SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

BU AKŞAM BOLU'DAYIZ!

.

Milliyet Haber

Geçen hafta kiminle konuşsam, “Yılbaşında Bolu’dayım” dedi. Büyük şehirlerin karmaşası ve trafiğin stresinden yorulan insanlar kaçmak istiyorlar. Döviz kuru da belli bir seviyede olunca ‘fazla uzağa’ kaçılamıyor haliyle...

Zor bir yılı geride bırakıyoruz. Sosyal ve ekonomik alanda iniş çıkışları fazla olan bir yıldı. Doların ateşinin yükseldiği dönemlerde ritim bozukluğu, panik atak nöbetleri ile doktorların kapısını bile aşındırdı insanlar. Bunun etkisi midir, euro’nun 6 TL’leri yuva yapmasının mı, yorgunluk mu, bıkkınlık mı, trafik mi sebep, bilemem! Ama konuştuğum neredeyse herkesi bu sene milli sınırlar içinde gördüm. Anladığım kadarıyla kıpırdayacak, New York, Miami’lere gidecek hali kalmamış kimsenin. Ekonomi dünyasında ilk 20’nin içerisinde olan tanıdığıma soruyorum: Yılbaşında neredesiniz?

“Bolu’da bir taş ev almıştım. Onu restore ettirdik. Bolu’da karşılayacağız yeni yılı” diyor. Beyaz yakalı bir arkadaşım da, “Bolu’da bungalov evlerden kiraladık, kar, doğa, mis” deyince anlıyorum ki bu yıl trend Bolu, yurtiçinde kalış ama şehirden kaçış.

Şehir yordu

Milyar dolarlık tanıdık ile plaza emekçisi arkadaşım Bolu’da buluşunca, emin olmak için birkaç telefon daha kaldırdım. Nabız yoklamasında Kapadokya ikinci destinasyon merkezi olarak karşıma çıktı. Kartalkaya’ya giden de var. Ve tabii Bodrum, Alaçatı da bu akşam dolacak merkezlerin başında geliyor. Beni en şaşırtansa yılbaşı için Gaziantep, Urfa’ya giden insanların bile olmasıydı.

Yurtiçinde kalmamızda tabii ki yüksek doların, euro’nun payı büyük. Ama bütçe sorunu olmayan milyar dolarlık insanların da ya evinde arkadaşlarıyla toplandığı veya köye, kasabaya kaçtığı açık. Gördüğüm kadarıyla yılbaşında yurtdışı hevesi bitmeye başladı. Şehir hayatı, trafik, stres yorduğu için de insanlar bunu bir de yılbaşında yurtdışında yaşamak istemiyor. New York gibi İstanbul’a benzeyen kozmopolit şehirlere gitse orada da trafik, rezervasyon derdi derken yine yorulacak. Ne diyelim sebep ne olursa olsun sonuç şahane, ülkenin kıymetini bilmeye başladık.

Hediyeler küçüldü

Tatil için sadece destinasyon seçimlerimiz değil hediyelerimiz de sadeleşti bu yıl. Hediye konusunu da ünlü modacımız Dilek Hanif’e sordum. Yılbaşında bu sene kalabalık arkadaş, eş, dostlarla ev partilerinin ana akım olduğunu söyleyen modacımız şöyle devam etti:

“Ev partilerinde veya Bodrum, Alaçatı gibi ilçelerde insanlar kalabalık arkadaş grupları ile yeni yılı karşılıyor son iki yıldır. Daha sakin, doğanın hissedildiği yerlerin tercih edilmesi hediye seçimlerini de etkiledi. Büyük hediye alan oluyor tabii ki, bizden yılbaşı için gömlek, etek, hatta gece elbisesi alan çok oldu mesela. Ama bu yıl genelde, dekoratif ev eşyaları, atkı, bere, eldiven, kitap hediye edildiğini gözlemliyorum. Daha çok küçük hediyeler alıyor insanlar birbirine, çünkü kalabalık davetler olduğu için herkese de bir şey almak istiyor insan. O nedenle daha küçük hediyeler alınıyor.”

Bir gecelik Trump detoksu

Sadece Türkiye değil yurt dışında da benzeri bir durumun olduğunu, Amerika’da başarılı olmuş iş insanları arasında adı hızla yükselen Türk girişimci Zach Erdem’in sözlerinden de anlıyoruz. İnsanların trafikten, kozmopolit şehirlerin yılbaşında daha da sersemleten kalabalıkların işgaline uğramasından kaçtığını söyleyen Zach Erdem ‘doğaya kaçış’ eğiliminin Amerika’da da olduğunu söylüyor. New Yorker’lar bu sene hiç olmadığı kadar şehrin sayfiye yeri olan Hampton ve Montauk’a kaçıyormuş. Zach Erdem, gece kulübü, restoranı 75 Main ve oteline aylar öncesinden rezervasyon almış. “Pek çok insanı geri çevirmek zorunda kaldık” diyor. Amerikalının derdi dolar kuru değil elbette, daha büyük! Onlar en azından bir gece Trump’ın ortamı geren hallerinden uzaklaşmak istiyorlar.

