SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Mustafa Koç’un ‘İlke’si

.

Milliyet Haber

Mustafa Koç Spor Ödülü’ne bu yıl 22 yaşındaki olimpik milli atlet İlke Özyüksel layık görüldü. Zorluklardan süzülen hayatında iyi ahlak ve başarıyı odağa alan İlke’yi tanısa en çok Mustafa Koç severdi

Koç ailesinin, ömrü boyunca sporla ilgilenen, destek veren Mustafa V. Koç adına düzenlediği, “Mustafa V. Koç Spor Ödülü” üçüncü kez sahibini buldu. “Modern Pentatlon” sporunda Türkiye’yi Olimpiyat Oyunları’nda temsil eden ilk olimpik milli atlet olan 22 yaşındaki İlke Özyüksel ödüle layık görüldü. Milli sporcumuz rehberlik öğretmeni, görme engelli bir anne ile işçi emeklisi bir babanın kızı.

Akran zorbalığı

Ankara Telsizler Mahallesi’nde büyümüş. İki haftalıkken “damar çokluğu” diye bilinen hastalığa yakalanmış. Yüzündeki izler, daha küçükken onu, kimi zaman insanların bir hastalıktan bile daha acımasız olabileceği gerçeğiyle karşılaştırmış.

Koç Holding Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Oya Ünlü Kızıl ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Mustafa Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline Koç’un davetiyle, önceki gün öğlen yemeğinde İlke Özyüksel ile buluştuk. Çocukların sert dünyasında, hastalığının etkisiyle yaşadığı o günleri şöyle anlattı: “Arkadaşlarım uzaklaştılar benden, her gece ağlardım.”

Anne dokunuşu

Annesinin ilgisini başka alanlara yönlendirme isteğiyle önce yüzmeyle tanışmış, sonra da buz pateni, derken koşmaya da başlamış. “O zamanlar pentatlon nedir bilmiyordum bile” diyor İlke.

9 yaşında İtalya’ya gitmiş, ilk madalyasını da orada almış. Koşmaya ve yüzmeye devam ederken, pentatlonla tanışmış. Ona dünya rekorları getiren bu zorlu spordan bir daha da hiç vazgeçmemiş. 2017 Dünya Kupalarında bir ikincilik, bir üçüncülük. Ayrıca tüm branşlarda ve 4 çarpı 100 koşuda dünya rekoru kırdı. Kombinasyonda dünya rekoru hâlâ onda: 11 dakika 22 saniye!

Desteklenmeli

Özellikle kadın sporcularımızda dikkatimi çeken nokta şu: Özel hayatlarındaki onca zorluk, yoksunluğa karşın mucizevi başarılara imza atıyorlar.

Ülkesine uluslararası alanda bunca başarı getirmiş, ulusal gururumuzu okşamış sporcunun en büyük hayali annesine bir ev almak. Sizce de bunda bir tuhaflık yok mu? Bu çocukların daha çok kazanması, desteklenmesi gerekmiyor mu!

İlke, 250 bin TL’lik Mustafa Koç Ödülü’nü annesine rahat etmesi için almak istediği ev için harcamayı planlıyor.

Vazgeçmeyi bilmiyor

Maddi zorluklar içinde sürdürdüğü spor kariyerini şöyle anlatıyor: “Fiziksel değil ama psikolojik zorluklar daha fazla. Pentatlon dünyada hep “zenginlerin sporu” olarak biliniyor maalesef. Sizi eziyorlar, antrenörler bile zengin çocuklarıyla daha çok ilgileniyor. Ama vazgeçmenin kelime anlamı bende yok. Şimdi tamamen olimpiyatlara odaklandım. Sıkı bir kamp dönemine giriyorum.”

Değerlerimizi gözden geçirelim

Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi ve Mustafa Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline Koç da eşi adına verilen ödül için düzenlenen törende konuştu:

“Mustafa, bir spor ödülü hayal ederken, savunucusu olduğu insani değerlerin, dostluk, birliktelik, mükemmeliyet, fair play gibi değerlerin spor yoluyla toplumda yaygınlaşmasına öncülük edeceği inancındaydı. Bu sebeple, Mustafa Koç Spor Ödülü’nün kalıcı temasını ‘olimpik değerlere katkı’ olarak belirledi. Gerek tek yaşam alanımız olan dünyaya ve çevreye verdiğimiz tahribat, gerekse de inanılmaz boyutlara ulaşan eşitsizlikler bizlere bazı dersler veriyor. Almamız gereken en önemli dersin, değerlerimizi yeniden gözden geçirmek olduğunu düşünüyorum.”

Caroline Koç konuşmasında büyük bir vefa örneği göstererek, fikir aşamasından itibaren Mustafa Koç ile ödülü kurgulayan, yönetmeliğini, ilkelerini belirleyen, ödül juri üyesi, bu yıl kaybettiğimiz eski Gençlik ve Spor Bakanı Fikret Ünlü ve spora olan katkılarından da bahsedip anısını yâd etti.

Hayali, haksızlığın olmadığı bir dünya

Gecede Özyüksel’in yaşamına ilişkin mini bir belgesel de gösterildi. Özyüksel şu ifadeleri kullandı:

“Mustafa Koç biraz hayallerimi, biraz kendimi gördüğüm biri. Yapmak istediğim sporları yapmış ve hepsini öğrenmek, bilmek istiyor. Çok sıcak, çok herkesten... Arkasında birçok şey, pek çok yardım ve vefa bırakmış. Benim de hayalimde olan bir şey. Spor artık benim hayatım, onu kendimden ayırt edemiyorum. Kendimi hep insanlara yardım ederken hayal ediyorum ve elimden geldiğince bütün çocuklara yardım ettiğimi düşünüyorum. Hiçbir zaman adaletsiz olunmayan, haksızlığın olmadığı bir dünya hayal ediyorum.”

Hayatı boyunca haksızlığa uğramış İlke’nin, Oya Ünlü’nün deyimiyle, “Öfke yerine adalet, sağlam bir ahlak ölçüsü geliştirmesi, bu özellikleriyle tanınması” olimpik değerlerin kriter olduğu ödülü almasına da vesile olmuş. Biz İlke’yi çok sevdik. Ve bir kez daha şahit olduk ki zor koşullar büyük hayatlar doğuruyor.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. 90 bin kişilik aile plastiği azaltıyor
  2. Ev alma zaman al!
  3. Bu destek ‘sayı’ olur
  4. Yaşama ‘izin’ ver!
  5. Bizi biz yapan mozaik taşları
  6. Çinliler bahçe duvarını aşacak!
  7. Afrodit’e imece ile güzellik!
  8. Arka sokaklara pupa yelken
  9. Mustafa Koç’un ‘İlke’si
  10. Dört dörtlük temiz hareket

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.