Kuru temizlemeciden örnek davranış
Kuru temizlemeciden örnek davranışÇorlu’da bir kuru temizlemeci temizlenmesi için bırakılan damatlığın cebinde bulduğu 4 bin 700 TL’yi sahibine teslim etti.Çorlu’da kuru temizlemeci olarak hizmet veren Serkan Biçer temizlenmesi için bırakılan damatlığın cebinde 4 bin 700 TL para buldu.Önceki gün dükkana gelen bir müşterinin temizlenmesi için damatlık, gelinlik ve takım elbise getirdiğini aynı gün temizlenmesini ve gün içerisinde geri almak istediğini söylediğini kaydetti. Damatlığı makineye atmadan önce cebinde bir miktar para bulunduğunu fark ettiğin belirten Serkan Biçer, “Damatlığın cebinden para çıktı. Her müşterimiz de olduğu gibi dükkanımıza ilk kez gelen bu müşterimizin de iletişim bilgilerini almıştık temizleme işlemine geçmeden önce kendisini aradım ve damatlığın cebinden çıkan parayı iade ettim” dedi. Benzer durumlarla daha önce de karşılaştığını kaydeden Biçer, “Bu meslek bizim baba mesleğimiz biz böyle gördük ve böyle öğrendik. Esasında benim yaptığım şey herkesin yapması gereken şey” dedi.Parayı sahibine teslim ettiği anları ölümsüzleştirmeyi de ihmal etmeyen Serkan Biçer bu anlara ilişkin fotoğrafı “Bugün temizlemiş olduğum gelinlik ve takım elbisede unutulmuş 4 bin 700 TL çıktı ve müşterimize teslim ettik. Cenabı hak herkese helal lokma versin. Bu dükkan 1975 yılından beri açık ve hizmetinizdedir. Biz babadan böyle gördük” notuyla sosyal medya hesabından paylaştı.
11.09.2019Yaşam
Yaralı bulduğu güvercinle direksiyon sallıyor
Yaralı bulduğu güvercinle direksiyon sallıyorKahramanmaraş'ta yaralı bulduğu güvencini iyileştiren halk otobüsü şoförü, yolculuğu onunla yapıp hem stres atıyor hem de hayvan sevgisini yolculara da aşılıyor.Kent merkezinde halk otobüsü şoförlüğü yapan Sebahattin Yılmaz, yaklaşık 2 ay önce yolda yaralı bir güvercin bularak otobüse alıp evine götürdü. Evde bir süre yaralı hayvanın bakımını yapan Yılmaz, sağlığına kavuşan ve "Zeytin" adını verdiği güvercinle şimdi direksiyon sallıyor.Oturduğu koltuğun tepesinde duran güvercini de yanına aldığı yemlerle besleyen Yılmaz, yolculuğun stresini bu şekilde atıyor.Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaralı güvercini 2 ay önce yolda bulduğunu şimdi güvercinle yolculuk yaptığını söyledi. Bu yaptığının bir hayvan sevgisi olduğunu ifade eden Yılmaz, "Çok küçükken ben bunu aldım. Bunu büyüttüm. Yoldaşım oldu. Ben yetiştirdim Allah'ım da can veren oldu. Havyan da böyle kendi haline büyüdü. Elimizden geldiği kadar yaşamasına yardımcı olduk. Amacım da yarın bir gün iyice iyileştiği zaman doğasına yeniden salacağız. Daha önce 3-4 tane Güvercine "Zeytin" adını verdiğini dile getiren Yılmaz, yolcuların çocuklarının da genellikle güvercini sevdiğini kaydetti."Zeytin"in kimseye sıkıntı vermediğini ifade eden Yılmaz, "Başımdan ayrılmıyor yolcuların da içine gitmiyor. İstirahate geçtiğimde benimle bir iniyor. Benim stresimi alıyor. Yanıma geliyor sevdiriyor. Bana yoldaş oluyor. Yolculara sıkıntı vermediği için onlarda tepki göstermiyor. Hatta seven de oluyor." diye konuştu.
