Bu belki kişisel bir yazı olabilir ancak düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Astroloji pek çok kişi için ilgi uyandıran, şaşırtıcı olduğu kadar cezbedici bir alan. İçerisinde hem kendinizi hem de başkalarını, hatta hayatımızda gelişen süreçleri anlamımıza, anlam vermemize olanak taşıyan semboller taşıyor. Bu kadim semboller insanı ve varoluşunu anlatan gizli bir dil gibi görülebilir. Burçlar, evler, gezegenler ve aralarındaki ilişkiler hayatımızın koşullarını açıklarken aynı zamanda bir okuma ve yorumlama yapma gereğini de beraberinde getiriyor. Dolayısıyla 2+2 4 etmediği bir alandan, sadece mantıksal açıklamaların yeterli olmadığı, çok fazla bağımız değişkenin gündeme geldiği bir alandan bahsediyoruz.

Bir astroloji eğitmeni olarak kuşkusuz astrolojiye olan bu yoğun ilgiden memnunum. Ancak bir de madalyonun öbür yüzü var. Astroloji ezoterik yani gizli ya da örtülü bir bilgi alanı. Belki astrolojiye ilk defa adım atan kişiler biraz da sabırsızlıklarından ve bilgisizliklerinden böylesine insana dokunan ve hassasiyet içeren bir konuda arzu edilmeyen durumlara, karmaşalara ve yanlışlıklara neden olabiliyorlar. Konu çok boyutlu ve hem astroloji içinden hem de dışından bakmayı gerektiriyor. Şöyle ki.

Pek çok disiplinde olduğu gibi astrolojide de teorik ve uygulamaya ait yönler var. Önce astroloji dilini konuşabileceğiniz alt yapıyı öğrenmek durumundasınız. Ancak bu süreç esasında kendinizle ilgili bir farkındalık geliştirmenizi de gerektiriyor. Eğer hayatı anlama, yorumlama konusunda sadece sübjektif yönlerinizi kapılırsanız başkalarına ve olaylara doğal olarak kendi gözlüklerinizden bakmaya başlarsanız. Astroloji öğrenen ama kendini anlama konusunda çok yeni olan kişiler, özellikle 30-35 yaşın altındakiler için bu durum uzun vadede öğrenmeleri gereken çok malzeme olduğunu gösterir. Şahsen astroloji öğrenmeye 16 yaşında başlamış ve çok farklı aşamalardan geçmiş birisi olarak söylemek istiyorum, daha henüz pek çok şeyi keşfetme aşamasındayken doğrudan profesyönel uygulamaya geçerek hem kendinize hem de başkalarına zarar veriyor olabilirsiniz. Bu noktada kişisel niyetlerinizin ve sizi astrolojiye çeken şeyin ne olduğu muhasebesini iyi yapmalısınız. Kendinizi anlamak, keşfetmek mi istiyorsunuz, geleceği öğrenmek hatta kontrol etmek mi istiyorsunuz, ilgi uyandırmak ve dikkat çekmek mi istiyorsunuz, para ve güç elde etmek mi istiyorsunuz ? Bu sorular uzayıp gider.

Ununuzu ödünç alabilirsiniz ama ekmeğinizi kendiniz yapmanız gerekir

Genç yaşlarımda astrolojiye bulaştığımda astrolog olmak gibi bir düşüncem hiç yoktu, bu naif bir ilgi ama aynı zamanda beni mutlu eden bir deneyimdi zira kariyer olarak o zamanki henüz uyanmamış kafamda bambaşka düşünceler, planlar vardı. Uzun yıllar öğrenme ve öğrendiklerimi deneme fırsatı buldum. 1983’ten, profesyönel olarak çalışmaya başladığım 2000 yılına kadar, 17 yıl boyunca astrolojinin pek çok alanında farklı şeyler öğrendim, denemeye ve test etmeye çalıştım.

Astroloji kanımca kişisel bir yolculuk ve bu yolculukta çok cazip tuzaklara düşmemek gerekiyor. Maalesef kimi durumlarda astrolojiyi sadece kişisel amaçları için kullanan ve başkalarına zarar verecek derecede bir sabırsızlık ve körlük içinde ortalığı talan edecek örnekler görebiliyoruz. Maddi kazançlar yanında konunun çekiciliği, size kişisel bir güç ve kimlik duygusu vermesi, ileride aslında çok yaratıcı ve ve başkalarına hizmet verebileceğiniz, kendinizi de gerçekleştirebileceğiniz bir alanda dönüp dolaşıp yine kendinizi ve başkalarına zarar verebileceğiniz sonuçlar getiriyor. Astroloji öğrencilerime sürekli hatırlatmaya, özendirmeye çalıştığım şey, daha sabırlı olurken, önce kendilerini ve sonra başkalarını öğrenerek, sebat ederek, belirli eğitim süreçlerinden geçtikten sonra, kısaca iyice piştikten sonra bu alanda karar kılmalarıdır. Sonuçta astroloji bir amaç değil, kendimizi gerçekleştirme süreçlerimizin sadece bir parçasıdır.