SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Paramızın sadece yüzde 4’ü borsada

Vatandaşın parasının yüzde 75’i TL ve dolar mevduatta. Bu nedenle faiz ve dövizdeki gelişmeler diğer tüm yatırım araçlarına göre vatandaşın daha fazla ilgi alanında kalıyor.

Türkiye’de hane halkının toplam finansal varlığının yüzde 75’i TL ve döviz mevduatında. Yüzde 29’u tahvil ve bonoda. Sadece yüzde 4 dolayındaki bölümü yani 323 milyon TL’si borsada hisse senetlerinde. Bu nedenle yatırımcılar borsadaki fiyatları izlemekle birlikte döviz ve faizdeki dalgalanmaları daha fazla takip etmekte.

TSPB verilerine göre trend olarak 2015 yılından bu yana yurt içi yerleşiklerin döviz ve TL mevduat toplamı yüzde 67 seviyesinden yüzde 75’e yükseldi.

Avantaj sağladığı ölçüde döviz ve faiz mevduatı arasındaki döngüde hareket eden birikim sahipleri, TL mevduatlar cazip seçenekler oluşturduğunda TL mevduatta kalmakta, dövizin cazip olduğu dönemlerde ise döviz mevduata yöneliyor.

Dövize yönelim ağırlıklı olarak risklerin arttığı dönemlerde görülüyor. Yurtiçi ve yurtdışı gerilimler kur hareketlerini de beraberinde güçlendiriyor.

Veriler, bir miktar gerileme olsa da döviz pozisyonunun yüksek olduğunu gösteriyor. TCMB tarafından açıklanan haftalık Para ve Banka İstatistikleri Raporuna göre, yurtiçi yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları 5 Temmuz ile biten haftada bir önceki haftaya göre 0,2 milyar dolar gerileyerek 185,3 milyar dolara geriledi.

Döviz tevdiat hesaplarının kırılımına bakıldığında bireysel yatırımcıların DTH’larının bir önceki haftaya göre 0,5 milyar dolar artışla 115,5 milyar dolara yükseldiğini görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların yeni rekoruna denk geliyor. Tüzel kişiler ise DTH’ları 0,7 milyar dolar azaltarak 69,8 milyar dolar seviyesine geriletti. DTH’larda ciddi bir çözülme olmadıkça kurdaki aşağı yönelimler sınırlı kalmaya devam edecek.

Faiz indirimi

TCMB Başkanı’nın değişmesi ile birlikte şimdi gözler 25 Temmuz’a dönmüş durumda. Faiz indirimi fiyatlanıyor. Piyasa indirimin yapılmasına kesin gözüyle bakmasına rağmen indirim oranı konusundaki beklentiler farklı. 300 baz puanlık bir faiz indirimi şaşırtıcı olmayacaktır.

Yabancı hareketi

Bunlarla birlikte ABD Başkanı Donald Trump’ın sık sık doları ucuzlatmaktan bahsettiğini görüyoruz. Trump’ın ABD endekslerindeki yükselişleri sık sık dile getirmesi yönelimin hangi tarafa doğru olduğunu gösteriyor. Yurtdışı konjonktür gelişmekte olan piyasalara para girişini destekler nitelikte. Temmuz sonunda FED’den de bir faiz indirimi gelmesi halinde bu gelişimin piyasalara olumlu yansıması beklenmeli.

Borsada işlem gören hisselerin halka açık kısmının yüzde 65,48’i yabancıların saklamasında bulunuyor. Yabancı yatırımcılardan ABD ve İngiltere öne çıkıyor. Yabancılar içinde ABD yüzde 31, Birleşik Krallık ise yüzde 14 paya sahip. Onları yüzde 7 ile Lüksemburg ve Rusya, yüzde 5 ile Katar takip ediyor. Onların da gerisinde yüzde 4 ile İrlanda, yüzde 3 Singapur, yüzde 2 ile Cayman Adaları ve Kanada izliyor. Kalan yüzde 23’ü ise diğer ülkeler oluşturuyor. Yabancıların Türkiye’deki portföyünün yarısından fazlası ABD, İngiltere ve Lüksemburg merkezli yatırımcılara ait bulunuyor. Yabancıların borsadaki hareketlerindeyse henüz bir çıkış gözlenmemekte.

TEMETTÜ VERİMLERİ YÜKSEK

Borsa İstanbul’da 18 hissenin temettü verimi yüzde 5’in üzerinde gerçekleşirken yılbaşından bu yana getirisi yüzde 30’u aştı. Borsa İstanbul’da hisse senetlerinde yüksek temettü verimliliğine sahip şirketler yatırımcının ilgi odağında olmaya devam ediyor. Bu hisseler içerinde en fazla talep görenler ise yılbaşından bu yana yüzde 30’un üzerinde yatırımcısına kazandırdı. Farklı sektörler listede yer almakla birlikte aracı kurum, bilişim ve yazılım, dayanıklı tüketim, demir çelik, gayrimenkul yatırım ortaklıkları, otomotiv ve yan sanayi, diğer kimyasal ürünler, tekstil kimyasalları sektörlerinde bulunan şirketler hem temettü verimi hem de getirileriyle öne çıkan hisseler oldu.

Yatırımcı nasıl hareket edecek?

