Romantikliği sevmem. Yani bu her insan için bir tercih sonuçta ama öyle çok aşk böceği bir yapım hiç olmadı. Aksine vıcık vıcık çiftlerden pek haz etmiyorum. Tabi güzel sözler duymak her kadının hoşlanacağı bir şey ama benim o anlayışımda biraz farklı. Yani eş kişisi 'Ellerine sağlık yemek harbi güzel olmuş!' dese mutlu olurum. Neden? Çünkü çok kötü yemek yapıyorum ama konumuz bu değil..

Ali Mirza ile yatakta oyun oynuyoruz. Bir takım gülmeler, eğlenmeler, şakalar falan... Pat diye bir anda 'Anne sen queen misin?' dedi.. Bakın ben hayatımda hiç bir zaman böyle bir şey hissetmedim. Çocuğa bir saldırışım var. Ayı yavrusunu severken öldürür misali param parça edesim geldi. Ali Mirza bir daha sordu. 'Anne sen queen misin?'... Ya şimdi 'Evet' desem olmaz 'Hayır' desem yine olmaz. Sürem zaten kısıtlı çocuk cevap bekliyor. O anda saniyeler içinde aklımdan sosyal medya hesaplarımda 'Oğluşunun Queen'i' falan yazdığım geçti. Düşünsenize çılgınlık. 

Hani 'Kocasının pıtırı' olup sosyal medyada dolu dizgin aşk yaşarken aslında evde birbirine uçan tekme atan tipler var. Biliyorsunuz biliyorum. Hatta yakınlarınızda bile var eminim. Tam olarak öyle bir profil canlandı gözümde. Sanki her şey sosyal medyadan ibaretmiş gibi. Sanki kayınvalidesi ile hiç sorun yaşamamış gibi. Sanki hiç sunumsuz yakalanmamış gibi. Sanki tek bir akşam bile 'Bu akşam kahvaltı yapalım ya yemekle uğraşamam!' dememiş gibi. Sanki adam evden çıkarken her gün milyarlar bırakıyormuş gibi. Hiç hayat telaşı yok, çocukları hiç ağlamıyor, tek derdi evden kaçan 40. bakıcısıymış gibi... Hepimiz takip ettik, ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Ama herkesin ortak derdi bir süre sonra bu insanların aslında gösterdikleri hayatı yaşamıyor oluşları oldu. Bu sefer eski camlar bardak oldu ve doğallığı özler olduk. Minibüsten story atan, pazara giden, pijama ile selfie çeken kitle bir anda kıymetli oldu... Aslında kim gerçekten ne ise onu yansıtsa çok mu zordu? Herkes başkası olmaya çalışmadan kendi gibi olsa sosyal medya geri püskürtür diye mi korktu? Bu hastalık herkesin dört bir yanını sarmışken düşündüklerimden uzaklaşıp 'Soruya soru ile karşılık vermek her zaman en kolay kaçıştır.' dedim ve cevabımı verdim...

'Ben sana soracağım. Ali Mirza sen king'misin?'.. Gayet kendinden emin bir şekilde ve hiç teklemeden 'Hayır ben Ali Mirza'yım'! cevabını verdi. 2 ay sonra 3 yaşında olacak çocuk kendi olmayı başarıp, kendi gibi cevap verdi. Ve yine kazanan çocuk dürüstlüğü oldu. 

Herkese bir nebze bile olsa nasip olması dileği ile...