12.07.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 12.07.2018-1:30 A-A+

ANAOKULU VE KREŞE ALIŞTIRMA DÖNEMİ



Anne-babalar, çocuklarının sağlıklı büyümesi ve iyi eğitim alması için elinden geleni yapıyor. Bu sürenin başlangıcı, okul öncesidir. Bu, kreş, anaokulu ve anasınıfını kapsar. Miniklerin, buralara travma yaşamadan gitmesi çok önemli. Doğru başlangıç, çocuğun okulu sevmesini sağlar. Diğer taraftan hazır olmadan okul öncesi eğitime başlamak, travma yaratır ve fobi oluşturabilir.

Bu konuda neler yapılacağını açıklamadan önce, yaz döneminin çocuğu okula alıştırmada iyi bir fırsat olduğunu belirtmek isterim. Çünkü kreş ve anaokulundaki öğrencilerin sayısı azalır, müfredat serbest ve oyun odaklıdır. Böylece çocuklar çok eğlendikleri ve rahatça arkadaşlarıyla serbest oynadıkları için okula kolay alışır. Fakat eğitim-öğretim yılının başlamasıyla yaz okulu programı biter ve öğrenci sayısı artar. Birçok minik de alışmakta zorlanır. Bu nedenle onları, okullar açılmadan önce kreş ve anaokuluna alıştırmak gerekir.

Eğer bu dönemde işin içinden çıkamıyorsanız ve çocuğunuzun mutsuz olduğunu görüyorsanız mutlaka profesyonel destek alın.

Dikkat çeken noktalar

- Çocuğunuzun yaşı ne olursa olsun, ilk defa okul öncesi eğitim kurumuna gidecekse, alıştırma sürecine ihtiyacı vardır. Bu kurumlara, aralarında oyun gurubu, kreş, etkinlik merkezleri, anaokulu ve anasınıfı gibi ilkokula başlamadan önceki tüm sosyal ortamlar dahildir.

- Alıştırma süreci standart değildir. Bazı okullar ‘Çocuğunuza üç gün oryantasyon yapacağız ve daha sonra ağlasa da siz onu okulda bırakıp gideceksiniz, ağlaya ağlaya alışacak’ diyorsa, dikkat edin. Anne-çocuk arasında kurulmuş ilişki ve miniğin o döneme kadarki sosyal ortamına göre, alışma süreci farklı olacaktır. Eğer bu gerçeği kabul etmezlerse, oradan uzak durun.

- Bazı çocuklar hızlı alışır. Diğer sık yapılan hataysa, ‘Çok mutlu oldu, artık ağlamıyor. O zaman tam gün okula verelim’ diye düşünmektir. Aynı şekilde yaşını ne olursa olsun, eğer ilk defa bir sosyal ortama giriyorsa, okula ilk yıl yarım günden fazla gitmemelidir.

- Bazen anne-babalar ya da öğretmenler, ‘Çocuk dört yaşındaysa tam gün okula gidebilir’ deyip, düşünüp, hata yapıyor. Oysa bu durum, onun sosyal ortamdaki ilk yılı ve tam gün olması, okuldan soğumasına yol açabilir.

- Okul öncesi dönemde şartlarınız fırsat verdiği ölçüde yarım gün gönderin. Çünkü çocuk, hem sosyalleşmeye, hem de bire bir ilgiye ihtiyaç duyar. Bazı minikler herkes çıktıktan sonra anne-babasını okulda iki saat daha bekler. Çocuklar evini özler. Lütfen böyle zorluklar varsa, okuldan sonra onu  alacak birini bulun.

- Diğer yapılan hatalardan biriyse okulların, uyku saatini iptal etmesi. Özellikle tam gün devam eden çocukların, mutlaka uyuması gerekir. Yoksa birçok açıdan gelişimleri geride kalır ve potansiyellerini yakalayamazlar. Çocuklar en az ilkokul üçüncü sınıfa kadar öğle uykusuna ihtiyaç duyar. Uyku, öğrenmeyi şekillendirir ve beyin gelişimini hızlandır.

- Okul öncesi eğitime başlamadan önce oyun gurubuna katılmakta fayda var. Üç yaşından önce çocuk kendini ifade edemediği ve tuvalet eğitimini kazamadığı için travmalara çok açıktır.  

Teşekkürler Türkiye!

Sevgili anne-babalar, yıllardır sağlıklı ve mutlu çocukların yetişmesi için çalıştım ve buna hâlâ da devam ediyorum. Bu emeklerimin fark edilmesi, 21 Haziran’da Türkiye Ödülleri tarafından ilk defa verilen ‘En İyi Psikolog Ödülü’ne ve 16 Temmuz’da da ‘En İyi Marka Ödülleri’ tarafından yine ilk defa sunulan ‘En İyi Pedagog’ ödülüne de layık görülmek büyük bir gurur. Bu ödülleri ülkemizde ilk alan uzman olmak, gerçekten çok güzel bir duygu...

Mutlu anne ve babalar, özgüvenli çocuklar yetiştirir. Mutlu ve sağlıklı nesiller demek, sağlıklı bir toplum demektir. Miniklere duyduğum sevgiyle çalışmalarıma devam edeceğim. Beni bu ödüllere layık gördüğünüz için çok teşekkür ederim.

Bilgi YarışmasıTemel Reis'in sürekli kavga ettiği kahramanın adı nedir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.