Yatırımcılar mevcut pozisyonlarını korumaya devam ediyor. Ana pozisyon TL ve döviz mevduat; bir sonrasında tahvil ve bono; en sondaysa hisse senetleri yer alıyor. Bu yatırım araçları içerisinde riskler ve getiriler göz önünde bulundurulduğunda ağırlıklı olarak riskten kaçış öne çıkıyor. Bu eğilim ve riskli varlıklardan kaçışın bir süre daha devam edeceği anlaşılıyor. Yatırımcı reel getiriyi gördüğü noktada alternatif seçeneklerini değerlendirecektir. 12 Temmuz itibariyle 5,7173 dolar kuruyla değerlendirildiğinde, alternatif faiz seçeneği de göz önünde bulundurularak; paranın dolarda değil de faizde tutulmuş olması halinde dolar kurunda başa baş seviyelerin 1 ay için 5,79, 3 ay için 5,96, altı ay için 6,22 ve bir yıl için ise 6,78 olduğunu görüyoruz. Mevcut faizlerle önümüzdeki bir yıl içerisinde yatırımcı dolar kuruna TL mevduat ile ulaşabiliyor. Olası riskleri almak istemeyen ve kur şoklarına karşı korunmak isteyenler ise döviz mevduatta kalmayı tercih ediyor.

Son 6 ayda yüzde 100’lük getiri sığ hisselerde

İstanbul Borsası’nda son altı ayda yatırımcılar sığ hisselerde yüzde 100 oranında getiri sağladı. Piyasa değeri 500 milyonun altında olan 11 hisse senedi yatırımcısına altı ay içerisinde yüzde 100 getiri sağladı.

Farklı sektörler

Bu şirketlerin üçü dayanıklı tüketim sektöründe yer alırken ikisi yatırım sektöründe, birer şirket de holding, bilişim, aracı kurum, medya, lokanta ve gıda sektöründe yer almakta.

Öne çıkanlar

Piyasa değeri 500 milyon TL’nin üzerinde olan dört şirket yatırımcısına yüzde 100’ün üzerinde kazandırdı. Pegasus, Döktaş Dökümcülük, Tukaş, Niğbaş Niğde Beton son altı ayda yatırımcısına yüzde 100 oranında kazandırdı. Bunlar içinde özellikle Pegasus’un öne çıktığını görüyoruz.

Yazının devamı...

Yabancı yatırımcı ilk yarıda hisse değiştirdi

Yabancı yatırımcılar yılın ilk yarısında sanayi hisselerinde satış yaparak ağırlıklı olarak banka hisselerine geçti. Borsa İstanbul’da aynı dönemde yabancı yatırımcılar 74 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdi.

Borsada yabancı yatırımcı pozisyonunu yeniden gözden geçiriyor. Yılın ilk altı ayında sanayi hisselerinde satış yapan yabancılar bankalardaki pozisyonlarını artırdı. Haziran ayı sonu itibariyle yaptıkları hisse senedi alış ve satış işlemlerine ilişkin rakamlar bu durumu teyit eder nitelikte.

Verilere göre yabancılar, haziran ayında Borsa İstanbul’da 6 milyar 148 milyon dolar alım, 5 milyar 996 milyon dolar satım gerçekleştirdiler. Böylece ay sonu itibariyle gerçekleşen net alım 152 milyon doları buldu. Geçen yılın haziran ayında ise 328 milyon dolarlık net satım işleminde bulunmuşlardı. Yılın ilk altı aylık dönemine bakıldığındaysa 74 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdikleri gözlenmekte. Yabancı yatırımcıların 2018 yılının aynı döneminde ise 1 milyar 722 milyon dolarlık net satım gerçekleştirmişlerdi. Yabancıların pozisyon aldığı hisseler genellikle büyük ve eski şirketler.

Çeşitlendirilmeli

Yabancı yatırımcılar haziran ayı içerisinde borsada en yüksek net alımı Garanti Bankası ve İş Bankası C hissesinde gerçekleştirirken en çok net satışı ise Tüpraş ve Soda hissesinde gerçekleştirdi. Son altı ayda ise yabancı yatırımcılar Yapı ve Kredi Bankası, Türk Telekom, İş Bankası (C), Pegasus, Akbank, Arçelik, Vestel, Garanti Bankası ve Vakıflar Bankası hisselerinde en fazla net alımı gerçekleştirdi. Unutulmamalı ki farklı kategoride yer alan hisselerin riskleri ve avantajları farklıdır. Bu nedenle portföylerin çeşitlendirilmesi önemli.

Piyasaları rahatlatan iki dış etken

1 - Merkez bankalarından (FED, ECB) faiz indirim beklentileri nedeniyle fonların yeniden gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelmeye başlaması.

2 - G20 liderler zirvesi sonrasında Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemlerine karşı ABD Senatosu’ndan yaptırım görmemek için alternatif çözüm arayışlarının devam etmesi.

Önümüzdeki iki önemli gelişme ve beklentiler

1 - TCMB’nin 25 Temmuz, FED’in ise 31 Temmuz’da faiz kararı var. Her iki merkez bankasından da faiz indirim beklentileri gündemde. FED’den faiz indirimine piyasalar kesin gözüyle bakıyor. Ancak Fed haziran ayı tarım dışı istihdam raporunu açıkladı. Veri, Haziranda 224 binlik güçlü istihdam artışına işaret etti. Uzmanların ortalama tahmini 160 binlik bir istihdamdı. Fed fonlama oranı vadeli kontratlarına göre temmuz toplantısında yüzde 50 faiz indirim ihtimali yüzde 100 fiyatlanırken, şimdi 25 baz puan indirim ihtimali yüzde 88.5 ile fiyatlanmaya başladı.

2 - S-400’e ilişkin olarak ABD’den bir gevşeme görünmüyor. Ancak bu konuda Türkiye’nin girişimlerinin devam etmesi ve alternatif arayışları ortamı yumuşatıyor.

Dolarda izlenecek 4 önemli gösterge

1 - Dolar/TL kuru 5,63 seviyesinde bulunuyor. 7,20,50 ve 100 günlük ortalamanın altında. Uzun vadeli 200 günlük ortalama 5,55 seviyesinde bulunuyor. Hafta içerisinde en düşük 5,58 seviyesini test eden dolar kuru, sınır çizgisine yaklaştı. 5,55 önemli destek seviyesi olarak önemini koruyor. Tarihsel seyir içerisinde 200 günlük ortalamanın altında fazla bir hareket gerçekleşmediği görülüyor. Bu nedenle kademeli alımlar görülebilir.

2 - Dolar kurunda 5,16-6,25 arasında yaşanan yükselişin yüzde 61,80 Fibonacci geri çekilme seviyesine tekabül eden 5,58 test edildi. Bu seviyeden tepki gelişebilir. Bu tepki hareketi 5,70 seviyesinin üzerine çıkacak kadar güçlenirse yükseliş devam edecektir. Böylesi bir durumda 5,84 ve 5,94 dirençleri izlenecek. 5,70 aşılamazsa yeniden 5,55’ler hatta daha alt seviyelerin test edilmesi gündeme gelebilir.

3 - Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi 364 seviyesinde bulunuyor. 12 Haziran’da 466 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde kısa bir sürede yaşanan bu gerileme TL varlıklar açısından olumlu. Risk primi düştükçe sıcak para girişi artar. Yükselince para çıkışı olur.

4 - Dolar endeksi yeniden yönünü yukarı çevirdi ve 97,17 seviyesine çıktı. Dolar endeksi için 98 seviyesi kritik. Aşılırsa yükseliş sürebilir. Yaşanabilecek yükseliş dolar/TL’ye de yansıyacaktır.

Yazının devamı...

PİYASALARDA GÜVENİ PEKİŞTİRECEK HAMLE

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı Muhiddin Gülal’ın, mevduat sigorta limitinin 100 bin TL’den 150 bin TL’ye çıkarılması için çalışma başlattıklarını açıklaması yatırımcılar açısından güven sağlayan, bankalardaki mevduata yönelimi artıracak bir gelişme.

Bugünkü kurlara göre 150 bin TL, 25 bin dolara tekabül ediyor. Kur artmadan önce bunun 50 bin dolar olduğu düşünülürse bu rakamın 300 bin TL’ye çıkması yatırımcılar açısından enflasyonist ortamda çok daha cazip olacaktır. Bununla birlikte analistler böyle bir adımın yastık altı paranın da sisteme girmesini sağlayabileceğini dile getiriyor.

TL özendiriliyor

Yurtiçi yerleşik yatırımcıların dövize olan yöneliminin kırılması TL varlıkların özendirilmesinden geçiyor. Bu konuda atılacak her adım ABD ve Avrupa Merkez Bankaları genişme adımları atarken Türkiye açısından önemli bir fırsat penceresi.

Kararın yatırımcı güvenini pekiştireceğini söyleyen Bahar Menkul Değerler Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bahar, “100 bin TL yetersiz kalıyordu” değerlendirmesini yaptı.

Olumlu yansıyacak

Adnan Bahar, konuyla ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Mevduat garanti tutarının enflasyonist bir ortamda uzun süredir 100 bin TL’de olması yetersiz kalıyordu. BDDK’nın duruma müdahil olup 150 bin TL’ye çıkarması güveni daha da pekiştirecek ve piyasalara olumlu yansıyacaktır.”

GCM Yatırım Menkul Değerler Ekonomisti Enver Erkan ise bunu teknik bir düzeltme olarak değerlendirdi. Erkan şunları kaydetti:

“2001 krizinden sonra hasar alan sistem, otoritelerin düzenlemeleri ile çok daha güvenli hale gelmişti. Şimdi de 100 bin TL’lik garanti mevduatının 150 bin TL’ye çıkarılması ile beraber mudilerin bankacılık sistemine mevcut olan güveni daha çok artırmaları istenmektedir.”

Yazının devamı...

YAZ BEREKETİ

G20 liderler zirvesi, ABD ve Avrupa merkez bankalarının genişlemeci adımları, piyasada moralleri artırdı. Türkiye’nin kredi risk primi 380 seviyesine geriledi. Dolar 5.62 TL’ye kadar düşerken, borsa 100.000 sınırına dayandı. Atılacak reform adımları piyasaları coşturabilir

Uzun bir süredir beklenen G20 zirvesinin ardından piyasalar nefes aldı. Borsa İstanbul’da BIST 100 Endeksi, 100 bin seviyesine yaklaşırken, dolar kuru 5.62 TL’ye kadar indi. Türkiye’nin kredi risk primi ise 380 seviyesine geriledi. Banka hisseleri öncülüğünde başlayan yükseliş yine banka hisseleri ile devam ediyor. Banka Sektör Endeksi günün ilk yarısında yüzde 6.14 oranında değer kazanarak 143.416 seviyesine yükseldi. Banka hisselerindeki çıkışı yüzde 4’lük yükseliş ile teknoloji hisseleri izledi. Temettü 25 hisseleri ise yüzde 3.3 ile her ikisinin gerisinden geldi.

G20 zirvesinde en fazla merak edilen konu, küresel piyasalar açısından merakla beklenen Trump - Xi görüşmesi ile Trump-Erdoğan görüşmesiydi. Trump ve Xi görüşmesinden beklenen sonuç çıkmadı. Fakat liderlerin kapıları kapatmadığı gözlendi. Ticaret savaşlarında nefes alma beklentisi moralleri yükseltti. Öte yandan Türkiye açısından en önemli gündem Erdoğan ile Trump arasındaki temastı.

