Anime hakkında doğru bilinen 11 yanlış

Anime kültürünün genellikle niş bir kesimi hedef aldığı düşünülür. Batı dünyası için anime, popüler kültürün belki de en yabancı konularından. Bu sebeple animeler hakkında doğru bilinen çok sayıda yanlış var.  

Anime hakkında doğru bilinen 11 yanlış

1. Anime kültürü sanılandan çok daha eskiye dayanıyor

1. Anime kültürü sanılandan çok daha eskiye dayanıyor

Batı dünyasının anime kültürü ile tanışma merasimi, Astro Boy ya da 1988 yapımı Akira filmi ile başlıyor. Dragonball Z ve Pokemon gibi animeler daha genç kesimlerin dikaktini çekti. Animelerde 'batı kültürü' sandığımız birçok detay, aslında Japonya'da çıktı. Anime uzmanı Frederick Litten, bu kültürün temellerinin 1917'li yıllara dayandığını söylüyor.

1917 yılında Oten Shimokawa, Imokawa Muzoku adında bir film çekti. Bu film tarihteki ilk anime olarak kabul edilse de, tam bir film olmayan ve ticari amaçlarla yayınlanmayan daha eski bir anime de var. Anime sayılan bu filmde, animasyon karakter tahtaya bir şeyler yazıyor ve arkaya dönerek ekranı selamlıyor. Bahsi geçen bu anime örneği, Shimokawa'nın animesinden 10 yıl önce çekildi.

İlk batılı animasyon ise 1908 yılında çekilen Fantasmagorie'ydi. Animenin ilk örneği bu bakımdan batılı animasyonlardan daha önce ortaya çıktı.

2. Anime yalnızca çocuklar için değildir

2. Anime yalnızca çocuklar için değildir

Popüler kültürdeki çizgi film ve animasyonların çocuklarla ilişkilendirilmesi gibi bir algı var. Gösterişli, renkli, gerçek hayatta olması mümkün olmayan tuhaf ve fantastik olayları konu alan bu yapımlar nedense çocuklar için yapılıyor gibi düşünülüyor. Fakat 2017 yılında Forbes dergisi, Pixar Animasyon Stüdyoları'nın 18 filmden gişede 100 milyon doların daha altında hasılat ettiğini ortaya koyan bir rapor yayınladı.

Forbes'un açıkladığı rakamı baz aldığımızda, animasyon yapımların sadece çocukları değil, yetişkinleri de cezbettiği sonucuna ulaşıyoruz. Anime de tıpkı çizgi film gibi benzer bir algıya sahip ve nedense çocuklar için hazırlanan çizgi yapımlar olarak düşünülüyor. Dragonball Z ve Pokemon gibi yapımlar bu algıyı güçlendiriyor.

Hawaii Üniversitesi kampüsünde dağıtılan Ka Leo gazetesi, animelerin çocuk dostu olmasının, aslında gerçekten çocuk dostu olmaları anlamına gelmediğini yazdı. Romantik, aksiyon, komedi ve son derece korkutucu anime türleri de var.

3. Anime her zaman şiddet içerikli değildir

3. Anime her zaman şiddet içerikli değildir

Anime yapımlara yönlendirilen en büyük eleştirilerden biri de şiddet içerikli olmaları. Bazı eleştirmenler, animelerdeki şiddet içerikli sahnelerin gerekli olup olmadığını tartışıyor. Aslına bakılırsa çok sayıda anime, şiddet temalı konuları işliyor. Karakterler sayısız defa vurulabiliyor ya da tuhaf tiplere dönüşebiliyor. Fakat animelerde eleştirilen birçok nokta Batı filmlerinde de var.

Yalnızca bu sahnelere odaklanıldığında, animelerin şiddet içeren yapımlar olduğunu düşünmeniz normal. Fakat romantik duygular ve komedi işleyen anime yapımlar da var. Örneğin Golden Time ve Shirokuma Cafe gibi yapımlarda hiç şiddet yok.

4. Animeler ne çok çocuk ne de çok yetişkindir

4. Animeler ne çok çocuk ne de çok yetişkindir

Anime yapımlar kimi için fazla ergen, kimi için ise yetişkinlerin de izleyebileceği türden. Bazılarına göre çocuklar için uygunsuz yapımlar; çünkü genellikle yetişkinler dünyasında yaşanan konuları ele alıyor. 

Anime yapımlar aslında sıradan filmlerden pek de farklı değil. Pornografik içerikli animeler de var. Bu animeler haliyle çocuklar için uygun değil. 

5. Animenin net bir tanımı yok

5. Animenin net bir tanımı yok

Eğer biri 'Anime sevmiyorum' diyorsa bu ifadeden çıkarılması gereken çok sayıda sonuç olabilir. İlk olarak anime diye bahsedilen şey ne? Anime, aslında animasyon kelimesine atıfta bulunuyor ve Batı dünyası için 'anime' kelimesi, Japonlar'ın ürettiği çizgi yapımlar.

Anime uzmanı Jonathan Clements, 2015 yılında AnimeFest kapsamında bir konuşma yaptı ve anime hakkında doğru bilinen yanlışlardan bahsetti. Clements, 2011'de basılan ve animeyi konu alan Japonca bir kitaptan bahsetti ve kitaptaki 100 sayfanın, animenin aslında ne olduğu konusunu masaya yatırdığını söyledi. 

Animeler geniş kapsamlı yapımlar; bu sebeple ne olduğunu tam olarak açıklamak zor. Çocuklar için mi, şiddet içerir mi, romantik mi, yetişkinlere göre mi, düşük bütçeli mi, televizyon ürünü mü, film mi ya da bunların hepsi mi? 

6. Anime hayranları ezik değildir

6. Anime hayranları ezik değildir

Her türlü hayranlığı alaya alan bir kitle var. Örneğin futbol... Dünyanın en popüler sporu olan futbol, kimine göre '11 oyuncunun bir topun arkasından koştuğu, gereksiz ve yorucu hareketler serisi'. Benzer eleştiriler Star Wars filmleri ve Stephen King kitaplarına da yapılıyor.

Animeler bazıları için son derece mükemmel yapımlar. Fakat bazıları içinse gereksiz ve saçma ürün topluluğu. Bu kişiler için anime izleyicileri 'ezik' insanlar.

Anime hayranlığının belki de en önemli özelliği, yapımların ve ilgi alanlarının çok çeşitli olması. Herkese hitap eden bir anime yapım mutlaka vardır.

7. Animeler düşük bütçeli ve düşük kaliteli yapımlar değil

7. Animeler düşük bütçeli ve düşük kaliteli yapımlar değil

Batı dünyasının tanıştığı ilk anime yapımlardan biri, Astro Boy. 1960'lı yıllarda çok sayıda anime yapımın babası olarak bilinen Osamu Tezuka tarafından oluşturulan Astro Boy, ucuza getirilmişti. Geleneksel animasyonlar saniyede 24 kareyi ekrana taşırken, Astro Boy saniyede 10 kareyle ekrana geliyordu. 

Tezuka, yeni sahneler için tekrar kullanılabilen ve birleştirilebilen resim sahneleri de elinin altında tutuyordu. Böylece dikkatli izleyiciler için sürekli tekrar eden ve ucuz algısı yaratan sahneler değiştirilebiliyordu. 

Tezuka'nın kullandığı yöntemle ortaya çıkan animeler ucuz yapımlar gibi görünse de, Hayao Miyazaki'nin 19 milyon dolar bütçeli Ruhların Kaçışı animesi gibi farklı ve pahalı yapımlar da var. Katsuhiro Otomo'nun SteamBoy animesi de 20 milyon dolar bütçesiyle tüm zamanların en pahalı animesi olarak kayıtlara geçti.

