Pazar

21.07.2013 - 02:30

Atlarla iyi bir hayat yolunda...

Sitene Ekle

Geçen hafta kurucusu ve eğitmeninin davetiyle Atla Gelişelim programına katıldım. Atlarla bire bir gerçekleştirdiğimiz bu eğitimde amaç; size “İyi bir hayat yaşamak” fikrine giden yolda birkaç adım ileri attırabilmek...

Atla Gelişelim eğitiminin gerçekleştirildiği Villa Fe, İstanbul’a bir saat uzaklıkta, Ferhan Hanım’ın (Kolverdi) çiftlikten butik otele dönüştürdüğü yer... Varır varmaz kendimizi taş evlerin yanındaki havuzun ve eğitimi gerçekleştireceğimiz Kızım isimli atın yanında buluyoruz. Kızım’la biraz vakit geçirdikten sonra başlıyoruz...
Atla Gelişelim programı kurucusu ve eğitmeni İlginay Göbüt’ün pratik başlamadan önce aktardığı bilgiler oldukça ilgi çekici. İnsanın hislerinin güçlü ve aktif olduğu alan, ortasında bulunduğumuz her kenarı 10 metrelik bir küpmüş. Bu farkındalık balonu, reflekslerinizin ve sezgilerinizin
etkin olduğu alan olarak da tanımlanabilir. Atlarda ise bu alan
her köşesi 250 metrelik bir küpe
denk geliyormuş. Bu yüzden atların sezgileri ve duygusal yaklaşım güçleri insanlara oranla çok daha yüksek.

Sözcükler iletişimin sadece yüzde 7’si
İletişimin temel yapı taşı ne diye sorsalar birçoğumuz “sözcükler...” diye cevap veririz. Ancak İlginay’ın anlattığı uluslararası bir makalenin sonucuna göre sözcükler insan iletişiminin sadece yüzde 7’sini oluşturuyor. Geri kalan yüzde
38 beden dilinden, yüzde 55 de vurgu
ve tonlamadan yani duygusal ifadeden oluşuyor. Atlar, sezgiler ve duygusal ifadeler konusunda insanlardan daha fazla gelişmiş olduğu için onların bu özelliklerinden faydalanılıyor.
İlginay’ın anlattıkları doğrultusunda bire bir etkileşim kurmak için atın
yanına gidiyorsunuz. Herkes bire bir etkileşiminde kendisinde farklı bir
özellik keşfediyor, bu özelliğini normal hayatında da yaşadığını görüyor.
Tecrübeniz Kızım’a binmeden, onu gözlemleyerek oluyor. Pratik eğitimde de anlatıldığı üzere, atın çember şeklinde üç tane kişisel alanı var. Belli bir mesafeden tek başınıza ona doğru yavaş yavaş hareket ettikçe sırasıyla bu alanların içine giriyorsunuz. Her çembere girdiğinizde durup nefes almanız ve atın davranışlarını gözlemleyip biraz daha ona doğru yaklaşmanız gerekiyor. Çünkü Kızım’ın sizi kabullenmesi gerekiyor.
En sonunda da ona dokunarak onunla etkileşime geçmelisiniz.

Yöneticilerden talep çok
Kendi adıma tecrübem şu şekilde oldu. Her çember alanında bir-iki saniye durup tekrar hareket etmeye başladım. Ama bu hareket doğal sürecinden oldukça hızlıydı. Sonuçta Kızım biraz kızarak ve geri kaçarak tepki verdi. En son aşamada durduğumda onunla sakince etkileşime geçmem gerektiğini ve beni kabullenmesi için bir süre beklemem gerektiğini anladım. Bu şekilde olunca Kızım tepki vermeden yavaşça ona yaklaşmamı bekledi.
İlginay’la daha sonrasında konuştuğumda gerçek hayatta da
bu durumla karşılaştığımı fark ettim. Birçok zaman olayların doğal sürecini beklemeden hızlı hareket etmeyi istiyorum ancak sistem buna tepki verebiliyor. Oysa daha sakin ve emin adımlarla, hissederek ve dinleyerek hareket etmek gerekiyor.
Diğerlerinin tecrübeleri ise oldukça farklıydı. Kimi şartlanmışlığını, kimi tereddütlerini, kimi ise duygularını ne kadar geri plana attığını keşfetti.  
İlginay’ın bahsettiğine göre bu eğitimlere en çok talep üst düzey yöneticilerden geliyormuş.
Bir sonraki program 23 Ağustos’ta, bilginize. n

Birinci Dünya Savaşı kaç yılında başlamıştır?
©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.