Antarktika hakkında 10 garip gerçek

Dünyanın bir ucundaki donmuş kıta olan Antarktika hem gizemli hem de yaşamın olmadığı bir bölge. Keşfedilmeye hala açık. Hakkında bilgi edindikçe tuhaf gerçekleri de öğreniyoruz.

Antarktika hakkında 10 garip gerçek

10- Ölümcül foklar: Pars foku

10- Ölümcül foklar: Pars foku

Antarktika dondurucu bir soğuğa sahip. Bu nedenle asıl korkmanız gereken köpekbalıkları değil, parf foku denen fok türleri. Pars fokları et yiyen dev dişlere sahip. Boyları 4 metre, ağırlıklarıysa 500 kiloya ulaşıyor ve genellikle penguen avlıyorlar.

2003 yılında İngiliz deniz biyologu Kirsty Brown bir fok saldırısında hayatını kaybetti.

9- Deniz altı volkanları

9- Deniz altı volkanları

Edinburgh Üniversitesi'nden araştırmacılar, Antarktika'nın dünyadaki en büyük aktif volkan konsantrasyonuna sahip olduğunu gösteren çalışmalara öncülük ettiler.

Haritalarda Antarktika'da sadece iki aktif volkan olduğu görülüyor ancak araştırmacılar buz tabakalarının incelmesi durumunda basıncın düşeceğini ve düşen basıncın uyuyan volkanları harekete geçireceğini öngörüyor.

Eğer bölgedeki deniz altı ya da buz altı volkanları harekete geçerse Antarktika şimdikinden daha büyük bir hızla eriyebilir ve bu kıtayı tekrar dondurmak mümkün olmaz.

8- Ürkütücü çatlaklar

8- Ürkütücü çatlaklar

Antarktika'nın yüzeyinin dümdüz, salt buzdan oluştuğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Zeminde göz kamaşması ve uçsuz bucaksız buzdan ötürü pek de belirgin olmayan çok büyük yarıklar var. Ayağınızı zemine attığınızı sanarken hiç farkında olmadan yüzlerce metre derinlikteki yarıklara düşebilirsiniz.

Bu devasa yarıklar kıtayı yarıyor. Ayrıca gözle görülemiyorlar.

7- Antarktika'nın insanla tanışması

7- Antarktika'nın insanla tanışması

Antarktika çok eskilerde sadece bir hayaldi. Teknolojinin henüz oraya yolculuk yapacak ya da incelemeyecek kadar gelişmediği çağlarda "Terra Australis (Güney Ülkesi)" olarak adlandırılan varsayımlara dayalı bir yerdi.

1820 yılında bir Rus seferi sırasında Antarktika ilk kez insanlık tarafından keşfedildi.
 

Aşamalı olarak keşfedilen ve hala keşfedilmeyi bekleyen Antarktika'da kaydedilen ilk insan adımı ise 1821 yılında New Haven, Connecticut'taki evinden Antarktika'nın kıyılarına ulaşan balıkçı John Davis'e ait.

6- Dünyanın en kuru çölü

6- Dünyanın en kuru çölü

Antarktika iklim yönünden adeta mutsuzluğun tanımı gibi. Çok miktarda su içermesine rağmen  iklimin dağılımında adeta hidrojeolojik bir tasarruf yapılmış gibi tamamen dondurulmuş birçok devasa bölge var. Bu nedenle Antarktika bir 'çöl' olarak sınıflandırılır. Hem de dünyanın en büyük ve en kuru çölü...

Örneğin Sahra Çölü bile son birkaç milyon yıldır hiç yağmur görmemiş Antarktika vadilerinden daha ıslak.

5- Rüzgarlar

5- Rüzgarlar

Antarktika'da dışarı çıkarken doğru bir korunma yöntemi izlemezseniz hava ölümcül oluyor. Antarktika'daki yüksek yoğunluğa sahip soğuk hava, kıtanın donmuş iç kısmından başlar ve kıyıdaki yamaçlardan büyük bir hızla eser. Bu da saatte 320 kilometre hıza varan rüzgarlar oluşturur. Bu rüzgar çeşidine 'katabatik rüzgar' denir. Atmosferdeki soğuk havanın 10 bin metrelik dikey alçalmasıyla katabatik rüzgarı ortaya çıkar.