8. Animeler animasyondur, mangalar kitap

8. Animeler animasyondur, mangalar kitap

Her sektör için terminoloji zaman zaman kafa karıştırıcı olabiliyor. Mesela doktor ve hemşirenin ne dediklerine odaklanırsanız bir süre sonra hiçbir şey anlamadığınızı fark edebilirsiniz. Antik Yunan kültürü hakkında bir sohbete denk gelirseniz de birçok terim yabancı gelebilir. 

Anime de animasyon anlamına gelir. Animasyon olmayan hiçbir şey anime olamaz. Animasyon kitapta geçiyorsa onun adı mangadır. Manga, bir animasyonun konusunu işliyorsa bile yine mangadır. Anime, bir manga kitabından esinlenerek ortaya çıkarıldıysa 'manganın anime versiyonu' olarak adlandırılır.

Animenin tanımı hakkında bir diğer görüş ise, genel izleyici kitlesi ve yetişkin izleyici kitlesi olarak ikiye ayrılması.

9. Çok sayıda anime niş yapımlardır

9. Çok sayıda anime niş yapımlardır

Birçok kişiye göre anime aksiyon dolu çizgi yapımlar demek. Animelerde genellikle bilim kurgu öğeleri ve canavarlar yer alıyor. Işıklar parlıyor, rüzgar esiyor, kötülük anında etraf kararıyor ve daha bir sürü şey... Çok sayıda izleyicinin fark etmediği tek şey, animelerin niş yapımlar olması.

Örneğin Superbook son derece niş bir anime yapımı. İncil'de geçen hikayeleri işliyor. Bazı animelerde propaganda temalı sahneler yer alıyor. Kanojo to kanojo no neko animesinde ise, bir kedinin hayata bakışı anlatılıyor.

10. Animeler edebi yönden fakir yapılar değil

10. Animeler edebi yönden fakir yapılar değil

Dünyanın en ünlü anime film yapımcılarından biri, kuşkusuz Hayao Miyazaki. Prenses Mononoke, Küçük Cadı Kiki ve Yürüyen Şato gibi animelerin yapımcısı olan Miyazaki'nin belki de enlü animesi 2001 yapımı Ruhların Kaçışı. Bu anime, Japonya tarihinin en çok kazandıran yapımı. 

Film eleştiri sitesi Rotten Tomatoes, Ruhların Kaçışı animesine yüz üzerinden 97 puan veriyor. Ruhların Kaçışı ayrıca 2003 yılı Akademi Ödülleri'nde 'en iyi animasyon film ödülü'nün sahibi olmuştu.

Yürüyen Şato 2006'da ve Rüzgar Yükseliyor ise 2014'te aday gösterildi.

11. Anime hastalık nöbetlerine sebep olmaz

11. Anime hastalık nöbetlerine sebep olmaz

1997 yılında ABD'de ve Japonya'da Pokemon izleyen çocukların hastalık nöbetleri geçirdiği gibi ilginç bir söylenti vardı. Söylentiye göre, Pokemon'daki parlayan ışıklar Japonya'da 12 bin çocuğun nöbet geçirmesine ve hastalanmasına yol açmıştı. Bahsi geçen söylenti, animasyon televizyon dizisi Simpsonlar'da da işlenmişti. Dizinin o bölümünde Simpsonlar Japonya'ya gidiyor ve çizgi yapımlar sebebiyle hastalık nöbetlerinin kurbanı oluyordu.

Hastalık nöbeti söylentisi ABD genelinde yaygın olsa da gerçeği yansıtmıyor. Söylentilere konu olan olay aslında kitle histerisi. Baş dönmesi, baş ağrısı, kusma, salya artışı, dil ısırması ve inatçılık gibi hastalık nöbeti belirtisi olan hiçbir şey görülmüyor. Gerçekte olan şey, Pokemon izleyen çocukların Pokemonlar'a benzemek için rol yapmasıydı. Bir günde 10 bin kadar vaka tespit edilince işler iyice karıştı ve medya, vakaların hastalık nöbeti olduğu algısını yarattı.

Instagram.com/mehmetcankmrc
twitter.com/mehmetcankmrc
YouTube.com/mehmetcankomurcu 

Bu makaleye ifade bırak