Kıbrıs
27.06.2017 - 14:25 | Son Güncelleme: 27.06.2017-14:36

Ankara rahatsız

Sitene Ekle

SEFA KARAHASAN-sefakarahasan@gmail.com

Yazının başlığı çok çarpıcı gelebilir. Ki seçerek atılmış bir başlık değil. Tek başlık vardı, onu da yazının başlığı yaptım. Kuzey Kıbrıs iç siyasetinde son dönemde bir anlamda kargaşa hakim. Hem ekonomik reformların yapılmaması, hem de hükümet icraatlarına yönelik halk ve siyasi partilerden yükselen sesler dikkatle takip ediliyor. Türkiye'deki siyasi atmosfer, uluslararası sorunlar nedeniyle, son dönemde Kuzey Kıbrıs'ta olup bitenlerin gözden kaçtığı yanılgısı var. Ankara'nın Kuzey Kıbrıs'ta yaşananları bire bir takip ettiğini düşünmeyenlerin attığı adımlar ciddi anlamda rahatsızlık yaratıyor. İşte böyle bir dönemde Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in KKTC'ye yaptığı ziyaret gözden kaçırılmamalı.

Yolsuzluk iddiaları

Siyasi partilerle yapılan toplantılarda ele alınan görüşler, Kuzey Kıbrıs'ın geleceğine yönelik de sinyalleri veriyor. Bir iki telefon konuşması ile Sayın Bakan ile görüşen siyasilerin düşüncesini almak kolay oldu. Mesela TKP Lideri Mehmet Çakıcı'yı aradığımda, "rahatsızlıklar konuşuldu" demesi not edilmeli. Edindiğim genel izlenim, Ankara, Ulusal Birlik Partisi-Demokrat Parti koalisyon hükümetinin attığı adımlardan rahatsızlık duyuyor. Hem uygulanmayan reformlar hem de bürokraside ortaya saçılan yolsuzluk iddiaları Ankara'nın da takibinde. 

Duvara toslarsınız

Açıkça yazmak gerekirse, Ankara'nın 'bizimle çalışır, biz en iyi müttefikiz' düşüncesi duvara toslamaya neden olabilir. Türkiye, büyük bir devlettir. Büyük bir devlet olduğu için Kıbrıslı Türklerin çıkar ve menfaatlerine bakar. Net olarak yazalım ve noktalayalım; "Türkiye, Kıbrıs'ta halkın refahı için herkesle çalışır. Parti ismine bakmaz. Kişilere takılmaz. Önemli olan kriter; halka hizmet eden, siyasi yandaşlara peşkeşler çekmeyen, imzasının arkasında duran, sözlerini yerine getiren yapıların oluşmasını sağlamaktır." Kimse bu düşüncenin dışında bir hayale kapılmamalı. 


GİRNE'DE KATLİAM

Kıbrıs'ın turizm şehri Girne bitirilmiş. Girne diye bir şey kalmamış durumda. Yollar çukur, etraf beton yığını. Girne'ye heyecanla gidildiği bir dönemden, karşımıza ne çıkacak sorusunu sorar nokta gelindi. Yollarda çalışmalar var, bir uyarı yok. Altını çizerek yazıyorum bir uyarı yok. Yollar zifiri karanlık. Neresi burası? Bu kadar mi turizme insanlığa düşmanlık yapılır? Peki yapılacak bir kaza sonrası mala değil de cana neden olunursa, hesabını kim verecek? 

Görevinizi yapın

Girne Belediyesi'nde görev yapan 'bazı' idareci veya üyelerin, keyiflerine ise diyecek yok. Beş yıldızlı otellerde pozlar veriliyor. Sosyal medyayı süslüyor. Şu yemek bu yemek bu eğlence bu konser... Artık ya görevlerini yapsınlar ya da çekip gitsinler. Girne'yi yaşanmayacak şekle getirmeye hakları yok. Soru şu; yoksa Girne'de otellerin şatafatlı yemeklerinde poz vererek idareci mi olunuyor? 


ÇÖZÜM OLUYOR!

Kıbrıs konferansı başlıyor. Eğer Harita, Toprak başlıklarında verilen tavizler gibi adımlar atılırsa, 'çözüm oluyor' sanırız. Sonra yeni bir konferans için BM'ye bakarız. O nedenle, çözüm olacaksa sadece Kıbrıs Türk tarafının tavizleriyle olmayacak. Bunu hala anlamamak, şaşırtıcı.  


Etiketler: Kıbrıs, KKTC,
Zeki Müren müzik dünyasında hangi lakapla anılırdı?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX