SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

KÂRLILIĞA ETKİLER

Bir şirketin kârı/kârlılığı aşağıdaki formülle belirlenir:

Rekabet güçleri

Mentoro’ya göre, bir firma ile rekabet edebilecek güçler alternatif rakipler ve mevcut rakiplerden oluşur.

Alternatif rakiplerin tehdidi,

* Daha kıymetli değer pozisyonu sunmak,

* Müşteri çıkış engelinin düşük olması, şeklinde olur.

Mevcut rakiplerin tehdidi ise,

* Rakip sayısının çok olması,

* Rakiplerin yaklaşık aynı ciro büyüklüğüne sahip olması (sektör liderinin olmaması),

* Pazarın durağanlığı veya küçülmesi,

* Sektörden çıkış engellerinin yüksek olması,

- Finansal, duygusal, hukuksal, stratejik, vs.

* Ürünlerin veya iş modellerinin yeterince farklı olmaması,

* Ürünlerin dayanıksız olması (kısa ömürlü olması),

* Müşteri çıkış engelleri olmaması,

* Kapasitenin büyük adımlarla artırılma zorunluluğu (kapasite fazlasına sebep olur) gibi nedenlerle ortaya çıkar.

Pazarlık güçleri

Müşterilerin ve/veya tedarikçilerin pazarlık güçleri kârlılığı etkileyecektir. Müşterilerin pazarlık gücü (tamamlayıcılar ve iş ortakları dâhil) şu durumlardan etkilenir:

* Müşterilerin sayıca az olması, firmaların ise sayıca fazla olması.

* Müşterilerin yüksek hacimle satış yapıyor olması (aracılar dâhil).

* Firmaların ürünlerinin ve/veya iş modellerinin farklı olmaması.

* Müşteri gruplarının fiyata duyarlı olması.

- Gelirlerine göre yüksek ücret/maliyet.

- Diğer masraflara kıyasla yüksek maliyet oluşturması.

- Nakit akış problemi oluşturması.

* Satılan ürünün müşteri için önem derecesinin düşük olması.

* Müşteri çıkış engellerinin düşük olması.

* Aracıların son kullanıcıların kararlarını etkileme gücüne sahip olmaları.

* Ara ürün müşterilerinin sektöre girme tehdidinin bulunması.

Tedarikçilerin pazarlık gücü (çalışanlar dâhil) ise şunlardan etkilenir:

* Tedarikçilerin sayıca az, firmaların sayısının fazla olması.

* Tedarik edilenin kısıtlı ve değerli olması.

* Tedarikçilerin yüksek çıkış engeli koymuş olması.

* Tedarik edilen ürünün ve/veya tedarikçinin iş modellerinin farklı olması.

* Tedarikçilerin ürünün alternatifi olmaması.

* Sektörün tedarikçi için önemli olmaması (savaş vermeye değmez görüntüsü).

* Tedarikçilerin sektöre girme tehdidi bulunması.

Sektöre yeni giriş

Sektörünüze giriş kolaylığı da kârlılığınızı etkileyecektir. Bu konuda kârlılığınız aşağıdaki nedenlerle etkilenebilir:

* Ölçek ekonomisi olmaması:

- Sabit masrafların daha fazla ürüne dağıtılmaması.

- Yüksek kapasitede verimli çalışan teknolojiler olmaması.

- Tedarikçiler karşısında pazarlık gücü bulunmaması.

* Müşteri çıkış engellerinin düşük olması.

* Sektöre giriş için yüksek yatırım tutarı gerekmemesi (fiziksel kaynaklar, müşterilere kredi, başlangıç zararları gibi).

* Devlet tarafından sınırlama olmaması (lisans gereksinimi gibi).

* Devlet desteği olması (Ar-Ge, vergi avantajları gibi).

* Sektördeki firmaların kaynaklara avantajlı erişime sahip olmaması (korumalı teknoloji (patent vs.), hammadde, insan, dağıtım kanalları, marka, lokasyon gibi).

* Var olan firmalarca misilleme yapılma tehdidi bulunmaması (sektör firmalarının yüksek tutarda birikmiş parası olmaması gibi).

Yazının devamı...

SEKTÖR REKABET YAPISI ANALİZİ

Bir şirketin bulunduğu sektör içindeki rekabet durumunu görebilmek için, şirketin sektör kârlılığından pay aldığı unsurların gücünü belirlememiz gerekir. Mentoro’ya göre, buna “Sektör Rekabet Yapısı Analizi” diyoruz.

Analiz, aşağıdaki etkileşmeleri incelemek suretiyle yapılır.

Rekabet analizi

Analiz, şu amaçlara ulaşmak için yapılır:

-- Sektör firmalarının kârlılığını etkileyen tarafların güçlerini tespit etmek.

-- İş stratejisi çalışmasına temel oluşturacak olan, sektörün olası ortalama kârlılığını belirlemek.

-- Güçlerdeki değişimi gözlemlemek ve/veya tahmin etmek.

-- Güçlerin zayıf olduğu taraf ve noktaları belirlemek.

Sektör kârlılığı

Sektör kârlılığını azaltan veya artıran etkilenmeler, aşağıdaki başlıklarda incelenmelidir:

-- Müşterilerin pazarlık gücü:

- Birim satış fiyatlarını azaltır.

- Daha yüksek değer sunmaya zorlayarak birim maliyetlerini artırır.

-- Tedarikçilerin pazarlık gücü:

- Birim maliyetlerini artırır.

- Tedarikçilerin daha düşük değer sunmasına sebep olarak, birim maliyetlerini artırır.

-- Alter-natiflerin tehdidi:

- Birim satış fiyatları üzerinde azaltıcı baskı oluşturur.

- Sektörün büyümesi üzerinde tehdit oluşturur.

- Firmaları daha yüksek değer sunmaya zorlayarak, birim maliyetlerini artırır.

-- Mevcut rakipler arasında var olan rekabet:

- Birim satış fiyatları üzerinde azaltıcı baskı oluşturur.

- Firmaları daha yüksek değer sunmaya zorlayarak, birim maliyetleri artırır.

-- Sektöre yeni giriş tehdidi:

- Birim satış fiyatları üzerinde azaltıcı baskı oluşturur.

- Sektörde faaliyet gösteren firmaları yeni yatırıma zorlar.

- Firmaları daha yüksek değer sunmaya zorlayarak birim maliyetlerinin artışına sebep olur.

Yazının devamı...

MÜŞTERİ ANALİZLERİ

Mentoro Sistemi’nin geliştirdiği sistematiğe göre, her firma, müşterileri hakkında bilgi sahibi olmak durumundadır. Müşteriler hakkında bilmek istediklerimizi şöyle sıralayabiliriz:

Genel

- Ne düşünüyorlar?

- Ne istiyorlar?

Tercihler

- Neleri beğeniyorlar? Neleri beğenmiyorlar?

- Hangi iş modeli değişkenlerini önemsiyorlar?

- Müşteri değerleri

- Fiyat

- Erişim metotları

- Stratejik pozisyonlar

- Yetkinlik ve kaynaklar vs.

Alışveriş

- Ne satın alıyorlar?

- Ne zaman satın alıyorlar?

- Nereden satın alıyorlar?

- Ne sıklıkla alışveriş yapıyorlar?

- Bir sonra ne alacaklar? Ne zaman alacaklar?

Tercihler değişken

Müşteri tercihlerinin sürekli değişeceğini ve bizim bu değişime ayak uydurmak zorunda olduğumuzu bilmeliyiz. Müşterilerimizin;

* Öncelikleri değişir.

* Gelir seviyeleri değişir.

* Alışveriş yaptıkları yerler (erişim kanalları) değişir.

* Tercih ettikleri stil değişir.

* Zevkleri değişir.

* Marka tercihleri değişir.