11.09.2019Yaşam
Köylülerin keşfettiği mağara, buzdolabı olarak kullanılıyor
Köylülerin keşfettiği mağara, buzdolabı olarak kullanılıyorHakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Derecik Beldesi'nde Irak sınırının sıfır noktasında bulunan Gökçetaş Dağı eteklerinde köylüler tarafından içme suyu aranırken keşfedilen mağara, çok serin olması nedeniyle buzdolabı olarak kullanılıyor. Şemdinli ilçesinin Anadağ (Yeşilova) köyüne bağlı Irak sınırına sıfır noktadaki Gökçetaş mezrasında, kaynak su aramak için çalışma yapan köylüler Gökçetaş Dağı eteklerinde bir su kaynağı buldu. Buldukları su kaynağının etrafındaki taşları kepçe yardımıyla açan köylüler, şimdiye kadar 3 kilometre gidebildikleri bir mağara keşfetti. Geçtiğimiz yıl keşfedilen mağaranın çok serin olması dikkat çekerken, hava sıcaklığının 45 dereceyi bulduğu bölgede yaşayan köylüler ise süt ürünlerini çuvallar içinde mağarada muhafaza ediyor. Daha önceleri peynirlerini toprağa gömerek saklayan köylüler, şimdi buzdolabı niyetine kullandıkları mağarada saklıyor. İHA muhabirine konuşan köy sakinlerinden Siyabent Kaya, su ararken mağarayı keşfettiklerini belirtti. Alanda 20 metre kazı yaparak mağaraya denk geldiklerini ifade eden Kaya, “Su aramak için kazmadığımız yer kalmadı. Her yeri denedik, sonunda Allah bizleri buraya yönlendirdi. Burayı yaklaşık 20 metre kazdık ve sonrasında ise bir tünele denk geldik. Tünelin uzunluğunu tam ölçmedik, ama şimdiye kadar sadece 3 kilometre olarak gidebildik. Sadece gidişimiz 3 kilometre oldu. Burası batıda bir yerde olsaydı ve turizme açılsaydı çok güzel olurdu. Ancak köyde olduğu için böyle bir imkan yok” dedi. “Burada su yok” Su aramak için yoğun uğraş sarf ettiklerini dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Köyün suyunu buradan temin ediyoruz. Ancak bu su da birkaç ay içerisinde kurumanın eşiğine geliyor. Bunları niye anlatıyoruz? Yetkililer köylülerin çığlığını duysunlar, çünkü burada su yok. Hayvanlarımızı besleyemiyor, çocuklarımıza ise bakamıyoruz. Birkaç ay sonra köylüler banyo yapmak için bile zor su buluyor.” “Köylüler burayı buzdolabı yerine kullanıyor” İlkbaharda su seviyesi artan, yazın ise su s
11.09.2019Yaşam
Adanadan düğüne gelen adamın otomobili çalındı
Adana'dan düğüne gelen adamın otomobili çalındıAnkara'dan düğün için Adana'ya gelen bir kişi, oğlunun kredi çekerek aldığı ve hala borcunu ödediği otomobili çaldırdı. Adana polisi, çalınan otomobili 24 saat geçmeden buldu. Edinilen bilgiye göre, Ankara'dan akrabalarının düğününe katılmak isteyen Yaşar Kan (55) oğlunun kredi çekip 90 bin liraya aldığı otomobil ile Adana'ya geldi. Kan, Yüreğir ilçesi, Serinevler Mahallesi'nde, kontak anahtarını cebinden düşürdü. Bir süre sonra sokakta yürüyen Derman D. anahtarı bulup otomobili çalıp kaçtı. Aracının yerinde olmadığını fark eden Kan, polisi arayıp ihbarda bulundu. Olay yerine gelen Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Oto Hırsızlığı Büro Amirliği polisleri, aracın plakasını tüm ekiplere bildirdi. Ayrıca polis, Plaka Takip Sistemi (PTS) görüntülerinden otomobilin gittiği güzergahları araştırmaya başladı.Daha sonra şüphelinin görüntüleri, Yüreğir ilçesindeki güvenlik kameralarına yansıdı. Zanlının fotoğrafını alan ekipler, olayın gerçekleştiği mahalleye gidip, hırsızı yakalamak için harekete geçti. Çevredeki vatandaşlara fotoğrafı gösteriler şüphelinin Derman D. olduğu saptandı.Ekipler uyuşturucu bağımlısı olan Derman D,'yi kısa sürede yakaladı. Gözaltına alınan zanlı, otomobil ile gün boyu gezdiğini, araba kullanmayı çok sevdiğini yakıtı bitince de çaldığı yere yakın bir noktaya bıraktığını söyledi. Otomobili bulan ekipler ise araç sahibine haber verdi. Aracınını bu kadar kısa sürede bulunduğuna çok sevindiğini söyleyen Kan, "Bir akrabamızın düğününe geldik. Maalesef aracımız çalındı, düğün bize zehir oldu. Bir atasözü var 'Allah sevdiği kuluna önce eşeğini kaybettirir, sonra da buldururmuş' bu sözü yaşadık. Emeği geçen polislere çok teşekkür ederim. Şimdi çifte düğün yapacağız. Otomobilimde yarım depoda yakıtım vardı. Hırsız hepsini bitirene kadar gezmiş. Adana polisi 24 saat geçmeden otomobili buldu. Otomobil oğluma aitti kredi çekip almıştı. Hala borcunu ödüyordu. Çalındığına çok üzülmüştüm bulunduğuna çok
11.09.2019Yaşam
E-devlet sayesinde, öldü sandığı babasını buldu
E-devlet sayesinde, öldü sandığı babasını bulduİzmir'de yaşayan ve annesi tarafından kendisine babasının asker olduğu, yıllar önce çatışmada hayatını kaybettiği söylenen Kenan Bintaş (53), e-devlet sistemindeki alt soy-üst soy sorgulama hizmetinde baba tarafından kimseye rastlamayınca şüpheye düştü. Nüfusa kayıtlı olduğu Balıkesirin Karesi ilçesinde kendi soy isminde kimseyi bulamayan Bintaş'ın ısrarı üzerine annesi, babasının Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde yaşayan emekli öğretmen İbrahim F. olduğunu söyledi. Kenan Bintaş, kendisini nüfusuna alamayacağını belirten İbrahim F.'ye, babasız geçirdiği her yıl için 10 bin TL olmak üzere, toplam 530 bin TL'lik manevi tazminat davası açtı.İzmir'de yaşayan Gülseren Bintaş (74), gençlik döneminde Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi yakınlarındaki bir kuru temizlemecide çalışırken, o sıralarda fakültede eğitim gören İbrahim F. ile duygusal ilişki yaşadı. Çift bir süre sonra ayrılınca, Gülseren Bintaş Almanyada işçi olarak çalışmak için başvuru yaptı. Gülseren Bintaş, Almanyaya gitmek için prosedür gereği kendisine yapılan tetkiklerde, hamile olduğunu öğrendi ve durumu İbrahim F.'ye bildirdi. İddiaya göre İbrahim F. bu durumla ilgilenmedi. Karnının büyümeye başlaması üzerine ailesinin tepkisinden çekinen Gülseren Bintaş, İzmire yerleşti. Bir süre sonra doğan bebeğe de 'Kenan' ismini vererek kendi nüfusuna kaydettirdi. Nüfus kayıt işlemleri sırasında oğlunun nüfusundaki baba adı kısmına Mithat Bintaş yazdırdı ve ona da soy ismini babasından aldığını söyledi. Anne Gülseren, "Baban askerdi ve çatışmada öldü. Seni hiç istememişti, sevmiyordu ve ben de bu yüzden tüm fotoğraflarını yaktım" diyerek büyüttüğü oğlu Kenan Bintaşa, yıllarca gerçeği söylemekten çekindi.
11.09.2019Yaşam
Kahramanmaraş’ta sarı benekli semender bulundu
Kahramanmaraş’ta sarı benekli semender bulunduKahramanmaraş’ta bir avcı dere kenarında nesli tükenmekte olan sarı benekli semenderi görüntüledi. Onikişubat ilçesinde balık tutmak için bir dere kenarına giden Ali Yaralı, şiddetli yağışın ardından otluk alanda bir canlı gördü. Ali Yaralı, canlıyı sarı ve siyah renklerinden dolayı bukalemuna benzetti. Gördüğü canlıyı cep telefonu kamerasıyla görüntüleyen Yaralı, internet üzerinden yaptığı araştırmada ise hayvanın nesli tükenmekte olan sarı benekli “Türk Semenderi” olduğunu tespit etti. Doğada gördüğü canlıyı beslemek istediğini ancak ne olduğunu bilemediğini söyleyen Yaralı, “Ben olta balıkçılığı ile vakit geçiriyorum. Bakir meralara gidip oralarda avlanmayı seviyorum. Zaman zamanda gittiğim bölgelerde farklı türlerde canlılar görüyorum. Bu gördüğüm canlının ne olduğuna anlam veremedim. Yapı itibariyle çok farklı ve renkleri çok güzeldi, yaşam alanından alıp beslemeyi düşündüm ancak bilmediğim bir hayvan olduğu için almadım. Bukalemuna benzettim, kısa bir zaman sevdikten sonra tekrar doğal yaşam alanına bıraktım. Döndüğümde internetten araştırma yaptım ve ülkemizde nesli tükenmekte olan Türkiye semenderi olduğunu öğrendim. Bu anlamda canlıyı doğal yaşamına bıraktığıma seviniyorum. Canlıyı gördüğüm alan çok sık bitki alanıyla kaplı, nem oranı yüksek bir dere kenarıydı” diye konuştu.
11.09.2019Yaşam
33 yıldır görmediği babasına kavuşmak için gün sayıyor
33 yıldır görmediği babasına kavuşmak için gün sayıyor33 yıldır görmediği babasına kavuşmak için gün sayan Sabine Ages, Bursa’da yaşayan babası Adem Rençber’le buluşacağı günü iple çekiyor. Babasıyla iletişime geçer geçmez bilet aldığını söyleyen Ages, babasıyla buluşacak. Almanya’nın Köln kentinde doğduğu günden bu yana babasını görmeyen ve sürekli babasını arayan Sabine, 33 yılın ardından babasına kavuşmanın mutluluğuyla uçağa bineceği günü sabırsızlıkla beklediğini söylüyor. Konuşurken gözyaşlarına hakim olamayan Sabine, babasının ailesiyle birlikte 70’li yıllarda Almanya’ya geldiğini daha sonra annesiyle tanıştığını, askerlik hizmetini yapmak için Türkiye’ye döndüğünü anlattı. Sabine Ages, “Anneme askerlik görevimi bitireyim davet edersin gelirim diyor. Babam askerdeyken annem onu arıyor ve ben başkasıyla evleniyorum deyip birlikteliği bitiriyor. Babamın Türk olduğunu öğreniyorum sonra. Anneme sürekli sormama rağmen bir türlü adını ve kim olduğunu söylemedi bana. 2017 yılında anneannem rahatsızlandı ve onun yanında kaldım bu dönemde. Anneannem bana bir şey söylemek istediğini, ölmeden üzerindeki bu ağır yükten kurtulmak istediğini söyledi. Anneannem de bir Türk ile evliydi. Babamın çok iyi bir insan olduğunu, sürekli beni aradıklarını ve sorduklarını söyledi. Annemin yalan söylediğini babamın askerliğe gitmek zorunda olduğunu, annemin de kendisine başka bir adam aradığını ve bu şekilde olayı kapattığını anlattı bana. Beni bırakmadığını söyledi. Türkiye’de yaşadığını söyledi. Bunun üzerine sürekli babamın nerede olabileceğini araştırmaya başladım ve Bursa’da yaşadığını öğrendim. Sosyal medya üzerinden mesaj yollayıp iletişime geçtim. Şu an sürekli kendisiyle sosyal medya üzerinden görüşüyorum. Türkçe bilmediğim ve onun da çok az Almanca bildiği için yazılanları çeviri programıyla öğreniyorum. Onunla görüşmek için Türkiye’ye gideceğim. Kardeşlerim var ayrıca onlarla da tanışacağım onları ailem olarak görüyorum. Çok heyecanlıyım ve sabırsızlanıyorum. Babamı çok merak ediyorum. Onu ilk defa göreceğim" dedi.
11.09.2019Yaşam
Takside bulduğu 15 bin doları sahibine teslim etti
Takside bulduğu 15 bin doları sahibine teslim ettiAtatürk Havalimanı’nda taksi şoförlüğü yapan Lütfü Gül’den örnek davranış. Gül, İranlı müşterisinin takside unuttuğu, 15 bin doları sahibine teslim etti. Atatürk Havalimanı’nda bir takside şoför olarak çalışan Lütfü Gül, dış hatlar terminalinden aldığı İran vatandaşı Amir Katani’yi Şişli’de gideceği yere bıraktıktan sonra, arabada bir çanta buldu. Çantanın içine baktığında bir pasaport ve 15 bin dolar olduğunu gördü. Çantayı Havalimanı Taksiciler Kooparatifi yetkililerine teslim eden Gül, çantanın sahibine ulaşmaya çalıştı.Parasının bulunduğunu polisten öğrendi Parasının kaybolduğunu anlayan Amir Katani, Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğüne gelerek tutanak tutturdu. Atatürk Havalimanı Taksiciler kooparatifi yönetiminin olayı emniyet yetkililerine bildirmesinin ardından Amir Katani ile irtibata geçen polis memurları parasının Havalimanı taksi durağında olduğunu söyledi. 15 Bin dolar parasını ve pasaportunu almak için Havalimanı Taksiciler Kooparatifine gelen Amir Katani, ”Önce arkadaşa teşekkür ederim. Türk Polisine teşekkür ederim. Birde şoför arkadaşa teşekkür ederim benim paramı iade ettiği için ” dedi.2 bin 500 lira maaşla çalıştığı takside 15 bin dolar bulup sahibine teslim etti Şoför olarak çalıştığı takside aylık yaklaşık 2 bin 200 ile 2 bin 500 lira arası maaş alan Lütfü Gül, arabada bulduğu 15 bin dolar yaklaşık 60 bin lirayı sahibine teslim ederek örnek bir davranışta bulundu. Bu örnek davranışı ile herkesin taktirini toplayan Gül, “ Müşterileri dış hatlar peronundan aldım. Şişli Etfal Hastanesinin orada bir sokağa bıraktım. Geri döndüm. Arabayı durdurduktan sonra arka koltukta bir çanta gördüm. Çantanın içini açınca para olduğunu gördüm. Hiç elimi vurmadan gelip burada yöneticilerimize teslim ettim. Ondan sonrada arkadaşlar geldi. Paralarını teslim aldılar. Hiçbir sıkıntı olmadan. Bu bizim görevimiz. Bunu yapmak zorundayız. Taksici esnafı olarak böyle şeyler bizim boynumuzun borcu. Başkasının parası bizim paramız de
