Pazar

13.05.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 13.05.2018-1:30

“Annelerin başaramayacağı hiçbir şey yok”

“Bu işe başlarken hedefim istiridye mantarı yetiştirerek çocuklarıma ev alabilmekti” diyen Feride Akdeniz Bakırkolu, şirketini kurdu. Sırada yurtdışına ithalat hayallerini gerçekleştirmek var. Başarısını evlatlarına borçlu olduğunu söyleyen Bakırkolu “Annenin başaramayacağı hiçbir şey yoktur. En büyük hazinesi de evlatlarıdır” diyor.

Sitene Ekle

Özge Tabak

Antalya’da Kadın İş Gücü Geliştirme Merkezi’nde eğitim alan, istiridye mantarı yetiştirmeyi öğrenen, şirket kurmayı başarmış bir anne Feride Akdeniz Bakırkolu. Her zaman kendisine destek olduğunu söylediği şu anki eşi Metin Bey ve iki çocuğuyla Antalya’da yaşayan Bakırkolu’na misafir olduk, mantarlarını yetiştirdiği Aksu ilçesindeki seralarının yolunu tuttuk birlikte. Beş aydır satışları ve üretimi durdurduğunu, Ramazan sonrası tekrar başlayacaklarını anlatan Bakırkolu’nun başarı hikayesi tüm kadınlara feyz olacak, umut verecek cinsten... 

- Mantarcılıktan önce neler yapıyordunuz, nasıldı hayatınız?

44 yaşındayım. Korkuteli’nin kasabasında doğdum, beşe kadar okudum. 22 yıl köyde kaldım, evlenip Antalya’ya geldim. İki çocuğuyla ilgilenen bir ev hanımıydım. Çocuklarımın ikisi de özel çocuk, doğuştan yüzde 50 zihinsel engelli. Kızım Emine 18, oğlum Ahmet 14 yaşında. İlk eşimden ayrılalı on yıl oldu. Günlük ev temizliğine, salatalık toplamaya giderek çocuklarımı yetiştirmek için yaşayan bir anneydim. Tabii ki zor ama o evlatlar benimse, hayatla mücadele etmek zorundayım. 

- İstiridye mantarı nasıl girdi hayatınıza? 

Ailem kültür mantarı yetiştiriyordu ama kimyasal kullanıldığı için onu tercih etmedim. İnternette istiridye mantarını gördüm. Sadece ışıkla, suyla meydana geliyor, çok yararlı. Şehir şehir gezdim öğrenmek için. Bir şirket buldum Bursa’da, “Ben nasıl yapabilirim?” diyerek Tarık Yılmazdere Bey’e gittim. Maddi-manevi destek oldular. Cebimde 5 lira varken depo kiraladım, mantarları koydum. Tuğla, üstü sac, aralarında delikler... Orada yetiştirdim. Bir hafta o depoda yattım, soba yakıp... 100 metreden üç ayda 3 ton ürün aldım ilk sezon. 

- Çocuklarınız neler yapıyor?

Kızım bu yıl özel eğitim veren liseden mezun oluyor. Oğlum hem normal okula gidiyor hem de özel eğitimini alıyor. Hayat amacım hep çocuklarım. Bana bir şey olduğunda onlara bir şey bırakamazsam, annelik görevimi tam yapmış olmam. Başlarını sokacak evleri olsa benden sonra da başarabilirler. Onlara bir gelecek yaratmak istiyorum.

- Kadın İş Gücü Geliştirme Merkezi’nden bir eğitim almışsınız.

KİGGEM’de girişimci bayan kursu verildiğini duydum. Mantar yetiştirmeye devam ederken kursu gördüm ve birinci olarak bitirdim. Sonra da şirketim Akdeniz Mantarcılık’ı kurdum. Kendini savunamayan, iki kelimeyi bir araya getirip konuşamayan bir insandım. Kursta kendimi geliştirdim. Şu an her yerde hakkımı savunuyor, işimin peşinde koşuyorum. Hem evimin kadını hem çocuklarımın annesi olarak her şeyle mücadele etmeyi öğrenmiş oldum.