Görüşmelerden çıkan sonuçlara bakıldığında F-35 ile S-400’ler konusunda çizgilerin net olduğu ve değiştirilmediği görülüyor. Bu nedenle yaptırım ihtimali hala masada durmakla birlikte yaptırımlarda yumuşama eğilimi güçlenmiş durunda. Bu da TL varlıkların yatırımcıların ilgi alanında olmasına imkân tanıyor.

Hareketli geçecek

Temmuzda S-400 füzelerinin teslimat süreci başlayacak. Sürecin tamamlanması ve aktif hale gelmesi sonbaharı bulabilir. Sonrasındaysa gerek ABD gerekse Avrupa’dan gerilim yaratacak hamleler gelebilir. G20 liderler zirvesindeki gelişmelere rağmen Morgan Stanley, 2019 ve 2020 küresel büyüme tahminlerini sırasıyla yüzde 3 ve 3.2 olmak üzere 20 baz puan düşürdü.

FED etkisi

FED’in temmuz ayında faiz indirimine gitmesi bekleniyor. Piyasalar açısından en önemli gelişmelerden biri de bu. Buna bağlı olarak TCMB de bir aksiyon alabilir. TL varlıklar için hareketli bir dönem geçirebiliriz.

Piyasaların seyri nasıl olacak?

Dolar, borsa ve faizin seyrinde para girişine ve siyasi ilişkilerin tansiyonuna bağlı olarak bir seyir yaşanacağını görüyoruz. G20’de Trump’ın konuşmasından alınan izlenim Rahip Brunson olayında olduğu gibi gerilim yaşanmayacağı yönünde.

Doların tarihsel seyri itibari ile 100 günlük hareketli ortalamasının altında kalıcı bir hareket göstermediği gözleniyor. Gün içerisinde test edilen en düşük seviye olan 5.6456 aşağı kırılırsa 200 günlük ortalamanın bulunduğu 5.55 seviyesi test edilecek dip seviyeler olabilir. Hareketin ivmesini gösteren momentum 100 seviyesinin altında ve düşüşte. Olası yükselişlerde 5.70’in üzerinde 5.75-5.83-5.94 direnç seviyeleri. Güçlü destekler kırılmadıkça kurda bir süre yatay bir bantta dalgalı hareket görebiliriz.

1 Temmuz itibari ile 5.6899 dolar kuru ile değerlendirildiğinde alternatif faiz seçeneği de göz önünde bulundurulursa önümüzdeki 6 ayda paranın dolarda değil de faizde tutulmuş olması halinde kur 6.19 seviyesine denk gelmekte.Yıl sonunda kurumların ortalama tahmini de 6.31’li seviyelerde. Kurda büyük bir atak beklentisinin olmaması, faiz seçeneğinin gündemde kalmaya devam edeceğini gösteriyor.

Borsada banka hisselerinde yabancıların alımları dikkat çekiyor. Hedef direnç seviyeleri 100.000 ile 104.000’de. Faizde ise gösterge faiz geçen ağustostan bu yana yükselen trendde. Faizlerde gevşeme yaşanması zor görünüyor.

TURİZM DOPİNGİ

Turizmde yılı 50 milyon turistle kapatmak için kararlı olan Türkiye, hedefe doğru hızla ilerliyor. Yılın ilk 5 ayında turizm verileri geçen yılın aynı dönemini geride bırakan Türkiye, ekonomiye sunduğu katkıyı da artırmaya kararlı. Buna göre, turizmcilerin hedefi Türkiye ekonomisine 2019’da 35 milyar dolar turizm geliri sağlamak.

Hedeflere yönelik atılan adımlar devam ederken, gözde turizm merkezlerinden Antalya haziran ayında 185 ülkeden 2 milyon 282 bin 834 turist ağırladı. 6 ayda kente gelen yabancı turist sayısı yüzde 16.84 artışla 5 milyon 344 bin 10’a ulaştı.

Geçen yıl ocak ile haziran döneminde kente 4 milyon 573 bin 819 yabancı turist gelmişti.

Antalya’ya gelen turistlerin ülkelerine bakıldığında Rusya ilk sırada yer aldı. Haziran ayında 865 bin 310 Rus turistin geldiği kenti, ocak-haziran döneminde 2 milyon 112 bin 67 Rus turist ziyaret etti. İkinci sırada 941 bin 406 turistle Almanya, üçüncü sırada 319 bin 395 turistle Ukrayna yer aldı. İngiltere’den 292 bin 616 ve Polonya’da 198 bin turist geldi.

Rekorlar kırıyor

Antalya kendi ziyaretçi rekorunu da kırmaya devam ediyor. Antalya’ya 29 Haziran Cumartesi, hava yoluyla 90 bin 889 turist geldi. Bu rakamla kentte tüm zamanların gün rekoru kırıldı. Haziran ayında ise üçüncü ‘gün rekoru’ kırılmış oldu. 8 Haziran’da 85 bin 205 ve 22 Haziran’da 86 bin 308 turist, bundan önceki gün rekorlarıydı.

Yazının devamı...

BORSADA BANKA RÜZGARI

Borsa İstanbul’da banka rüzgârı esiyor. 22 Mayıs’tan bu yana banka hisselerinin piyasa değeri, 59 milyar TL artış gösterirken yüzde 30 oranında değerlendi. Değer artışı, endeksi yukarı taşırken yabancı payı da yüzde 65’e dayandı

Borsa İstanbul’da geçtiğimiz yıl yaşanan kur şoku sırasında yüzde 61 ile dip seviyelere gerileyen borsadaki yabancı payı geçtiğimiz hafta yüzde 64,84 seviyesine çıkarken 65 sınırına dayandı. 22 Mayıs’ta yüzde 63,94 seviyesinde olan yabancı payı haziran ayında bir puanlık artış gösterdi. Gelişmekte olan ülkelere para akışının yeniden başlamasıyla rahatlayan piyasalar güçlenme çabasında. İskontolu hisseler talep görüyor. Yabancıların en çok ilgi gösterdiği hisseler ise bankalar. Borsada banka hisselerine gelen talep 22 Mayıs’tan bu yana artış kaydediyor. Banka hisselerinin piyasa değeri 59 milyar TL artış gösterirken yüzde 30,7 oranında yükseldi.

Bankacılık sektöründeki hisselerin yükselişinde faiz indirim beklentilerinin etkisi yüksek. Fed kararı sonrası, piyasalarda temmuz ayında kesine yakın ihtimalle Fed’den faiz indirimi bekleniyor ve bu beklenti fiyatlanıyor. Daha önce ise piyasalar, temmuzda Fed’den yüzde 40 ihtimalle 50 baz puanlık bir faiz indirimini fiyatlıyordu. Fed Başkanı Powell’ın, artan ticari belirsizlikler nedeniyle ekonomik görünümün olumsuza döndüğünü ve eğer gerekirse, varlık alım programı için alan olduğu yönündeki açıklamaları alımları artırmış ve Mayıs 2013’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkmasına yol açmıştı.

Milyarlık artışlar

Piyasa değeri en fazla artan bankalara baktığımızda Denizbank’ın piyasa değeri 24 milyar TL artış gösterirken Garanti’nin piyasa değeri 8,5 milyar TL, Akbank’ın 6,7 milyar TL ve İş Bankası’nın 5,3 milyar TL artış gösterdiğini görüyoruz. 22 Mayıs’tan bu yana borsada işlem gören 13 bankanın piyasa değeri arttı.

Dolar bazında ucuz

Banka hisselerinin 22 Mayıs’tan bu yana piyasa değeri TL bazında yüzde 30 artmasına rağmen fiyatlar dolar bazında hâlâ dip seviyelerde. Banka sektör endeksi dolar bazında 2013 mayıs ayında 104.086 seviyesinde bulunurken 28 Haziran itibariyle 23.444 seviyesinde. Yani fiyatlar dolar bazında 2013 mayıs ayına göre yüzde 77 aşağıda bulunuyor. Risk priminde gerileme gözleniyor. Bu gerilemenin devam etmesi ve banka hisselerinde pozisyonların artması halinde banka hisselerinin alacağı daha çok yol var. Borsadaki düşüşler takip edilen hisselerin alınması için fırsat yaratmakta.

Enflasyon haftası

Önümüzdeki hafta çarşamba günü enflasyon verileri açıklanacak. Mart ayında yüzde 19,71 seviyesinde olan yıllık enflasyon, nisanda 19,50’ye gerilemiş, mayısta 18,71 ile düşüşünü sürdürmüştü. Haziran ayında enflasyonun yüzde 15,5 seviyesine gerilemesi bekleniyor.

TL VARLIKLARA İLGİ YÜKSEK

Yurtiçindeki istikrar ve küresel bazda gelişmekte olan ülkeler için yaşanan olumlu seyir, Dolar/TL’de 5,76’lara gerilemeye neden olurken borsada 96 bin sınırına gelinmesine olanak tanıdı. Dolar kuru haftayı 5,79 seviyesinden kapatırken BIST 100 Endeksi 5,7980 seviyesinde. Gösterge faiz ise son bir haftada 24 baz puan gerileyerek 19,68 seviyesinde. Türkiye’nin beş yıllık kredi risk primi ise 402 seviyesine geriledi. TL varlıklarına net bir ilgi artışından bahsedebilmek için CDS oranının 150-200 bandına gerilemesi gerekiyor.

2019 sonu kur tahminlerine bakıldığında beklentilerin 6,19 ile 6,50 arasında değiştiği gözlenmekte. Ortalama yıl sonu kur beklentisi 6,31’de. 5,7913 dolar kuru ile değerlendirildiğinde alternatif faiz seçeneğini de göz önünde bulundurulduğunda gelecek altı ayda paranın dolarda değil de faizde tutulması 6,33 seviyesine denk gelecek. Bu beklentilerle yaklaşıldığında olağandışı bir gelişme yaşanmaması halinde dolar yerine faizde kalmanın daha iyi bir seçenek olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Borsada seyir ne olur?

Borsa İstanbul’da BIST 100 Endeksi 2018 ağustos kur şokundan bu yana yatay bir bant içerisinde düzeltme hareketinde bulunuyor. Endeks bu süre içerisinde ağırlıklı olarak 92.000 ve 96.000 bandında gidip geldi. Yılın başında 106 bin seviyesi ve mayıstda da 83.500 seviyesi test edilmesine rağmen ağırlıklı hareket 92.000-96.000 arasıydı. Endeks haftayı 96.485 seviyesinden tamamladı. 98.000-100.000 ve 104 bin direnç seviyeleri. Hacimli olarak 100 binin üzerine çıkılamazsa bir süre yatay bandın dip seviyelerinden güç toplamak için geri çekildiği gözlenecektir.

Yazının devamı...

PİYASADA FIRSAT PENCERESİ AÇILDI

Fed ve ECB’nin dopinginden sonra seçim belirsizliği de bitti. İlk fiyatlamalar dolarda düşüşe, borsada yükselişe işaret ediyor. Yeni para girişi olabilir

Dünyada ticaret savaşları, ABD Merkez Bankası (Fed) ile Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) parasal gevşeme adımları tartışılırken yurt içinde seçimler de bitti.

Seçimin gündemden kalkması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın kazanan Ekrem İmamoğlu’nu kutlaması hem yurt içi, hem de yurtdışında çok olumlu algılandı. Japonya’daki G20 zirvesi ile S400 krizinin de bitirilmesi halinde Türkiye yeni bir hikâye yazarak rüzgârı arkasına alabilir.

Reform süreci

Son dönemde gelişmekte olan ülkelere para akışı yaşanırken gerek S400 gerilimi, gerekse yerel seçimler nedeniyle TL varlıklar aynı performansı yakalayamadı. Venezuela, Arjantin ve Yunanistan gibi riski yüksek ülke varlıklarında artış görülürken Türkiye’de TL varlıklarda bu görülmedi.

Türkiye’nin ekonomide reforma yoğunlaşması, 2023 başkanlık seçimlerine kadar seçimsiz bir sürecin yaşanması bambaşka bir rüzgâr estirebilir.

S400 savunma sistemleri alımı konusunda ABD ile arasındaki gerginlik de geride bırakılabilirse TL varlıklara yatırım küresel sermaye için iyi bir fırsat penceresi olabilir.

EN ÖNEMLİ GÜNDEM G20

Osaka’da başlayacak G20 zirvesi bu haftanın en önemli gündem maddesi. S400 konusunda olumlu bir gelişme yaşanabilirse dolar kurundaki düşüş eğilimi devam edebilir. Eğer bu konuda bir gelişme sağlanamazsa dolar/TL’de bu hafta görülen seviyeler en düşük seviyeler olarak kalabilir. Dolar/TL kurunda 5.90 seviyesinin aşağı kırılması ile başlayan düşüş eğilimi korunuyor. Kısa vadede güçlü destek 5.70 seviyesinde. Bu seviye aşağı kırılırsa 5.50’lere doğru gerileme yaşanabilir. Yükselişlerde 5.90 - 5.95 seviyeleri önemli. Dolar/TL 100 günlük ortalamada.

Altın öne çıktı

Geçmiş dönem hareketlerine bakıldığında bu seviyenin altında kalıcı hareketler olmadığı görülüyor. Bu nedenle 5.70 desteğinin altına kaymalar kalıcı olmayabilir.

Altının ons fiyatı 1408 dolar seviyesine çıktı. 1480 hedefine doğru yükseliş devam ediyor. Küresel bazda düşük faiz oranları ve ticaret savaşlarının gölgesi altını desteklemeye devam ediyor. Bu nedenle altının ons fiyatında yükseliş devam edecektir.

REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİNDE ARTIŞ

2019 yılı haziran ayında İktisadi Yönelim Anketi sonuçları yayınlandı. Buna göre 2019 yılı haziran ayında Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), bir önceki aya göre 3.6 puan artarak 102.5 seviyesinde gerçekleşti.

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi (RKGE-MA) bir önceki aya göre 4.9 puan artarak 99.6 seviyesine yükseldi.

Reel kesim güven endeksi ekonomide reel sektörde faaliyette bulunan şirketlerin ülke ve dünya ekonomisi ile ilgili geçmiş değerlendirmelerini ve gelecekteki beklentileri hakkında bilgi veren endeksler. Reel kesim güven endeksleri, tüm güven endeksleri gibi sıfır ile 200 arasında değer alır. 100’den aşağı olan değerlerin kötümserliğe, 100’ün üstündeki değerler iyimserliğe işaret eder.

Reel kesim güven endeksinin 2018’in ekim ayında 87.6 seviyesine gerilediği göz önünde bulundurulduğunda yükseliş yönünde bir ivme yakalandığı ve 100 seviyesinin de üzerine çıkılmasının beklentileri güçlendirdiğini gösteriyor. Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi (RKGE-MA) ise yükseliş eğiliminde olmasına rağmen henüz 100 sınır çizgsinin hemen altında 99.6 seviyesinde.

Gelinen noktalar güven aralıklarına göre düşük ancak yükseliş yönünde bir ivme yakalanması önemli.

Yazının devamı...

Portföyde altın oran dönemi

Piyasalarda gündemin ekonomiye odaklandığı bir döneme giriyoruz. Özellikle bu hafta G20 zirvesinden gelecek haberler, piyasalara yön verecek. Yurtiçi piyasada yılbaşından bu yana temkini elden bırakmayan yatırımcıların, global hareketin etkisini hissetmeye başlaması muhtemel.

Son yaşanan piyasa hareketlerine bakıldığında döviz, faiz, borsa, altın arasındaki seçeneklerden ağırlıklı olarak döviz, altın ve faizin tercih edildiği görülüyor. BIST 100 Endeksi 94.022 seviyesinde bulunuyor. Yılbaşına göre sadece yüzde 3 yukarıda bulunuyor.

Yatırım araçları içerisinde en fazla değer kazanan altın. Gram altın 261 seviyesinde bulunuyor. Yılbaşına göre değer artışı ise yüzde 19.56. Gösterge faiz yüzde 21.36 seviyesinde. Yılbaşına göre 8.54 puan yukarı çıktı. Getiriler arasında altın tüm yatırım araçlarını geride bırakırken belirsizlik noktasında güvenli limana yönelimin arttığı dikkatlerden kaçmıyor.