11.09.2019Yaşam
Arabasını park ederken 10 ay önce çalınan motosikletini buldu
Arabasını park ederken 10 ay önce çalınan motosikletini bulduAntalya'nın Manavgat ilçesinde 10 ay önce bisikletini çaldıran vatandaş motosikletini, tesadüf eseri hastane bahçesinde park halinde buldu. Olay yerine gelen polis, motosikletin ihbarı yapan vatandaşa ait olduğunu belirlerken, polisi görüp olay yerine gelen ve motosikleti 800 TL karşılığında satın aldığını söyleyen motosikletin sahibi, ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Manavgat Devlet Hastanesi’nde görev yapan kardeşini ziyaret için hastaneye gelen Mustafa Çetin isimli vatandaş, aracını park ettiği sırada önünde park halindeki plakasız motosikletin 10 ay önce evinin önünden çalınan motosikleti olduğunu fark etti. Mustafa Çetin’in ihbarı üzerine Manavgat Devlet Hastanesine gelen polis ekibi, motosikletin şase numarasından yaptığı sorgulamada motosikletin Çetin’in çalınan motosikleti olduğunu belirledi. Olay yeri inceleme ekibinin yaptığı çalışmanın ardından motosiklet Mustafa Çetin’e teslim edilirken, koşarak gelen bir vatandaş motosikletin kendisine ait olduğunu söyledi. Adının R.Ç. olduğunu otelde aşçı olarak çalıştığını belirten şahıs, motosikleti geçen yıl 800 TL karşılığında otelde çalışan Berkant isimli şahıstan aldığını söyledi.Motosikletinin 2017 yılı Mayıs ayında çalındığını belirten Mustafa Çetin “Kasaplar Mahallesi 8527 Sokakta Efe Apartmanı önünden gece 05.00-06.00 sıralarında 07 JB 537 plakalı motosikletim bir araca yüklenmek suretiyle götürülmüş. Aynı gün gidip emniyete çalıntı ihbarında bulundum. Bugün hastaneye doktor olan kardeşimi ziyarete geldim. Aracımı park ederken bir an önümde çalınan motosikletimi gördüm. Önce gözlerime inanamadım. Hemen hastane polisine durumu bildirdim. Plakası olmadığı için şase numarasından yapılan sorgulamada motosikletin benim çalınan motosikletim olduğu belirlendi. 10 ay sonra tesadüfen motosikletime kavuştum” dedi.Motosiklet polisler tarafından sahibine teslim edilirken, motosikleti satın aldığını söyleyen R.Ç. ise emniyete götürüldü.
11.09.2019Yaşam
16 yaşındaki Yiğit Apple’ın Teşekkür listesinde
16 yaşındaki Yiğit Apple’ın "Teşekkür" listesindeTeknoloji ve telefonlardaki güvenlik alanı meraklısı 16 yaşındaki lise öğrencisi Yiğit Can Yılmaz, Apple’ın ‘Siri ve Safari’nin güvenlik açıklarını bulmuş ve şirketin onur listesine girmeyi başarmıştı. Yılmaz, bu defa da şirketin 14 Şubat’ta güncellediği internet sitesindeki ek teşekkür listesine girmeyi başardı. Kahramanmaraş Süha Erler Anadolu Lisesi öğrencisi Yılmaz, Apple’ın kendisine ilk önce inanmadığını ve belgelemelerini istedi. 1 aylık çalışma sonunda Apple’a yeniden mail atarak bulduğu açığı tespit eden lise öğrencisi Yılmaz, şirketin onur listesinin ardından şimdi de ek teşekkür listesine adını yazdırdı.Yılmaz, “Apple’nin dünya çapında bir tarayıcısı var ismi Safari. Safari, Apple’nin mobil işletim sistemi IOS ve bilgisayar sistemlerinde kullanılan bir program. Safari’de şöyle bir problem vardı, örneğin benim internet sitemi ziyaret ettiniz ben web içeriği ve adres çubuğuna müdahale edip, size sahtecilik yapabiliyordum yani farklı bir sitedeymiş gibi gösterebiliyordum. Örneğin çok önemliymiş gibi bir bankanın sitesindeymiş gibi gösterebiliyordum. Ve siz bilgilerinizi giriyordunuz o siteye, mesela ben oraya bir link koyuyor ve siz o linke tıkladığınızda kendi sitenizdeymiş gibi biliyordunuz ve bu sayede bilgilerinizi çalabiliyordum. Apple’a ben bu sorunu ilettim ürün güvenliğine Amerika’ya. Apple, bu sorunu araştırma kararı aldı. Bana bir veriyi girip giremediklerini sordu. Ben de yaklaşık 1 ay bunun üzerinde çalıştım ve Apple’a ispatladım giriş yaptığımı. Ardından Apple, güvenlik politikası aldı ve “Seni ek teşekkür listesine ekleyeceğiz” dediler. Ardından, Safari 11.0.2 ve IOS 11.2 güncellemesi çıktı. İlk başta beni listeye eklemediler ve ardından ben Apple’a mail attım neden eklemediklerini. Apple Şubat’ın 14’ünde siteye güncelleme yapacaklarını ve beni de buraya ekleyeceklerini söylediler. Beni 14 Şubat’ta ek teşekkür listesine eklediler” dedi
11.09.2019Yaşam
Lüks otomobil hırsızlığı kamerada
Lüks otomobil hırsızlığı kameradaBeyoğlu’nda park halindeki lüks otomobilin camını kırarak içerisinde bir şeyler arayan hırsız, aracın torpidosunda kartvizit ve iş yeri anahtarı görünce taksiyle Merter’deki iş yerine gitti. Film sahnelerini aratmayan hırsızlık sonucunda iş yerine giren hırsız, aracın yedek anahtarını alıp taksiyle geri geldikten sonra 250 bin lira değerindeki otomobili çalarak kayıplara karıştı. O anlar ise güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, geçtiğimiz Pazartesi günü saat 02.00 sıralarında Beyoğlu Tepebaşı Çatma Mescit Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, akşam saatlerinde sokak üzerindeki binada yaşayan akrabasının yanına gelen vitrin mankenleri satışçısı Hakan Duyar, 250 bin lira değerindeki 34 KB 4980 plakalı lüks otomobilini park etti. Gece saatlerinde sokağa gelen kimliği belirsiz bir hırsız, otomobilin etrafında bir süre dolaştıktan sonra çevreyi kolaçan etti. Hırsız ardından tornavida ile aracın camını açmaya zorladı. Bir süre sonra hırsız dirseğiyle camı kırarak içerisine girdi.Kartvizitte gördüğü iş yerine gidip anahtarla içeriye girdi Hırsız araçta çalacak bir şeyler ararken, torpidoyu açtığında bir anahtar bir de kartvizit gördü. Kartviziti inceleyen hırsız, taksiye binerek iş yerinin olduğunu düşündüğü anahtarla Duyar’ın Güngören Merter’deki dükkanına gitti. Kısa bir süre sonra iş yerine gelen hırsız içeride araştırma yaptıktan sonra Duyar’ın masasının çekmesinde aracın yedek anahtarını gördü. Anahtarı alan hırsız taksiyle tekrardan otomobilin olduğu sokağa geri geldi.Yedek anahtarı alıp sokaktaki aracı çaldı Burada yine bir süre etrafı gözleyen hırsız ardından aracı, kırdığı camından içeriye girip bir süre sonra çalıştırdı. Hemen harekete geçen hırsız, aracı bulunduğu sokaktan çıkarttıktan sonra çalarak hızla kayıplara karıştı. Film sahnelerini aratmayan hırsızlık olayı ise güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Olayın ardından sabah saatlerinde iş yerine gitmek için evden çıkan Duyar, aracı yerinde bulam
11.09.2019Yaşam
Çöpte bulduğu altınları polise teslim etti
Çöpte bulduğu altınları polise teslim ettiAdıyaman’da, geçimini çöplerden hurda toplayarak sağlayan Suriyeli, çöpte bulduğu altınları polis ekiplerine teslim etti. Suriye’deki savaştan ailesiyle birlikte kaçarak Adıyaman’a yerleşen ve akli dengesi yerinde olmadığı öğrenilen Suriyeli Zekeriya Tutüncü, hurda topladığı bir çöp konteynerinde poşet içerisinde yaklaşık 25-30 bin TL değerinde altın buldu. Bulduğu altınları eve getiren Suriyeli Tutüncü, durumu kayınbiraderi Yahya El Recco’ya anlattı. Durum üzerine eniştesinin bulduğu altınları alan Yahya El Recco, Kab Cami İmamı Fethi Erdil’in yanına giderek altınların sahibinin bulunması için ne yapılması gerektiğini sordu. Cami İmamı Fethi Erdil ve Suriyeli Yahya El Recco, altınları alarak Altınşehir Şehit Ahmet Yıldırım Polis Merkezine gitti. Cami İmamı Fethi Erdil ve Yahya El Recco burada bulunan Altınşehir Şehit Ahmet Yıldırım Polis Merkezi Amiri Hasan Yücesoy’a konuyu anlatarak altınları sahibine teslim etmek istediklerini söyledi. Ekmeğini çöpten hurda toplayarak sağlayan Suriyeli ailenin buldukları altınları teslim alan Polis Merkezi Amiri Hasan Yücesoy, Cami İmamı Fethi Erdil ve Suriyeli Yahya El Recco’ya teşekkür ederek örnek bir davranış sergilediklerini vurguladı. "İnşallah altınların sahibi bulunur" Suriyeli Zekeriya Tutüncü ve Yahya El Recco’nun oldukça anlamlı bir davranış sergilediğini dile getiren Erdil, "Suriyeli kardeşimiz çöpten bir miktar altın bulduğunu söyledi. Biz de en yakın karakola gidip bu altınları teslim ettik. İnşallah sahibi bulunur. Suriyeli kardeşlerimizin haramda gözü yoktur. Tabi ki her yerin iyisi de vardır, kötüsü de vardır, ancak Suriyeli kardeşlerimizin birçoğu iyidir" dedi.
11.09.2019Yaşam
Süt reçelinin formülünü kendisi buldu
Süt reçelinin formülünü kendisi bulduTrabzon’da Hamsiköy sütlacı işletmeciliği yapan Uğur Alkurt, süt reçelinin yapılışı öğrenmek için gittiği Japonya’da süt reçelinin formülünü alamayınca içeriğini Trabzon'da uzman bir ekiple araştırarak buldu ve daha iyisini yapmayı başardı. Süt reçelinin fındıklısının yanı sıra çay aromalısını yapan Alkurt, şimdi bu ürünleri ihraç etmeyi planlıyor. Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) Projesi kapsamında 2016 yılında Japonya’ya giden Hamsiköylü sütlaç ustası Alkurt, süt reçelinin yapılışının öğrenmek ve formülünü almak için görüşmelerde bulundu. Ancak kendisine sadece "Sütten yapılıyor" bilgisini veren Japonlar'a inat Trabzon'a dönüşünde yanında getirdiği süt reçelini Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası'nın da desteği ile birlikte laboratuvar ortamında incelemeye aldı. Ekip, uzun araştırmalar sonucunda ürünün aynısını hatta daha iyisini yapmayı başardı. Japonlar'ın süt reçelinin içeriğini vermediğini ama bir Karadenizli olarak inat ettiklerini ve süt reçellerinin formülünü çözdüklerini kaydeden Alkurt, “Süt reçeli Türkiye'de çok bilinen bir ürün değil. Bu ürünle bir yıl önce Japonya'da tanıştık. İçeriğini, tarifini sorduğumuzda bize vermek istemediler. Bize sadece 'sütten yapılıyor' dediler. Onlar tarifini bize vermedi ama biz de Karadenizliyiz. Bu işin peşini bırakmadık. Üründen bir kaç tane ücretiyle satın aldık ve dönüşte Trabzon'a getirerek tahlillerini yaptırdık, formülünü çözdük" dedi. "Süt reçelinin çaylısını yaptık" Süt reçelinin içerisinde hiçbir katkı maddesinin bulunmadığını belirten Alkurt “Süt reçelinin içerisinde hiçbir şekilde katkı yoktur. Doğal süt ve şekerden oluşan bir tatlımızdır. Şu anda sadesi, fındıklısı ve çay aromalısını yapıyoruz. Kısa sürede beğenildi. Çayı, süt reçeline katarak çaylısını oluşturduk. inşallah maviyemişlisini de yapacağız. Karadeniz’e yönelik ürün çeşitlerini düşünüyoruz. Bu tamamen bizim ürünümüz. Şu an Karadeniz Bölgesi'nde ilkini biz imal ediyoruz" dedi.
11.09.2019Haberler
Yolda bulduğu 4 bin 300 TLyi sahibine ulaştırdı
Yolda bulduğu 4 bin 300 TL'yi sahibine ulaştırdıŞanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 23 yaşındaki bir genç evine giderken yolda bulduğu 4 bin 300 TL'nin sahibini bularak teslim etti. Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde zeytin satan bir iş yerinde çalışan 23 yaşındaki İbrahim Şimşek, yolda içerisinde 4 bin 300 lira olan bir cüzdan buldu. Cüzdanın içine balkan Şimşek, 4 bin 300 lira olduğunu fark etti. Cüzdanı yanına alan Şimşek, eve gidip sahibinin bir şekilde ortaya çıkmasını bekledi. 2 gün bekleyen İbrahim Şimşek, belediye hoparlörlerinden de anons yapılmayınca paranın sahibini bulmak için ilçede araştırmaya başladı. Şimşek, parayı bulduğu güzergahta yaptığı araştırmada kısa sürede parayı İnci Çur adında bir kadının düşürmüş olabileceği bilgisine ulaştı. Kadını da bulan Şimşek, kadının cüzdanını doğru tarif etmesi ve paranın miktarını bilmesi nedeniyle parayı teslim etti.İki gün kayıp anonsu bekledi Parayı bulup sahibine teslim eden İbrahim Şimşek, iki gün boyunca paranın kaybolduğu yönünde anons beklediğini anlatarak, "Eve giderken mahallede bir cüzdan buldum. Cüzdanın içine baktığında 4 bin 300 lira vardı. Birkaç gün bekleyeyim, belki hoparlörden anons ederler ve ben de sahibine veririm dedim. Evde bekledim, kimse sahip çıkmadı. Gidip araştırdım, sahibini buldum, teslim ettim. Dedim paranız ne kadar, o da dedi bu kadar. Ben de teslim ettim” dedi.Borcunu vermeye giderken yolda düşürdü Bulunan parası nedeniyle büyük sevinç yaşayan İnci Çur ise, borcunu ödemeye giderken yolda cüzdanını kaybettiğini söyledi. Parayı kendisine ulaştıran Şimşek'e teşekkür eden kadın, "Allah razı olsun. 3 gündür param kayıptı. Bu adam bulup bana getirdi. Helal adama rast geldim. Param 4 bin 300 liraydı. Bulacağımızdan umudumuz yoktu. Başkası olsaydı getirmezdi. Bulan adam 1 lira bile olsa getirmezdi. Allah razı olsun, helal süt emmiş. Kurban olayım sana. Borcumu vermeye gitmiştim, düşürmüşüm” diye konuştu.Parayı bulup sahibine teslim eden İbrahim Şimşek’i tanıyanlar
11.09.2019Yaşam
12 yaşındaki çocuk bulduğu el bombasını evine götürdü
12 yaşındaki çocuk bulduğu el bombasını evine götürdüAnkara’nın Mamak ilçesinde 12 yaşındaki çocuk metruk binaların bulunduğu arazide el bombası buldu. Bulduğu el bombasını eve götüren çocuğun el bombasını anneannesine göstermesi üzerine durum polis ekiplerine bildirildi. Olay, saat 16.00 sıralarında Mamak ilçesine bağlı Mutlu Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 692. Sokak’taki metruk binaların bulunduğu arazide arkadaşlarıyla oynayan 12 yaşındaki Sefa Ş., el bombası buldu. El bombasını evine götüren çocuk, anneannesi Sultan B.’ye gösterdi. Torununun bomba ile eve geldiğini gören Sultan B., bir müddet yaşadığı şokun ardından bombayı aldığı yere bırakmasını istedi ve polise durumu haber verdi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi intikal etti. Çevrede güvenlik önlemi alan polis, vatandaşların bombaya yaklaşmasına izin vermedi. Olay yerine gelen bomba imha uzmanları, el bombası üzerinde incelemelerde bulundu. El bombasının dolu olup olmadığı öğrenilemezken, incelenmek üzere emniyete götürüldü. Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.“Patlayacak sandım” Sultan B., torununun oynarken el bombasını bulduğunu, ardından eve getirdiğini söyleyerek, “'Bu patlamamış, nereden aldıysan oraya bırak hemen polisi arıyorum' dedim. Çok korktum, halen korkuyu üstümden atamadım. Patlayacak sandım” diye konuştu.Mahalle sakinlerinden Elif B., Sefa Ç.’nin kendisine “Elif teyze bombadan anlar mısın?” diye sorduğunu anlatarak, “'Ben anlamam ne bombası, bir de bomba çıkartma' dedim. Sonra getirdi elinde. Ben de ona 'sen ne cesaretle bunu eline aldın' dedim. Daha sonra karakolu aradım, 'çocuklar bomba bulmuş' dedim” şeklinde konuştu.Bir başka mahalle sakini ise televizyondan gördüğü için bombadan korkmadığını söyledi.
11.09.2019Yaşam
Rüyasında ses duydu, evini kazdı heykel buldu
Rüyasında ses duydu, evini kazdı heykel buldu!Hatay’ın İskenderun ilçesinde rüyasında duyduğu sese kulak veren Arafat Güllü, evinin alt katında bir kralın mezarının olduğunu iddia edip yaptığı kazıda insan minyatürü şeklinde heykel buldu. Daha önce de bulduğu tarihi eserleri Antakya Arkeoloji Müzesi'ne teslim eden Güllü, evinin incelenmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Esentepe Mahallesi’nde yaşayan üniversite mezunu elektrik tesisatçısı Arafat Güllü (35) evinin altında bir krala ait mezar bulunduğunu ve burada da yüklü bir hazine olduğunu ileri sürdü. Son dönemlerde sık sık rüyalar görmeye başladığını belirten Güllü, “Ben her uyuduğumda rüyamda birisinin beni çağırdığını hissediyordum. O ses bana “Arafat gel Arafat çıkart beni buradan ben aşağıdayım” diyordu. Bu durumu eşime anlattığımda bana 'deli' olduğumu söyledi. En son durumu arkadaşıma anlatıp evimin altından beni çağırdıklarını söyledim. O ses bana dedi ki:“Sana parçaların en güzelini vereceğim. Git evinin altındaki taşı kaldır.” Bende gidip evimin alt kısmında bulunan taşı kaldırdığımda bir heykel ile karşılaştım. Evimin altında yüklü miktarda hazine olduğunu düşünüyorum. Ben devletimden kaç defa buranın gelip araştırılmasını istedim. Ama bir türlü sonuç alamadım. Daha önceleri de evimin alt kısmında bulduğum birkaç parçayı Antakya Arkeoloji Müzesi'ne teslim ettim. Daha önceleri evimin altında bulduğum parçaların Roma döneminden olduğu devletin müzesi tarafından tescillendi, Yetkililerden bu evde araştırma yapmalarını istiyorum” dedi. Arafat Güllü’ nün gördüğü rüyasını sürekli olarak kendisine anlattığını kaydeden arkadaşı Ali Taşpınar ise, “Bana sürekli gördüğü rüyayı anlatıp hazine bulacağını söylüyordu. Evinin alt katına indiğimizde kendisine seslendiğini söylediği insan görünümlü heykeli buldu” dedi. Hazine bulunduğunu söylediği evini 4 yıl önce gaipten duyduğu ses ile satın aldığını anlatan Güllü, “4 yıl önce bu evin tam karşısında bulunan evde oturmaktaydım. O ses bana dedi ki, 'Arafat
11.09.2019Haberler