- Yapamazsam demediniz mi?

Yapabileceğime inanmayan çok insan vardı. “Erkekler yapıyor bunu, sen nasıl başaracaksın?” diyorlardı. “Erkeğin başardığını ben de başarırım, yeter ki inanayım” dedim. 28 gün sonra mantar çıktığında ortağım bile inanamadı. Köyde herkes şok geçirmiş “Osman’ın kızı mantar üretiyormuş, gazeteye çıkmış” diye. Annem “Nasıl olur?” demiş. Erkek kardeşim demiş: “Ablam iki çocuğuyla bu zamana kadar ayaklarının üzerinde durduysa her şeyi başarır.” 

“Başarımı evlatlarıma borçluyum”

- İlk ürünü alınca neler hissettiniz?

Öyle bir gurur ki o… Kursta başta çevrendekilere bakıyorsun, emekli doktor, avukat, öğretmen… Onların yanında ben kendimi çok küçük gördüm. İlk gün ezik hissettim. “Onlar okumuş olabilir ama sen de kendini geliştirebilirsin” Kendime sürekli bunu söyledim. Hayattaki tek keşkem okumamış olmak. Onun için çocuklarımın okuması için elimden geleni yaparım. 

- Annelik etkili oldu yani başarınızda... 

Bir annenin başaramayacağı hiçbir şey yoktur, her şeyin üstesinden gelir. Eski eşimden ayrılırken “Çocukları çocuk esirgeme kurumuna verin” demişti. “Tuvalet temizler bakarım, yuvaya vermem” dedim. Annelik öyle gurur verici ki… Her mesleği yapabilirsin ama herkes annelik yapamaz. Anneler, evlatlarınıza sahip çıkın. Onlardan büyük bir hazine yok, olamaz. Bir annenin en büyük hazinesi evlatlarıdır. Başarımı evlatlarıma borçluyum. Ev sahiplerine de beni çıkardılar diye kızmakla hatalıyım. Başarıya sürüklediler beni, böyle yapmasalardı günlük yevmiyeye bir işe gidip oturacaktım. Çok şeyler atlattım ama her düşüp kalktığımda daha güçlü hissettim kendimi. 

- Size ulaşanlar oluyor mu?

Hiç bilmediğim kişiler arıyor “Gazetede gördük, tebrik etmek istedik” diye. Sadece kadınlar değil erkekler de tebrik etti cesaretimi. Kıvanç duyuyorum hem de daha çok hırs yapıyorum sonrası için. Yurtdışı hedefim de var, teklifler de vardı zaten.

“Hedefim çocuklarıma ev almak”

- Bu işe başlarken hedefiniz çocuklarınızı okutmak mıydı?

Ben kiracıyım. Bir yılda 6 sefer ev değiştirmek ne demek, onu ben bilirim. Çocuklarımın özel çocuk olduğunu öğrendiğinde ev sahipleri, 2-3 ayda bir ev değiştirdim ben, çıkarıldım. Bu bir anne için çok yıkıcı bir duygu. Evlatların rencide ediliyor, nasıl dayanırsın… Ben dayandım. “Bu böyle olmayacak, sen bir hedef çiz kendine” dedim. Hedefim şuydu bu işe başlarken: İstiridye mantarı yetiştireceğim ve çocuklarıma ev alacağım. Ev alamadım daha ama başaracağıma inanıyorum. Kaymakamımız, tarım ilçe müdürümüz, belediyemiz o kadar destekliyor ki şu an beni. Antalya’da ilk istiridye mantarını üreten ve girişimci belgesini alan bayan benim. Dün buradaki kurslarda ders verir misiniz diye aradılar. Ayaklarım yerden kesildi.


Etiketler:
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.