Müşteri verileri

Müşteri verilerini toplamak, firmamızın stratejisini tayinde çok önemli rol oynar. Bu işlemi şu verileri bir araya getirerek yapabiliriz:

* İnternet bilgilerini derleyerek,

- Siteye girmeden önce dolaşılan siteler

- Siteye ilk girdiklerinde yaptıkları

- Sitede dolaşırken yaptıkları

- Pazarlama deneyleri

- E-postalara verilen cevaplar

- Yollanan E-kuponların kullanımı

* Yüz yüze görüşmeler,

- Müşteri mülakatları

- Yeni ürün denemeleri

- Dükkân ürün denemeleri

- Kasa bilgileri

- Pazarlama deneyleri

* Diğer

- Telefon görüşmeleri

- Kredi kartı ve sadakat program kartı harcamaları ve davranışları

Önemli veriler

Topladığımız verilerle, aşağıdaki önemli genel müşteri bilgilerini derleriz. Müşterilerimizin;

- Yaş, gelir seviyesi, mesleği, vs.

- Ait olduğu müşteri grubu

- Memnuniyet seviyesi

- Marka hatırlanırlık seviyesi

- Satın alma niyeti (gerçekleşen satın almayla kıyaslanır)

- Müşteri olma süresi

- Fiyat duyarlılığı

- Sadakat seviyesi

- Yeni ürün duyarlılığı

- Ürün özelliklerine duyarlılık (renk, stil, vs.)

- Son ziyaret tarihi

- Ziyaret frekansı

* Satın alma frekansı

- İlk alım ile ikinci alım arası

- İkinci alım ile üçüncü alım arası, vs.

* Toplam satış adet ve cirosu

* Kârlılık seviyesi

* Ortama sipariş büyüklüğü (adet, ciro)

Yazının devamı...

KONUT SATIŞLARINDA SON DURUM...

Konut satışları mayıs ayında da, özellikle ipotekli konut satışlarındaki sert düşüş kaynaklı, daralma göstermeye devam etti. Toplam konut satışları yıllık %31, ipotekli konut satışları %86, ipotekli konut satışları dışındaki diğer konut satışları %7 azaldı.

Konut fiyat verisi geriden geliyor. En son açıklanan mart ayı konut fiyat verisi, konut fiyatlarındaki düşüşün sürdüğüne işaret etmekle birlikte, konut kredisi faiz oranlarının yüksek seyrinin satışların azalmasında etkili olduğunu gösteriyor. Mart ayında konut fiyatları yıllık %3.5 artmışken, enflasyondan arındırılarak baktığımızda, %13.6 düşmüş olduğu anlaşılıyor. Konut kredi faiz oranlarında ise, mayıs ortasından bu yana kademeli artış var.

Detay

Konut satışları, ocak-mayıs döneminde yıllık %20 azalarak 423 bin adede geriledi. Ocak-mayıs 2018 döneminde satışlar 527 bin adet idi. İpotekli konut satışlarında da düşüş sürüyor. İpotekli satışlar, ocak-mayısta yıllık %65 azalışla 54 bin adede geriledi. İpotekli konut satışlarının toplam konut satışlar içerisindeki payı, ocak-mayıs 2018’de %29 iken, 2019’un aynı döneminde %13 oldu. Akbank kaynaklı aşağıdaki grafik bu gelişmeyi gösteriyor.

Faizler

Konut kredisi faiz oranları 4 haftalık ortalamalara göre, Kasım 2018’de %29 seviyelerine ulaşmasının ardından, kademeli azalışla, nisan ortasında %17.1’e kadar gerilemişti. Ancak, finansal piyasalarda oynaklığın artmasıyla birlikte tekrar artış eğiliminde olduğu görülüyor. 7 Haziran verisine göre, konut kredisi faiz oranları 4 haftalık ortalamalara göre %21’ler seviyesine yükselirken, konut kredileri ise yıllık bazda %7.8 azalış gösterdi.

Satış durumlarına göre dağılıma bakıldığında ise,

- Mayısta ikinci el konut satışları yıllık %24 daraldı. Ocak-mayıs döneminde %13 azalışla 248 bin adede geriledi.