G20 izlenecek

Dolar kurunda G20 zirvesi izlenecek. Trump-Erdoğan ve Trump-Xİ görüşmeleri Türkiye’nin yakından izleyeceği gelişmeler arasında yer alıyor. Gelişmekte olan ülkelere yatırım yapanlar için de bu görüşmeler oldukça önemli. Geçtiğimiz hafta TCMB tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre yurtiçi yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları 600 milyon dolar azalarak 185.2 milyar dolar oldu. Önceki hafta 185.8 milyar dolar seviyesindeydi. Düşük bir miktarda da olsa çözülmenin devam eden bir eğilime girmesi dolar kurunun seyri açısından önemli.

Portföy yatırımlarında altının oranı yatırımcılar için mutlaka korunmalı. Yurt içerisinde altın dolarla fiyatlandığı için dolardaki artış altın fiyatlarını da etkiliyor. Öte yandan Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler altın fiyatları üzerinde de oldukça etkili. Dolarda düşüş yaşansa bile altının onsunda yaşanabilecek yükselişler gram altın ve cumhuriyet altını fiyatlarını yukarı doğru çekecektir.

Altına yönelimi artıran 8 faktör

Gram altın yılbaşından bu yana yüzde 19.56 değer kazandı. Yani bir yıllık faizin getirisini, altın yaklaşık altı ay içerisinde kazandırdı. 2019’un başından beri altın zayıf bir performansa sahipti, ancak şaşırtıcı bir şekilde son bir ay içinde iyi bir yükseliş sergiledi. Görülen, merkez bankaları ve kurumsal yatırımcıların altın talebinde artış olduğu yönünde. Altına yönelimi artıran sekiz faktörü şöyle sıralayabiliriz:


1 -Altının en güçlü avantajlarından biri, ekonomik, parasal veya jeopolitik kriz dönemlerinde birikimi koruyabilmesidir.


2- ABD’deki düşük faiz oranları altına yönelimi artırıyor. Dolar zayıflarken, 10 yıllık ABD geliri yılın en düşük seviyelerinde.


3- Küresel merkez bankalarından alım yapması altın fiyatlarını destekliyor. Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) son raporuna göre, Çin, Hindistan ve Kazakistan dahil olmak üzere Asya’daki bazı merkez bankaları altın biriktiriyor.


4- Ticaretteki gerilimlerin artması ve jeopolitik kaygılar altına ilgiyi canlı tutuyor.


5-Altın satın almak çok özel bir bilgi gerektirmiyor.


6- Uzun vadeli servet korumanın en iyi yöntemlerinden biri.


7- Kurumsal portföyler çeşitlendirme amacı ile belli bir oranda altın bulundurmakta.


8- Altın hesapları ile fiziksel korumanın önündeki zorluklar aşıldı.

TL mevduatlar cazip

Gösterge faiz yüzde 21.36 seviyesinde bulunuyor. Mayıs ayı yıllık tüketici fiyat endeksi artışı yüzde 18.61. Türk Lirası mevduatlarda yatırımcılar için alternatif seçenekler mevcutken kısa vadeli borçlanma araçları ve para piyasası fonları da bir diğer seçenek olabilecektir.

Hisseleri hissetmek!

FED ve ECB açıklamaları sonrasında belirsiz hava dağılmış görünüyor. Gelişmekte olan ülkelere yeni para akışı mümkün. Bu gelişme borsanın cazibesini artıracak. Aşırı değer kayıplarının yaşandığı dönemler aynı zamanda aşırı değerlenmeler için hazırlık anlamına gelir. Bu dönemde doğru hisseleri seçmek önemli. Hisse başına karı en yüksek BIST 100 hisseleri uzun vadeli yatırım için tercih olabilir. Hisse başına karı en yüksek BIST 100 hisselerinin başında Ege Endüstri, Kartonsan, Alarko GMYO, Tüpraş, Koza Altın ve Çelebi var. Bu 15 hisse içerisinde piyasa değeri en yüksek şirket 4.9 milyar dolar ile Tüpraş olurken onu, 4 milyar dolar ile BİM, 3.6 milyar dolar ile Ford Otosan izliyor.

Fon seçenekleri değerlendirilmeli

Fon seçenekleri hangi yatırım enstrümanı düşünülüyorsa bir alternatif olarak göz önünde bulundurulabilir. Fon seçeneklerine bakıldığında yılbaşından bu yana döviz ve altın bazlı fonların en fazla kazandıranlar olduğu görülüyor. Küresel büyümede ivme kaybı beklentisi ve ticaret savaşları, altını gündemde tutmaya devam edecek. Seçim sonrasında hisse senetleri ve TL varlıklar yatırımcılar için cazip fırsatlar sunacaktır.

Yazının devamı...

DOLAR DÜŞÜŞTE GÖZLER G20’DE

Uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve ekonomideki karar vericilerden gelen sinyaller piyasalara moral verdi. Dolar düşüşte

Uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve ekonomideki karar vericilerden gelen mesajlar piyasalara can suyu oldu. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı sonrası ekonomideki karar vericiler, bir faiz indirimi ihtimalinin güçlendiğini belirtti. Uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve ekonomideki karar vericilerin açıklamaları Türkiye’de piyasalara moral verdi. Dolar kuru 5.80 TL seviyesinin altına geriledi. Öte yandan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) genişleme yönünde adım atmaya hazır olduğunu söylemesi de rahatlama sağladı.

G20 zirvesi

Şimdi ise gözler G20 zirvesinde. Zirvede atılacak adımlar ve uluslararası ilişkilerde beklenen olumlu adımların bunda etkisi olduğu değerlendiriliyor.