4- Keşfedilen meteroitler

4- Keşfedilen meteroitler

Antarktika donmuş bir yer olduğu için dünya dışından gelen 'eserler' için en iyi muhafaza alanıdır. Oraya düşen meteorlar ve meteroitler dünyanın diğer bölgelerindekilere hiç benzemezler.

Antarktika'daki kondritik meteorlardaki sulu mineral kristallerinin içindeki yeryüzü öncesi suları sayesinde antik güneş sisteminin doğasının keşfedilmesinin anahtarıdır. Antarktika'nın muhafazaya uygun soğuk havası, bitki örtüsü ve bölgede hiç aşındırıcı kumların bulunmaması, bulunan meteorların üzerinde çalışmak için çok iyi durumda olmasını sağlıyor.

3- Buz altı gölleri

3- Buz altı gölleri

Antarktika gibi büyük bir kıtayı kaplayan şey sadece buz değil, bu çok basit olurdu. Kıta bundan çok daha fazlasına sahip ve karmaşık. Antarktika'yı saran ortalama 2 bin metre kalınlığındaki buz tabakasının altında 400'den fazla buz altı gölü keşfedildi.Vostok araştırma istasyonunun hemen altında bulunan ve Vostok Gölü ismi verilen göl, dünyanın bilinen en büyük buz altı gölüdür.

Diğer bir göl olan Mercer Gölü'nde ise örnekler bakteri formunda yüksek konsantrasyonlarda yaşam belirtisi göstermiş, mililitre su başına 10 bin bakteri yoğunluğuna ulaşmıştır. Güney Kutbu'ndan birkaç yüz mil uzaklıkta bulunan bu gölün küresel standartlara göre yüksek olmayan ancak bir buzul altı gölü için olağanüstü yüksek olan antik karbon birikintileri ile beslendiği düşünülmektedir. Bu birikinler ise yaşam yoğunluğunu destekler.

2- Antarktika'daki medeniyet ve burada doğan doğan kişi

2- Antarktika'daki medeniyet ve burada doğan doğan kişi

Modern insanlar Antarktika'da sanılandan çok daha önemli adımlar attılar. Arjantin, Antarktika Yarımadası'nda Esperanza Üssü (Umut Üssü) olarak bilinen donmuş kıtada çok çeşitli araştırma faaliyetlerinin yürütülebileceği tam teşekküllü bir kasaba kurdu.

 Şili tarafından kurulan ve Kral George Adası'ndaki Villa Las Estrellas olarak bilinen başka bir kasaba ise Antarktika Yarımadası'nın hemen dışında.  Bunlar Antarktika'nın sadece iki sivil şehri. Sakinlerin çoğu üç ila altı ay sadece yaz sezonu için kalırlar. Zaten kış geldiğinde buradan ayrılmak veya buraya gelmek imkansızdır.

Antarktika'da doğan ilk kişi , 7 Ocak 1978'de Arjantin Esperanza Üssü'nde kıtada doğan ilk birey olma özelliğini taşıyan Emilio Marcos Palma idi.

1- Tuhaf omurgasızlar

1- Tuhaf omurgasızlar

Antarktika'da yaşam çok zor. Kıtayı ele geçiren ve oraya uyum sağlayan omurgasız canlı türleri ise hem tuhaf hem korkunç. Kıtada sadece 'Belgica Antarktika' ismindeki bir böcek türü soğuklara meydan okuyabiliyor. Bu küçük, parlak ve siyah omurgasız canlı, bilinen en küçük böcek genomuna sahip.

Suda ise meraklı omurgasızları ciddi bir tehlike bekliyor.

Antarktika ölçeği solucanı ya da bilimsel ismiyle 'eulagisca gigantea' bir deniz polikola kurdu türü. Güney Okyanusu'nda deniz tabanında yaşıyor. Boyu 20 santime kadar ulaşabiliyor. Esnek bir baş kısmına ve boyuna göre oldukça iri dişlere sahip.

Bu makaleye ifade bırak