- Birinci el konut satışları mayısta yıllık %39, ocak-mayıs döneminde %28 azalışla 175 bin adede geriledi.

Aşağıdaki grafik bu durumu gösteriyor:

İnşaat sektörü

İnşaat sektörünün milli gelir içinde payı gerilemeye devam ediyor: 2016-2017 yıllarında %8.6 paya sahip olan inşaat sektörünün payı 2018’de %7.2’ye, 2019 ilk çeyreğinde %6.0’ya geriledi.

İnşaat sektörü güven endeksinde ise düşüş sürüyor. Endeks mayısta 49.8’e geriledi. Ağustos 2017’de 88 seviyesinde olan endeks kademeli gerileme gösterdi. İnşaat sektöründe istihdamda da azalış devam ediyor. Şubat 2018’den bu yana sektörde istihdam toplam 608 bin azalışla, 1.62 milyon kişiye geriledi.

Yazının devamı...

BÜTÇE AÇIĞI ARTIYOR

Mayısta bütçe dengesi, bütçe gelirlerinin, harcamaların altında artış göstermesinin etkisiyle, 12.1 milyar TL açık verdi. Oysa, geçen yılın aynı ayında 2.7 milyar TL fazla verilmişti.

Zayıf iç talebin etkisiyle vergi gelirlerinde daralma görülmesi sonucu; merkezi yönetim bütçe gelirleri, mayısta yıllık yüzde 2.2 ile sınırlı artış gösterdi. Buna karşın bütçe harcamaları, özellikle de cari transferler (sağlık, emeklilik giderleri v.s.) kaynaklı artış kaydetti.

Faiz harcamaları da yıllık yüzde 32 artışla bütçe harcamalarının yüksek gerçekleşmesinde etkili olmaya devam etti. Faiz dışı dengede ise, mayısta 4.1 milyar TL açık verildi. Geçen mayısta 8.7 milyar TL faiz dışı fazla verilmişti.

Ocak - mayıs dönemine baktığımızda ise, bütçe dengesinin 66.5 milyar TL açık verdiği görülüyor. Böylece, Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) yıl sonu için öngörülen 80.6 milyar TL açık rakamının yüzde 83’üne ulaşıldı. Ocak - mayıs döneminde faiz dışı denge, 20.1 milyar TL açık verdi. YEP yılsonu tahmini, 36.7 milyar TL fazla verilmesi yönünde idi.

Vergi geliri azalıyor

Vergi gelirleri, mayısta yıllık yüzde 2.3 azaldı. Alt kırımlara baktığımızda; ithalde alınan katma değer vergisi yüzde 24, BSMV yüzde 22.6, gelir vergisi yüzde 7.8 artarken; iç talepteki yavaşlamaya bağlı olarak dahilde alınan katma değer vergisi yüzde 40.1 ve özel tüketim vergisi yüzde 3.4 azaldı.

Ocak - mayıs döneminde ise vergi gelirleri yıllık yüzde 4.3 ile sınırlı oranda artarak, 263 milyar TL oldu. Muhasebat ve Akbank kaynaklı aşağıdaki grafik vergi gelirlerindeki düşmeyi gösteriyor.

Harcamalar artıyor

Merkezi yönetim bütçe harcamaları, mayısta yıllık yüzde 24, ocak - mayıs döneminde yüzde 28.4 artış göstererek 414 milyar TL’ye ulaştı. Faiz dışı harcamalar, mayısta yıllık yüzde 23.5 arttı.

Cari transferler yıllık yüzde 71, personel giderleri de yüzde 24 büyüdü. Ocak - mayıs döneminde, faiz dışı harcamalar yüzde 26 artarak 368 milyar TL’ye ulaştı.

Faiz harcamaları da artmaya devam ediyor: Mayısta yıllık yüzde 32, ocak - mayıs döneminde yüzde 48 artan faiz harcamaları, 46.4 milyar TL’ye ulaştı. Akbank kaynaklı aşağıdaki grafik, milyar TL cinsinden, Bütçe Dengesi’ni gösteriyor.

