Aralık enflasyonu açıklandı

TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına göre, devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri, 2010 yılının Temmuz-Aralık dönemi için yüzde 0,21 oranında enflasyon farkı alacak.

10:04 | 03 Ocak 2011

Aralık enflasyonu açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2010 yılında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 6,40, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) ise yüzde 8,87 arttığını açıkladı.

TÜİK’in 2003 baz yıllı verilerine göre, geçen yılın Aralık ayında tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) yüzde 0,30 gerilerken, üretici fiyatları endeksi (ÜFE) ise yüzde 1,31 artış gösterdi. Aralık ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 8,57, üretici fiyatlarında ise yüzde 8,52 düzeyinde gerçekleşti.

MEMUR HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADI

Devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri, 2010 yılının Temmuz-Aralık dönemi için yalnızca yüzde 0,21 oranında enflasyon farkı alacak.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Aralık ayı tüketici fiyat artışı sonrasında Temmuz-Aralık dönemi enflasyonu da yüzde 2,72 olarak gerçekleşti.

Bu şekilde geçen yılın ikinci yarısında Bütçe Kanunu kapsamında yüzde 2,5 oranında zam alan devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri, yüzde 0,21 oranında ek zamma hak kazandı.

-6 AYLIK ZAM ORANI YÜZDE 4,22’YE ÇIKACAK-

Bu arada devlet memuru, sözleşmeli ve memur emeklileri, bu yılın Ocak-Haziran dönemi için de yüzde 4 oranında zam alacak. Yüzde 0,21’lik enflasyon farkı da, yüzde 4’lük bütçe zammına ilave edilecek. Böylece Ocak-Haziran döneminin zam oranı yüzde 4,22’ye yükselecek.

Öte yandan memurlar ve sözleşmeliler, 796,5 liraya yükseltilen yeni asgari ücrete bağlı olarak 5,06 ile 8,6 lira arasında vergi indiriminden kaynaklanan ücret artışı da alacaklar.

Bakanlar Kurulu da, enflasyon farkı nedeniyle 2011 Merkezi Yönetim Bütçesinde yer alan maaş, taban aylığı ve yan ödeme katsayılarını yeni orana göre belirleyecek. Aynı şekilde sözleşmelilerin tavan ücretleri de yeniden düzenlenecek.

Devlet memurları ve sözleşmeliler, 15 Ocak’ta yüzde 4’lük ilk yarı ve yüzde 0,21 enflasyon farkına göre zamlı maaş alacak. Maaş zammı 1 Ocak 2011’den itibaren geçerli olacağı için memur ve sözleşmelilere 14 günlük de zam farkı verilecek.

Memur emeklilerinin zamdan doğan maaş farkları ise Sosyal Güvenlik Kurumunca daha sonra ilan edilecek tarihte hesaplara yatacak.

Devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri, 2010 yılının ilk 6 aylık döneminde de yüzde 1,06 oranında enflasyon farkı almıştı. Ocak-Haziran döneminde yüzde 2,5 oranındaki maaş zammına karşılık, söz konusu dönemde tüketici fiyat artışı yüzde 3,59 olarak gerçekleşmişti. Bu çerçevede, 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere yeniden belirlenen memur maaşlarında, Bütçedeki yüzde 2,5’luk Temmuz-Aralık zammının yanı sıra, yüzde 1,06’lık enflasyon farkı da yer almıştı. Böylece 6 aylık zam oranı yüzde 3,59’a ulaşmıştı.

MEMUR SENDİKALARI 0,21'LİK ORANI YORUMLADI

Devlet memurlarının, sözleşmeli personelin ve memur emeklilerinin, 2010 yılının Temmuz-Aralık dönemi için yüzde 0.21 oranında enflasyon farkı alacak olması ve bu oranın bu yıl memura yapılacak yüzde 4’lük zam oranının üzerine ilave edilmesini, konfederasyon başkanları komik bulurken, "Bu zam oranını verseler ne olur, vermeseler ne olur" dedi.

Konuyu ANKA’ya değerlendiren Memur Konfederasyonları’nın başkanları, "Devletin enflasyonuyla bizim enflasyonumuz birbirini tutmuyor. Bizim enflasyonumuz el yakıyor. O nedenle bu rakamı ciddi bulmuyorum" dedi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, kendisine zam oranını nasıl değerlendirdiği sorulduğunda ciddi bir kahkaha atarak, "0.21’in kime ne faydası var. Verseniz ne olur vermeseniz ne olur. Ben artık Türkiye İstatistik Kurumu’nun, Maliye Bakanlığı’nın, Merkez Bankası’nın, Hazine’nin rakamlarına inanmıyorum. Onlar bir gecede kişi başına düşen milli geliri 10 bin dolardan 15 bin dolara çıkarmış kurumlardır. O nedenle onların hesapladığı enflasyon oranıyla sokaktaki insanın enflasyon oranının birbirini tutması düşünülemez. Bizim enflasyonumuz el yakıyor. Mutfak yakıyor. Bu nedenle bu rakamları ciddi bulmuyorum. Verilen enflasyon farkını da son derece komik buluyorum" dedi.

