti’nin kurucu ortağı Nevzat Aydın’dan “convertible note” şeklinde finansman almış.

Yurt dışındaki Türklerin Kurdukları Girişimlerin Aldığı Yatırımlar

Glocalzone

Estonya merkezli olan girişim, seyahat edenlerin sizin adınıza bir ürün getirmesini sağlıyor ya da siz seyahat ediyorsanız başkasına bir ürün getirebiliyorsunuz.

NarrativeDx

Senem Güney’in kurucu ortağı olduğu Amerika merkezli girişim yapay zeka destekli bir hasta deneyim platformu. Hastaların deneyimlerinden hastanenin doğru aksiyonları almasını sağlayan bir platform. Girişim geçtiğimiz ay 3 milyon dolar yatırım almış.

NormShield

Candan Bölükbaş’ın kurucu ortağı olduğu girişim siber güvenlik üzerine çözüm sunuyor. Öncelikle firmanın siber güvenlik skorunu çıkaran girişim siber güvenlik sigortası için de bir baz oluşturuyor. Girişim geçtiğimiz ay 3.5 milyon dolar tohum yatırım almış.

Yatırımlara baktığımızda en sevindiri olay Albaraka Türk’ün yatırımlara başlaması diyebiliriz. Diğer kurulan kurumsal girişim sermayeleri de yatırımlara başlarsa en azından yeni kurulacak girişim fonları ayağa kalkana kadar yatırım sayıları çok düşmemiş olur.

Kitap Önerisi

Kurumsal girişim sermayesi fonunda çalışan Esranur Kaygın’ın, dev kurumların inovasyon ve girişim ekosistemi ile her geçen saniye değişime uğrayan pazarlarda nasıl ayakta kalması gerektiğine dair kitabı yayınlandı. Özellikle “Bu kadar değişen bir ortamda neler yapmalıyız? Nasıl ayakta kalırız? Rekabet nereden geliyor” gibi soruları olan kurumların iş geliştirme ve inovasyon ekiplerinin bu kitabı almasını öneririm. Kitabın ismi : “İnovasyon mu Dediniz?”

Yazının devamı...

Türkiye’de Hem Kadın Hem de Girişimci Olmak

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Başlıkta yazdığı gibi Türkiye’de hem kadın hem de girişimci olmak cümlesinin girişimci olmak kısmına sayfalarca yazı yazabilirim fakat kadın olmak kısmına yazmam imkansız. Ne kadar empati yaparsak yapalım, bunu en iyi anlatabilecekler kadınlar. Yine de istatistiklere bakarak birkaç yorum yapabilirim. Bu nedenle startups.watch’un bu hafta yayınladığı kadın girişimcilerle ve yatırımcılarla ilgili rapordan notlar paylaşayım istedim.

Türkiye’de 2010-2018 yılları arasında kurulmuş girişimlerin (teknoloji alanındaki) %13.6’i ile %17.6’sı kadın girişimciler tarafından kurulmuş. Genel ortalamaya baktığımızda ise bu oran %14 civarında. Tabi burada bir erkek ve bir kadın tarafından ortak kurulmuş girişimler de var.

Globaldeki rakamlara baktığımızda benzer oranlar var. 2010 yılında global ortalama %9 iken bu oran 2018 yılına gelirken %17’lere kadar çıkmış. Bu oranların tabiki daha çok artması ve %50 olması gerekiyor. Bunun için erkeklerin de kadınların da yapması gereken neler var bilmiyorum. Özellikle girişimci olmaya çalışan kadınlar sosyal medyadan bana problemlerini, zorluklarını yazarsa memnuniyetle burada ilerleyen haftalarda dile getiririm.

Girişimlere yapılan yatırımlara baktığımızda, kadın girişimcilerimizin aldığı yatırımlar %11 ile %61 arasında değişen oranlara sahip. Girişim ekosistemimiz tutar olarak da adet olarak da küçük olduğu için birkaç büyük yatırım tüm oranları değiştirebiliyor. Örneğin kurucusu kadın olan (Demet Mutlu) Trendyol’un aldığı büyük bir yatırım veya kurucularından biri kadın olan (Hande Çilingir) Insider’ın aldığı büyük bir yatırım bir anda oranları yükseltebiliyor. O yüzden oranlara çok girmiyorum.

2010-2018 yılları arasında kadın girişimciler en çok eticaret, pazar yeri, biyoteknoloji, bebek ve ebeveyn ile ilgili konularda girişim kurmuşlar. Özellikle bebek ve ebeveyn dikeyinde kurdukları girişimlerden aslında anne olduklarında yaşadıkları sıkıntıları çözmeye çalışıp girişimci oldukları sonucuna varabiliriz çünkü en büyük girişimler girişimcilerin kendi yaşadıkları problemlere çözüm üretirken çıkıyor.

Daha önceki yazılarımda son yıllarda yatırımlarda en büyük pasta payını yapay zeka, otonom araç, fintech gibi konular alıyor demiştim. Teknolojiye yönelen dünyada, kadın girişimciler özellikle bu konulara daha çok odaklanmalı ki pastadan daha çok pay alsınlar.

Geçtiğimiz sene Trendyol’un rekor bir fiyatla Alibaba tarafından satın alınması hem girişim ekosistemimiz için çok güzel bir haberdi, hem de Trendyol’un başında kadın girişimci olması açısından çok değerliydi. Yine benzer bir şekilde kurucusu kadın olan Insider girişiminin, Sequoia Capital’dan yatırım alması geçen senenin en güzel haberlerinden biriydi.

Girişim sermayeleri kadın girişimcilere yatırım yapıyor mu diye bakıldığında, 212 kurucusu kadın olan 5 girişime yatırım yapmış. Oran olarak da yaptığı tüm yatırımların %42’sine denk geliyor. Bu oran oldukça sevindirici.

Kadın yatırımcı konusuna gelirsek, Hande Enes geçtiğimiz senenin en aktif kadın yatırımcılarından biriydi. Melek ağı olarak da Istanbul Startup Angels ve kurucusu Gülsüm Çıracı en aktif yatırımcıların başında geldi. Yatırımcı sayısı olarak baktığımızda kadın yatırımcı sayımız çok çok az. Bu konuda başarılı iş kadınlarının melek yatırımcı olması konusunda desteklenmesi, bilgilendirilmesi şart. Girişim sermayelerinin partnerlerine baktığımızda ise 500 Istanbul’dan Rina Onur, Collective Spark’tan Sıla Çelik, ZMT Ventures’dan Zeynep Zorlu aklıma gelen ilk isimler. Fonlardaki kadın partner sayısının daha da artması şart.

Girişimci olmak zor. Bir problem bulmanız, onu en iyi şekilde çözecek ekibi kurmanız, hayata geçirmeniz çok zor konular fakat on on beş yıl öncesine göre de bir o kadar kolay. Neredeyse her semtte bir kuluçka merkezi, hızlandırma programı bulabiliyorsunuz. Size mentorluk veren bir sürü deneyimli kişi var. Yatırımcı sayımız az ama güzel girişimlere her zaman kapıları açık. Devlet teşvikleri hiç olmadığı kadar fazla. Yazılım konusunda eskiye göre çok çok derin bilgiler bilmenize de gerek yok. Bundan belki on yıl önce yazılımcının dışında bir tasarımcı, bir sistem mühendisi daha işe almanız gerekiyordu. Şimdi ise fikrinizi belirli bir olgunluğa getirene kadar dünyanın öbür ucundaki bir tasarımcının tasarımını çok küçük meblağlara satın alabiliyorsunuz. Amazon Web Services gibi “Infrastructure As A Service” platformlarla veya Heroku gibi “Platform As A Service” platformlarla belli bir süre sistem mühendisi bile çalıştırmadan çok yüksek trafiklerde bile çalışan mimarileri kendi başınıza kurabiliyorsunuz. Yani girişimcilik zor olmasına rağmen bir o kadar da imkanlar çok çok kolaylaştı ve yaygınlaştı. O nedenle tüm girişimci olmak isteyen kadınlara ekosistemin tüm kapıları açık. Gelin, sorun, araştırın, dinleyin. Ben de bireysel olarak destek vermeye ve pozitif ayrımcılık yapmaya hazırım.

Son bir not; dün katıldığım ve startups.watch’un rakamları açıkladığı Amazon Web Services (AWS) Women in Tech forum etkinliğinde, kadınların teknolojide temsilini artırmanın ve Türkiye’de kadın girişimciliğini daha fazla teşvik etmenin yolları tartışıldı. Ayrıca, AWS Türkiye bulut bilişim teknolojisini öğrenmeye yönelik kadınlara özel ücretsiz bir eğitim düzenleyeceğini duyurdu. “We Power Tech Day in the Cloud” adlı eğitime katılmak isteyen tüm kadınlara duyurulur. Eğitim 18 Nisan'da AWS Türkiye yetkili eğitim iş ortağı Yönetim Akademi tarafından verilecek. Bir yerden başlamak gerekiyor, bu nedenle bu tip eğitimleri kaçırmayın derim.

Yazının devamı...

212 yatırımlara tam gaz devam ediyor!

Bu hafta yeni fonları tanıtmaya devam ediyorum. Bu sayede girişimcilerin hangi aşamada hangi yatırımcıya gitmesi gerektiği konusunda yol göstermiş olacağımı ümit ediyorum. Bu hafta röportaj yaptığım yatırımcı ise ikinci fonlarını duyuran 212’nin partnerlerinden Ali Karabey.

S. Ünsal : 212 kurucularının kısaca hikayelerini alabilir miyiz ? 212 kurulana kadar nelerle uğraştınız ?

Ali Karabey : 212’yi 2011 senesinde Türkiye’de yüksek teknoloji üreten şirketlere yatırım yapmayı hedefleyerek kurduk. Ben Avusturya Lisesi’nden mezun oldum ve üniversite eğitimimi University of Michigan’da Finans ve Ekonomi dalında tamamladıktan sonra kariyerime Arthur Andersen’ın New York bürosunda teknoloji, telekomünikasyon şirketleri alım-satımı ve private equity danışmanlığı yaparak başladım. Morgan Stanley ve Deutsche Bank’de finans profesyoneli olarak çalıştım.

212’nin partnerlerinden Numan Numan ise Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nin ardından Marmara Üniversitesinde Yüksek Lisans yaptı. GTE’nin Tokyo’da ardından Moody’s ve AC NIELSEN gibi şirketlerin sahibi olan D&B Corp’ta görev aldı. CreditSuisse’e ve ardından GoldmanSachs’a geçti. Önce Tokyo ve sonra Asya Pasifik bölümündeki teknoloji operasyonlarından sorumlu oldu. GoldmanSachs’ın verimini artırmak için gereken yazılım çözümleri için, dışarıda çalışan küçük yapıların organizasyonunu yaparken startup’larla çalışmaya başladı. GoldmanSachs’tan ayrıldıktan sonra startup firmalarına iş geliştirme, ürün geliştirme konularında danışmanlık hizmetleri verdi. Technology Division Başkan yardımcısı olarak 40’tan fazla küresel projeyi yönetti.

S. Ünsal : İlk fonunuz nasıl gidiyor ?

Ali Karabey : Birinci fonumuzda 12 girişime toplamda 23 milyon dolar yatırım yaptık. Birinci fonun portföyünde Insider, İyzico, Solvoyo, HotelRunner ve Hemenkiralik gibi “exit” vadeden ve büyümeye devam eden şirketler var. Bu şirketlerin toplam değeri 400 milyon doların üzerinde. Bizim yatırımlarımızla birlikte 21 yatırımcıyla beraber toplamda 70 milyon dolar yatırım alan bu şirketler, bugün 600’den fazla çalışana istihdam sağlıyor, 200’ün üzerinde ülkeye teknoloji ihraç ediyor. Dünyada ortalamaya baktığımızda, ilk fonunu toplayan VC’lerin yarısından azı ikinci fonu kurabiliyor. İkinci fonumuzu günümüzün zor şartlarında kurabilmemizi Türkiye’deki girişimcilerimizin ve ekibimizin bir başarısı olarak görüyoruz.

S. Ünsal : İlk fonunuzdan neler öğrendiniz ?

Ali Karabey : İlk fonumuzu kurarken tezimiz Türkiye’de dünya çapında başarı hikayeleri çıkarabilecek kapasitede girişimci ve teknik yetenek olduğuydu. Bunu doğruladık. İkinci fonumuzda bu başarı hikayelerinin tekrarlanabilir olduğunu kanıtlayacağız.