Yazının devamı...

BİLİM

Bilim veya bilimsellik gerçeklerin birleştirilmesiyle bir sonuca ulaşılması durumu değildir. Sistematik deneyler ve mantık yoluyla yapılan açıklamalardır. Elde bulunan ve gittikçe geliştirilen bilgilerin, ölçülebilir deneylerle desteklenmesinden hareketle, bir mantık zinciri içinde sonuçların tahmin edilmesidir. Yaradılışı ve kâinatın gerçeklerini anlamanın ve tahmin edebilmenin de başka çaresi yoktur.

Bilimsel metotlar, bilim dallarına göre farklılık gösterir. Hipotezler, mevcut bilgilere dayanarak yapılan açıklamalardır. Doğru veya yanlış olabilirler. (Örneğin, “Hayaletler vardır” açıklaması, ne doğrulanabilen ne de yalanlanabilen bir durum olduğundan, bir hipotez olamaz.)

Teoriler, bilinen gerçekler üzerine, hipotezlerin doğru tezlerini de kapsar biçimde geliştirilen ve deneylerle gerçekliği saptanan sonuçlardır. Bilimsel yasalar, yapılan her testte aynı sonucu aldığımız, gerçek sayılan bilgilerdir.

Bilimsel metotlar, deneyler yoluyla hipotezleri test eder; hipotezleri doğrulayarak, teori haline getirmeye çalışır. Değişik laboratuvarlarda yapılan testlerin aynı sonuçları vermesiyle, hipotezler teoriye dönüşür.

Canlı nedir?

Dünyamızda yaşamını sürdüren milyonlarca canlı varlık, canlı olmanın karekteristik özelliklerini taşır. Canlı varlıklar besine ihtiyaç gösterir; aldıkları besini enerjiye çevirir ve besin artıklarını dışkı biçiminde vücutlarından atarlar. Canlı sayılmayan varlıklar ise, bu fonksiyonlardan bir veya ikisini karşılayabilir ama üçlü setin tümünü karşılayamazlar.

Sadece karbon elementi, birçok değişik atomu bünyesinde barındırdığından ve kompleks moleküllerin oluşumuna olanak sağladığından, yaşamın karbon bazlı ortamlarda oluştuğu savunulur.

Canlı varlıklar, şu veya bu biçimde hareket edebilir; yaşamak için sürekli besin sağlamaya çalışır; ürer; büyür ve ölürler. Ayrıca, canlılar, ışık, sıcaklık değişimi ve kimyasal maddeler karşısında tepki gösterirler.

İlginç tespitler

- Oksijen molekülleri oda sıcaklığında saatte 1.700 kilometre hızla hareket ederler.

- 24 saat içinde bir insanın besinlerden kazandığı 2000 kalorinin enerji değeri, 100 vatlık bir ampulün 24 saat yandığında tükettiği enerjiye eşittir.

- 18.000 metreye çıkıldığında, su 37 derecede kaynar.

- Dünyamızdaki en sıcak hava, 2005 yılında İran’daki Lut Çölü’nde 70.7 santigrat derece olarak ölçülmüştür.

- Dünyamızdaki en soğuk hava sıcaklığı ise 2010 yılında Antarktika’da ölçülen, -94.7 santigrat derecedir.

- Uzaydaki en soğuk ölçülebilen hava sıcaklığı ise -270 derece olmuştur.

- Okyanusların en derin noktasındaki (11.000 metre) basınç, deniz seviyesindeki basıncın 1.999 katıdır.

- Gökdelenlerde, deniz seviyesine göre olan basınç azalır. Örneğin, Dubai’deki Burj Khalifa gökdeleni tepesinde basınç 0.91 seviyesinde ölçülmüştür.

- “Tardigrades” denilen mikroskopik bir canlı çeşidi uzay boşluğunda yaşayabilmektedir.

- Çiçek hastalığı, bulaşıcı hastalıklar arasında, aşıyla tamamen yok edilebilen tek hastalıktır.

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.