Göz göre göre FACİA: 19 ÖLÜ

19 işçinin can verdiği maden ocağında 700-800 lira aylıkla çalışan işçilere gaz maskesi verilmediği, belirlenen miktarda kömür çıkaramazlarsa yevmiyelerinin kesildiği, facia günü ölçüm yapılmadan dinamit patlatıldığı öğrenildi


SERHAT OĞUZ Mustafakemalpaşa

Göz göre göre FACİA: 19 ÖLÜ

Alpagut köyü yakınlarında 19 kişiye mezar olan maden ocağında 6 yıldır çalışan Güngör Güre’nin anlattıkları, yerin metrelerce altında ekmek arayan işçilerin göz göre göre öldüğünü ortaya koyuyor.
Olay günü 08.00-16.00 saatleri arasında çalışan, bu vardiyada gaz oluştuğu için patlama yapılmadığını anlatan Güre, felaketin yaşandığı 16.00-24.00 vardiyasında dinamit patlatıldığı için grizunun oluştuğunu söylüyor.
Madendeki ihmal, bununla da sınırlı değil. 700 lira aylıkla çalışan işçilere gaz maskesi verilmediğini, sadece riskli durumlarda yoğurt verildiğini anlatan Güre ve diğer işçiler, tüm bu zorluklara rağmen belirlenen miktarda kömür çıkaramazlarsa o günkü yevmiyelerinden de oluyor.

Atılma korkusu
Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi Alpagut köyü Devecikonağı mevkiindeki ‘Bükköy Madencilik’in felaket yaşanan madeninde, önceki akşamdan bu yana tam bir ölüm sessizliği yaşanıyor. Çamur gölüne dönüşen maden girişinde, yakınlarını kaybeden çevre köylüler ve arkadaşlarını madene kaptıran işçiler bir dakika olsun nöbeti bırakmıyor.
Birçok işçi, asgari ücreti çok az aşan ücretlerine rağmen her gün ölüm korkusuyla yaşadıklarını belirtirken, yine de işlerini kaybetme korkusuyla isimlerini vermekten çekiniyor. İşçiler, gözleri dolu dolu “Felaket göz göre göre geldi” diyorlar.

Ölçüm cihazını almamış
Madende 6 yıldır çalışan Güngör Güre (27), felaketin yaşandığı gün gündüz vardiyasında çalışıyordu. Kömür çıkarmak için gün boyu çok sayıda dinamit patlatılması gerektiğini anlatan Güre, felaketin öncesindeki ihmali şöyle anlatıyor:
“Vardiyada metan gazı oluştuğu için dinamit patlatılmadı. Onun yerine vantilatörlerle havalandırma yapıyorduk. Gazın çok olduğunu duyduk. Normalde bu durumda ikinci vardiyada da dinamit patlatılmaması gerekirdi. Hatta ikinci vardiyaya gelen bazı arkadaşların dinamit patlatılmaması için dinamitçiyi uyardığını duyduk. Patlatma işini ve gaz ölçümünü dinamitçi yapıyor. İkinci vardiyanın dinamitçisinin ölçüm cihazını almamış.”

Maske yok, yemek yok, ceza var
Güngör Güre’nin madendeki koşullarla ilgili anlattıklarına göre, felaket sadece patlamadan ibaret değil. İşçilere gaza karşı maske verilmiyor. İşçiler kendi yanlarında getirdikleri bezleri kullanıyor. Madende yemek de verilmediği için yemekler evden getiriliyor. Ancak en korkuncu ise bazı günler yerin altında saatlerce boşuna çalışmaları.
Güre, “Vardiya süresince üç kişinin örneğin 30 vagon kömür çıkarması isteniyor. Bazen bu miktarı çkaramıyoruz ve o günkü yevmiyemiz sıfır lira oluyor. Bugüne kadar 2 aylık maaşım kesilmiştir.
Bazen kömür yeteri kadar olmaz, bazen gücümüz yetmez. İstedikleri miktarda kömür çıkmazsa yevmiyemizi kesiyorlar” diyor.
Güre, sigorta primlerinin yatırıldığını, işçilerin 700, ustaların 800 lira ücret aldığını söylüyor. Madende çalışan işçi sayısı ise yaklaşık 130.

 

PATLAMADA ÖLENLERİN İSİMLERİ
Ali Kazan
İzzet Kuşoğlu
Murat Aydın
Şenol Kurt
Emir Ali Turhan
Murat Hanay
Mehmet Banbal
Seyit Ali Akduman
Mehmet Kuşoğlu
Yusuf Karaca
Erol Boran
Yonis Arıçiçek
Ramazan Baştepe
Ertuğrul Demiray
Yahya Arabozan
Erol İkiz
Muammer Aktaş
Ahmet Çetin
Mehmet Çetin

 


En büyük faciada 263 işçi ölmüştü
Türkiye’de 1942’den beri meydana gelen grizu patlamalarında binlerce işçi hayatını kaybederken, faciaların en büyükleri Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu ocaklarında yaşandı. Zonguldak Kozlu’daki kömür ocağında 1992’de meydana gelen grizu patlaması 263 maden işçisinin ölümüyle sonuçlanırken, en çok kayıp verilen facia olarak kayıtlara geçti.