-"ENFLASYON ORANININ BELİRLENMESİNDE BELİRLİ KALEMLER DİKKATE ALINMALI"-

Türk Emekli-Sen Genel Başkanı Osman Özdemir enflasyon farkına göre yapılacak olan ek zam oranının hiç bir yaraya merhem olmayacağını savunarak, "Hükümet, 1 tam ya da 2 tam zam oranı verse dahi yine bu oranlar yaramıza merhem olmaz. Yapılan enflasyon hesapları 800 küsür kalem üzerinden yapılıyor. Bunları herkes kullanmıyor. Yok bilgisayar çipi, çalı süpürgesi bunlar enflasyon belirlemesine dahil ediliyor. 80 kalem var insanların çok kullandığı et, süt, ekmek. Bizim hükümetten yüzde 32’lik bir zam artışı alacağımız var. Verdikleri yüzde 4’de komik bir rakam. Enflasyon oranları çok kullanılan ürünler üzerinden yapılmıyor. Biz bu zamları hak etmedik" diye konuştu.

-"TÜİK’İN ENFLASYON BELİRLEMESİ ŞEKLİ ÜZERİNDE KUŞKULARIMIZ VAR"-

Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkanı Resul Akay, hükümetin bu enflasyon farkı ‘aldatmacası’ ile kamuoyunu kandırdığını savunarak, "Bizim de bu yüzde 0.21’lik zam artışı için çene yormamız tuhaf. Oyun oynar gibi dalga geçer gibi bir zam veriliyor. Çalışanların bir enflasyon sepeti var bir de genel bir enflasyon hedefi var. Burada hükümetin kontrolündeki bir kuruluşun enflasyon farkını belirlemesi sakınca doğurabilir. Kurum kendince bir ‘vatan severlik’ yapabilir. TÜİK’in enflasyon rakamları üzerinde bazı oynamalar yapabileceğine yönelik kuşkularımız var. Bu enflasyon farkını değerlendirirken bile sinirlerim bozuluyor. Çalışan memur arkadaşlarımın sinirlerini tahmin etmek dahi istemiyorum" dedi.

 

BAŞBAKAN YARDIMCISI BABACAN’IN ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ:

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Enflasyon rakamı ülkemiz için hayırlı olsun, hedefin altında gerçekleşti" dedi.

Memur maaşlarına enflasyon farkı uygulaması ile ilgili soru üzerine Bakan Babacan, "Memur maaşlarının enflasyonun altında kalmaması prensibimiz var. Bu bir yasa değil. Sözümüz neyse o. Hesabını yaparız, kuruşuna kadar yansıtırız. (Enflasyon az arttı, maaşlara düşük artış yapılacak) diye üzülmemek lazım. Demek ki fiyatlar o kadar artmış. Memurun satın alma gücü değişmeyecek" dedi.

Başbakan Yardımcısı Babacan, HT Bloomberg televizyonununda katıldığı programda soruları yanıtlarken, enflasyon rakamlarını kamuoyu ile aynı zamanda öğrendiklerine işaret etti.

Babacan, "2010, büyümede hedefin üzerine çıkılan, enflasyonda hedefin altında kalınan bir yıl oldu. İkisini bir arada elde etmek dünya ekonomi literatürüne geçen bir vaka olacaktır" dedi. Özellikle işlenmemiş gıda fiyatlarındaki değişikliğin, enflasyon rakamlarındaki oynaklığı artırdığını vurgulayan Babacan, sebze fiyatlarında arz kaynaklı fiyat oynaklıkları yaşandığını söyledi. Babacan, Avrupa İstatistik Kurumu’nun, kısa süreli fiyat oynaklıklarının enflasyona etkisini en aza indirmek için daha uzun vadeli hareketlere baktığını belirterek, TÜİK’in bunu yapmadığını anlattı. Özellikle et ve sebze fiyatlarındaki artışın enflasyonu olumsuz etkilediğini kaydeden Babacan, "Enflasyon yüzde 9 çıktığında, bunun 3 puanı et ve sebzeden geliyordu. Bunlarda fiyat artışı olmasa enflasyon yüzde 6 olacaktı" diye örnek verdi.

"Merkez Bankası’nın faiz indirimi konusunda erken davrandığı" yönünde bazı eleştiriler olduğunu, ancak Merkez Bankasının "çekirdek enflasyona ve bunun Orta Vadeli Plan (OVP) ile uyumuna baktığını" hatırlatan Bakan Babacan, son gerçekleşmelerin Merkez Bankasının haklılığını ortaya koyduğunu belirtirken, halen çekirdek enflasyondaki gerçekleşmelerin gelecek dönem için yüzde 5-5,5 düzeyinde belirlenen OVP ile uyumlu olduğunu vurguladı.

Bu yıl, ÖTV artışından kaynaklanan bir fiyat artışı olmayacağını, bunun Merkez Bankasını para politikalarının uygulanması açısından rahatlatacağını açıklayan Babacan, ancak kurlar ve enerji fiyatlarındaki değişime dikkat etmek gerektiğini kaydetti. Kurlardaki değişimin, ÜFE’ye daha kısa sürede, TÜFE’ye ise daha uzun vadede etki ettiğini hatırlatan Babacan, "Yüksek düzeyli büyüme ile enflasyonun uyumu bizim için çok önemli" dedi.

Babacan, Merkez Bankasının bundan sonra faiz indirimi yapıp yapmayacağına ilişkin soruya, "Bu Merkez Bankasının kendi vereceği karar. Bütün verileri değerlendirir kendi karar verir" diye yanıt verdi. Hazine Müsteşarının Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına girme yetkisinin olduğuna, toplantı öncesi girip bilgi verebileceğine işaret eden Bakan Babacan, "Akla yanlış bir şey gelmesin diye" Hazine Müsteşarının bu toplantılara katılmadığını kaydetti.

Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum: