Geçtiğimiz hafta annem ameliyat oldu. Ameliyat kararının alınması bile bir “olay” gerçekten. “Ameliyat olmalısın” diyen doktorlarla “Gerek yok”, “Biraz daha bekleyin” diyen doktorlar arasında bir seçim yapmakla işe başlıyorsunuz. Neyse ki anneme doktorların çoğu “Ameliyat olmalısın” dedi de o aşamayı rahat geçirdik.

“Oh be iyileşeceğim” yerine “Ne olacak benim halim”

Annem ameliyat olmaya karar verdi.  Bu sefer de “Bu ameliyatı en iyi kim yapar?” sorusu ortaya çıktı. “Bu alanın en iyilerinden” diye bahsedilen bir doktora gittik. Kendisi bize dakikalar içinde o kadar çok seçenek sundu ki aklımız iyice karıştı. Annem doktordan “Oh be iyileşeceğim” diye çıkmak yerine “Ne olacak benim halim?” kaygısıyla çıktı.

“Anlattım ya hanım efendi bir daha gelmeyin!”

Yurtdışı seyahatleri başlayacak olan (Kongreler vs sebebiyle) bu ilk doktor ameliyat kararını da acilen vermemiz gerektiğini, kendisinin belirli bir süre sonra bunu ayarlamayacağını belirtti. Ancak biz hangi yöntemi seçelim, ne yapalım bilmiyoruz. Annem kararını vermeden önce doktora bir kez daha gelmek istediğini, aklına takılan bir takım sorular olduğunu söyledi. Bir muayene ücreti olarak ciddi miktarda para alan o doktor, hastasının kontrol randevusu hakkını hiçe sayarak: “Anlattım ya hanım efendi size her şeyi, bir daha gelmenize gerek yok, vakit kaybediyoruz, kararınızı verin beni arayın” dedi.

Annem o an ameliyat olmaktan vazgeçti

İşte o an annem o doktora ameliyat olmaktan tamamen vazgeçti. Ben de o an hasta psikolojisine dair dört temel çıkarımda bulundum.

1. Hastaya hele de ameliyat olacaksa tüm seçeneklerin faydalarını ve olası risklerini en sade şekilde anlatmak gerekiyor.

2. Hastanın kaygılarını azaltmanın en önemli yolu doktorun hastasını doğru bir şekilde bilgilendirmesinden geçiyor.

3. Doktorun senelerini vererek öğrendiği tüm bilgileri hastasının dakikalar içinde anlaması tabii ki mümkün değil.

4. Bu nedenle karar sürecinde de doktorun hastasını yalnız bırakmaması ve hasta için “En iyi” olacak seçeneğe birlikte karar vermeleri gerekiyor.

Kimse soru soramadığı bir doktora ameliyat olmaz

Yukarıdaki maddeler çoğaltılabilir. Eminim bu ve benzeri durumlarla birçok kişi yüzleşiyor. Bu nedenle doktor adı da yazmadım. Bu genel bir sorun. Doktorların ameliyatlarında çok başarılı olmaları, bilgi birikimlerinin çok yüksek olması harika ancak bu özellikler “Hastayla doğru iletişim” ile birleşmeyince pek de bir işe yaramıyor. Sonuçta ne mi oldu? “Bu alanın en iyisi” denilen başka bir doktor bulduk. Tüm bilgilerini hastasının anlayacağı bir şekilde anlattı. Annem ikna oldu. Kafasında soru işareti kalmadı. Daha iyi olacağına inanarak ameliyat olmaya karar verdi. Ameliyatı da başarılı geçti. Şimdi iyileşmesini bekliyoruz. İşin özünde şunu unutmayalım yeter: Kimse soru soramadığı ve soramayacağı bir doktora ameliyat olmak istemez.