S. Ünsal : Bu fonunuzun detayları nedir ?

Ali Karabey : İlk fonumuzun büyüklüğü 30 milyon dolar ve ortalama yatırım tutarımız 1 milyon dolar’dı. İkinci fonumuzun ilk kapanışı 30 milyon avro ile oldu. Hedefimiz fonu 50 milyon avroya çıkarmak. İkinci fonumuzun ortalama yatırım tutarı ise 1 milyon avro. İlgimizi çeken girişimler için diğer VC’lerle ortak yatırım yapmaya da çok sıcak bakıyoruz. Önümüzdeki 5 sene içerisinde en az 15 girişime toplamda 50 milyon avro yatırım yapmayı hedefliyoruz.

S. Ünsal : Diğer fonlara göre farkınız var mı ?

Ali Karabey : Yatırımın yalnızca finansal olmadığına inanıyor, girişimleri sahip olduğumuz global network, geçmiş kazanımlarımızdan gelen deneyim ile mentorluk vererek destekliyoruz. Hayata geçmemiş parlak fikirlerden, küçük yatırımlarla büyük problemlerin çözümleri peşinde koşmaya başlayan, güçlü bir ekiple yönetilen ve anlamlı rakamların kazanılabileceği şirketlere globalleşme adımlarında destek olmak istiyoruz. Partnerler olarak güçlü bir network’ümüzün olması da bunu kolaylaştırıyor. Yeni fonumuzla birlikte bir diğer isteğimiz sahip olduğumuz network’ü yeni bir komünite kurarak diğer girişimler ve partnerlerimizle paylaşmak. Bunun için de adımlar atmaya başladık.

Ek olarak, Buradaki hedefimiz portföyümüzdeki girişimlerin tecrübelerini, yatırım almayı, globalleşmeyi hedefleyen girişimlere aktarmak.

S. Ünsal : Ne tip girişimciler size başvursun istiyorsunuz, şartlarınız nelerdir?

Ali Karabey : Türkiye’de yolculuğuna başlayıp yurt dışında büyüme hedefleyen, büyük hedefler peşinde koşan yazılım, finansal teknoloji, pazarlama teknolojileri, biyoteknoloji ve donanım şirketleri ilgi alanımızda.

S. Ünsal : 2019’da neler planlıyorsunuz ?

Ali Karabey : İkinci fonumuz ekim sonunda aktif oldu. Bu fonun ilk yatırımı için imzalar atıldı, haberini yakında paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Haziran sonuna kadar da toplamda 3 yatırım yapmak var planımızda.

S. Ünsal : Ekosistemi nasıl görüyorsunuz, neler eksik, neleri düzeltmemiz gerekiyor ?

Ali Karabey : Türkiye’de az sayıda aktif VC mevcut. Melek yatırım ağlarındaki yatırımcılar da maalesef olmaları gerektiği kadar aktif değil. Avrupa’ya baktığımızda kişi başına düşen teknoloji girişimi yatırımı yıllık 30 avro seviyesindeyken ülkemizde 1 avronun altında. Teknoloji üreten ve ihraç eden girişimleri destekleyebilmemiz için daha bilinçli ve aktif yatırımcıların olması şart. Geçtiğimiz sene %46 oranında düşen Türkiye’deki yatırımın bizim gibi uzun zamandır girişimcileri destekleyen fonlar ve 2019'da aktifleşecek 10 adet Tübitak 1514 fonu sayesinde bu sene artmasını ve yakında exit haberleri duymayı bekliyoruz.

İkinci ve belki de daha önemli ödev girişimcilere düşüyor. Türkiye’yi feth etmek, sadece bu ülkenin en büyüğü olmak, girişim sermayesi için yeterli değil. VC’ler, yaradılışları gereği, büyük riskler alan ve büyük getiriler peşinde koşan mekanizmalar. Bu fonlardan girişim sermayesi yatırımı alarak büyümeyi amaçlayan girişimcilerin büyük hedefler peşinde koşması gerekiyor.

S. Ünsal : Çok teşekkür ederiz, tekrar hayırlı olsun yeni fonunuz.

Ali Karabey : Biz teşekkür ederiz.

Yazının devamı...

Ocak ayında 4 girişime $16.3M yatırım!

2019 yılında yeni fonlar geliyor fakat ilk çeyrek kurulmalarını beklemiyorum diye daha önceki yazılarımda söylemiştim. 2019’un ilk aylarıyla ilgili yatırım beklentim o nedenle biraz düşüktü. Yatırım adedi olarak yine beklediğim gibi gerçekleşti ve sadece 4 yatırım yapıldı. Tutar olarak ise Modanisa sayesinde yatırım tutarı beklentilerimin çok üstünde gerçekleşti.

2018 satın almaların yılı demiştik, 2019 da girişimlerin satın alması konusunda çok hızlı başladı. Masomo ve Citus Data girişimlerinin satın alınması sektörün “exit” anlamında da ne kadar hareketli olduğunu göstermiş oldu. Bu iki girişim de her ne kadar kurucuları Türk fakat genel merkezleri yurt dışında olsa da Türk girişimciler için cesaret verme anlamında oldukça değerli.

YATIRIMLAR

Modanisa

Tesettür giyim konusunda sadece Türkiye değil bölgemizdeki en önemli oyunculardan biri olan Modanisa dünyaca ünlü Goldman Sachs ve Wamda Capital’den yüklü bir miktar yatırım aldı. Yatırım tutarı açıklanmadı fakat startups.watch’a göre tahminen 15 milyon dolar birincil işlem, 10 milyon dolara yakın da ikincil işlem gerçekleşti (İleride resmi rakamlar açıklanırsa ayrıca bu köşede yazarım) Bu tutarlarla Modanisa 2019’un şimdiden en büyük yatırımı olmaya aday.

Tarentum

Esas Ventures ve önemli melek yatırımcılardan 700 bin dolar yatırım alan Tarentum, oyunlarda müşteri analizi, bireysel bankacılık nakit yönetimi, yenilenebilir enerji tahmini ve online müşteri tutundurma analizi gibi konularda yapay zeka çözümleri sunuyor. Yapay zekanın ne kadar sıcak bir konu olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Ülke olarak yapay zeka konusunda ne kadar çok adım atarsak bizim için o kadar iyi. O yüzden Tarentum gibi girişimlerin yatırım alması oldukça önemli.

Payfull

Payfull online bir tahsilat platformu. Bankalardan ve ödeme kuruluşlarından temin ettiğiniz sanal poslar üzerinden online tahsilat yapabilmenizi sağlıyor. Payfull’a yatırım yapan ise başka bir kurum olan TURK Para. Hem kurumların yatırım yapması anlamında hem de bir fintech’in başka bir fintech girişimine yatırım yapması anlamında bu yatırım da oldukça önemli.

Metamorfoz

Metamorfoz girişimi telekom, finans ve yapay zeka konularında çözüm sunuyor. Yatırımı yapan fon ise Bosphorist fonu.

İKİNCİL İŞLEMLER VE SATIN ALMALAR

Masomo

2015 yılında kurulan mobil oyun girişimi Miniclip tarafından satın alındı. Son yıllarda özellikle oyun sektöründeki gelişmeler oldukça dikkat çekici. Bu hafta gündeme damga vuran Peak Games reklamları da yine oyun sektörünün hareketliliğine en büyük örnek.

Citus Data

Microsoft tarafından satın alınan girişim veritabanı ölçeklendirme konusunda açık kaynak kodlu çözüm sunuyor. Girişimin dünyanın en başarılı hızlandırma programlarından olan Y Combinator mezunu olduğunu da belirteyim.

Kredico

Maher Yatırım Holding tarafından çoğunluk hissesi devralınan girişim fintech alanında hizmet veriyor ve risk yönetimi platformu olarak kendini tanımlıyor.

YENİ KURULAN FONLAR

212

212, Türkiye’deki ilk kurulan girişim sermayesi fonlarından ve ilk fonlarından İyzico ve Insider en bilinen yatırımları. Yeni fonlarını ise bu hafta duyurdular ve fon büyüklüğü $34M. Yeni fonlarını girişimcilerin daha iyi anlaması için yine bu köşede ilerleyen haftalarda tanıtacağım.

Yazının devamı...

Melek Yatırımcılar İçin Yeni Model : AngelFund

Yeni kurulan, kurulacak olan fonları sizler adına dinlemeye, tanıtmaya devam ediyorum. Bu hafta da ekosistemde uzun zamandır yer alan paydaşlardan kurulu bir ekiple biraraya geldim ve onları daha iyi tanımak adına sorular sordum.

S. Ünsal : AngelFund kurucularınin kısaca hikayalerini alabilir miyiz ? AngelFund'ı kurana kadar nelerle uğraştınız ?

Gülsüm Çıracı : AngelFund, üç kurucudan oluşmakta ben, Gamze Can ve Kaan Akın. Ben bugüne kadar hep girişimcilik ekosistemindeydim. Daha önce kadın girişimcilk, genç girişimcilik konularında Türkiye'nin farklı bölgelerinde Dünya Bankası, Avrupa Birliği, kamu kurumları ve özel sektör ile uzun yıllar çalışmalarım oldu. Bu süreç içerisinde yaklaşık 8.000 girişimci ile birebir çalıştım. 2014 de Startupbootcamp Turkiye'nin kurucu ortaklığını ve yöneticiliğini yaptım. 2016'dan itibaren de İstanbul Startup Angels girişimcilerle melek yatırımcıları buluşturduk. İstanbul Startup Angels ile toplam 27 girişime yatırım yapılmasına öncülük ettik.

AngelFund ortaklarından Kaan Akın ise Sabancı Üniversitesi Mekatronik mühendisliği ve matematik bölümlerinden mezun oldu. Mezuniyetinden sonra Boatbookings.com ve Yandex gibi çok uluslu teknoloji şirketleri, PepsiCo gibi çok uluslu hızlı tüketim şirketi, Arkony gibi yatırım fonlarında çalıştı. Ağırlıklı olarak, Ürün Yönetimi, İnovasyon, Pazarlama ve Strateji alanlarında çalışan Kaan Akın, TR Angels Melek Yatırım Ağı’nın kurucu ortaklarından ve aynı zamanda Hackquarters Girişim Hızlandırma ve Kurumsal İnovasyon şirketinin kurucusu. Bugüne kadar yaptığı programlarla birlikte 150’ün üzerinde girişime dokundu, 10’un üzerindeki şirkette de hissedar olarak kariyerine devam ediyor. Bunun yanında SXSW, Seedstars, International Accelerator, Founder Institute gibi global teknoloji programlarinda da mentorluk ve ülke temsilciliği yapmaya devam ediyor. 2018 yılında Amerikan Hükümeti, Dış İşleri Bakanlığına bağlı German Marshall Fund tarafından “Young Transatlantic Innovation Leaders Initiative”de dünyadan seçilen 70 kişiden birisi olup Türkiye’yi temsil etmeye devam ediyor.

Gamze Can ise Sabancı Üniversitesi Ekonomi bölümünü onur bursu ile tamamladıktan sonra Queen Mary, University of London’da Uluslararası Bankacılık ve Finans üzerine yüksek lisansını tamamladı. Sonrasında Ünlü&Co'da şirket satın alma ve birleşmelerine finansal danışmanlık sunan Kurumsal Finansman ekibinde görev aldı. Bu esnada hepimizin yakından tanıdığı Söke Un, Kamil Koç, Şok Marketler, DeFacto vb sektör lideri şirketten hisse satış işlemine danışmanlık yaptı. Akabinde Lübnan asıllı Aşur Ailesi’ne ait Infinity Invest Holding’te İş Geliştirme ve Strateji alanında görev aldı. Holding stratejisi dahilinde, ana faaliyet dalları olan enerji ve gıda perakendeciliği alanlarında Türkiye’nin önde gelen birçok kuruluşunu inceleme fırsatı buldu ve birçok due diligence süreçlerini yönetti.

2017 yıl sonundan beri kendisi Istanbul Startup Angels’ta CFO olarak görev alıyor. Girişimlere finansal projeksiyon ve değerleme, iş modeli ve strateji geliştirilmesi konularında destek vermekte; yatırım süreçlerinde ise due diligence çalışmalarını yürütmekte. Mevcut rollerine ek olarak, Fon ile beraber raporlama da kendisine bağlı olacak.

S. Ünsal : Startupfon nasıl işliyor, AngelFund ile bu yapıları nasıl konumluyorsunuz?

Gülsüm Çıracı : Aslında Startupfon ve AngelFund beraber çalışacak yapılar. Bugüne kadar ki melek yatırımcı ağı deneyimlerimizde şunları gördük ki, özellikle ekosisteme yeni katılmak isteyen yatırımcılar nereden başlayacaklarını bilemiyor, bir öğrenme platformu yok, melek yatırımcı ağlarına üye olmaya karar verseler bile yatırım kapasitelerini bilmeden maliyet ödemek zorunda kalıyorlar, bir taraftan da yatırım yapmaya karar verseler dahi kendilerini bekleyen mesai olmakta. Girişimcileri bulmak, görüşmek, due diligence ve sözleşme aşamalarına vakit ayırmak zorunda kalıyorlar. Biz bu problemlere nispeten çözüm olma amacıyla yola çıktık. Startupfon ile yatırımcılar nerede olursa olsun üyeliklerini başlatabilir, platformdan girişimcileri inceleyebilir, toplantı talep edebilirler. AngelFund ise bir co-invest fonu olarak öncelikle girişimcileri değerlendiriyor, due diligence yapıyor ve yatırım kararını verdikten sonra startupfon platformuna üye olan yatırımcılarını da co-investe davet ediyor.

Bu anlamda Startupfon melek yatırımcılar, nitelikli kitle ve Venture Capital'in hibrit bir modeli diyebiliriz. Bu nedenle kendimiz "Erken aşama yatırım platformu" olarak konumlandırmaktayız. Yatırımcılara fon veya bağımsız yatırım fırsatını tek platformda sunmayı hedeflemekteyiz.

Startupfon 2018 şubat ayında beta yayınına başladı. Bugüne kadar toplam 3 startup platform üzerinden yatırım aldı. Platforma üye olan yatırımcı sayımız ise 250'yi geçmiş durumda. 2019 sonuna kadar yatırımcı sayımızı 1.000'in üstüne çıkarmayı hedeflemekteyiz. AngelFund'un kurulması ile birlikte platformdaki yatırımcıların daha hızlı hareket edecegini ve yeni yatırımcıların dahil olacağını düşünmekteyim.

S. Ünsal : AngelFund'ın detayları nedir ?

Gülsüm Çıracı : AngelFund'a şu anda İstanbul Üniversitesi Teknopark (entertech) ve Teknopark Ankara katılım gösterdi. Bunun dışında kurumsal ve bireysel bir çok yatırımcımız bulunmakta. Şu anda Hazine Bakanlığı ile ise degerlendirme sürecimiz devam etmekteyiz. Onlarında katılımı ilk kapanıştaki fon büyüklüğümüz 10 milyon dolar olacak. Nihai kapanışımızı ise 15 milyon dolar düşünüyoruz. Startuplara ise ilk aşamada 75 ila 150 bin dolar arasında yatırım yapmayı planlıyoruz. Fakat, AngelFund olarak melek yatırımcılarla ortak yatırım yapacagımız için toplam yatırım hacmimiz fon büyüklüğümüzün bir kaç katı olacaktır. Fonumuzun yatırım dönemi ise 5 yıl sürecek olup bu süre içerisinde tohum ve gelir öncesi aşamadaki toplam 80 startup'a yatırım yapmayı hedefliyoruz.

Hazine Bakanlığı ve teknoparklar dışındaki yatırımcılarımız ise geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren kurumsal ve bireysel yatırımcılardan oluşmaktadır. Bu yatırımcıların bizim fonumuzu tercih etmesindeki en önemli sebep, kendileri için bir öğrenme platformu olmasının yanında, fonun içinde yer alarak co-invest fırsatlarını da takip etmekteir.

S. Ünsal : Diğer fonlara göre farkınız var mı ?

Gülsüm Çıracı : AngelFund'ın üç önemli farkı olmakta. Bunlardan birisi fonun tamamen bir co-invest fonu olması, ikincisi potansiyel melek yatırımcılar için ekosisteme giriş aracı olması, bir diğeri ise tohum ve gelir öncesi aşamaya yoğunlaşan nadir fonlardan olması diyebiliriz. AngelFund olarak kuluçka merkezleri ve hızlandırma programlarından çıkan girişimcilerin ilk yatırımcısı olmayı hedefliyoruz.

Co-invest yapımızla ise Türkiye'deki melek yatırımcı sayısını arttırmayı hedeflemekteyiz. Şu anda fondaki yatırımcılarımızın büyük çoğunluğu ekosisteme ilk defa giren yatırımcılardan oluşmakta. Bu stratejimizin ise uzun vadede ekosistem gelişimine katkısının büyük olacağını düşünüyoruz.

Diğer taraftan ise yatırım miktarları daha büyük olan fonlar için de girişimci akışı sağlayan bir fon olma hedefimiz var. Bu nedenle hem melek yatırımcılar hem de diger fonlarla sürekli işbirliği içinde olacağımız bir yapımız var.

S. Ünsal : Ne tip girişimciler size başvursun istiyorsunuz, şartlarınız nelerdir ?

Gülsüm Çıracı : AngelFund teknoloji odağında yatırım yapacak bir fon olacak. Bu konuda ise global trendleri takip etmeye özen göstereceğiz. Girişimcilerin ise en azından ürünlerinin prototipini veya MVP'sini oluşturmuş halde bize başvurmalarını hedeflemekteyiz. Temel olarak Türkiye'de doğmuş ama global pazarı hedefleyen girişimler ilgimizi çekmekte. Bu girişimcilerin lokal ilk yatırımcısı olmayı ve globale açılma konusunda desteklemeyi düşünmekteyiz. Geçmişte de Sinemia, 11sight, Instapio, Scoutium gibi Türkiye'de başlayan ama şu anda global pazarlarda devam eden başarılı yatırımlarımız bulunmakta.

S. Ünsal : 2019’da neler planlıyorsunuz ?

Gülsüm Çıracı : 2019'un ilk yarısı sonunda fonumuzun ilk kapanışını yapmayı ve yatırımlarımıza başlamayı planlıyoruz. Startupfon'un ise yatırımcı havuzunu geliştirirerek 2019 da 1000 yatırımcının üye olduğu bir platform haline gelmek ve modelimizi bir ülkeye daha açmayı planlamaktayız. Fonun kurulması ile birlikte yatırımcılarımızla beraber bu yıl 6-8 arasında girişime yatırım yapma hedefimiz var.

S. Ünsal : Ekosistemi nasıl görüyorsunuz, neler eksik, neleri düzeltmemiz gerekiyor ?

Gülsüm Çıracı : Uzun zamandır girişimcilik ekosisteminde bulunmamdan ötürü geçmişe göre ekosistemin gelişimini umut verici buluyorum. Türkiye'de ekosistem halen premature ama hızla gelişen, heyecanlı bir ekosistemimiz var. Girişimci sayısınında bu ekosistemde sürekli arttığına şahit olmaktayız. Ekosistemimizde ki en önemli eksiklikler ise henüz kurumsal firmaların tam anlamıyla startup işbirlikleri konusunda adım atamamış olması, melek yatırımcı sayımızın azlığı ve yerel fonların azlığı olarak söyleyebilirim. Ama bu üç konuda da her gün umut veren gelişmeler oluyor. Kurumsal firmaların bu ekosistemdeki işbirliği fırsatlarını araştırdıklarını görüyoruz. TÜBİTAK ve Hazine Bakanlığı ise yerel fonların kurulabilmesi için bu sene çok önemli bir adım atarak girişim sermayesi fonlarına kaynak aktarımı için 1514 programını hayata geçirdiler. Bu sayede 2019 sonuna kadar 10 fonun kurulması hedeflenmekte. Bu fonların 2019'da ekosisteme hareket getireceğine ve yatırım hacmini arttıracağına inanmaktayım.

Yazının devamı...

2018’de 100 girişime $59M Yatırım

Bu hafta yine girişimcilikle dolu bir haftaydı. Startups.watch 2018’e ait rakamları ekosistemle ve basınla paylaştı, yine aynı gün Türkiye’de girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve gençlerin kendi yollarından giderek iz bırakmalarını desteklemek için çalışan Girişimcilik Vakfı’nın galası vardı, yine aynı gün Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin küresel doğan startuplar için güçlendirilmiş hızlandırma mekanizması winglobal programının lansmanı vardı. Perşembe günü de Revo Capital ve Startup Wi-se Guys’ın düzenlediği etkinlik vardı. Tabi hepsine birden katılmak çok zor, ben katıldıklarımla ilgili kısa kısa notlarımı paylaşayım.

Öncelikle Türkiye Girişim Ekosistemi 2018/2019’dan bahsedeyim.

Yatırım azaldı, satış arttı.

Startups.watch tarafından açıklanan rakamlarda girişim Türkiye’deki 100 girişim 2018 yılında melek ve girişim sermayelerinden 59 milyon dolar yatırım topladı. 2017 yılında 171 girişim 110.5 milyon dolar yatırım almıştı. Tutar olarak girişimler yüzde 46 daha az yatırım almış oldu. Bunun ana sebep-lerinin başında ise ilk fonlarını 2017’de kapatan girişim sermayesi fonlarının ikinci fonlarını hemen kurmaması yatıyor. 2018 yılında en çok yatırım alanlar girişimler ise sırasıyla Insider, Foriba ve Vi-vense oldu.

İlgi odağı fintek girişimleri

2018 yılında 10 fintek girişimi 11.7 milyon dolar yatırım alırken, 10 Yazılım Servisi girişimi de 10.9 milyon dolar yatırım aldı. 2 Pazarlama teknolojisi girişimi ise toplamda 8.5 milyon dolar yatırım aldı. Yatırım adedi olarak ilgi gören alanlar ise 7 girişimler e-ticaret, 6 girişimle pazar yeri, 6 girişimle ye-mek, 5 girişimle nesnelerin interneti ve 5 girişimle yapay zeka girişimleri oldu.

Her 3 yatırımdan 1’i kurumlardan

2018 kurumların yatırımcılığa en çok katkı yaptığı yıl oldu. Yapılan yatırımların tutar olarak yüzde 19’una kurumlar destek olurken, toplam 100 adet yatırımın 30’unda kurumlar da vardı. Bu sayede 2018, geçmiş senelerin tutar olarak da adet olarak da geçildiği bir yıl oldu. Kısacası her 3 girişimden 1’ini kurumlar yapmayı başardı. İşbankası 2019 yılında girişim sermayesi fonu Maxis’in ilk yatırımla-rını yapacağını açıkladı.

Devlet en büyük melek!

Fikir aşamasında TÜBİTAK ve KOSGEB, girişimcilere meleklerin ve yatırımcıların katbekat üstün-de destek oldu. Girişimciler fikir aşamasında meleklerden ve yatırımcılardan toplamda 400 bin dolar toplayabilmişken, devlet kurumlarından toplamda 12.2 milyon dolar destek aldılar. Bu da devleti en büyük melek yapmış oldu.

2018 fonların kurulma yılı oldu

2018 ilk fonlarını kapatanların ikinci fonlarını kurma faaliyetleriyle geçti. Albaraka Fintech Fonu, BIST GSYF, Collective Spark, Finberg, Investurco, Teknogirişim GSYF, TT Ventures ve Vinci fonları 2018 yılında girişim ekosistemine kurdukları fonlarla dahil oldular. Collective Spark 2018 son çeyreğinde Tarfin ve Mutlubiev yatırımlarıyla faaliyetlerini hızlandırdı.

Amerika ve Çin yatırım rekoru kırdı

Amerika’da 2018 yılında 8563 yatırım turunda 115 milyar dolar yatırım yapılırken, Çin’de 2655 yatırım turunda 93 milyar dolar yatırım yapıldı. Onları takip eden üçüncü ülke ise 1498 yatırım tu-runda 8.6 milyar dolar yatırım yapılan Hindistan.

Doğu ve Güney Doğu Avrupa’da iyiyiz, Batı Avrupa’nın çok altında-yız
Türkiye melek ve girişim sermayesi anlamında 2018’de İngiltere, Almanya, Fransa, İsviçre ve İsveç gibi ülkelerin çok gerisinde kalırken Doğu Avrupa’daki bir çok ülkenin ilerisinde yer aldı. Türkiye Macaristan, Polonda, Yunanistan, Malta, Slovenya, Çekya gibi ülkelerin biraz üstünde bir yatırım tutarı ile 2018’i kapattı.

Kişi başı yatırımlar çok düşük

Amerika’da kişi başına girişimlere 354 dolar melek ve VC yatırımı yapılırken, Türkiye’de bu tutar 0.74 dolar seviyesinde kaldı. Bu oranla Türkiye sadece Bulgaristan, Belarus, Romanya, Ukrayna, İran gibi ülkelerin üstünde kalabildi.

Patent konusunda yolumuz uzun

Patent Effect girişiminin paylaştığı istatistiklere göre Türkiye’de patent konusunda daha çok yol almamız gerektiği paylaşıldı. CYVision, Vispera, Orthero, Onlock ve Dermalix gibi Türk girişimleri patent bazlı işler yapıp girişim sermayelerinden yatırım alanlar olarak açıklandı.

Turkcell’den Sosyal Girişimlere 100 Bin TL destek

Turkcell, Evreka, e-bursum ve Mektepp sosyal girişimlerine 100 bin TL değerinde bulut desteğinde bulundu.

İş Bankası’ndan Sosyal Girişimlere Hızlandırma Desteği

İş bankası adına sahne alan H. Mete Güneş 2018 yılında girişimlere yatırım hariç her türlü desteği verdiklerini, 2019 yılının da kendileri için yatırım yılı olacağını paylaştı ve kurdukları Maxis ile yatı-rım konusunda hızlı adımlar atacaklarını paylaştı. Güneş ayrıca, Tolkido, Givin ve Yuvarla sosyal girişimlerine de kapılarını açtıklarını ve her türlü desteği vermeye başladıklarını paylaştı.

NGN’in büyük düşünen tüm girişimlere kapısı açık

NGN Yönetim kurulu başkanı İnanç Erol, global düşünen büyük düşünen tüm girişimcilere kapıları-nın açık olduğunu ve her türlü destek vermeye hazır olduklarını paylaştı. Sosyal girişim olarak da Kodluyoruz.org ‘a bulut desteği hediye etti.

Limak Enerji girişimlerle beraber çalışmaya hazır

Limak Enerji CEO’su Birol Ergüven Türkiye Enerji Akademisi adlı hızlandırma programı ile girişim-cilere destek olmak istediklerini vurguladı ve enerji sektöründe geleceği şekillendirmek isteyen tüm girişimcilere destek olmak için çağrıda bulundu.

Bayer’den sağlık girişimlerine destek

Bayer ise etkinlikte sağlık alanındaki yerel girişimcilere ve ekosisteme destek amacıyla yürütülen Grants4Apps hızlandırma programının detaylarını paylaştı. Sağlık girişiminiz varsa bu tip programlar az olduğu için mutlaka inceleyin derim.

GIVEBACK GALA

Salı gününün ikinci etkinliğinde Girişimcilik Vakfının düzenlediği Giveback vardı.
Girişimcilik Vakfı nedir derseniz, önce onu açıklayım; Girişimcilik Vakfı, Türkiye’de girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve gençlerin kendi yollarından giderek iz bırakmalarını desteklemek için çalışan bir vakıf. Şu ana kadar 214 genci programlarına dahil etmişler. Bu gençlere program boyunca girişimcilik aşılanıyor ve başarılı girişimcilerden ilham almaları için yoğun bir mentorluk desteği veri-liyor. Giveback Gala ise bu programı desteklemek için düzenlenen, girişimcilikten aldığını girişimci-liğe geri verme bağış gecesi. Şu ana kadar 3 kere düzenlenmiş (Sanırım bu sene ve geçen sene katıl-dım ama ilkinden emin değilim) Bu senekine 650 davetli katılmış. Turkcell Arıkovanı ve Google Türkiye’nin desteklediği gecede ana konuşmacı ise uzaya çıkan ilk kadın uzay kaşifi ve X Prize Fo-undation'ın CEO'su Anousheh Ansari oldu. Tüm gün iki etkinlik fazla geldiği için yorgunluktan Anousheh Ansari’yi dinleyemeden çıkmak zorunda kaldım fakat sosyal medyadan gördüğüm A. Ansari bir çok kişiye ilham olmuş bile. Girvak’a binlerce gencin aklına girişimciliği sokmaları dilekle-rimizle diyelim, çünkü girişimcilik yayıldıkça Türkiye’nin dışa bağımlılığı da azalacak, global arena-da da söz sahibi bir ülke de olacak.

Yazının devamı...

Collective Spark Yatırımlara Hızlı Başladı

Geçtiğimiz hafta Boğaziçi Ventures’ın fonlarından bahsetmiş ve Barış Özistek ile röportaj yapmıştım, girişimcilerden ilgi görünce diğer fonları da dinleyip, daha iyi tanımanızı sağlamak istedim. Bu hafta da 2018 son çeyreğine hızlı giren Collective Spark’ın kurucularından Atıl Erken ile fonları hakkında ve Türkiye Girişim Ekosistemi hakkında konuştum.

S. Ünsal : Collective Spark kurucularının kısaca hikayalerini alabilir miyiz ? Collective Spark’ı kurana kadar nelerle uğraştınız ?

Atıl Erken : Tabi memnuniyetle özetleyeyim. Aslında her üç kurucu ortak da daha önce hem girişimci hem yatırımcı olarak tecrübe kazanmış kişiler ve Collective Spark’ın ilk fonu diyebileceğimiz Collective Spark Venture Builder bünyesinde beraber çalışma fırsatı buldular. Görkem uzun yıllar devam ettiği bankacılık kariyerine ara vermek için gittiği Stanford Üniversitesi MBA programı sırasında tanıştığı sınıf arkadaşları ile kurdukları girişimlerden çıkış yaptıktan sonra Türkiye’ye döndüğünde Mediterra Private Equity fonunun kurucu ekibinde yer aldı. Oradan ayrıldıktan sonra Collective Spark’ın (ikinci) fonu oluşana kadar kurucusu olduğu bir fon üzerinden yatırımlarına devam etti. Sıla 25 yıl Almanya’da yaşadığı süre içinde medya sektöründe RTL/Disney’de yöneticilik yaptıktan sonra New York’daki bir video streaming girişimine katılarak girişimin büyümesinde ve Kanada’da halka arz edilmesinde önemli rol oynadı ve Türkiye’ye döndüğünde Doğan Online bünyesinde yer aldı. Ben ise 13 sene Amerika’da kaldığım süre içerisinde Washington Post medya grubunun dijital kanadında seri ilanlar iş kolunun büyümesinde ve holding üzerinden teknoloji girişimlerine yatırım yapılmasında ve teknoloji şirketlerinin satın alınmalarında rol oynadım, arasında Sequoia’nın da bulunduğu fonlardan yatırım alan bir girişimde kurucu ekipte yer alarak dört sene içinde organik ve satın almalarla büyümesinde ve çıkış yapmasında rol oynadım. Ayrıca sağlık alanında biri başarısız iki girişim tecrübem oldu. Her üç kurucu ortak da daha önce hem melek yatırımcı olarak kendi yatırımlarını yaptılar, hem de fon yöneticisi olarak başkalarının paralarını yönettiler.

S. Ünsal : Bu ikinci fonunuz, ilk fonunuz nasıl gitti ?

Atıl Erken : Doğrudur bu aynı ekip olarak beraber çalışma fırsatı bulduğumuz ikinci yatırım fonu ama teknik olarak fon yapısı ile kurulmuş ilk fon diyebiliriz. Birincisi 15 bireysel yatırımcının desteklediği sadece kuruluş aşamasındaki girişimlere odaklanan “Venture Builder” modeli ile kurulmuştu. Bu model Collective Spark’ın DNA’sının girişimci dostu, kolları sıvayıp destek olmayı seven, kritik performans göstergelerini sürekli takip eden, aşamalı yatırım anlayışı temellerine oturmasını sağladı. Yedi teknoloji girişimini oluşumu sırasında fonladı, yatırımları arasında Dekopasaj (Türkiye’nin ilk ve tek ikinci el mobilya dikey pazaryeri), Pakolino (çocukların eğlenirken öğrenmesini sağlayan üyelik kutusu), Tekkredi (makine öğrenme ile pekiştirilmiş skorlama ve fiyatlama algoritmaları ile desteklenen bireysel tüketici kredisi platformu) sayılabilir. Girişimlerin yaşı itibari ile henüz bir çıkış söz konusu değil ama devam eden üçü de Collective Spark sonrası diğer bireysel ve kurumsal yerli ve yabancı yatırımcılardan fonlama aldılar ve büyümeye devam ediyorlar.

S. Ünsal : Bu fonun detayları nedir ?

Atıl Erken : Bu fon ilk kapanışını Mayıs 2018’de yaptı ve $35M büyüklüğünde, tohum ve Seri-A aşamasındaki teknoloji girişimlerine odaklanıyor. Fintech, pazaryerleri, SaaS/B2B, büyük veri ve endüstri 4.0 ilgi duyduğu alanlar arasında. Fonun yatırımcıları arasında European Investment Fund, Fiba Holding, daha önce şirketini satmış girişimciler ve aile ofisleri mevcut. Diğer yatırımcılarla ortak yatırım yapmaya sıcak bakan, ilk kurumsal yatırımcı olmayı ve yatırım turlarında lider yatırımcı olmayı tercih eden fonumuzun yatırım tutarlarının $100K ve $3M arasında olmasını bekliyoruz. Aynı zamanda derin bir rezerv politikası olan fonumuzda girişim başına toplam $5M’a kadar yatırım yapabiliyoruz. Kendimizi Operasyonel Girişim Sermayesi Fonu olarak tanımlıyoruz ve konusunda uzman ve tecrübeli teknik kaynakları bünyemizde bulunduruyoruz ve portföy şirketlerine sunuyoruz.

S. Ünsal : Ne tip girişimciler size başvursun istiyorsunuz, şartlarınız nelerdir?

Atıl Erken : Büyük bir pazarda, büyük bir problem çözmeyi kafaya koymuş, global bir vizyonu olan, geribildirime açık, hızlı öğrenmeyi bilen ve sistematik olarak uygulayan ekipleri tercih ediyoruz. Ekip içinde alanına uygun olarak büyümede kritik rol oynayacak kasların doğru oranda temsil ediliyor olması da oldukça önemli.

S. Ünsal : Şu ana kadar 2 yatırım yaptınız, Mutlubiev ve Tarfin. Neden bu yatırımlar ? Bu girişimlerde ne gördünüz ?

Atıl Erken : Hem Mutlubiev kurucusu Tayga hem Tarfin kurucusu Mehmet uzun süredir radarımızda yer alan ve henüz yatırım yapmadan bile karşılıklı olarak birbirimizden öğrendiğimiz, tuttuğunu koparan, global vizyonu olan ve hızlı büyüme konusunda hırslı iki güçlü girişimci. Her iki yatırım da odaklandığımız ve katma değer sağlayabileceğimizi düşündüğümüz alanlardan olan fin-tech ve pazaryerleri alanında faaliyet gösteriyorlar. Her iki ekip de bünyemizde bulunan konusunda uzman ve tecrübeli teknik kaynaklardan maksimum fayda sağlama konusunda oldukça etkin.

S. Ünsal : 2019’da neler planlıyorsunuz ?

Atıl Erken : 2019 yılında da odaklandığımız aşama ve kategorilerde yatırımlarımıza tam gaz devam etmeyi planlıyoruz. Yüksek azimli girişimcilere (hustlers & hackers) yatırım yapmak ve destek olmak için sabırsızlanıyoruz.

S. Ünsal : Ekosistemi nasıl görüyorsunuz, neler eksik, neleri düzeltmemiz gerekiyor ?

Atıl Erken : Ekosistemimiz genç ve büyümeye devam ediyor, henüz doğru derinliğe ulaşmış değil ama gerek girişimci kalitesindeki artış gerekse de girişimlere olan toplam yatırım tutarına kıyasla toplam çıkışların büyüklüğü oldukça ümit verici. Girişimciler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının arttığını görmek de oldukça cesaretlendirici. İkinci fonunu kuran Girişim Sermayesi Fonlarının sayıca artması ile arzu ettiğimiz ivmeyi yeniden yakalayacağımızı düşünüyorum. Bu büyüme sırasında altyapısal bazı problemleri göz ardı etmememiz gerekiyor. Örneğin girişimcilerin ve ekiplerin zamana içinde hisse sahibi olması (options/vesting) ile ilgili yasal düzenlemeleri yapmalıyız. Geri kaldığımız bir başka konu da lokal oyuncuların/holdinglerin şirket satın alma konusunda tedirgin davranmaları. Onları ikna etmek konusunda daha çok çaba sarfetmemiz gerektiğini düşünüyorum. Büyüyen her ekosistemde problemler şüphesiz olacaktır ama asıl önemli olan bardağa dolu tarafından bakmayı bilip, boş kalan kısmı doldurmak için azimle, yılmadan çalışmaktır.

S. Ünsal : Teşekkürler, güzel yatırım haberlerinizi bekliyoruz o zaman.

Atıl Erken : Biz teşekkür ederiz.

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.