17.02.2016 12:14 | Son Güncelleme:
DHA

Artvin Cerattepe’de polis müdahalesi

Sabah saatlerinde polis yolu kapatan gruba müdahale etti. Yaklaşık 300 kişi ile polis ekipleri arasında kovalamaca yaşanırken, ekipler Kafkasör Yaylası'na doğru ilerlemeye devam ediyor

Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe bölgesinde Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş tarafından maden çıkarılmak istenen alanın yolunu kapatan araçların polis tarafından çekilmesinin ardından, iş makinesi önünde bekleyen ve aralarında Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan ile dernek yöneticilerinin de bulunduğu gruba, polis saat 09.00 sıralarında müdahale etti. Polisin yolu açmaK istemesine karşı çıkan gruptan Dernek Başkanı Nur Neşe Karahan ile 3 kişi daha gözaltına alındı.

POLİSTEN ÜÇÜNCÜ GAZLI MÜDAHALE

Polis daha sonra yolu barikatla kapatan yaklaşık 300 kişilik gruba biber gazı ile müdahale etti. Barikatı ateşe veren grup, polise taş atmaya başladı. Kafkasör Yaylasına doğru ilerleyen grupla polis arasında kovalamaca yaşandı.

ÇOK SAYIDA KİŞİ GAZDAN ETKİLENDİ

Polisin sıktığı biber gazı nedeniyle çok sayıda kişi gazdan etkilendi. Gruptan atılan taşlar nedeniyle bazı polis memurları da yaralandı. Grup Kafkasör Yaylasına doğru barikat kurarak çekilişini sürdürürken, polis ekipleri de yaylaya doğru ilerlemeye devam ediyor.

MİLLETVEKİLİNDEN VALİLİK ÖNÜNDE OTURMA EYLEMİ VE AÇLIK GREVİ

Bu arada CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, beraberinde Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve avukatı Bedrettin Kalın ile birlikte Artvin Valiliği önünde oturma eylemi ve açlık grevi başlattı.

JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ: HALKIN TALEPLERİNE KULAK VERİLMELİDİR

Jeofizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu da yazılı bir açıklama yaparak Cerattepe’de halkın taleplerine kulak verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Cerattepe’de yapılmak istenen maden işletme faaliyetleri sonucunda, Çoruh Vadisi’nin etrafında yer alan bir büyük botanik bahçesinin yok edileceği, doğa koruma alanlarının tahrip edileceği, binlerce ağacın kesileceği, yörenin morfolojik özelliklerinden kaynaklı olarak heyelan riskinin artacağı açıktır. Madencilik faaliyeti yürütülecek saha, içme suyunun sağlandığı kaynağa çok yakındır. Tema Vakfı’nın 2007-2011 yılları arasında sürdürdüğü Kaçkar Dağları sürdürülebilir orman kullanımı ve koruma projesi kapsamında özellikle dikkat çektiği bölge, dünya doğa korumada öncelikli en önemli 25 sıcak noktadan birisidir. Ülkemizde 80’li yıllardan bu yana izlenen neo-liberal politikalar ile sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, çevre, madenler, kentler ve tarım alanları çok büyük yıkım görmüş, özelleştirme uygulamaları ile bu ulusun dişinden tırnağından artırarak oluşturduğu kamu işletmeleri yok pahasına, birçoğu da amacı ve kaynağı belli olmayan yabancılara küresel sermaye guruplarına satılmak suretiyle elden çıkarılmıştır."

Açıklamanın son bölümünde ise, "Madenlerimizi kamu yararına üretmek ve aynı zamanda çevreyi korumak kamusal bir sorumluluktur. Tam da bu sorumluluk bilinci içerisinde Cerattepe için mücadele veren Artvinli yurttaşlarımızın polis müdahalesiyle karşılaşmaları anlaşılır bir tutum değildir. Yurttaşlarımızın bu tepkilerinin dikkate alınması ve haklı taleplerinin yerine getirilmesi gerekir.  Yerel halkın onayını alınmadan taleplerine kulak verilmeden hiçbir ekonomik faaliyetin kabul edilmesi düşünülemez" denildi.

CERATTEPE HUKUK MÜCADELESİ 20 YILDIR SÜRÜYOR

Kafkasör Yaylası Genya ve Cerattepe Mevkiinde madencilik faaliyetleri 1996 yılında başladı. Kanadalı Cominco Madencilik şirketi bölgede faaliyet yapmak için maden ruhsatı aldı. Yeşil Artvin Derneği bölgede yapılacak madencilik faaliyetlerinin doğaya geri dönüşümsüz zararlar vereceğini belirterek 1997 yılından itibaren hukuk mücadelesi başlattı. Rize Bölge İdare Mahkemesi’ne maden ruhsatının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açıldı. Bu süreçte Cominco firması bölgedeki tüm haklarını yine Kanadalı olan İmmet Mining firmasına devretti.

Uzun süren yargı mücadelesi sonucunda Rize İdare Mahkemesi’nin maden ruhsatı iptali için verdiği kararı Danıştay 2002 yılında onadı. Artvin halkı böylece maden şirketlerinin bölgeden çekilmesini sağladı.

Artvin’in yeni mücadelesi ise 2012 yılında aynı bölgeye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bakır, gümüş ve altın madeni çıkarma izni vermesiyle başladı. Bakanlık, ihale sürecinin ardından bölgedeki bakır madeni için Çevresel Etki Değerlendirme olumlu raporuna da onay verdi. Gelişme sonrasında Artvinliler 2013 yılında yeni bir hukuk mücadelesi başlattı. Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde bir araya gelen 283 kişi, ÇED olumlu raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Rize İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Davada mahkeme 20 Kasım 2014 tarihinde ‘Yürütmeyi durdurma’ kararı verdi. 2015 yılının Ocak ayında mahkeme Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu raporunu iptal etti. Maden şirketi ÇED raporunda yaptığı değişiklikleri yeniden bakanlığa sundu. Bakanlık ÇED raporunu yeniden onayladı.

BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ BEKLENİYOR

Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde 8 Temmuz 2015 tarihinde Rize İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma ve ÇED olumlu kararının iptali istemiyle yeniden dava açıldı. 761 kişi ile 60 avukatın açtığı dava Türkiye’nin en büyük çevre davası olma özelliğini taşıyor. Mahkeme yeniden keşif yapılması kararı verdi. Bölgede bilirkişi heyetinin inceleme yapması bekleniyor.

 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0