Partiler evde safari sofrada

Hediye konusunu Mustafa Taviloğlu’na (Mudo) sordum. Ne de olsa Türkiye’nin zamansız trendsetter’ı o. Thanksgiving yemeklerinin kitabını yazacak kadar bilir bu işleri. Mudo büyük bir yatırımla Maslak’ta muazzam bir mağaza açtı. Yaklaşık 50 bin çeşidin bulunduğu mağazanın özellikle hafta sonu satışları, tüketicinin ana eğilimini anlamamıza yetecek verileri sunacak bundan sonra. Mustafa Taviloğlu da özellikle hafta sonu en çok dekoratif ev eşyaları sattıklarını söyledi.

Altın sarısı

Dekoratif ev eşyası satışında rekora imza atmışlar. Yeni yıl temalı metal materyale sahip patchwork bibloları ile özel yapım cam yılbaşı ağaç süslerinin de çok satıldığını söyledi. Özel kutulu kupaların bu yılbaşında da gözde hediyelerden olduğunu vurgulayan Mudo, ponponlu throwlar, battaniyeler, kadehler ve yılbaşı figürlü çerezliklerde satışlardan memnun olduklarını söyledi. Satışların dağılımı da insanların yılbaşını bu sene çoğunlukla evde karşılayacağını gösteriyor.

Mermer-metal uyumu

Mudo’yu yakalamışken ev dekorasyonunda bu yılın trendlerini sordum. Yeni yılda son zamanların vazgeçilmezi mermer ve metalin aksesuarlardaki şık dokunuşu evlere daha modern bir hava verecekmiş. Klasikten vazgeçemeyenler için ise altın rengi metal dokuda aksesuarlar, kadife koltuk ve sandalyeler, deri koltuklar da güncelliğini koruyormuş. Mudo, tüm kış koleksiyonlarında modern tasarım etkisinin gözlendiğini söylüyor. Renk kartelasında ise genel olarak pastel tonlar ile blush, soft mavi ve petrol yeşilinin pastel tonları öne çıkıyormuş. Mudo’dan öğrendiğime göre, 2018 yılbaşı sofralarında klasikleşen kırmızı rengin yerini altın ışıltılı şık modeller alıyormuş. Etnik motifli seriler, el yapımı safari desenli, zebra, leopar ve fil figürlü mutfak ürünleri ise bu yıl sofralarda ön plana çıkıyormuş.

Fark yarattı

Hafta sonu Mudo’nun, Maslak’ta açtığı mağazayı da gezdim. Burası bir mağazadan ziyade kültürel bir yaşam kompleksi. İçinde enfes yemeklerin servis edildiği kafesi, sanat galerisi, çiçekçisi var. Yakında kitapçısı da açılıyormuş. Bu konsepte o kadar inanıyor ki kriz döneminde 15 milyon dolar yatırıp mağazasını yeniledi. Adeta İstanbul’a yeni bir yaşama kültürü mekanı kazandırdı. Günümüzde insanları mağazalara çekmek için farklılık yaratmak gerekiyor. Plazada, trafikte bunalan insan alışverişi bir keyif gibi yaşamak istiyor.

Mudo tam da böyle bir mağaza açmış. Zamanın ruhuna hitap eden bir mimari ile... Böylesi bir mağazayı Avrupa’da dahi görmedim. Aslında Mudo’yu tanıyanlar için şaşırtıcı değil bu zamanda yaptığı büyük yatırım... Mudo 1994, 2001 krizlerinde de büyük yatırımlar yaptı. Hiç vazgeçmeyenlerin, krizin korkutamadığı, krizi fırsata çeviren kuşağın temsilcisi o. Bunu sorduğum Mudo, “Bırakıp nereye gideceğiz ki, bu keşmekeşi, trafiği bile özlüyor insan yurtdışında” diyor. Hep yeniledi kendini, o nedenle olsa gerek Crate and Barrel gibi markalar pazardan çıkarken
o aksine yeni yatırım yaptı.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. En lezzetli kalkınma
  2. Hormonal detoksla gençlik aşısı
  3. Sağlıkta yatağa değil dijitale yatırım devri
  4. FENER'E SAĞLIKLI EĞİTİM
  5. Mars’ın kısa yolunu İstanbul’da aradılar
  6. Olimpik Kızlar: 1 Eşitsizlik: 0
  7. ABD'Lİ BAŞKANA KAHVE FALI!
  8. Beyaz Amerikalıları doyuran Erzincanlı
  9. Vatandaş ‘İstiklal’e koşuyor!
  10. BİZ NEMRUT'UN KIZLARIYIZ!

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.