 

Grizu nedir ve nasıl patlar
Madenlerde havalandırma, ocak patlamaları, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan İTÜ Maden Fakültesi Maden Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Gündüz Ökten, grizu patlamaları konusunda şu bilgileri verdi: “Grizu, havaya karışan metan gazının belli bir değere ulaşmasına, yani hava-metan karışımına denir. Metan gazının maden ocağı havası içinde oranı yüzde 5-14 arasında ise bu patlayıcı karışım grizudur. Patlama için grizunun alt sınırı (en az) 650-700 derece olan bir ısı kaynağıyla teması gerekir.”

‘Tahlisiye ekibi zorunlu’
Prof. Öktem ocaklardaki önlem konusunda da şu açıklamaları yaptı: “Yasaya göre her ocakta tahlisiye, yani kurtarma ekibi olması gerekir. Bu ekiplerin olduğu yerde çalışmalar kontrollü yapılıyor. Çalışma süresince ölçüm yapılır ve metan gazının yüzde 2’nin üzerine çıkmasına izin verilmez.” 
ÖNAY YILMAZ İstanbul

Köylü şikâyetçi
Madenden çevre köylüleri de yıllardır şikâyetçi. Vatandaşlar, madenin açık madencilik bölümünde yapılan patlamalar nedeniyle oluşan toprak kayması sonucu verimli tarlalarının küçüldüğünü söylüyor. Patlamalar sırasında çevre sakinleri için uyarı yapılmaması da şikâyetler arasında. Alpagut köyü sakini Mehmet Doğru, “İki yıl önce meyve bahçesindeyken koca bir taş kızımın başının yanına düştü. Dinamit patlatılırken ne bir siren ne bir uyarı var” diyor.

 

Kömürü nasıl çıkarıyorlar?
İşçiler şu anda 350 metre derinde çalışıyor. Önce dinamitçi 30 santimetre boyunda dinamiti kömür duvarının içine yerleştiriyor. Patlama sırasında uzak duran işçiler patlamadan sonra kömürleri topluyor. Dinamitçi aynı zamanda gaz kontrolü de yapıyor. Kömürler vagonla yukarı taşınıyor.

 

Umudun bittiği an
Mustafakemalpaşa’da, Bükköy Madencilik ve Turizm A.Ş.’ye ait kömür ocağında önceki akşam meydana gelen grizu patlamasında, metrelerce derinlikte çalışan 19 madenci hayatını kaybetti. Alpagut köyü Devecikonağı mevkiinde 1983 yılından bu yana işletilen kömür ocağında çalışan 32 madenci, önceki gün 16.00-24.00 vardiyası için madene indi. Saat 19.30 sıralarında meydana gelen patlamayla birlikte ocak bir anda cehenneme dönerken, olay yerine uzak bir noktada bulunan 13 işçi kendi imkânlarıyla can pazarından kurtulmayı başardı. Tahkimatın çökmesi sonucu uzunluğu 5 metreye varan tünelde mahsur kalan 19 işçiyi kurtarmak için çalışma başlatıldı. Arkadaşları ve yakınlarını kurtarmak için üzerlerinde henhangi bir ekipman olmadan ocağa giren beş kişi, gazdan zehirlendi ve üçü hastaneye sevk edildi.
Bursa, Balıkesir, Dursunbey, Kütahya ve Manisa’daki maden ocaklarından gelen uzman ekipler, mahsur kalan işçilere ulaşmak için yoğun çaba harcadı. Ancak ocakta gaz yoğunluğu ve yangın sürdüğü için, ekipler ilerleme sağlayamadı.

Helikopter yerine karayolu
Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu’ndan istenen uzman ekip ise Ankara’dan gönderilen helikopterin sis nedeniyle Zonguldak’a ulaşamaması üzerine saat 01.30’da karadan yola çıktı. Zonguldak ve Manisa’dan gelen iki uzman ekip sabaha karşı patlama noktasına ulaşarak, işçilerin hepsinin yaşamını yitirdiğini belirledi.
Olay yerine saat 03.00 sıralarında ulaşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer,  “İşletmede bir sorun var mı?” sorusu üzerine şunları söyledi: “İşletmenin düzenli olarak denetimi yapılmış. En son denetimi mayıs ayında yapılmış. Eksikleri tespit edilmiş ve aralık ayına kadar tamamlanmak üzere süre verilmişti. Ne kadarının yapıldığını bilmiyoruz.” 
NAİL KAHRAMAN, EMRE KOŞAK, SEZGİN EREN Bursa DHA

 