Bu beklentiler sonrasında dolar kuru 5.74 TL seviyesine geriledi. Dolar/TL son bir yıl içerisinde 7.23 seviyesinden 5.16’lara alçalan bir üçgen oluşturarak geriledi. Yukarı hareketlerde en yüksek seviye 6.25 ile görüldü. Dolar/TL mayısta test edilen bu seviye sonrası düşüşte. Kurda güçlü destek 5.70 seviyesinde bulunuyor.

Dolar kuru alçalan bir trendde hareket ediyor. Fibonacci geri çekilme seviyelerine göre düşüşün sürmesi halinde ilk destek 5.70 seviyesinde bulunuyor. Olası yukarı hareketlerde 5.83 ve 5.99 seviyelerindeki dirençler önemli.

Dolar/TL’nin son 1 yıldaki fiyat seyrine bakarsak kurun kısa vadeli ortalamaların altına kayması olumlu. Eğer tekrar yukarı doğru kırılmazsa ortalamaların aşağı hareketi güçlenebilir.

İşte dövizi gevşeten 10 ÖNEMLİ GELİŞME

Dolar/TL’de düşüşe neden olan 10 önemli gelişme şöyle:

1. Uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve ekonomideki karar vericilerin açıklamaları.

2. ECB’den yapılan parasal genişlemeye yönelik açıklamalar.

3. Dolar/TL’nin alçalan trendinin devam etmesi.

4. Teknik olarak 7, 20 ve 50 günlük ortalamaların altına kayılması.

5. 17 Haziran’da 478 olan Türkiye’nin kredi risk priminin 451’e gerilemesi.

6. G20 zirvesinde atılması beklenen adımlar ve ülkeler arası ilişkilerde olumlu gelişmeler beklentisi.

7. İstanbul seçimlerinin geride kalacak olması ve ekonomiye odaklanılma beklentisi.

8. Dolar Endeksi’nde (DXY) görülen gerileme.

9. Ticaret savaşlarında nefes alma beklentisi: ABD Başkanı Trump ile Çinli mevkidaşı Şi’nin Osaka’da görüşmesi ve olumlu mesaj vermeleri bekleniyor.

10. Kurdaki yükseliş hızının gücünü gösteren momentumun 100 sınırını aşamayarak yönünü aşağı çevirmesi ve 98’e gerilemesi.

Kur daha geriler mi?

Seçim atmosferi olmasa doların mevcut seviyelerin altında işlem görmesi şaşırtıcı olmazdı. Yurtdışı gelişmeler gelişmekte olan ülkelere para akışını destekler nitelikte Yılbaşına kadar TL varlıklara ilgi artabilir. Kurun kalıcı gerilemesi ve bant hareketine dönebilmesi için ekonomide öncü sinyallerin pozitife dönmesi oldukça önemli. Kredi risk priminin gerilemesine neden olabilecek her gelişme kurda aşağı trendin güçlenmesini sağlayacaktır.

Yeni bir fırsat penceresi açıldı
İş Yatırım Menkul Değerler

Beklentiden daha güvercin Fed açıklaması sonrası temmuzda faiz indirim ihtimali artarken piyasalar için yeni bir fırsat penceresi açıldı.

Kısa vadeli ABD tahvilleri, altın ve gelişmekte olan ülke kurları Fed açıklaması sonrası en çok prim yapan varlık grupları. Fed vadeli fiyatlamaları temmuz, ağustos ve aralıkta 25 baz puan ve 3 faiz indirimi fiyatlıyor.

Piyasalarda risk iştahı arttı
Ata Yatırım

Tüm dünya piyasalarında Fed’in aldığı kararın coşkusu yaşanıyor. Hisse senetleri yükselirken, tahvil faizleri düştü, dolar değer kaybetti, altın ise çok sert yükseldi.

Amerikan Merkez Bankası Fed, faiz indirimi sinyali verirken, sabırlı ibaresini kaldırdı, enflasyon beklentilerini aşağı revize etti. Artık piyasa temmuz ve eylülde faiz indirim fiyatlamasını daha net yapıyor.

Faiz indirim sinyali geldi
Barış Ürkün Ahlatçı Yatırım

Fed’in 8 üyesi yılsonuna kadar daha düşük faiz oranları bekliyor. Şiddeti artan ticaret savaşlarının yarattığı belirsizlik toplantı metnine eklendi.

Fed, ABD ekonomisinde özellikle hedeften uzaklaşan eden enflasyon üzerinden edindiği endişeleri belirsizlik ifadesiyle birleştirerek gelecek toplantıda bir faiz indiriminin geleceğine yönelik ilk sinyali vermiş oldu. Dolar/TL’de 5.72 ve 5.65 destek seviyeleri takip edilecek.

Piyasalar güçlü bir mesaj verdi
Ak Yatırım

Fed’den daha destekleyici para politikasına işaret eden güçlü sinyallerle, piyasalarda kurumun yılsonuna kadar 2 ya da 3 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanıyor.

Gelişmelerle; ABD 2 yıllık devlet tahvili getirileri yüzde 1.74’e gerilerken, 10 yıllık devlet tahvili getirileri de yüzde 2.03 düzeyine geriledi. Dolar ise gerek diğer gelişmiş ülke para birimlerine gerekse gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı geriledi.

Düşüş ivme kazanabilir
Serdar Pazı QNB Finansinvest

Fed 2019 yılı için faiz indirim beklentilerini daha da kuvvetlendirdi. Fed açıklamalarının ardından gelişmekte olan ülke para birimleri dolar karşısında değerlenirken, dolar kurunda da benzer bir seyir gözlemliyoruz. 5.80 seviyesi direnç haline gelirken, 5.72 önemli destek konumunda. Bu seviye kırılırsa düşüş ivme kazanabilir.

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.