Mütedeyyin hanımların örtünmelerini “rahibe örtünmesine” benzeten afiş “akla ziyan”.
Ne yazık ki CHP’nin İstanbul/Avcılar ilçesinde bu densizlik yapılmış.
Olay “CHP’ye karşı bir sandık sabotajıdır, kim bilir kimler yaptı” denemez.
Çünkü...
Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci “Ben yaptım” diye itiraf etti bile.
Şimdi bu afiş iktidar tarafından kullanılıyor. Hem de evire çevire...
Oysa...
Bu densizliğin CHP’nin tümüne, hatta İstanbul CHP örgütüne bile fatura edilmesi mümkün değil.
Konuyu CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek ile konuştum.
Üzgündü...
Şöyle anlattı:
Referandum öncesi kampanyada kullanılacak tüm fotoğrafları, sözleri, sloganları, afişlerdeki, broşürlerdeki, el ilanındaki tüm renklere varıncaya kadar bütün ayrıntıları kâğıda döktüm.
Mitinglerde kullanılacak açılacak pankartları, anonsları ve müzikleri de yazdım.
Bunları 39 CD’ye çektirdim.
İstanbul’daki tüm ilçelere o CD’leri gönderttim.
Ayrıca “bunların dışına kesinlikle çıkmayacaksınız” diye uyardım.
Ama bu arkadaş kendi kafasına göre afiş bastırmış, hiç kimseye bildirmeden astırtmış.
İşittiğimde başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi oldum.
Müellifi meçhul
Berhan Şimşek CHP İstanbul İl Başkanı olduğunda referandumu kucağında buldu.
Müthiş yoğun bir çalışma sürdürüyor.
Yani...
Kendi ilinde böyle bir olumsuzluğu hak etmiş değil.
Öte yandan...
Kılıçdaroğlu’nun “üniversitede başörtüsü sorununu biz çözeriz” söyleminden birkaç gün sonra bu afişin asılması garip...
Sanki birileri o söylemin etkisini kırmak istemiş.
Yoksa...
Durup dururken “Rahibeli afiş” de nereden çıktı?
Ne siyaset literatüründe ne de CHP’nin ritüelinde böyle bir metafor var!
Şimdiye kadar ne yazılmış, ne söylenmiş.
Bu “özel üretim” şaibeli değilse de kesinlikle “şüpheli...”
Afişi bastıran ve astıran belli de “müellifi” meçhul...
Başkanın “geçmişini” sordum.
Sadece CHP’ye, DSP’den geçtiğini söylediler.
Avcılar’da başarılı olmalı ki 2. kez de seçilmiş.
Medyada 4 kez “başarılı belediye başkanı” olarak gösterilmiş.
Beşiktaş genç takımında futbol oynamış.
Usta bir masa tenisçisi...
Sualtı sporları yapıyormuş.
Geçmiş yıllardan böylece iz sürmeyi denedim, afişle bir sebep/sonuç ilişkisi bulamadım.
Mustafa Değirmenci medyaya bir açıklama yaparak bu afişin gerekçesini anlatabilirdi.
Bunu da yapmadı.
İhraç giyotini
CHP yönetimi “Mustafa Değirmenci’nin ihraç talebiyle disiplin kuruluna verileceğini” açıkladı.
Kimse için kötü dileklerde bulunmam.
Ama...
“Cek, cak” gibi sözcükler yeterli değil.
Disiplin Kurulu toplanarak -derhal- “ihraç” kararı almalı ve bunu uygulamaya koymalıdır.
Değirmenci’nin şahsıyla hiçbir sorunum yok.
Ancak...
Bu çok duyarlı referandumda milyonların ve ülkenin geleceği Değirmenci tarafından öğütülmesin.
Ve...
Bakın iş nerelere varıyor!
Dün CHP’li kadınlara küfürler edildi, “siz Müslüman değilsiniz” diye haykırıldı, sopalarla saldırıldı.
Ne yazık...
RENKLERLE SİYASET
İlk referandum 1982’de yapılmıştı.
HAYIR pusulası “mavi”, EVET pusulası “beyaz”dı.
Renklerin dilinde “eşitlik” vardı.
İkisi de “itici” değildi.
Sonra...
1987’de “eski siyasetçilere aktif politika yasağının kalkması” için referandum sandıkları kurulmuştu.
HAYIR’ın oy pusulası rengi “turuncu”, EVET pusulalarının rengi ise “kahverengi” idi.
Ne garip bir renk seçimiydi “kahverengi...”
Sanki hiç renk kalmamış.
“Mavi” yap, “yeşil” yap, “beyaz” yap.
Kaka çağrışımı yapan “kahverengi” gibi heyecan vermeyen, “coşku özürlü” bir renk sanki “referandumdan eski siyasetçilere yeşil ışık yanmaması” için seçilmiş izlenimini veriyordu.
YSK (Yüksek Seçim Kurulu) üzerinde Özal baskısı mı vardı.
Aradan yıllar geçti.
Bakınız...
Gene iktidarın karşı görüşündekilerin referandum oyları bir kez daha “kahverengi...”
Buna “renk geleneği” izahı getirilemez.
Çünkü...
1987’de “kahverengi” EVET oyları için öngörülmüştü.
Şimdi ise “kahverengi” HAYIR oylarının rengi.
Enteresan...
Başka ne diyeyim?
Bir de mühür meselesi var.
“Mühürü bastığında mürekkep bulaşmayacak... Oy pusulasını katlarsan da mühür karşı sayfaya geçer” gibi bir dizi “uyarı” yapılmakta.
Aksi halde...
“Oy pusulası geçersiz.”
Oysa kapalı oy kullanma bölmesine farklı renklerde “EVET” ve “HAYIR” pusulaları konulur.
İsteyen kendi görüşünü yansıtan renkte oy pusulası alır, zarfına koyar ve sandığa atar.
Mühüre gerek ne?