Sendikalar patronu ‘iyi bilmiyor’
19 madencinin hayatını yitirdiği Bükköy Madencilik’in sahibi Nurullah Ercan, sendikacılar tarafından “Pek de şeffaf olmayan bir kişi” olarak tanımlanıyor. DİSK’e bağlı Dev-Maden Sen’in İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Tevfik Güneş şu bilgileri verdi:
“2000’lerin başında Nurullah Ercan’ın Bolu Mengen’deki maden işletmelerinde örgütlenme çalışmamız oldu. Sürekli karşımıza taşeron şirketler çıkıyordu. Biraz araştırınca bu şirketlerin madende çalışan ustabaşıların üzerine kurulmuş olduğunu gördük. İşyeri hekimi olarak görünen kişinin aslında orada görev yapmadığını tespit ettik. İş güvenliğine dikkat edilmiyor, eğitim ve risk değerlendirmeleri yapılmıyordu. O yıllarda madende hatalı dinamit patlaması nedeniyle birkaç işçi yaşamını yitirmişti.”
Türk-İş’e bağlı Maden-İş’in Eğitim Uzmanı Dr. Fikret Sazak da önceki akşam patlamanın olduğu maden işletmesinde örgütlenme çalışması yürüttüklerini, ancak işverenin engellemeleri nedeniyle başarılı olamadıklarını anlattı. Sazak şunları söyledi: “Pek çok madene, madenciler Allah’a emanet iniyor. İşveren mevzuatı değil, kendi kurallarını uyguluyor. Özellikle ucuz işçiliğin hâkim olduğu Mustafakemalpaşa bölgesinde sorunlar daha da fazla.”
Her iki sendika da patlamada yakınlarını kaybetmiş olanlara hukuki destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
EKONOMİ SERVİSİ/İSTANBUL Milliyet


Bursa’da Mustafakemalpaşa’daki grizu patmasanıda can veren madencilerden İzzet Kuşoğlu toprağa verildi.

 

Gül: Üzüntümüz çok büyük
Maden kazası konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve muhalefet liderleriyle sendikalardan baş sağlığı açıklamaları yapıldı. Açıklamalar özetle şöyle:
Cumhurbaşkanı Gül: Milletçe üzüntümüz ve acımız büyüktür. Bu tip olayların tekrarlanmaması için ne gerekiyorsa gözden geçirilecektir.
Başbakan Erdoğan: Bu tür üzücü olayların bir daha tekrarlanmaması ve eksikliklerin giderilmesi için çalışıyoruz.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin: Yerin altında ter döken işçi kardeşlerimizin kaybı bütün milletimizi yasa boğdu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Büyük bir üzüntüyle öğrendim. Bundan sonra benzer acıların yaşanmaması için her seviyede konunun takipçisi olacağız.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Maden işçilerimizin güvenliği için gerekli uluslararası standartlara uygun düzenlemeler vakit geçirilmeksizin belirlenmelidir.
DTP Genel Merkezi: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş güvenliği konusunda sorumluluğunu yerine getirmedi.

Sendikaların mesajları
Birleşik Metal İşçileri Sendikası: Kelimenin tam anlamıyla iş cinayeti.
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu: İşçilere sağlıksız ve güvenliksiz bir çalışma ortamının dayatıldığını görülüyor.
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu: İşçilerin canı pahasına çalışması önlenmeli. l Türkiye Maden İşçileri Sendikası: İş güvenliğinden sorumlu olan teknik nezaretçinin işverene bağımlığı sona erdirilmelidir.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi: Patlamanın ana nedeni, ölçüm yapılmaması ve havalandırma eksikliği. Hayati tehlike barındıran işletme kapatılmalı.
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ramis Muslu: Maden ocaklarına sıkı denetim ve ağır yaptırım şart.


Patlamada yakınlarını kaybedenler acı haberlerle gözyaşlarına boğuldu...

Dört maden daha
Ankara merkezli Ercan Şirketler Topluluğu bünyesinde, Bükköy Madencilik’in yanı sıra Muğla Yatağan’da faaliyet gösteren Arafa, Kütahya’da Barış Madencilik, Bolu’da Üçpınar Madencilik de bulunuyor. Ercan Madencilik’in de ortağı olan grubun, aynı zamanda seramik alanında da çeşitli faaliyetleri bulunuyor. Ercan’ın madencilik sektöründeki faaliyetlerinin yanında Petrokent Turizm şirketinin de yüzde 52 payla büyük ortağı konumunda bulunuyor.

 

Bükköy ismi bedava kömürle konuşuldu
Bükköy Madencilik’in adı 29 Kasım 2008’de Tunceli’de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nca dağıtılan kömür yardımında da gündeme gelmişti. Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü, Çorum’da faaliyet gösteren Bükköy Madencilik’ten aldığı kömürleri Tunceli’de dağıtmış ve dağıtılan torbalarda kömürden çok toz bulunduğu basına yansımıştı.

Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum: