PazarRSS
20 Şubat 2010 - 20:05

Atlara neden gözlük takarlar?

Yalvaç Ural 7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLERyural@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Ben sanırdım ki, zekâca olduğu kadar duyu organlarımız açısından da tüm canlılar içinde en gelişmişi biziz. Bu yüzden de dünyanın sahibiyiz. Oysa zekâmızın dışında, başka canlılara göre oldukça eksik yanlarımız varmış. Bunu, geçen gün okuduğum bir dergide yapılmış olan bilimsel araştırmadan sonra çok daha iyi anladım.
*  *  *
Araştırmada, insan gözüyle başka canlıların (hayvanların) gözleri karşılaştırılıyordu. Meğerse bizim gözlerimiz, buluş olarak başka hayvanlardan ne kadar da eski bir modelmiş. Bizim gözlerimizi bir dürbün kabul edersek, onların gözleri bizimkinin yanında teleskop gibi. Yani sizin anlayacağınız, bizim gözümüz bir kartalın, bir sineğin, bir kobranın gözünün yanında eskimiş bir teknoloji gibi kalıyor.
*  *  *
Düşünün bir kere, başımızın çevresinde dolaştığı zaman, elimizdeki gazeteyle vurup yere düşürdüğümüz bir karasineğin gözü, üç bin küçük ve basit gözden oluşuyormuş. Ve karasinek bu gözlerin tümünü oynatma yeteneğine sahip. O yüzden de tüm çevresini üç yüz altmış derecelik bir açıyla algılayabiliyor. Kartallara gelince: Onlar gözleriyle aynı anda  hem geniş açı hem de zum yapabiliyorlarmış. Bunu da iki retinalı gözlerine borçluymuşlar. Bu da onların, yükseklerde uçarken kolaylıkla avlarını görmelerine yarıyormuş. Yani bir tür dürbün gibi.
Ayrıca retina hücrelerinde bulunan bir damla renkli yağ ile de renkler arasındaki kontrast farklarını saptayabiliyorlarmış. Bir kilometre uzaktan, toprak rengindeki bir canlıyı, yeşillikler içindeki bir tarla faresini kolaylıkla birbirinden ayırt edebiliyorlarmış. Örneğin kobralar, daha da başka bir yetiye sahipler. Buna altıncı duyu da deniyor (morötesi görme duyusu). Yani bu hayvanlar, gözleriyle burunları arasında kalan sinir dokularından oluşan petek gözleriyle bir düşmanın profilini, uyurken bile bir radar gibi görebiliyorlar.
Oysa bizim gözlerimiz bu canlıların yanında ne kadar da eski model kalıyor. Ama dünyamızda bizden daha yetisiz gözlere sahip olan canlılar da var. İşte bunlar da atlar. Örneğin bu hayvanlar, nesneleri iki kez büyük gören ve yatay uzaklıkları hiçbir zaman ayarlayamayan gözlere sahipler. İşte bu yüzden ürkek, huzursuz ve tedirginler.
*  *  *
İnsanoğlu motoru icat etmeden önce, atların gücünden yararlanmak için eyleme geçtiğinde onun bu aykırılığının farkına varmış ve kendince bir çözüm bulmuş. Böylece de yüzyıllardır, gözlerinin iki yanına koyduğu atgözlüğüyle onu daha huzurlu tutarak gücünden yararlanmış. İşte at gözünün çaresizliği karşısında insanoğlunun buluşu: Atgözlüğü.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010